Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

COVID-19 seyri ile endotelyal nitrik oksit sentaz (eNOS) genetik polimorfizmlerinin ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Akut ciddi solunum yolu sendromu coronavirüs-2 (SARS-CoV-2) enfeksiyonu salgını, Dünya Sağlık Örgütü tarafından Coronavirus Hastalığı 2019 (COVID-19) olarak adlandırılmıştır. Virüsün yayılımı ve şiddeti nedeniyle 11 Mart 2020'de küresel salgın (pandemi) olarak tanımlamıştır. COVID-19 enfeksiyon seyrinin, hastalar arasında bireysel farklılık gösterebildiği izlenmiştir ve bu farklılıkları açıklayabilecek çalışmalara gereksinim vardır. Bu çalışmada, bir enfeksiyöz etken olan COVID-19 hastalığının seyri ile eNOS genetik polimorfizmleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmaktadır. Çalışmamıza 01.12.2021 ile 01.09.2022 tarihleri arasında herhangi bir sebeple Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Polikliniklerine başvuran, 18 yaş üstü ve Ocak 2021'den önce COVID-19 geçirmiş hastalar dahil edilmiştir. Dünya Sağlık Örgütü'nün ve Sağlık Bakanlığı'nın yayınladığı COVID-19 rehberleri doğrultusunda, hastalardan alınan klinik öyküye göre hastalığın hafif veya ağır geçirmelerine göre gruplandırılmışlardır. Hafif geçiren hastalar grup 1, ağır geçiren hastalar grup 2 olarak ayrılmışlardır. Çalışmaya iştirak eden gönüllülerden poliklinik muayenesi sonrası istenilen kan tetkiklerine ek olarak EDTA'lı tüpe kan alınmış olup, daha sonra DNA izolasyonu ve akabinde genotipleme yapılmıştır. NOS3 G894T (rs1799983) ve NOS3 VNTR 4a/4b (rs61722009) genotipleme deneyleri polimeraz zincir tepkimesi (polymerase chain reaction; PCR) ve restriksiyon fragman uzunluğu polimorfizmi (restriction fragment length polymorphism; RFLP) yöntemi kullanılarak yürütülmüştür. Çalışmaya toplam 180 hasta dahil edilmiş olup, 107'si grup 1 hafif geçiren, 73'ü grup 2 ağır geçiren hastalar olarak ayrılmıştır. NOS3 G894T yabanıl tipte "wild type" olan G/G genotipi grup 1 hafif geçiren hastalarda 55 (%51,4) kişide gözlenmiş olup, grup 2 ağır geçirenlerde 40 (%54,8) kişide izlenmiştir. Heterozigot G/T genotipi grup 1 hafif geçirenlerde 38 (%35,3) kişide, grup 2 ağır geçirenlerde ise 23 (%31,5) olarak izlenmiştir. Polimorfik homozigot T/T genotipi ise grup 1'de 14 (%13,1) kişide grup 2'de ise 10 (%13,7) kişide görülmüştür. NOS3 VNTR 4a/4b genotiplerine bakıldığında grup 2'de yer alan 2 hastada literatürde nadir görüldüğü bildirilen 4c aleli tespit edilmiş olup bu hastaların her ikisinde de astım varlığı dikkat çekmiştir. Grup 1'de yer alan 107 hastanın, 3'ünde (%2,8) 4a/4a, 25'inde (%23,4) 4a/4b, 79'unda (%73,8) ise 4b/4b genotipi tespit edilmiştir. Grup 2'de yer alan 71 hastanın hiçbirinde 4a/4a genotipi saptanmazken, 15 (%21,1) kişide 4a/4b, 56 (%78,9) kişide ise 4b/4b genotipi saptanmıştır. Çalışma gruplarında genotip sıklığı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamış olup ağır geçiren hasta grubunda 4b/4b genotipinde artış eğilimi olduğu izlenmiştir (p=0,193). Çalışmamızda NOS3 G894T ve NOS3 VNTR 4a/4b genetik polimorfizmleri ile COVID-19 seyri arasında belirgin bir ilişki saptanamamıştır. COVID-19 hastalarında, hipertansiyon, KAH, diyabet, kardiyak aritmi, KOAH varlığı ve ileri yaş, oksijen ihtiyacı gelişimi ve hastaneye yatış açısından risk faktörü olarak gözlenmiştir.

Yazar

Aytekin İdikut

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Aytekin İdikut (Tıpta Uzmanlık Tezi). COVID-19 seyri ile endotelyal nitrik oksit sentaz (eNOS) genetik polimorfizmlerinin ilişkisi, 2022, Hacettepe University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Hacettepe University tezlerinden daha fazlası