Medical SpecialtyOpen Access

Böbrek biyopsi serimizin endikasyonlar ve olası kesin tanı örtüşme yüzdeleri açısından değerlendirilmesi

2011
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Seyhun Kürşat

Abstract (TR)

Amaç: Çalışmanın amacı, kliniğimizde yapmış olduğumuz böbrek biyopsilerini inceleyerek fizik muayene, laboratuar testleri incelenerek, hastaların, yaş, cins, klinik bulguları ile oluşan ön tanımızla biyopsi sonrası elde edilen histopatolojik bulguları karşılaştırmak ve örtüşen ön tanı histopatolojik tanı yüzdesini ortaya çıkararak retrospektif olarak performansımızı belirlemektir.Gereç ve yöntem: Çalısmaya 2007-2011 yılları arasında Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı'nda böbrek biyopsisi yapılan ve arşivden bilgilerine ulaşılabilen 130 hasta alındı. 5 hastanın klinik bilgilerine tam olarak ulaşılamadığı için çalışmadan çıkarıldı. Biyopi endikasyonları NS , ANS , proteinüri , proteinüri + böbrek fonksiyon testi bozukluğu , böbrek fonksiyon testi bozukluğu, hematüri + proteinüri ve hematüri + böbrek fonksiyon testi bozukluğu ve hematüri idi. Biyopsi yapılan renal hastalıklar glomerüler hastalıklar, tubülointerstisyel nefropatiler (TIN), vasküler nefropatiler (VN), son dönem böbrek hastalığı (SDBH) ve tanı konulamayan nefropatiler şeklinde sınıflandırıldı. Hastaların klinik ve patolojik bulguları, yaş ve cinsiyete göre karşılaştırıldı. Biyopsi öncesi tüm hastalara 3 adet ön tanı belirlendi.Bulgular: Böbrek biyopsisi yapılan hastalarda en sık glomerüler hastalıklar (%70,7) tespit edildi. En sık histopatolojik tanı fokla segmental glomeruloskleroz (FSGS) iken, en sık sekonder glomerüler hastalık nedeni ise amiloidoz idi. Diyabetik nefropati tanısı alan hastaların %27,3 `ünde daha önceden diyabet tanısı yoktu. Çeşitli endikasyonlar ile biyopsi yapılan hastaların %4,5'sine tanı konulamadı. USG deki böbrek boyutları ile eko grade arasında anlamlı fark bulundu. Böbrek fonksiyon bozukluğu açısından hem böbrek boyutları, hem de böbrek ekoları arasında anlamlı farklılık bulundu. Kliniğimizde böbrek biyopsi öncesi hastaların klinik ve laboratuar bulgularına göre 3 adet ön tanı belirlemekteyiz. Biyopsi sonrası kesinleşen patolojik tanı ile ön tanıların örtüşme yüzdesi karşılaştırıldı. Tüm biyopsiler için %42,9 sıklıkla 1. ön tanımız, %24 sıklıkla 2. ön tanımız, %14,3 sıklıkla 3. ön tanımızın patolojik kesin tanı ile korele olduğunu saptadık. Bu durumda belirtilen ön tanılardan herhangi biri ile patolojik tanının örtüşme yüzdesi 81,2 idiSonuç : CBÜTF Nefroloji Bilim Dalı'nda son 4 yıl içinde yapılan böbrek biyopsilerini retrospektif olarak incelediğimiz çalışmamızın sonuçları, literatürde yer alan uzun süreli, çok merkezli ve geniş biyopsi serilerini içeren çalışmalar ile uyumlu olarak bulunmuştur. Bu ön tanılarımızla biyopsi sonrası elde ettğimiz kesin tanılar arasındaki örtüşme yüzdelerine göre retrospektif olarak performansımızı değerlendirecek olursak, ilk 3 tanımızın 81,2 oranında doğru tanıyla eşleştiğini saptayarak retrospektif olarak performansımızı başarılı bulduk. Ancak ilerleyen yıllarda biyopsi serimiz arttıkça bu oranın daha da artacağı kanaatindeyiz.Anahtar kelimeler: Böbrek biyopsisi, glomerülonefrit

Author

Hale Akan

How to Cite

Hale Akan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Böbrek biyopsi serimizin endikasyonlar ve olası kesin tanı örtüşme yüzdeleri açısından değerlendirilmesi, 2011, Manisa Celal Bayar University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Manisa Celal Bayar University