Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Bipolar bozuklukta mevsimsellik ve klinik özellikler ile ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

GİRİŞ: Bipolar bozukluk hastalarında mevsimsel değişikliklerin klinik özellikler, seyir ve tedavi üzerine etkileri olduğu eski çağlardan beri bilinmektedir. Çeşitli sınıflandırma sistemlerinde mevsimsel örüntü ile ilgili farklı betimlemeler olduğu görülmektedir. Bu sınıflamalardan en yenisi olan DSM 5'in betimlemesini kullanarak mevsimsel örüntünün klinik özelliklerle ilişkisini araştıran çalışma sayısı çok azdır. Bu konuda yapılacak araştırmalar, konuya yeni açıklamalar ve yaklaşımlar getirme potansiyeline sahiptir. AMAÇ: Bu çalışmada DSM 5 ölçütlerine göre mevsimsel seyir gösteren bipolar bozukluk tanılı hastalarla mevsimsel seyir göstermeyen hastaların klinik özellikler açısından farklılıklarının araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Çalışma 4 Ocak 2018 – 30 Nisan 2018 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. EÜTF Psikiyatri Anabilim Dalı Affektif Hastalıklar Birimi'nde izlenmekte olan ya da yataklı servislerden iyileşerek taburculuğu planlanan, DSM 5'e göre bipolar bozukluk tanısı almış ve remisyonda olan, geçerli ve güvenilir bilgi vermeyi engelleyecek bir bozukluğu olmayan, birden fazla aynı türde duygudurum epizodu yaşamış ve gönüllü olur veren ardışık her hasta çalışmaya alındı. Hastalar ve yakınlarıyla görüşme, alım ölçütlerinin karşılanıp karşılanmadığına karar verme, tanı koyma ve klinik bilgiler toplama süreçleri iki psikiyatrist (Y.Z.Ö ve Ö.İ.K.) tarafından gerçekleştirildi. Geriye dönük olarak toplanan bilgilerin güvenilirliğini ve niteliğini artırmak üzere olası tüm bilgi kaynaklarına ulaşılmaya ve kullanılmaya çalışıldı. Hasta, en az bir yakını ve hastaya ait ulaşılabilen tüm kayıt ve belgeler değerlendirilen başlıca bilgi kaynaklarıydı. İlk adımda toplanan bilgilerle her hasta için bir yaşam çizelgesi (life chart) oluşturuldu. Hem bu çizelgenin hem de çalışma ekibi tarafından hazırlanan Veri Toplama Formu'nun (Ek-2) yardımıyla gerekli sosyodemografik, klinik ve tedavi ile ilişkili bilgiler toplandı. BULGULAR: Çalışmaya 104 hasta alındı. Hastaların %57,7'si kadın, %42,3'ü erkekti. DSM 5 mevsimsel örüntü betimlemesine göre hastaların %4,8'inde depresyon, %1,9'unda mani ve %1,9'unda hipomani epizodları ile ilişkili mevsimsel örüntü belirlendi. DSM 5 mevsimsel örüntü belirleyici ölçütlerinden C ölçütündeki 'son iki yıl' ifadesi yerine 'yaşam boyu herhangi ardışık iki yıl' kullanılarak yapılan değerlendirmede hastaların %23,1'inde depresyon epizodları ile ilişkili, %15,4'ünde mani epizodları ile ilişkili ve %4,8'inde hipomani epizodları ile ilişkili mevsimsel örüntü belirlendi. Özgün DSM 5 ölçütüne göre belirlenen mevsimsel örüntülü hasta sayısının azlığı kapsamlı istatistiksel değerlendirme yapmaya olanak vermedi. Öte yandan C ölçütünde yapılan değişiklik ile belirlenen mevsimsel örüntü gösteren hastalar ile mevsimsel örüntü göstermeyen hastalar, sosyodemografik, klinik ve tedavi özellikleri yönünden karşılaştırıldılar. Bu karşılaştırmalardan elde edilen sonuçlar şunlardır: Depresyon epizodları ile ilişkili mevsimsel örüntü gösteren hastalarda yaşam boyu depresif epizod sayısı (p<0,01), depresif epizodlarından herhangi birinde atipik özellikler belirlenen hastaların oranı (p=0,019), toplam epizod sayısı (p<0,01), epizodlar arası kalıntı belirti belirlenen hastaların oranı (p=0,006), depresif nitelikte kalıntı belirti belirlenen hastaların oranı (p<0,01) ve ortalama epizod sıklığı (p=0,032) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek bulundu. Döngü uzunlukları ortalaması ise depresyon epizodları ile ilişkili mevsimsel örüntü gösteren hastalarda istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p=0,014) daha düşük bulundu. Mani ve hipomani epizodları ile ilişkili mevsimsel örüntü gösteren hastalarda yaşam boyu toplam manik epizod sayısı (p=0,02), toplam epizod sayısı (p=0,042), mani baskın tip oranı (p=0,018) ve hastane yatış sayısı (p=0,018) mevsimsel örüntü göstermeyen hastalardan istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu. Öte yandan mani/hipomani ile ilişkili mevsimsel örüntü gösteren hastalarda hastalık başlangıç yaşı istatistiksel olarak anlamlı düzeyde (p=0,023) düşüktü. Depresyon, mani ve hipomani, yani 'herhangi bir epizod' ile ilişkili mevsimsel örüntü belirlenen hastalarda mevsimsel örüntü belirlenmeyen hastalara kıyasla yaşam boyu depresif epizod sayısı (p=0,013), yaşam boyu manik epizod sayısı (p=0,001), depresif epizodlarından herhangi birinde atipik özellikler (p=0,003) ve melankolik özellikler belirlenen hastaların oranı (p=0,025), toplam epizod sayısı (p<0,01), ortalama epizod sıklığı (p=0,012), epizodlar arası kalıntı belirti belirlenen hastaların oranı (p=0,034), hastane yatış sayısı (p=0,01) ve DMİ egemenliğinde seyir örüntüsü belirlenen hasta oranı (p=0,025) istatistiksel olarak anlamlı düzeyde yüksek bulundu. SONUÇ: Çalışmamızın birincil amacı olmasa da belki de en önemli sonucu DSM 5 mevsimsel örüntü ölçütlerinden C ölçütündeki kısıtlayıcı betimlemeyi göstermesidir. Bir diğer önemli sonuç mevsimsel örüntü gösteren bipolar bozukluk hastalarının mevsimsel örüntü göstermeyen hastalara kıyasla klinik özellikler, seyir ve tedavi özellikleri açısından pek çok farklılık taşıdığının gösterilmiş olmasıdır. Bu farklılıkların göreli daha ağır epizod özellikleri ve klinik gidiş ile ilişkili olabileceği düşünülebilir. Ancak çalışmanın üçüncül merkez niteliğindeki tek bir merkezde yapılmış olması sonuçların genellenebilirliğini kısıtlamaktadır. Konunun, bipolar bozukluk popülasyonunu daha iyi temsil eden örneklem ile daha ileri çalışmalarla ele alınmasına gereksinim olduğu açıktır. ANAHTAR KELİMELER: Bipolar bozukluk, mevsimsellik, mevsimsel örüntü, klinik özellikler, seyir, tedavi

Yazar

Yusuf Ziya Özdemir

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Yusuf Ziya Özdemir (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bipolar bozuklukta mevsimsellik ve klinik özellikler ile ilişkisi, 2018, Ege University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ege University tezlerinden daha fazlası