Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Bilgisayarlı tomografide ölçülen abdominal visseral yağ miktarının prostat kanseri gleason skoru üzerine etkisi

2021
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Önder Çinar

Özet (TR)

Giriş: Prostat kanseri erkek cinsiyette en sık görülen ikinci kanser olarak öne çıkmaktadır. Obezite pek çok hastalıkta olduğu gibi prostat kanseri etiyolojisinde de sorumlu tutulmaktadır. Araştırmalarda obezitenin en önemli belirteci olarak vücut kitle indeksi (VKİ) kullanılmaktadır. Ancak VKİ genel yağlanmayı göstermekte olup özellikle kas kütlesine sahip erkeklerde adipoz doku ve yağsız kütleyi sınıflamamaktadır. Abdominal yağ dağılımını göstermemektedir. Bu nedenle kesitsel abdominal görüntülerde visseral ve subkutan yağ dokusu ölçümleri obezitenin tayininde daha sık kullanılmaya başlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda 01.2012 – 12.2020 tarihleri arasında prostat kanseri (PCa) nedeniyle tanı ve takibi yapılan hastaların verileri tarandı. Bu hastalar içerisinden tanı aldığı tarih öncesi ve sonrası 6 aylık dönem içerisinde herhangi bir nedenle kesitsel abdominal görüntüleme yapılmış olan daha önce PCa nedeniyle tedavi almamış 276 hasta çalışmaya dahil edildi. Hastaların prostat spesifik antijen (PSA) değerleri, International Society of Urological Pathology (ISUP) dereceleri elde edildi. Toplam gleason skorları <8 ve ≥8 olacak şekilde gruplandı, D'Amico ve National Comprehensive Cancer Network (NCCN) risk grupları belirlendi. Bu hastaların L4 vertebra seviyesinden alınan aksiyel kesitlerinde visseral (VFA), subkutan (SFA) ve total (TFA) yağ miktarları, bel çevresi, subkutan ve visseral (VAT) bölge ile total anterior-posterior (AP) ölçümleri yapıldı. Hastaların rölatif visseral yağ oranı (rVFA) hesaplandı. Bu antropometrik ölçümler PSA, ISUP, Gleason skor (<8, ≥8), D'Amico risk grubu ve NCCN risk grubu ile karşılaştırıldı. Grup ilişkileri One Way ANOVA, Kruskal Wallis H testi, ki-kare testi ve Spearman korelasyon testi kullanılarak bakıldı. İstatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 olarak alındı. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 276 hastanın yaş ortalaması 68,32±7,54 olarak saptandı. Komorbid hastalıklar D'Amico ve NCCN risk grupları ile ilişkili bulunmadı. Ölçülen VFA, rVFA, VAT/AP ve bel çevresi parametreleri hastaların PSA değeri, ISUP grade'i, D'Amico ve NCCN risk grupları ile karşılaştırıldığında bel çevresi artışı ile PSA değerinde azalma arasında istatiksel anlamlı ilişki saptandı (p=0,029). Diğer obezite parametrelerinin hiçbiri ile prostat kanseri risk grupları arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Sonuç: Obezitenin önemli belirteçleri arasında yer alan visseral obezite ve bel çevresi parametrelerini hedefleyen ölçümler sonucu bu parametreler ile prostat kanseri evresi ve risk grupları arasında ilişki saptanmamıştır. Ancak bu konuda çelişkili sonuçlar olsa da obezitenin prostat kanseri üzerine doğrudan veya dolaylı etkisi olduğu bilinmektedir. Obezite gibi çağımızın en büyük problemlerinden birisi ile yine günümüzde en sık görülen kanser türlerinden birisi olan prostat kanserinin ilişkisinin net olarak aydınlatılması gerektiği aşikârdır. Bu amaçla çalışmada bulunan biasların aşılıp geniş seriler ile prospektif çalışmalar yapılması gereklidir. Anahtar Sözcükler: Prostat Kanseri, obezite, visseral obezite, bel çevresi, bilgisayarlı tomografi, risk faktörleri

Yazar

Dr. Kamil Erdem

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Kamil Erdem (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bilgisayarlı tomografide ölçülen abdominal visseral yağ miktarının prostat kanseri gleason skoru üzerine etkisi, 2021, Zonguldak Bülent Ecevit University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Zonguldak Bülent Ecevit University tezlerinden daha fazlası