Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Çocuk ve ergenlerde intihar amaçlı olmayan kendine zarar verme davranışlarının nörotrofik faktör düzeyleri ve rezilyans ile ilişkilerinin incelenmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Giriş ve Amaç: İntihar amaçlı olmayan kendine zarar verme davranışı (KZVD), ölüm niyeti olmaksızın vücut dokusuna kasıtlı zarar verilmesiyle karakterize bir klinik tablodur. KZVD'nin ortaya çıkışı ve sürdürülmesinde rol oynayan biyolojik süreçler ile koruyucu psikososyal etmenlerin birlikteliği halen yeterince açıklığa kavuşmamıştır. Sinir sistemi gelişimi, nöroplastisite ve stres yanıtında rol alan nörotrofik faktörlerin KZVD ile ilişkili olabileceği; rezilyansın ise çocuk ve ergenlerde kendine zarar verme davranışına karşı koruyucu olabileceği düşünülmektedir. Bu çalışmada, KZVD olan çocuk ve ergenlerde nörotrofik faktör düzeyleri ve rezilyansın sağlıklı kontrollerle karşılaştırılması ve bu değişkenlerin KZVD'nin klinik özellikleriyle ilişkilerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Kesitsel vaka–kontrol desenindeki çalışmaya, son bir yılda beşten fazla KZVD bildiren 10–18 yaş arası 88 çocuk ve ergen ile psikiyatrik tanısı bulunmayan 82 sağlıklı çocuk ve ergen yazılı onamları alınarak dahil edilmiştir. Tüm katılımcılara sosyodemografik veri formu, ÇGPSÖ-12 uygulanmış; psikiyatrik tanılar ÇDŞG ŞY T ile değerlendirilmiş, KZVD özellikleri Kendine Zarar Verme Davranışı Değerlendirme Envanteri (KZVDDE) ile sorgulanmıştır. Rutin tetkiklerden arta kalan kan örneklerinden elde edilen serumlarda BDNF, NGF, CDNF, GDNF ve NT 3 düzeyleri ELISA yöntemiyle ölçülmüştür. Bulgular: KZVD grubunun ÇGPSÖ 12 medyan puanı 35 (30–41), kontrol grubunun ise 52 (45–56) olup rezilyans düzeyi KZVD grubunda anlamlı derecede daha düşük bulunmuştur (p<0,001). Nörotrofik faktörlerin serum düzeyleri KZVD'li ergenlerde kontrollere göre anlamlı olarak yüksektir ve yaş, cinsiyet, VKİ ve hane geliri kontrol edildiğinde grup farkının BDNF, CDNF, GDNF ve NT-3 için sürdüğü görülmüştür. KZVD grubunda kullanılan yöntem sayısı ile rezilyans arasında negatif yönde ilişki saptanmış, yöntem sayısı ile nörotrofik faktörler arasında anlamlı ilişki görülmemiştir. Tüm örneklemde NGF düzeyleri ile rezilyans arasında zayıf düzeyde ters yönlü korelasyon belirlenmiştir. Hiyerarşik lojistik regresyon analizinde NGF'nin KZVD grubunda yer alma ile en güçlü ilişkiyi gösterdiği, NT-3'ün ise ters yönde ilişkili olduğu saptanmıştır. Tartışma: KZVD olan çocuk ve ergenlerde rezilyansın düşüklüğü ile KZVD'de kullanılan yöntem sayısı arasındaki ilişki, rezilyansı artırmaya yönelik müdahalelerin KZVD'nin önlenmesi ve tedavisinde rol oynayabileceğini düşündürmektedir. Nörotrofik faktörler birlikte değerlendirildiğinde NGF'nin KZVD ile en belirgin ilişkiyi göstermesi ve NT-3'ün KZVD ile ters yönde ilişkili bulunması, bu iki belirtecin KZVD'nin nörobiyolojik boyutunu anlamada dikkate değer olabilir. Komorbiditeler ve ilaç kullanımı gibi etkenler göz önünde tutularak yapılacak uzunlamasına çalışmalara ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: İntihar amaçlı olmayan kendine zarar verme davranışı, nörotrofik faktörler, BDNF, NGF, CDNF, GDNF, NT 3, rezilyans, ergen

Yazar

Afife Nur Orpay

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Afife Nur Orpay (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocuk ve ergenlerde intihar amaçlı olmayan kendine zarar verme davranışlarının nörotrofik faktör düzeyleri ve rezilyans ile ilişkilerinin incelenmesi, 2025, Selçuk University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Selçuk University tezlerinden daha fazlası