Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Çölyak hastalığı tanısı ile takip ettiğimiz hastaların COVID-19 pandemi dönemi öncesi, COVID-19 pandemi dönemi ve Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat deprem süreci sonrası diyet uyumlarının değerlendirilmesi

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Dr. Öğr. Üyesi Ali Rıza Çalışkan

Özet (TR)

Gluten enteropatisi olarak da bilinen Çölyak hastalığı, genetik olarak yatkın bireylerde glutene maruziyet sonrası immün yanıt gelişmesi ve özellikle proksimal ince bağırsak mukozasında meydana gelen doku harabiyeti ile karakterize bir otoimmün hastalıktır. Çölyak hastalığı tipik gastrointestinal semptomlarla tanınsa da atipik semptomlara eşlik edebilmekte veya asemptomatik seyredebilmektedir. Tanıda öykü, fizik muayene, laboratuvar sonuçları ve patolojik doku örneği ile tanının doğrulanması önem arz etmektedir. Çölyak Hastalığının glutensiz diyet dışında hastalık belirtilerini azaltan ve intestinal iyileşme sağlayan kanıtlanmış bir tedavisi bilinmemektedir. Bu nedenle çölyak hastalarının erken tanı alması, uygun diyete olabildiğince erken başlaması ve yaşam boyu diyet uyumu sağlamaları hastaların morbidite ve mortalitesini azaltmadaki en önemli etken olarak değerlendirilmektedir. Bilindiği üzere Çölyak Hastalığının tedavisinde en önemli nokta diyete uygun gıdaların temini, hazırlanması, tüketilmesi ve süreklilik göstermesidir. Dolayısıyla hastaların yaşam koşulları ve imkanları diyete uyum sürecine yön veren esas etken kabul edilebilir. Bu çalışmada Covid-19 Pandemi Dönemi Öncesi (Salgın hastalık öncesi dönem), Covid-19 Pandemi Dönemi (Salgın hastalık dönemi) ve Kahramanmaraş Merkezli 6 Şubat Deprem Dönemi (Doğal afet dönemi) gibi yaşam koşullarını doğrudan etkileyen durumlarda özel diyete ihtiyaç duyan Çölyak hastalarının diyet uyumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmamız Covid-19 salgın dönemi öncesini, Covid-19 salgın dönemini ve Kahramanmaraş Merkezli 6 Şubat Deprem sürecini içeren, 30/01/2020- 18/10/2023 tarihleri arasında Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gastroenteroloji polikliniğine başvuran, 18 yaş üstü, Çölyak Hastalığı nedeniyle takipli hastalar arasında, hastane kayıt dosyaları incelenerek, hasta notları üzerinden demografik özellikler ve diyet uyumları değerlendirilerek retrospektif olarak yapılmıştır. Hastalar esas olarak Covid-19 Pandemi dönemi öncesi (PÖD), Covid-19 Pandemi dönemi (PD) ve deprem sonrası dönem (DSD) olmak üzere üç ana zaman diliminde incelendi. Bu araştırmaya hastaların laboratuvar değerleri, demografik özellikleri ve diyet uyumları dahil edildi. Hastaların hastane kayıt sistemi üzerinden yapılan hemogram, biyokimya ve hormon analizleri değerlendirildi. Çölyak hastalarında rutin olarak bakılan Hemoglobin, Platelet, MCV, Ferritin, B12 Vitamini, Folat, D Vitamini, Albümin, Kalsiyum ve TSH değerleri veri tabanına işlendi. Aynı zamanda hasta notlarından elde edilmiş olan bilgilerle eğitim durumları, semptom varlığı, hastanın dönemlere bağlı mevcut düzeninde değişme ve özellikle deprem sonrası dönemde barınma ortamı, dönemlere göre diyete uyabilme düzeyleri ve diyete uymada zorlanma dereceleri tüm bu faktörlere bağlı olarak değerlendirildi. Çalışmamıza ait cinsiyet ve yaş gibi demografik özellikler literatürdeki çalışma sonuçlarıyla benzer niteliktedir. PÖD, PD ve DSD dönemler arasında yaş, cinsiyet, eğitim düzeyi, mevcut düzenin değişmesi ve deprem sonrası barınma yeri gibi demografik özelliklerine göre Diyete Uymada Zorlanma ve Diyete Uyabilme düzeyi incelendiğinde DSD' de diğer iki döneme göre diyet uyumunun azaldığı ve diyete uymada zorlanıldığı anlaşılmaktadır. Çalışmamızda katılımcıların diyete uymada zorlanma dereceleri, diyete uyabilme düzeyi ve hastalıkla ilişkili semptom varlığı değerlendirildiğinde PÖD, PD ve DSD arasında anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,001). Diyete uymada zorlanma ortancalarının DSD' de daha yüksek olduğu, diyete uyabilme düzeyi ortancalarının ise DSD' de daha düşük olduğu ve hastalıkla ilişkili semptom varlığının DSD' de daha yüksek olduğu gösterilmiştir. PÖD ve PD karşılaştırıldığında ise diyete uymada zorlanma, diyete uyabilme düzeyi ve hastalıkla ilişkili semptom varlığı açısından anlamlı fark tespit edilmemiştir (p=0,210, p=0,510). PD' de geniş kapsamlı yasakların olması, dışardan yemek yemenin azalması, evde besin hazırlanması ve tüketilmesi gibi durumlara bağlı olarak PÖD' e göre daha yüksek oranda diyete uyum beklerken çalışmamızda PÖD ve PD arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. PD ve DSD karşılaştırıldığında diyete uymada zorlanma, diyete uyabilme düzeyi ve hastalıkla ilişkili semptom varlığı açısından anlamlı fark tespit edilmiştir (p<0,001). Sonuç olarak ömür boyu glutensiz diyete uyum göstermesi gereken Çölyak Hastalarının DSD' de PÖD ve PD' ne göre yaşam koşullarının yüksek oranda etkilenmiş olması, glutensiz diyet uyumlarını dolayısıyla tedavi süreçlerini olumsuz yönde etkilemiştir. Çalışmamız afet, salgın hastalık vb. kriz dönemlerinde Çölyak Hastalığı gibi özel diyete ihtiyaç duyan hastaların gıda temininin ve uygun koşullarda bakımının sağlanmasının, gerekli koordinasyonun erken dönemde kurulması gerektiğinin önemini vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: Çölyak Hastalığı, Glutensiz Diyet, Diyet Uyumu, Covid-19 Pandemisi, Deprem

Yazar

Dr. Zahide Çabuker

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Zahide Çabuker (Tıpta Uzmanlık Tezi). Çölyak hastalığı tanısı ile takip ettiğimiz hastaların COVID-19 pandemi dönemi öncesi, COVID-19 pandemi dönemi ve Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat deprem süreci sonrası diyet uyumlarının değerlendirilmesi, 2024, Adıyaman University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Adıyaman University tezlerinden daha fazlası