DoktoraAçık Erişim

Danimarka'daki Türkiye kökenli göçmenlerin aidiyet ve kimlikleri

2010
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. İbrahim Sirkeci ; Prof. Dr. H. Musa Taşdelen

Özet (TR)

İletişim ağı ile sarılmış günümüz dünyasında, bireyler hem fiziksel olarak hem de düşünsel olarak hareket ve etkileşim halindedir. Göç 19. yüzyıldan bu yana inceleme konusu olurken, klasik dönem araştırmalarında göç bir yer değiştirme hareketi olarak, göçmenler ise makro seviye etkilerle hareketleri şekillenen bir nesne olarak ele alınmıştır. Günümüzde ise, göç araştırmalarında, çoğunlukla, göçmenler, göç ettikleri ülkelere entegre olup olamadığı noktasında incelenmektedir. Bu çalışma ise Danimarka'ya Türkiye'den göç edenlerin entegre olup ya da olamadığını sorgulamanın tersine, bireyleri, hareketlilik içerisinde kuşaklara ve bireysel özelliklere göre iletişimlere sahip, dolaşım halinde olan hem kültürün bir taşıyıcı hem de göç alan ülkede etkileşimleri ile bir kültür üreticisi olarak ele alınmaktadır.Bireysel nitelikte göçlere ek olarak Danimarka'ya göçler 1960'ların sonunda kitlesel işgücü hareketinin sonrasında zincirleme olarak aile birleşimi ve mülteci akımları ile devam etmiştir. Bu araştırma bireyleri, grupların ve hanehalklarının bir üyesi olarak mikro ve mezo (orta) seviye de etkileşimler çerçevesinde ele almaktadır. Bu çerçevede Danimarka örneği, Türkiye'den diğer Avrupa ülkelerine göçler paralelinde ele alınmakla birlikte iki nokta göz önünde bulundurulmaktadır. Bunlardan ilki, Danimarka'ya Türkiye'den hareketin grupların zincirleme olarak ağ biçimi ilişkiler neticesinde gerçekleştiği, ikincisi ise Bu iki kabulle Türkiye kökenli göçmenlerin diğer göçmenler ve hem göç veren hem de göç alan ülkelerin yerleşikleri ile ilişkileri ve etkileşimleri ortaya koyulmaktadır. Kavramsal ve bağlamsal bir temele oturtulan ?hareketlilik?te (mobility), Danimarka'da yaşayan ulusötesi bir topluluk olan Türkiye kökenlilerin kimlik ve aidiyetlerini ortaya koyabilmek için gündelik hayatlarını analiz edilmektedir. Gündelik hayat ise göçmenlerin kimlik ve aidiyetlerinin gömülü bir alanı olarak, sosyal, ekonomik ve psikolojik ihtiyaçlarını giderme biçimi olan sıradan, her günkü edimleri ve törensel hale gelmiş bir aidiyet ve kimlik onaylama edimsellikleri olarak ritüelleri analiz edilmektedir. Aidiyet kavramı duygusal ve kolektif bağlılıklar boyutunda ele alınmaktadır. Kimlik kavramı ise bireysel kimlik ve kolektif kimlik bağlamında benlik ve toplum ilişkisi içinde ele alınmaktadır.Göçmen aidiyetlerini ve kimliklerini analiz edebilmek için, öncelikle, Danimarka'da yaşayan Türkiye kökenlilerin aidiyet bağları ortaya koyulmaktadır. İkinci olarak ise bu aidiyet bağlarının bu bireylerin ?benlik ?kişisel ve kolektif- ? ve ?toplum? ilişkisi bağlamında kimliklerini nasıl inşa ettikleri ele alınmaktadır. Son olarak ise aidiyet bağlarının bireylerin pratiklerini (rutinleri ve ritüelleri) nasıl etkilediği ortaya koyulmaktadır. Bireylerin aidiyet bağları ve çeşitli kolektif mensubiyetlerinin ortaya koyabilmek için tarama (survey) metoduyla ve etnografik alan araştırması bir arada uygulanmıştır. Veri toplama aracı olan anketler 480 kişilik bir örneklem üzerinde uygulanmıştır ve 450 anket kâğıdı geçerli sayılmıştır. Bununla birlikte, katılımlı gözlemler yoluyla, bireysel ve grup görüşmeleri ve 25 kişilik nitel örnekleme yarı yapılandırılmış görüşmelerle toplanan veriler kombine edilip analiz edilmiştir.Bu araştırmada, Danimarka ve Türkiye arasında ulusötesi bir alan oluştuğu ve bu alan içinde yaşayan bireyleri, çeşitli seviyelerde aidiyet bağlarının birbirine bağladığı bulgulanmıştır. Bu bağlar birey ve grupların içinde bulundukları mekânlar bağlamında oluşmakta, dönüşmekte ve göçmen çocuklarına aktarılmaktadır. Bu bağlar, kültürel, ekonomik, dinsel, dilsel, siyasal, vatandaşlık, duygusal bağlar olarak bulgulanmıştır. Bu bağlar Türkiye kökenlilerin kimlik oluşumlarını etkilemektedir. Bu kimlikler, ilişkisel ve bağlamsal niteliktedir. Ulusötesi bireylerin aidiyet bağları, gündelik hayatlarındaki rutinleşmiş pratiklerini belirler ve aynı zamanda ritüelleriyle onaylanır ve yeni nesillere aktarılır. Türkiye kökenlilerin kendi aralarında Türkiye'nin çeşitli yörelerinden gelmelerinden kaynaklanan yerel kültürel pratiklerinde bazı farklılıkları olsa da geçmişten gelen ortak kültürel miras ve ortak kültürel değerlerin yeni kuşakların kimliklerinin oluşumunda yadsınamaz önemde belirleyicidir.

Yazar

Dr. Pınar Yazgan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Pınar Yazgan (Doktora Tezi). Danimarka'daki Türkiye kökenli göçmenlerin aidiyet ve kimlikleri, 2010, Sakarya University, Sosyoloji Bölümü.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Sakarya University tezlerinden daha fazlası