Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Diferansiye tiroid kanser tanılı hastalarda otoimmün tiroidit ve diğer otoimmün hastalıkların sıklığı klinik tablo ve hastalık progresyonu ile ilişkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2025
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Diferansiye tiroid kanserleri, endokrin sistemin en sık görülen maligniteleri arasında yer almakta olup papiller, folliküler ve hurthle hücreli karsinom gibi alt tiplere ayrılmaktadır. Otoimmün tiroid hastalıkları ise bağışıklık sisteminin tiroid dokusuna karşı toleransının bozulması sonucu ortaya çıkar. Hashimoto tiroiditi ve Graves hastalığı, bu hastalık grubunda en sık karşılaşılan örneklerdir. Literatürde, otoimmün tiroid hastalıklarının kronik inflamasyon yoluyla diferansiye tiroid kanseri riskini artırabileceği öne sürülmektedir. Bu çalışmada, özellikle Hashimoto tiroiditi olan hastalarda papiller tiroid karsinomu prevalansı ve klinik seyrine ilişkin veriler incelenmiştir. Ayrıca, farklı risk sınıflamaları ve tedavi yaklaşımları değerlendirilerek otoimmün süreçlerin tiroid maligniteleri üzerindeki potansiyel etkileri analiz edilmiştir. Çalışmaya Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları kliniğinde takip ve tedavi edilen papiller tiroid karsinomu, folliküler tiroid karsinomu ve hurtle hücreli karsinomu tanılı hastalar retrospektif olarak değerlendirildi. 474 kişiyle yapılan çalışmada, katılımcıların %78,5'i kadın %21,5 u erkekti. Patolojik tanının %58,6'sı papiller, %40,7'si folliküler, %0,6' sı hurtle hücreli kanserdi. Katılımcıların yaş ortalaması 51,79±13,368 idi. Kitle boyutunun ortalama değeri 1,39±1,502 cm idi Elde edilen verilerin istatistiksel olarak değerlendirilmesinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Niteliksel değişkenler n ve % olarak verilmiştir. Sayısal veriler için tanımlayıcı olarak ortalama ve standart sapma değerleri verilmiştir. Niceliksel verilerin normal dağılımı Kolmogrov-Smirnov (KS) testi ile değerlendirilmiştir. Kategorik verilerin birbiriyle ilişkisini incelemek için ki-kare testi kullanılmıştır. Normal dağılım göstermeyen sayısal verilerin kategorik verilerle ilişkisi, ikili bağımlı kategorik veriler için Wilcoxon, ikili bağımsız kategorik veriler için Mann Whitney U testleri kullanılarak incelenmiştir. Normal dağılım göstermeyen verilerin korelasyonu Spearman Korelasyon testi ile değerlendirilmiştir. p<0,05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Çalışmada kadınların lenfositik tiroidit oranlarının anlamlı derecede yüksek olduğu tespit edildi. (p<0.001). Erkeklerde diferansiye tiroidit tanılı hastalarda lenfositik tiroidit oranının daha yüksek olduğu tespit edildi. Lenfositik tiroiditin patolojik tanı, fokalite, lenf nodu metastazı, tiroit dışı yayılımı ve tümör lokalizasyonu ile değişim göstermediği tepit edildi. Lenfositik tiroiditi olanların yaş ortalamasının anlamlı derecede düşük olduğu görülmüştür. (p=0.026). Lenfositik tiroidit varlığı, papiller tiroid karsinomu gelişim riskini artırmakta; ancak aynı zamanda daha düşük tümör çapı, daha az metastaz, daha az ekstratiroidal invazyon, daha düşük nüks oranı ve daha iyi prognoz ile ilişkili bulunmuştur. Sonuç olarak; otoimmün inflamasyonun diferansiye tiroid kanserleri gelişiminde rol oynayabileceğini, bu vakalarda tiroid kanserlerin daha erken gelişebileceği, hastalığın tanı, tedavi ve takibinde otoimmün tiroiditin dikkate alınması gerektiği kanaatindeyiz. Anahtar Kelimeler: Diferansiye Tiroid Kanseri, Hashimoto Tiroiditi, Otoimmün Hastalıklar, Papiller Tiroid Karsinomu, İnflamasyon

Yazar

Seremcan Kalkan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Seremcan Kalkan (Tıpta Uzmanlık Tezi). Diferansiye tiroid kanser tanılı hastalarda otoimmün tiroidit ve diğer otoimmün hastalıkların sıklığı klinik tablo ve hastalık progresyonu ile ilişkisi, 2025, Fırat University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Fırat University tezlerinden daha fazlası