Medical SpecialtyOpen Access

Çocukluk çağı lenfadenopatilerinde tanısal yaklaşım

2013
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Nazmiye Yüksek

Abstract (TR)

AMAÇ: Çocukluk çağında sık karşılaşılan bir yakınma ve fizik inceleme bulgusu olan lenfadenopati çoğunlukla benign etiyolojilere bağlı olarak gelişmekle birlikte, bazı ciddi sistemik hastalıkların ve kanserlerin ilk bulgusu da olabileceğinden tanıda geç kalınmaması son derece önemlidir. Bu çalışmadaki amacımız; lenfadenopatinin klinik ve etiyolojik özelliklerini irdeleyerek, malign ve benign etiyolojilerin ayırımını yapmada hangi laboratuvar tetkiklerinin bize daha yararlı olabileceğini ortaya koymaya çalışmak. Ayrıca lenfadenopatinin radyolojik olarak değerlendirilmesinde doppler USG?nin lenfadenopatinin malign-benign ayırımda yüzeyel doku USG`sine üstünlüğü olup olmadığını saptamak. YÖNTEM: Ocak 2010 ile Aralık 2011 tarihleri arasında pediatri, pediatrik onkoloji ve pediatrik acil polikliniklerine lenfadenopati yakınmasıyla başvuran veya fizik incelemelerinde lenfadenopati saptanan 73 olgu değerlendirildi. Lenfadenopati nedeniyle başvuran ancak takipte gelmeyen hastalar ve yapılan fizik incelemelerinde lenfadenopatilerinin patolojik boyutta olmadığı saptanan olgular çalışma grubu dışında bırakılarak değerlendirme 50 olgu üzerinden prospektif olarak yapıldı. Olgular özellikleri değerlendirildikten sonra, son tanılarına göre; viral hastalıklar, tularemi, malign hastalıklar ve Kawasaki, PFAPA, akciğer tüberkülozu gibi hastalıkların yer aldığı diğer hastalıklar grubu olarak 4 gruba ayrılarak öykü, fizik inceleme ve labaratuvar bulgularındaki özellikler açısından karşılaştırıldı. İstatistiksel değerlendime SPSS-13.0 programı kullanılarak yapıldı. BULGULAR: Periferik lenfadenopati ile başvuran olguların 30?unun (%60) erkek, 20?sinin (%40) kız olduğu görüldü. Yaşları 1 ile 16 arasında değişiyordu. Olguların 42?si (%84) benign hastalık tanısı alırken 8?i (%16) malign hastalık tanısı aldı. Benign ve malign lenfadenopatiyi tanımlamada lenfadenopatinin lastik kıvamda olması (p:0,022), anemi (p: 0,024), trombositopeni (p:0,008), ürik asit yüksekliği (p=0,002), orgonamegali (p: 0,014) varlığının, yüzeyel gri skala USG?de lenf nodunun hiperekojen olmasının (p:0,007) ve doppler USG? de lenf nodunun periferik kanlanma göstermesinin (p: 0,005) değerli veriler olduğu saptandı. Kuyu suyu içme, hayvan teması öyküsü olan, kronik, büyük servikal, ağrı, hassasiyet ve ısı artışı gibi bulguların eşlik ettiği lenfadenopatili hastalarda tularemi olasılığının yüksek olduğu belirlendi. SONUÇ: Periferik lenfadenopati ile başvuran olgularda ayrıntılı öykü ve tutulan lenf nodunun drene ettiği bölgenin dikkatle yapılan fizik muayenesi ile tanıya gidilemeyen olgularda istenecek tetkiklerden tam kan sayımında saptanacak anemi ve trombositopenide periferik yayma dikkatle değerlendirilmeli, patoloji saptanmasada kemik iliği aspirasyonu yapılarak lösemi ekarte edilmelidir. Gerekli hastalarda akciğer grafisi, batın USG, yüzeyel doku ve doppler USG?si malign ya da benign etiyolojilerin ayırımında yardımı olacaktır. Malignite şüphesi yüksek olgularda oyalanmadan biyopsi yapılması uygundur. Boyun lenfadenitleri¬nin etyolojisinde son yıllarda ülkemizde sık olarak saptanan tularemi bölgemizde ve endemik olduğu bilinen diğer bölgelerde antibiyotik tedavisine rağmen düzelmeyen, ağrılı ve büyük servikal lenfadenopatilerde mutlaka ekarte edilmelidir. Anahtar Sözcükler: Periferal lenfadenopati, çocuk, malignite, risk faktörleri, tularemi

Author

Dr. Sevinç Garip

How to Cite

Sevinç Garip (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çocukluk çağı lenfadenopatilerinde tanısal yaklaşım, 2013, Zonguldak Bülent Ecevit University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University