Çocuk acil servisine suda boğulma ile başvuran hastaların demografik, klinik ve laboratuvar, özelliklerinin, retrospektif değerlendirilmesi
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Özlem Tolu Kendir
Abstract (TR)
ÖZET Giriş: Suda boğulma dünya genelinde ölümlerin önlenebilir nedenleri arasındadır. Sahadaki ilk müdahaleler ve temel yaşam desteği uygulamaları ile hastanedeki tedaviler hastaların sağ kalımını etkilemektedir. Bu çalışmada boğulma vakalarının çocuk acil serviste saptanan vital ve muayene bulguları, laboratuvar ve görüntüleme sonuçları literatür eşliğinde değerlendirilerek acil servisten taburculuk, servis ve yoğun bakım yatışları ve prognozla ilişkili risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yöntem: Geriye dönük kesitsel olarak yapılan bu çalışmada, 01/06/2014- 30/08/2023 tarihleri arasında Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Acil Servisine boğulma nedeniyle getirilmiş 0-18 yaş hastalar değerlendirildi. Boğulma ile ilişkili ICD tanı kodları olan hastalar belirlendi. Hastane öncesine ait veriler ve yapılan müdahalelere dair bilgiler; 112 formundan, adli raporlar, dış merkez epikrizlerinden elde edildi. Acil servisteki başlangıç ve kontrol vital/yaşamsal bulgular, GKS skoru, uygulanmış tedavi (antibiyotik, inhaler, kortikosteroid, inotrop vb.) ve müdahale (KPR, entübasyon vb.) bilgilere hasta kayıt ve gözlem formundan ve hastane elektronik veri sisteminden (MİA-MED) elde edildi. Elde edilen tüm verilere göre hastalar yaş, solunum desteği, Szpilman evresi, acil servisten sonlanım ve nihai sonlanım olmak üzere 5 farklı şekilde gruplandı. Gruplar arası parametreler istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmamıza 59 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalamaları 5,33 idi (1-16 yaş) ve hastaların %67,8'i (n: 40) erkekti. Hastalar en sık %72'si yaz mevsiminde (n: 42) ve çoğunlukla saat 14.00'ten sonra (n: 35 %59,3) meydana gelmişti. Boğulmaların büyük çoğunluğu havuzda (n:26'sı %44,1) gerçekleşti. Boğulmalar çoğunlukla şahitli olup (n: 39 %66,1) büyük oranda ebeveyn gözetiminde gerçekleştiği görüldü (n: 39 %66,1). Boğulmalarda genelde neden bilinmemekle birlikte (n:34 %57,6) en sık nedenin ebeveyn gözetiminin yetersizliği (n:18 %30,5) olduğu görüldü. Hastaların 11'ine (%18,6) entübasyon uygulandığı ve 16 hastaya (%27.1) KPR uygulandığı görüldü. Hastaların 4'ünün (%6,8) hipotermik, 23'ünün (%39,0) takipneik ve 12'sininin (%20,3) desatüre olduğu tespi edildi. Hastaların 25'inde (%42,4) ise anormal solunum bulguları olduğu ve en sık yaygın ral varlığı (n: 24 %40,7) saptandı. Acilde ilk solunum desteği olarak hastaların 6'sına (%10,2) nazal oksijen, 26'sına (%44,1) maske oksijen, 5'ine (%8,5) NIMV/YANKOT, 10'una (%16,9) ise IMV uygulandığı, hastaların %30,5'inde bir üst basamağa geçildiği saptandı. Acil serviste hastaların 7'sine (%11,9) KPR uygulanmış ve 31'ine (%52,5) antibiyotik verildiği görüldü. Hastaların 14'ünün (%23,7) servise, 21'inin (%35,6) yoğun bakıma yatışı yapıldığı, 21 hastanın (%35,6) acil servisten taburcu edildiği ve 3 hastanın (%5,1) acil serviste exitus olduğu tespit edildi. 11 hastada komplikasyon geliştiği saptandı (%18,6). Hastaların 42'sinin (%71,2) şifa ile taburcu edildiği, 4'ünün (%6,8) evde bakım hastası olarak taburcu edildiği, 4'ünün (%6,8) exitus olduğu belirlendi. Hastaların acil serviste izlem süresi ortalaması 7,28±6,5 saat iken, servise yatış yapılan hastaların izlem süresi ortalaması 7,54±18,0 gün ve yoğun bakıma yatış yapılan hastaların izlem süresi ortalaması ise 10,7±23,1 gün olarak tespit edildi. Yaş gruplarından 10 yaş üstü grupta yüzmeyi bilme, hipotansiyon görülme ve halka açık plajlarda boğulma oranı diğer gruplara göre yüksek iken ebeveyn gözetimde boğulma oranı diğer gruplara göre daha düşük saptandı (p=0,003). NIMV/IMV grubunda boğulmanın şahitli olma oranı düşük, GKS skorunun 8'in altında olma (p<0,001), hipotermi görülme (p=0,002) ve entübasyon uygulanma oranı (p<0,001) yüksek bulundu. NIMV/IMV grubunda Orlowski skoru ve Szpilman evresinin yüksek olduğu görüldü. (sırasıyla p<0,001; p<0,001). AST, ALT, Troponin ve glikoz değerlerindeki artış ve pH değerinin 7,1'in altında olma oranı daha yüksek saptandı (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,017; p<0,001; p=0,001). NIMV/IMV grubunda X-ray, EKG ve santral görüntülemede anormal bulgu oranı daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,001; p=0,035; p=0,004). Szpilman evresi 4 ve üstü olan hastalarda, acil serviste bilinç durumunda anormallik görülme, vücut sıcaklığının 35ºC altında olma, entübasyon uygulanma ve hipotansiyon görülme sıklığı daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0,00; p=0,007; p<0,001; p=0,015). Szpilman skoru 4 ve üstü olan hastalarda Orlowski skoru 2'nin üzerinde görülme sıklığı ise istatistiksel anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). AST, ALT, troponin, kreatinin, glukoz değerlerinde artış oranı, hiponatremi ve koagülopati görülme sıklığı Szpilman skoru 4 ve üstü olan hastalarda daha yüksek ix idi (sırasıyla p<0,001; p<0,001; p=0,001; p=0,002; p=0,007; p<0,001). X-ray, Toraks BT ve santral görüntülemede anormal bulgu varlığı Szpilman skoru 4 ve üstü olan grupta daha yüksek saptandı (sırasıyla p<0,001; p=0,018; p=0,001). Yoğun bakım yatışında izlem süresi Szpilman skoru 4 ve üstü olan hastalarda istatistiksel anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,031). Yoğun bakıma yatışı olan hastaların acil başvurusundaki bilinç durumunda anormallik olması ve yaygın ral varlığı, Szpilman skorunun Evre 4-5-6 olma oranı ve Orlowski skoru 2'nin üstünde olma oranı daha yüksek bulundu (sırasıyla p<0,001; p<0,00l; p<0,001; p=0,004). AST, ALT, troponin ve glukoz değerlerinde artış, hiponatremi ve kan gazı pH değeri 7,1 altında olma oranı görülme oranı yoğun bakıma yatışı olanlarda diğer gruplara göre daha yüksek saptandı (sırasıyla p=0,040; p<0,001; p<0,001; p=0,003; p=0,001; p=0,006). Santral görüntülemede anormallik görülme oranı yoğun bakım yatışı olan grupta, diğer gruplara göre istatistiksel anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0,001). Kötü prognozlu hastalarda temel KPR uygulanma, vücut sıcaklığının 35ºC'nin altında görülme ve entübasyon uygulanma oranı daha yüksek idi (sırasıyla p=0,001; p=0,001; p=0,009). Orlowski skoru 2'nin üstünde görülme oranı ve bilinç düzeyinde anormallik daha yüksek idi (sırasıyla p=0,007; p<0,001). Hiponatremi, koagülopati, AST, ALT, troponin ve kreatininde yükseklik, pH değeri 7,1'in ve BE'in -5 altında görülme oranı kötü prognozlu hastalarda daha yüksek bulundu (sırasıyla p=0,028; p=0,017; p=0,005; p=0,006; p=0,045; p=0,035; p=0,007; p=0,029). Kötü prognozlu hastaların yoğun bakım yatışında izlem süresi ortalamaları istatistiksel anlamlı olarak daha yüksek saptandı (p=0,025). Suda kalma süresinin 10 dakika üstünde olması ve KPR uygulanması, entübasyon uygulanması ve acil serviste antibiyotik başlanma oranı komplikasyon gelişen hastalarda daha yüksek bulundu sırasıyla (p=0,009; p=0,003; p=0,00; p<0,001) Komplikasyon gelişen hastalarda PRISM skoru ortalamasının daha yüksek olduğu bulundu (p<0,001). Sonuç: Uygun tıbbi müdahalelerle önlenebilir çocuk ölümlerinden olan boğulmalarda sağ kalım oranı artırılmaya çalışılmasına rağmen izlemde komplikasyonlar ve sekel gelişimi ciddi komorbiditeye neden olmaktadır. Suda boğulmalara sahadaki ilk müdahaleler prognozu doğrudan etkilemekte olup ailelerde boğulma konusunda farkındalık yaratılması, ilk yardım eğitimlerinin verilmesi, yerel yönetimler tarafından yasal düzenlemelerin yapılması, deniz- havuz kenarlarında eğitimli tam donanımlı ilk yardım ekip ve ekipmanlarının bulundurulması ile suda boğulmalar önlenebilecek, morbidite ve mortalitenin de azaltılmasında ciddi katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Suda boğulma, çocuk acil servis, çocuk yoğun bakım, Szpilman Skoru, GKS Skoru, Orlowski Skoru, PRISM, prognoz
Author
Dr. Halil İbrahim Aktaş
How to Cite
Halil İbrahim Aktaş (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocuk acil servisine suda boğulma ile başvuran hastaların demografik, klinik ve laboratuvar, özelliklerinin, retrospektif değerlendirilmesi, 2024, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
