Bronşial astmalı hastalarda serum eser element düzeyleri
1999
0 views
0 downloads
Advisor: Doç.dr. Özkan Karaman
Abstract (TR)
ÖZET Bronşial astmalı hastalarda serum eser element düzeyleri Dr. Nevin Uzuner Hücrelerde ve dokularda yarattığı zarar verici etkilerinden dolayı serbest radikaller yüze yakın hastalığın patogenezinden sorumlu tutulmuşlardır. En önemlilerinden biride bronşial astmadır. Serbest radikallerin bu zedeleyici etkilerinden korunmak üzere organizmada bazı savunma sistemleri vardır. Bu savunma sistemleri (antioksidanlar) serbest radikal oluşumunu önleyerek, aktivitelerini azaltarak yada yok ederek etki gösterirler. Antioksidan savunmadan sorumlu enzimlerin yapısında selenyum, çinko ve bakır gibi eser elementler bulunur. Bu elementlerin düzeylerinde düşme antioksidan aktivitede azalmaya neden olacaktır. Böylece astmanm patogenezinden sorumlu oksidan kuvvetler ile antioksidan savunma mekanizmaları arasındaki hassas denge oksidan kuvvetler lehine bozulur. Sonuçta bronşial astmalı hastaların havayollarında serbest radikal düzeyi artarak düz kas kontraktilitesine ve mukus sekresyonunda artmaya ve daha da önemlisi hiperreaktiviteye neden olurlar. Bronşial astmalı hastalarda akut atak sırasında, inhale kortikosteroid tedavisi sonrasında ve asemptomatik dönemde eser elementlerden serum selenyum, çinko, bakır ve intrasellüler katyonlardan magnezyumun serum düzeylerini saptamak ve bu elementlerle astma arasındaki ilişkiyi daha iyi açıklamak için yaptığımız bu çalışma, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Pediatrik Allerji Bilim Dalı'nda bronşial astma nedeni ile izlenen 40 çocuk ile enürezis nokturna nedeni ile takip edilen kendisinde ve ailesinde allerjik hastalık öyküsü olmayan 19 çocuk üzerinde yapılmıştır. Akut astma atağında gelen hastalara (tedavi öncesi) uygun atak tedavisi yapıldıktan sonra total doz 400 ng/gün olmak üzere Flutikazon Propionat tedavisi başlandı. Çocuklar bu tedaviye üç ay aralıksız devam ettiler (tedavi sonrası). Diğer grup ise asemptomatik astmalı hastalardan oluşmaktadır (2. grup). Kontrol grubu olarakta allerjik hastalık öyküsü olamayan sağlıklı çocuklar seçilmiştir (3. grup). Çalışmaya alman çocukların ortalama yaşlan 1. grupta 8.93 ± 2.08 yıl, 2. grupta 8.53 ± 1.79 yıl ve 3. grubun ise 9.24 ± 2.18 yıl olup aralarında istatiksel olarak anlamlı farklılık yoktur (p>0.05).Grupların ağırlıklarına bakıldığında ise 1. grupta 29.23 ±8.11 kg, 2. grupta 28.08 ± 8.07 kg ve 3. grubun ise 30.76 ± 9.65 kg bulunmuş olup aralarında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptanmadı (p>0.05). Gruplardaki çocukların boylan değerlendirildiğinde ise 1. grupta 131.36 ± 10.59 cm, 2. grupta 128.94 ± 13.42 cm ve 3. grubun ise 134.82 + 13.31 cm bulundu ve aralarında istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0.05). Gruplar arasında cinsiyet farkı olup olmadığı incelendiğinde de birinci gruptaki 22 çocuğun 13'ü (% 59) erkek 9'u (40.9) kız, ikinci grupta 18 çocuğun 10'u (% 55.6) erkek 8'i (% 44.4) kız ve üçüncü grupta ise 19 olgunun 10'u (% 52.6) erkek 9'u (% 47.4) kız olarak bulundu. Gruplar arasında cinsiyet farkı saptanmadı (p>0.05). Tüm olgularda serum selenyum, çinko, bakır ve magnezyum düzeylerine bakıldı. Ayrıca tüm çocuklara solunum fonksiyon testi yapıldı ve FVC, FEVİ değişkenleri değerlendirildi. Akut atak sırasında ve inhale kortikosteroid tedavisi sonrasında elde edilen bu parametreler birbirleriyle karşılaştırıldığında serum selenyum, çinko ve magnezyum düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.05). Atak sırasında belirgin düşük bulundu. Gruplar arasında bakır düzeylerinde farklılık yoktu (p>0.05). Yapılan solunum fonksiyon testlerinin FVC ve FEVİ değişkenlerinde istatiksel olarak anlamlı farklılık gözlendi (p<0.05).Atak sırasında belirgin düşüktü. Akut astma atağında, hastalığın asemptomatik döneminde ve sağlıklı çocuklardan alınan serum selenyum, çinko, bakır ve magnezyum düzeyleri birbirleriyle karşılaştırıldığında, serum selenyum, çinko ve magnezyum düzeyleri arasında anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Atak sırasında belirgin düşüktü. Fakat serum bakır düzeyleri arasında farklılık gözlenmedi (p>0.05). Üç grup arasında FEVİ ve FVC değişkenlerinde de anlmlı farklılık tespit edildi (p<0.05). Üç aylık inhale kortikosteroid tedavisi sonrasında, astmanın stabil döneminde ve sağlıklı çocuklardan elde edilen bu parametreler birbirleriyle karşılaştırıldığında sadece serum selenyum düzeyleri arasında istatiksel olarak anlamlı farklılık saptandı (p<0.05).Tedavi sonrası grupta anlamlı düşüktü. Sonuç olarak çalışmamızda, akut astma atağı sırasında serum selenyum, çinko ve magnezyum düzeyleri düşük inhale kortikosteroid tedavisi (antiinflamatuvar ve antioksidan etkiyi arttırır ) sonrasında ise yükselmiş bulunmuştur. Bu sonuçlar bize bronşial astmadaoksidan bir stresin var olduğunu serum selenyum, çinko ve magnezyum düzeylerinin azalmasıyla antioksidan kapasitede azalma meydana geldiği buna bağlı olarak oksidan stresin daha da arttığı ve sonuçta havayollarında inflamasyon ve hiperreaktivitenin daha belirgin hale geldiğini gösterebilir. Serbest oksijen radikallerine bağlı havayolu inflamasyonunun tedavisinde, selenyum, çinko ve magnezyumdan fakir bir diyetle beslenen bronşial astmalı hastalara bu elementlerden zengin diyet verilerek antioksidan savunma sistemlerinin aktivitesini arttırmak faydalı etki gösterebilir. Anahtar SözcüklenAstma, serbest oksijen radikalleri, antioksidan savunma mekanizmaları, eser elementler.
Author
Dr. Nevin Uzuner
How to Cite
Nevin Uzuner (Tıpta Uzmanlık Tezi). Bronşial astmalı hastalarda serum eser element düzeyleri, 1999, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Çocukluk çağı kanserlerinde tedavi maliyetlerinin değerlendirilmesi(1997)
- Ürün etiket ve ambalajının kalite imajı üzerine etkileri(1997)
- İzmir bölgesinde yetişen kantaron (Hypericum perforatum) bitkisindeki uçucu bileşenlerin tayini(2023)
- Isıl özellikleri geliştirilmiş fonksiyonel rejenere selüloz liflerinin üretimi ve karakterizasyonu(2023)