Ege University
EGE

Ege University

İzmir, Türkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

4.202

Arşivlenen Tez

1

DOI Atanmış

3

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Postmodern pazarlamada hazcı ve faydacı tüketim tutumlarının belirlenmesine yönelik bir araştırma

Endüstri devriminden sonraki ilk yıllarda pazarda rekabet az üretim kitlesel üretim biçimindeydi. Rekabetin az olması tüketicilerin sınırlı sayıdaki firmanın ürünlerini satın alıp temel ihtiyaçlarını giderecek kadar tüketim gerçekleştirmesine yol açıyordu. Ancak firmaların "Ne üretirsem, onu satarım" düşüncesi ilerleyen dönemlerde pazarda arzın talebi geçmesi sebebiyle yerini müşteri istek ve beklentilerini de dikkate alan müşteri odaklı yaklaşıma bırakmaya başlamıştır. Müşteri odaklılığın bu çıkış noktasından sonra özellikle 1990lardan sonra globalleşmenin de etkisiyle müşteriyi tamamen söz sahibi konumuna getirmiştir. Çünkü tüketici yalnızca yerel boyutta değil uluslar arası boyutta alışveriş gerçekleştirmeye başlamış, ürünler ve üretim süreçleri hakkında daha çok bilgi sahibi olmuş, alternatifleri artmıştır. Tüm bu gelişmelerden sonra bir hizmetin veya ürünün satın alınmasında ihtiyaçtan çok istekler birincil rol almaya başlamıştır. İstekler doğrultusunda yapılan tüketim sonucunda da tüketici ürün veya hizmetten fayda sağlamak yerine mutluluk ve haz duymaya başlamıştır. Hedonik tüketim dendiği zaman anlık satın alma davranışının tüketici bilinçaltında eğlence, haz, mutluluk ve zevk ilişkilendirildiği tüketimden bahsetmek mümkündür. Bu bağlamda tezin ilk bölümünde postmodern pazarlama ve pazarlama iletişimi arasındaki ilişkinin incelenmesi için geleneksel pazarlamanın tanımları, tarihçesi ve pazarlamanın gelişim evreleri ve güncel pazarlama trendlerinden bahsedilmiştir. İkinci bölümde postmodern tüketici davranışlarından hazcı (hedonik) ve faydacı tüketici davranışları ve postmodern pazarlama ile bu davranışların ilişkileri irdelenmiştir. Üçüncü ve son bölümde ise herhangi bir sosyal medya hesabına sahip ve aktif olarak kullanan ve 18-55 yaş arası alışveriş yapan kadın ve erkek tüketicilere erişilmiş hedonik ve faydacı tüketim alışkanlıkları anket yöntemiyle sorgulanmıştır. Araştırma bulgularına göre hedonik tüketimde; hedonik tüketim düzeyinin erkeklere göre kadınlarda daha fazla olduğu, hedonik tüketimin medeni duruma göre farklılık göstermeyeceği, hedonik tüketimin yaş gruplarına göre farklılık gösterdiği ancak eğitim durumu ve aylık gelire göre farklılık göstermediği sonuçlarına ulaşılmıştır. Faydacı tüketimde ise; erkeklerin kadınlara göre daha fazla bu tüketim biçimini tercih ettiği bulgusuna ulaşılmıştır . Faydacı alışveriş yapma medeni durum, aylık gelir ve yaşa göre farklılık göstermemektedir. Öğrenim durumu arttıkça faydacı alışveriş gerçekleştirme eğilimi de artmaktadır. Korelasyon testine göre ise hedonik alışveriş yapanlar ve faydacı alışveriş yapanlar arasında ters yönlü bir ilişki vardır. Sonuç kısmında ise araştırmadan elde edilen sonuçlar ve bu sonuçlar ışığında postmodern pazarlama alanında nasıl kullanılacağına dair çıkarımlar bulunmaktadır.

FaydacılıkHedonizmPazarlama+5
Ece Genç
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ve sürdürülebilir tüketim davranışına etkisi: İzmir ili örneği

Endüstri Devriminden sonra yaşanan gelişmeler sonucunda bireyler tüketime odaklı bir şekilde yaşamaya başlamıştır. Tüketime odaklı olarak yaşam standartları değişen tüketicinin, tatmin etmek istediği ihtiyaçları da değişmiştir. Zorunlu ihtiyaçlarının yanı sıra tüketiciler toplum içinde var olmak, eğlenmek, mutlu olmak gibi çok çeşitli nedenlerden dolayı tüketme eylemini gerçekleştirmek istemiştir. Fakat tüketicinin bu eylemlerinin, dünya üzerinde yaşayan diğer canlıların hayatını tehlikeye attığı görülmüştür. Tüketicinin demografik özelliklerine bağlı olarak karar verme tarzlarının zamanla değişim göstermesi sürdürülebilir tüketim davranışının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yüzden demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerindeki etkisinin ele alınması gerektiği düşünülmüştür. Bu bağlamda demografik özelliklerin tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı üzerinde nasıl bir etkisinin olduğunu tespit etmek araştırmanın amacını oluşturmuştur. Bu amaç doğrultusunda, araştırmanın evreni İzmir‟de nüfus yoğunluğunun en fazla olduğu 6 ilçe olarak belirlenmiştir. Bu evrenden kota örnekleme yöntemine göre 598 kişi araştırma anketine katılmıştır. Araştırma verilerinin analizi SPSS 22 ve AMOS 21 programlarında gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler sonucunda, demografik özelliklerin hem tüketici karar verme tarzları hem de sürdürülebilir tüketim davranışında oldukça önemli olduğu görülmüştür. Aynı zamanda tüketici karar verme tarzları ile sürdürülebilir tüketim davranışı arasında hem pozitif hem de negatif bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Demografik Özellikler, Tüketici Karar Verme Tarzları, Sürdürülebilir Tüketim Davranışı.

DemografiDemografik özelliklerKarar verme+7
Sezen Garip
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Dijital oyunların öznel iyi oluşa etkisi: Y kuşağına yönelik bir araştırma

Dijital oyunların birey hayatının ayrılmaz bir parçası olmaya başladığı günümüz toplumlarında dijital oyun oynamanın oyuncular üzerindeki etkilerini anlamak git gide daha önemli olmaya başlamıştır. Bu alanda yapılan ulusal ve uluslararası araştırmaların sonuçları dijital oyunların el-göz koordinasyonu, karar alma, dikkat ve görsel-uzamsal yetenek gibi bilişsel yetenekler üzerinde faydalı etkileri olduğunu göstermektedir. Dijital oyunlar benzersiz bir eğlence biçimidir, çünkü oyuncuları oyunun senaryosunun bir parçası olmaya teşvik ederler. Yapılan araştırmalar (Ryan ve Diğerleri, 2006; Przybylski ve diğerleri, 2011; Batı, 2011) göstermektedir ki, dijital oyun oynayan bireyler; oyun oynamayan bireylere göre daha mutludur. Çünkü dijital oyun oynamak, bireyler için stres giderici, haz verici ve rahat bir ortam sağlar. "Dijital oyun oynama ve dijital oyun mecrasında bulunma, kişilerin gündelik yaşam içerisinde bir boş zamanı değerlendirme etkinliğinden ziyade, bireylerin öznel iyi oluşları üzerinde nasıl bir etkide bulunduğu" bu çalışmanın temel konusudur. Araştırmanın amacı ise Y kuşağı olarak (1981- 2000 arası doğumlular) adlandırdığımız dijital oyun oynayan bu bireylerin öznel iyi oluşları üzerindeki etkilerinin ölçmektir. Araştırmada, araştırmacı tarafından geliştirilen dijital oyun oynama nedenleri soru formu ile Tuzgöl-Dost (2004) tarafından geliştirilen öznel iyi oluş ölçeği kullanılmıştır. Anket olarak toplanan veriler SPSS20 programıyla analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları katılımcıların cinsiyet, dijital oyun oynama nedenleri, oyun oynama sıklığı, oyun oynama platformu, oyun türü, oyun oynama süresi değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık gösterirken, gelir, medeni durum, yaş ve kişilik değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmanın sonucu kısaca, dijital oyunların öznel iyi oluş değişkenleri bağlamında pozitif ilişkili olduğu yönündedir.

Bilgisayar oyunlarıKuşaklarOyunlar+5
Murat Sağlam
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

Baudrillard'ın simülasyon kuramı bağlamında yoksunluktan yoksulluk üretimi: Güle Güle Oturun programı örneği

Tüketim ilk anlamıyla bir takım ihtiyaçlarımızın giderilmesi için gerekli olan bir unsur olurken, günümüzde haz ve tatminin temel alındığı bir kültür anlamını taşımaktadır. 20. yüzyıl itibariyle ortaya çıkan her meta artık tüketilmek üzere tekrar tekrar üretilmekte ve kişinin ruhsal boşluğunu tamamlamayı amaçlamaktadır. Bu amacın yerine getirilmesi için bir medya çıktısı olarak TV programları da büyük ölçüde yönlendirici olarak kullanılmaktadır. Televizyonda yayınlanan programlar bireyi daha fazla tüketime yönlendirerek gerçek olmayan bir gösterge ile haz ve benlik üzerinden üretim sağlamakta ve bunu yaparken kişinin mevcut yoksunluğunu kullanmaktadır. Kişinin tüketim için elde edemediği meta vb. ögelerin kendisinde birtakım yoksunluk haline dönüşümü sağlanırken, bu durum yapılan yayınlar ile yoksulluğun bir çıktısı olarak gösterilmektedir. Gerçek olmayan bu yoksulluk durumuna yine yapılan TV yayınlarının verdiği mesaj ile gerçek olmayan yapay bir çözüm sunulmakta ve kurtuluş yolu olarak bir simülasyon evreni yaratılmaktadır. Tüketim kültürü ve ideolojisi perspektifinde eleştirel bir analizin hedeflendiği bu çalışmada temel sorun televizyon yayınları ile bireyin içerisinde bulunduğu yoksunluğun yoksulluk olarak anlamlandırılması ve bunu ikame yöntemlerle çözümlenmeye çalışılmasıdır. Bu bakımdan çalışmanın birinci bölümünde tüketim kültürünün kavramsal olarak açıklaması yapılırken, Marksist, Weberci ve postmodern tüketim kuramları bağlamında tartışması sürdürülmekte, ardından simülasyon kuramı perspektifinde gerçekliğin dönüşümü ve medya çalışmalarında simülasyon ele alınmaktadır. Çalışmanın ikinci bölümünde yoksunluk ve yoksulluk kavramlarının analizi yapılarak, medyada inşa yöntemine değinilmekte, haz ve tatmin üzerindeki etkisi araştırılmaktadır. Çalışmanın son bölümünde ise simülasyon kuramı bağlamında yoksunluğun yoksulluğa dönüşümünde televizyon yayınlarının etkisi ele alınarak, çalışmaya konu olan TV programının analizi göstergebilimsel yöntem ile yapılmaktadır. Anahtar kelimeler: Tüketim, Simülasyon, Yoksunluk, Yoksulluk, Göstergebilim.

Baudrillard, JeanBenzetimGösterge bilim+6
Pelin Doğan Ataş
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoktoraAçık ErişimTR

Örgüt kültürünün toplam kalite yönetimi ve altı sigma yaklaşımı üzerindeki etkisi

Rekabetin, yoğun olarak yaşandığı günümüz şartlarında işletmeler, varlıklarını sürdürebilmek ve rakiplerinden farklılaşabilmek için bir takım yönetim yaklaşımları ve yöntemlerden faydalanmaktadır. Bu yönetim yaklaşımı ve yöntemleri arasında, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma yaklaşımları dikkat çekmektedir. İşletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamalarını etkin bir şekilde kullanabilmeleri, sahip oldukları örgüt kültür türü ile ilişkili olmaktadır. Çalışmanın birinci bölümünde, örgüt kültürü ve örgüt kültürü ile ilgili kavramlar ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, Toplam Kalite Yönetimi üzerinde durulmuş ve ilgili kavramlar da dahil olmak üzere detaylı olarak irdelenmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümü, Altı Sigma yaklaşımını ve bu yaklaşım ile ilgili diğer kavramları kapsamaktadır. Çalışmanın dördüncü bölümü, araştırma kısmını oluşturmuştur. Bu çalışma, örgüt kültürü türlerinin, Toplam Kalite Yönetimi ve Altı Sigma uygulamaları üzerindeki etkilerini incelemeyi amaçlamıştır. Katılımcı işletmelerin, örgüt kültürü türlerini belirlemek üzere, yazında da kabul gören Rekabetçi Değerler Modeli'nden faydalanılmıştır. İşletmelerin, toplam kalite yönetimi uygulamalarını incelemek için, Malcolm Baldrige National Quality Award modelinden faydalanılmıştır. Altı Sigma uygulamalarının da ölçümlenebilmesi için, Altı Sigma rol kültürü kategorisi eklenmiş ve bu kapsamda da işletmeler analiz edilmiştir. Çalışma, gerek zaman gerekse maddi kısıtlar nedeni ile, İzmir ili örneğinde gerçekleştirilmiş olup, örnekleme Fortune Türkiye 500'de (2016) yer alan ve İzmir'de faaliyet gösteren işletmeler dahil edilmiştir. Sonuçlar, katılımcı işletmelerin çoğunluğunda egemen olan kültür türünün Hiyerarşi kültürü olduğunu göstermiştir. Hiyerarşi kültüründen sonra katılımcı işletmelerde egemen olan kültür türü ise pazar kültürü olmuştur. Özetle, katılımcıların, işletmelerini daha çok hiyerarşi ve ardından pazar kültürü ile ilişkilendirdikleri görülmüştür. Örgüt kültürü türleri ile Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ilişkisi incelendiğinde, adhokrasi kültürünün, tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili tek kültür türü olduğu görülmüştür. Pazar, hiyerarşi, klan kültürleri de, sadece bir kalite uygulama kategorisi dışında (müşteri ve piyasa odaklılık) tüm Toplam Kalite Yönetimi uygulama kategorileri ile ilişkili olduğu bulgusu elde edilmiştir. Ayrıca tüm işletmelerin, Toplam Kalite Yönetimi uygulamalarını belirli ölçülerde gerçekleştiriliyor olduğu görülmüştür. Toplam Kalite Yönetimi uygulamaları arasında, müşteri ve piyasa odaklılık ile ölçme, analiz ve bilgi yönetimi kategorilerinin, çoğu işletme tarafından birlikte kullanılıyor oluşu dikkat çeken bir sonuç olmuştur. Elde edilen bu sonuç, hem TKY hem de Altı Sigma felsefesinin, önce insan kavramı ve metrik odaklılık özellikleri ile de bağdaşmaktadır. Ayrıca, örgüt kültürüne göre Altı Sigma rol kültüründe farklılık olup olmadığı da incelenmiş, sonuçlar tüm kültür türlerinin, Altı Sigma rol kültürü ve Altı Sigma uygulamalarını destekleyici nitelikte olduğunu göstermiştir.

Altı sigma yöntemiKalite yönetimiToplam kalite+2
Sevtap Binbir
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Yüksek LisansAçık ErişimTR

İnformal öğrenme ortamının ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersinde akademik başarılarına etkisi ve öğrencilerin öğrenme ortamı hakkındaki görüşleri: Sasalı Doğal Yaşam Parkı örneği

Bilgiye hızla ulaşmanın kolaylaştığı günümüzde, öğrenme hayatımızın bir parçası haline gelmekte ve her an kendimizi bir öğrenme eylemi içinde bulduğumuzu söylemek mümkündür. Öğrenme, yalnızca okul/sınıf ortamında önceden planlanmış bir program dahilinde öğretmen ve öğrenci ile gerçekleştirilen bir süreç olarak görülmemelidir. Ayrıca okul/sınıf ortamı dışında herhangi bir plan yapılmadan beklenmedik bir anda gerçekleşen öğrenme şekli informal öğrenme ve bu öğrenmenin gerçekleştiği ortamlar da informal öğrenme ortamları olarak tanımlanmaktadır. Çocukların fen dersine yönelik başarılarını arttırmak için izlenebilecek en önemli yol fen dersine karşı olan ilgilerini canlı tutmaktan geçmektedir. İşte bu sebeple informal öğrenme ortamları giderek önem kazanmaktadır. Bu çalışmada; informal öğrenme ortamlarından hayvanat bahçelerinin eğitsel amaçlı kullanımının ortaokul düzeyindeki öğrencilerin fen bilimleri dersi "Canlılar Dünyası", "İnsan ve Çevre", "Canlılar ve Enerji İlişkileri" ünitelerine yönelik akademik başarılarına etkisinin belirlenmesi ve bu ortamın fen öğretiminde kullanılması ve ortaokul öğrencilerinin bu ortam hakkındaki görüşlerinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla; araştırmada karma araştırma modeli kullanılmıştır. Böylece nicel ve nitel yaklaşımlar bir arada kullanılarak daha güvenilir bir analiz sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın nicel kısmı; yarı deneysel (Quasi Experimental Designs) desenlerden ön test-son test eşitlenmemiş kontrol gruplu modeline göre tasarlanmış ve çalışma grubunu 2017-2018 eğitim öğretim yılında İzmir ilinde bulunan Sasalı Doğal Yaşam Parkı ortamını ziyarete gelen ve gelmeyen ortaokul (5., 6., 7. ve 8. Sınıf) seviyesindeki 2774 öğrenci oluşturmuştur. Deney grubundaki 1394 öğrenci Sasalı Doğal Yaşam Parkına ziyarete gelen öğrencilerden, kontrol grubunda bulunan 1380 öğrenci ise okullarda mevcut fen bilimleri öğretim programı uygulanan öğrenciler arasından seçilerek araştırma yürütülmüştür. Her iki gruba da araştırmacı tarafından geliştirilen akademik başarı testleri ön-test son-test olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler analiz edildiğinde; deney ve kontrol grubunun ön-test başarı puan ortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuyorken son-test başarı puanları arasında deney grubu lehinde istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Bu sonuç, deney grubunda bulunan öğrencilerin kontrol grubunda bulunan öğrencilerden daha başarılı olduğunu göstermektedir. Araştırmanın nitel kısmı; deney grubundaki öğrencilerden gönüllü olanların katılımıyla, Sasalı Doğal Yaşam Parkının fen öğretiminde kullanılması ve bir informal öğrenme ortamı olarak Sasalı Doğal Yaşam Parkı hakkındaki görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelere Sasalı Doğal Yaşam Parkını ziyarete gelen deney grubundaki 1394 öğrenciden 1099'u katılmıştır. Öğrencilerle yapılan görüşmeler sonucunda; öğrencilerin hayvanat bahçelerini bir eğitim öğretim ortamı olarak gördüklerini, hayvanat bahçelerinde eğlenirken aynı zamanda bir şeyler öğrenmeyi öğrendiklerini ve sınıf ortamı dışında da fen bilimleri dersine yönelik konularının öğrenilebileceğini düşündükleri görülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnformal Öğrenme, İnformal Öğrenme Ortamları, Hayvanat Bahçesi, Akademik Başarı, Öğrenci Görüşleri

Akademik başarıEğitim ortamıFen bilgisi dersi+6
Elif Kaya
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00