Derneklerde organ ve organlar arasındaki ilişkiler
2022
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Erdem
Özet (TR)
Kişi birliği niteliğindeki tüzel kişilerden olan dernek, örgütlenmesini organlarıyla gerçekleştirir. Organları olmadan derneğin varlığını sürdürebilmesi mümkün değildir. Kanun koyucu derneğin örgütlenmesi ile ilgili çeşitli düzenlemeler yapmıştır. Ancak, dernek özgürlüğünün ayrılmaz bir unsuru olan dernek özerkliği gereğince bu düzenlemeler, az sayıda ve çoğunlukla emredici olmayan niteliktedir. Buna karşılık, dernek özerkliğine göre derneğin, iç işleyişine yönelik her konuda sınırsız bir serbestlikle kurallar koyabileceği de söylenemez. Çünkü derneğin organlarının korunması gereken yetki alanları ve genel kurul organını oluşturan üyelerin de korunması gereken üyelik hakları vardır. Derneğin yönetimini ele geçirmeye veya elinde tutmaya çalışan grupların birbiriyle rekabet içine girmesiyle, bu alanlar ve haklar tehlikeye girebilir. Çalışmamızda incelenen hususlar da bu eksende değerlendirilmiştir. Bu çalışmada derneğin organlarının neler oldukları, nasıl oluşturuldukları, yetki alanları, işleyişleri, diğer organlarla ve dernekle ilişkileri ele alınmıştır. Çalışmada bu hususlar; ilgili öğreti görüşleri ve mahkeme kararları değerlendirilerek ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. Ayrıca dernek organlarının işleyişinde ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların, menfaatler dengesi gözetilerek çözülmelerine katkı sunulmaya çalışılmıştır. Derneğin organları ile ilgili diğer hususları ele almadan, öncelikle derneğin organlarını kimlerin oluşturduğunu ortaya koymak gerekir. Bunun için çalışmamızda ilk olarak, derneğin organının nasıl belirleneceğine dair kriterler ele alınmıştır. Derneğin organlarını belirlerken hem şekli kriterden hem de maddi kriterden yararlanmak gerekir. Buna göre organ; ya kendisini meydana getiren tasarrufa bakılarak ya da kişinin fiilen, sürekli ve bağımsız olarak derneğin amacına yönelik önemli faaliyetlerde karar verme, yürütme veya denetleme yetkisini kullanıp kullanmadığına bakılarak belirlenir. Ayrıca derneğin organını; temsilcisinden, yardımcı kişisinden ve çalışanından ayırmak gerekir. Bunu için de çalışmamızda, esas olarak organın işlem ve eylemlerinin, doğrudan derneğin işlem ve eylemleri olarak kabul edilmesi kuralından hareket edip, söz konusu farklılıklar ifade edilmiştir. Organın işlem ve eylemlerinin, doğrudan derneğin işlem ve eylemleri olarak kabul edilmesi kuralının uygulanabilmesi, bazı şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu şartlar, çalışmamızda ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılmıştır. İlk olarak, organın hukuki işlemle derneği borç altına sokabilmesi için söz konusu işlemin yetkili bir organ tarafından yapılması gerekir. Ayrıca dernek, organın borca aykırı davranışından TBK m. 112 vd. hükümlerine göre sorumlu olacağından, bu hükümlerdeki şartlar derneğin sorumluluğuna da uygulanır. Fikrimizce bir kusur sorumluluğu olan derneğin haksız fiil sorumluluğunun gerçekleşmesi için de hem haksız fiil sorumluluğunun şartlarının gerçekleşmesi hem de haksız fiilin derneğin organı tarafından, derneğin faaliyeti çerçevesinde gerçekleştirilmiş olması gerekir. Bu durumda zarar görene karşı hem dernek hem de organ sıfatıyla hareket eden kusurlu kişi, sorumlu olur. Dernek ile organ üyeleri arasındaki sözleşme ilişkisine; niteliğine uygun düştüğü ölçüde TBK vekalet sözleşmesine, hizmet sözleşmesine veya temsil ilişkisine dair hükümlerin kıyasen uygulanabileceği öğretide kabul edilmektedir. Öte yandan, Dernekler Kanunu, organ üyelerine ücret verilmesi hakkında sınırlamalar getirmiştir. Bu sınırlamaların, dernek üyelerine sırf üye oldukları için ücret ödenmesini ve derneğin gizli bir şekilde kazanç paylaşma amacını edinmesini yasakladığı çalışmada ifade edilmiştir. Ayrıca dernek özerkliği kapsamında, derneğin kendi işleyişi hakkında koyduğu kuralların, kanun hükümleriyle birlikte hangi sırayla uygulanacağı hususu da önemlidir. Çalışmamızda bu kuralların sırasıyla; kanunun emredici hükümleri, tüzük, dayanağını tüzükten alan ikincil düzenlemeler, derneğin örf ve adet kuralları, yedek hukuk kuralları ve diğer kurallar şeklinde uygulanması gerektiğine dair görüşümüz de açıklanmıştır. Çalışmada derneğin zorunlu organlarının oluşumları, işleyişleri, sona ermeleri, görev ve yetkilerinin ayrı ayrı incelendiği, derneğin seçimlik organlarının ise genel olarak ele alındığı birinci bölümün son kısmına gelmeden, dernek organlarının çeşitli kriterlere göre nasıl sınıflandırılabileceği ifade edilmiştir. Kanunda oluşturulması öngörülmüş olup olmaması bakımından zorunlu organlar; genel kurul, yönetim kurulu ve denetim kuruludur. Genel kurul, derneğin üyelerinden oluşur ve iç ilişkide diğer organlara karşı derneği temsil eder. Kanun koyucu, derneğin genel kurulunda üyelerin oylarını şahsen kullanmasını zorunlu tutmuştur. Çalışmada bu kuralın, delege usulü ile toplanmayı da yasaklayan bir kural olduğu görüşü savunulmuştur. Ayrıca kanun koyucu, üyelerin oylarının eşit olduğunu da düzenlemiştir. Salt çoğunluğun aranacağı oylamalarda eşitlik halinde bazı oylara üstünlük tanınmasını mümkün gören görüşler de çalışmada bu kurala göre eleştirilmiştir. Dernek genel kurulunda alınan kararlar, üyeler tarafından iptali dava edilebilen kararlardır. Uygulamada eğer dernek tüzüğünde kesin olduğu düzenlenmişse diğer organ kararlarının da iptalinin dava edilebileceğine dair kararlar verilmiştir. Çalışmada bu kararlara karşı, sadece genel kurul kararlarının iptal edilebileceği görüşü savunulmuştur. Çünkü fikrimizce, dernekle ilgili uyuşmazlıklara öncelikle dernek içinde çözüm aranması ilkesi gereğince derneğin en üst danışma, talimat ve denetim organı olan genel kurulda uyuşmazlıkla ilgili karar alınmadan diğer organ kararının iptalinin dava edilememesi gerekir. Ayrıca uygulamadaki çelişkili kararların aksine, bu davayı açabilmek için muhalefetin toplantı tutanağına geçirilmesine de gerek yoktur. Yönetim kurulu ve denetim kurulu ise genel kurulun aksine derneğe üye olmayan kişilerden oluşabilir. Denetim kurulu, derneğin diğer tüm organlarını genel kurul adına denetler ve gözetler. Denetim kurulunu da genel kurul denetler. Ancak bu denetim sürekli değildir. Ayrıca genel kurulun denetim kuruluna vereceği talimatlar işin görülmesiyle sınırlıdır. Bu sebeplerle denetim kurulu üyesi ile dernek arasındaki ilişkiye, niteliğine uygun düştüğü ölçüde vekalet sözleşmesi hükümlerinin kıyasen uygulanabileceği çalışmamızda ifade edilmiştir. Öte yandan dernek özerkliği gereğince dernek, seçimlik organlar oluşturabilmekte serbesttir. Çalışmada, bu organların tümü bakımından geçerli kurallar ele alınmıştır. Seçimlik organların oluşumlarının, sona ermelerinin, üye sayılarının, karar alma şekillerinin, görev ve yetkilerinin yalnızca dernek tüzüğüyle değil, ikincil düzenlemelerle ve organ kararlarıyla da belirlenebilmesi gerekir. Bunun yanı sıra kanun koyucu, zorunlu organların yetkilerinin seçimlik organlara devredilemeyeceğini düzenlemiştir. Zorunlu organların öngörülmesindeki amaca uygun olarak, bu düzenlemenin yetkinin mutlak olarak devrini yasakladığını kabul etmek gerekir. Çalışmanın, derneğin organları arasındaki ilişkilerin detaylı olarak açıklanmaya çalışıldığı ikinci bölümünde, ilk olarak organların birbirlerine karşı durumlarının ne olduğu veya olması gerektiği üzerinde durulmuştur. Bu yapılırken de organlar arasındaki ilişkiler, ayrı ayrı ele alınmıştır. Öğretideki farklı görüşler yürürlükteki kanun hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde, genel kurulun, derneğin diğer tüm organlarından üstün olduğu sonucuna rahatlıkla varılır. Ancak bu üstünlük, genel kurulun diğer organlarla girdiği ilişkilerde sınırsız yetkili olduğunu göstermez. Bu ilişkilerde genel kurulun yetkisinin sınırının; yönetim kuruluyla girilen ilişkide en dar, denetim kuruluyla girilen ilişkide daha geniş, seçimlik organlarla girilen ilişkilerde en geniş olduğunu kabul etmek gerekir. Dolayısıyla bu çalışmada, derneğin en üst organı olan genel kurulun, -seçimlik organlarla dahi olsa- diğer organlarla girdiği ilişkilerde sınırlı yetkili olduğu savunulmuştur. Bu sebeple de yürürlükteki hükümler değiştirilerek, genel kurul kararlarının iptali davası açma hakkının, sadece dernek üyelerine değil derneğin diğer organlarına da tanınması gerekir. Bu davayı derneğin yönetim kurulu üyelerinin açması ihtimalinde de davada derneği temsil etmesi için kayyım atanabileceği çalışmada ifade edilmiştir. Öte yandan, derneğin yönetim kurulu ve denetim kurulu arasındaki ilişkide, eşitlik ilkesi hakim olmalıdır. Seçimlik organların birbirleriyle ve genel kurul dışındaki zorunlu organlarla ilişkilerinde hangi organın üstün olduğuna ise organları kuran, yetki ve görevlerini belirleyen düzenlemelere bakılarak karar verilmesi gerektiği çalışmada ayrıca ifade edilmiştir. Konuyla ilgili son olarak, seçimlik organın kendi üstündeki bir organla ilişkisinde de üst organının yetkilerinin sınırlı olduğu belirtilmiştir. İkinci bölümün devamında ise derneğin diğer organlarının ve üyelerin çoğunluğunun, genel kurulun oluşumuna yapabilecekleri etkiler incelenmiştir. Öncelikle belirtmek gerekir ki derneğin üyeliğe kabul etmeme özgürlüğü, hakkın kötüye kullanılması yasağı ile sınırlıdır. Ayrıca derneğe yapılan üyelik başvurusunun otuz gün içinde cevaplanmamasının, üyeliğe kabul anlamına gelmeyeceğini kabul etmek gerekir. Kanun koyucu üyelik başvurusu hakkında ilk kararı yönetim kurulunun vermesi gerektiğini düzenlemiştir. Bu yetki; mutlak olmamak kaydıyla seçimlik organlara devredilebilmeli, ancak diğer zorunlu organlara devredilememelidir. Ancak her ihtimalde bu yetkinin kullanımının genel kurul tarafından denetlenebilmesi gerekir. Bu denetimden geçmemiş bir organ kararının iptali dava edilemez. Aslında her halde dava edilenin, diğer organ kararı değil, genel kurulun denetimle ilgili verdiği kararı olduğu, çalışmanın farklı yerlerinde belirtilmiştir. Üyelik başvurusuna ilk aşamada olumlu karar verilen üyenin genel kurul kararının iptalini dava etme hakkı olduğuna şüphe yoktur. Ancak üyelik başvurusu ilk aşamada reddedilen veya suskunlukla karşılanan kişinin, kanunda yalnızca üyelere tanınmış olan bu davayı açma hakkının bulunmadığını kabul etmek gerekir. Bu kişi, derneğin nihai kararını vermesinden sonra, ancak üyeliğe kabul etmeme hakkının kötüye kullanıldığı iddiasıyla mahkemeye başvurabilmelidir. Genel kurulun oluşumuna dernek cezaları aracılığıyla da etki edilebilir. Öncelikle, tüzüğe üyenin sebep gösterilmeksizin üyelikten çıkarılabileceğine dair geçerli bir hüküm koyulamayacağını ifade etmek gerekir. Ardından, üyelikten çıkarma ile ilgili verilen kararların genel kurulca görüşülüp onaylanmadan dernek iç ilişkisi bakımından kesinleşmeyeceği, uygulanmayacağı ve iptalinin dava edilemeyeceği, bu çalışmada savunulmuştur. Diğer kararlardan farklı olarak, üyelikten çıkarma kararın iptalini, yalnızca hakkında çıkarma kararı verilen üyenin dava edebileceği kabul edilir. Çıkarma dışındaki dernek cezalarına ise ancak tüzükte belirtilmişse hükmedilebilir. Bazı dernek cezalarının sözleşme cezası olarak nitelendirilip hakim tarafından indirilebilmesini mümkün kabul etmek gerekir. Dernek cezası verme yetkisi, tüzükle mutlak olarak seçimlik veya zorunlu bir organa verilebilir. Ancak her halde bu yetkinin kullanımının, genel kurul tarafından denetlenebilmesi gerekir. Uygulamada, diğer organlar tarafından verilen, üyelikten çıkarma dışındaki dernek cezalarının genel kurulca denetlenmeden doğrudan iptalinin dava edilebileceğine yönelik mahkeme kararları mevcuttur. Çalışmada, üyenin genel kurula şikayet hakkının her ihtimalde korunması gerektiği savunularak, yalnızca genel kurul kararlarının iptalinin dava edilebileceği kuralına aykırı olan bu kararlar eleştirilmiştir. Ayrıca dernek cezaları verilirken; bu cezaların yalnızca üyelere verilebileceği, ölçülü olması gerektiği, ceza verilirken üyeye savunma hakkı verilmesi gerektiği ve tarafsız davranılması hususlarının gözetilmesi gerektiği de açıklanmıştır. Çalışmanın devamında, diğer organların genel kurulun toplanmasına yaptıkları etki üzerinde durulmuştur. Çünkü bununla, derneğin yapısına ve işleyişine de etki edilebilir. Genel kurulun toplanmasını gerektiren üyelik haklarından ikisi; derneğin amacının korunmasına yönelik hak ve şikayet hakkıdır. Bu haklar, üye dışında diğer organlara da koruma sağlar. Öte yandan, yeterli azınlığın veya yetkili organın, yönetim kuruluna genel kurulun olağanüstü toplantıya çağrılması talebini iletmesi halinde, yönetim kurulunun, talebin haklılığını değerlendirmeden, bu çağrıyı yapmak zorunda olduğunu kabul etmek gerekir. Aynı şekilde bu zorunluluğun yerine getirilmemesi sonucunda mahkemeye başvurulması halinde de mahkeme, ancak biçimsel yönden bir inceleme yapabilmelidir. Çalışmamızın son kısmından yönetim kurulunun genel kurula karşı sorumluluğu incelenmiştir. Bunun için de yönetim kurulu üyesi ile dernek arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. Sınırlı yetki teorisi kapsamında genel kurulun yönetim kuruluna talimat verme yetkisi, vekalet sözleşmesindeki vekalet verenin talimat verme hakkına benzemektedir. Bu sebeple de aralarındaki ilişkiye, hizmet değil vekalet sözleşmesi hükümleri, niteliğine uygun düştüğü ölçüde kıyasen uygulanabilir. Bu ilişki, bir sözleşme ilişkisi olduğundan, yönetim kurulu üyesinin derneğe karşı yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesinden sorumluluğunun, bir borca aykırılıktan sorumluluk olduğu çalışmada açıklanmıştır. Genel kurul ile yönetim kurulu arasındaki ilişkide, menfi borç ikrarı niteliğinde olan ibranın ayrı bir önemi vardır. İbra kararıyla, geçmişteki belirli bir dönem için ve belirli konularda derneğe karşı yükümlülükleri ihlal etmiş olmaları sebebiyle yönetim kurulu üyelerinin sorumlu tutulmayacağı belirtilir. Uygulamadaki dernek yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin az sayıdaki mahkeme kararı, bu çalışmada eleştirel olarak ele alınmıştır. Çok çeşitli faaliyetlerde bulunan yönetim kurulunun ibrası; genel kurulca dernek tüzüğüne göre, mali yönden veya idari yönden olmak üzere sınırlandırılabilmelidir. Ayrıca çalışmada son olarak, ibranın menfi borç ikrarı niteliğinde olmasının ve ibra edilmeme ile görevden almanın birbirinden ayrılmasının üzerinde durulmuştur.
Yazar
Dr. Ömer Coşkun
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ömer Coşkun (Yüksek Lisans Tezi). Derneklerde organ ve organlar arasındaki ilişkiler, 2022, Galatasaray University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
