Çevresel vergilerin ekolojik ayak izi üzerindeki etkisi: OECD ülkeleri örneği
2022
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Yüksel Bayraktar
Abstract (TR)
Çevre, ekonomik faaliyetler sonucunda ortaya çıkan kirlilik için bir havuz görevi görmektedir. Çevrenin sunduğu doğal kaynaklar üretim için temel girdiler olurken ekonomik faaliyetler sonucunda çevre kirliliği oluşmaktadır. Bu durum ekonomi ve çevre arasındaki ilişkinin tartışmalı hale gelmesine sebep olmaktadır. Nitekim ekonomik büyümenin çevre kirlenmesinin önemli bir sebebi olduğunu ileri süren görüşe karşın çevre kirliliğinin azaltılması için ekonomik büyümenin elzem olduğunu savunan bir yaklaşım da mevcuttur. Ekonomi ve çevre kirliliği bağlamında Çevresel Kuznets Eğrisi, ekonomiler büyürken çevrenin kirlendiğini ancak belli bir gelir düzeyinden sonra çevre kirliliğinin azalacağını savunmaktadır. Bu yaklaşım büyüyen ekonomilerde yaşanan teknolojik gelişmeler, çevre bilinci ve parasal imkanların artması gibi gelişmelere dayandırılan olumlu görüşü temsil etmektedir. Diğer taraftan ekonomik faaliyetler için doğal kaynakların kullanımı sonucunda ortaya çıkan kirliliğinin çevre kalitesini bozduğu görüşünü ileri süren yaklaşımlar da bulunmaktadır. Bu yaklaşımlar çevre ve ekonomi arasında bir değiş-tokuş olduğunu savunmaktadır. Çevre sorunlarına artan ilgi, çevre kirliliğinin azaltılması için birtakım iktisadi araçların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Bu araçlar arasında öne çıkan çevresel vergiler, kirliliği önlemenin yanı sıra devletler için önemli bir gelir kaynağı görevi üstlenmektedir. Şöyle ki çevresel vergiler, çevre iyileşmesini sağlarken diğer taraftan birtakım iktisadi faydalar da sağlamaktadır. Bu tür vergilerden elde edilen gelirler, diğer bozucu vergileri azaltmak veya bütçe dahilinde harcamak üzere kullanılabilir. Bu durum, Çifte Kazanç Hipotezi olarak bilinmektedir. Çifte Kazanç hipotezi, ülkelerin bu tür vergileri uygulamasını teşvik etmektedir. Şehirleşmenin artmasıyla ciddi bir sorun olmaya başlayan çevre kirliliği, genellikle havada bulunan zararlı gazlar veya çevreye dahil olan katı atıklar çerçevesinde ele alınmaktadır. Ancak son dönemde ekolojik ayak izi kavramı, çevre kirliliğinin daha kapsamlı bir göstergesi olarak literatürde yer bulmaya başlamıştır. Ekolojik ayak izi, insanlığın üretim ve tüketim faaliyetleri sonucunda doğada meydana getirdiği tahribatın bir göstergesidir. Çevre üzerindeki baskıyı yansıtma açısından daha sağlıklı bir gösterge olduğu düşüncesiyle ekolojik ayak izi değişkeni kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı 32 OECD ülkesine ait 1994-2017 dönemini kapsayan veriler aracılığıyla çevresel vergiler ve ekolojik ayak izi arasındaki ilişkinin incelenmesidir. OECD ülkeleri arasında yer almalarına rağmen İzlanda, Kosta Rika, Yeni Zelanda, Şili, Lüksemburg ve İsviçre ülkelerine ait verilere ulaşılamadığından bu ülkeler kapsam dışında bırakılmıştır. Çevresel vergiler ve ekolojik ayak izi ilişkisin doğrusal olmayan bir sürece sahip olduğu varsayımı altında analiz için Dinamik Panel Eşik Değer Analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre enerji vergileri ve ulaşım vergileri eşik değer altında istatistiksel olarak anlamsız iken eşik değer üzerinde istatistiksel olarak negatif anlamlı çıkmıştır. Toplam çevresel vergiler ise eşik değer altında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif iken eşik değer üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve negatif çıkmıştır. Ekolojik ayak izi ile modelde yer alan kişi başına düşen milli gelir ve enerji yoğunluğu değişkenleri arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Ekolojik ayak izinin gecikmeli değeri, yenilenebilir enerji, kentleşme oranı ve enerji fiyatlarının ilişki yönü ise negatif ve anlamlı çıkmıştır. Analiz sonuçları eşik değer altındaki vergi oranının etkin olmadığını veya çevreyi olumsuz yönde etkilediğini göstermektedir. Bu doğrultuda çevresel vergilerin eşik değer üzerinde uygulanmasıyla etkinlik sağlanabilir. Ancak çevre üzerindeki baskının azaltılması için çevre vergileri tek başına yeterli olmayabilir. Bu doğrultuda çevre dostu teknoloji kullanımıyla ekonomik büyümenin çevre üzerindeki tahribatı azaltılabilir. Ayrıca diğer çevre koruma araçları arasında yer alan teşvik mekanizması gibi politikalar uygulanarak kirliliğin önüne geçilebilir. Yine ekonomik büyüme bağlamında havaya kirletici gaz yayan fosil yakıt kullanımının yerine yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanılması kirliliğin önüne geçerek çevre üzerindeki baskıyı da azaltacaktır. Şehirleşme alanı ve yapısı da çevre ile yakından ilişkilidir. Şehirleşmenin verimli tarım alanları ve ormanlık alanlar yerine nispeten daha verimsiz alanlarda yapılanmasıyla çevrenin daha az etkilenmesi sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Çevre Kirliliği, Ekolojik Ayak İzi, Çevresel Vergiler, Panel Eşik Değer Analizi
Author
Dr. Kenan Koç
How to Cite
Kenan Koç (Doktora Tezi). Çevresel vergilerin ekolojik ayak izi üzerindeki etkisi: OECD ülkeleri örneği, 2022, İstanbul University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)