DoctorateOpen Access

Doğu-Batı, Kuzey-Güneye karşı: Aras Havzası'nın jeopolitik analizi

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. İlhan Oğuz Akdemir

Abstract (TR)

Aras Havzası İran, Türkiye, Azerbaycan ve Ermenistan gibi önemli bölgesel aktörler arasında yer alan, Güney Kafkasya'nın jeopolitik ve jeoekonomik dengesini şekillendiren stratejik bir bölgedir. Bu çalışma, Aras Havzası'nın tarihi, coğrafi, ekonomik ve politik boyutlarını inceleyerek havzanın hem bölgesel hem de küresel dinamikler üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde analiz etmeyi amaçlamaktadır. Havzanın Doğu-Batı ve Kuzey-Güney yönlü kara ve suyollarının kesişim noktasında yer alması, stratejik konumunu daha da önemli hale getirmektedir. Aras Havzası tarih boyunca medeniyetler için bir geçiş noktası olmuş; ticari yollar ve enerji nakil hatları açısından bölgenin bağlantı merkezi işlevini üstlenmiştir. Özellikle TRACECA, Kuşak-Yol ve Lapis Lazuli projeleri, bu bölgenin uluslararası ekonomik ve siyasi sistemlerdeki rolünü güçlendirmektedir. Havzanın stratejik önemi yalnızca ekonomik projelerle sınırlı kalmayıp, aynı zamanda Çin'in enerji güvenliği politikalarından Rusya'nın Kafkasya stratejilerine kadar geniş bir yelpazede etkisini göstermektedir. Hidropolitik açıdan Aras Havzası, bölgedeki en önemli su kaynaklarından birini temsil etmektedir. Sınıraşan bir nehir olan Aras, Türkiye, İran, Azerbaycan ve Ermenistan için ekonomik ve stratejik bir öneme sahiptir. Ancak nehre dair kapsamlı bir su paylaşım anlaşmasının bulunmaması, ülkeler arasında uzun vadeli iş birliğini zorlaştırmakta ve bölgesel gerilimleri artırmaktadır. Hidropolitik bağlamda havzanın su kaynaklarının sürdürülebilir şekilde yönetimi, bölgedeki ekosistemin korunması ve sınıraşan su kullanımında adil bir düzenin sağlanması gerekliliği vurgulanmaktadır. Etnopolitik bağlamda Aras Nehri'nin bir sınır hattı olarak işlev görmesi, bölgedeki etnik grupların, özellikle Türk nüfusunun iki farklı yakada bölünmesine neden olmuştur. Bu durum sınır ötesi etkileşimleri karmaşıklaştırmakla kalmamış, aynı zamanda sosyal bağların zayıflamasına ve siyasi gerilimlere yol açmıştır. Nehrin sınır oluşturması sadece bir coğrafi sınır değil, aynı zamanda etnik ve kültürel sınır olarak bölgesel dinamikleri etkilemiştir. Çalışmada, Zengezur Koridoru'nun bölgesel ve küresel etkilerine özel bir vurgu yapılmıştır. Koridor, ticari yolların bağlanması ve enerji hatlarının güvenliğinin sağlanması açısından stratejik bir öneme sahiptir. Ancak bu durum aynı zamanda bölgedeki rekabeti ve siyasi gerginlikleri artırma potansiyeline de sahiptir. Bölgenin ekonomik entegrasyonu ve lojistik ağların sürdürülebilirliği için koridorun güvenliği kritik bir unsur olarak öne çıkmaktadır. Araştırma Aras Havzası'nın çevresel ve ekolojik sorunlarına da dikkat çekmektedir. Su kıtlığı, çölleşme ve ekosistem üzerindeki baskılar, bölgenin uzun vadeli sürdürülebilir kalkınma hedeflerini tehdit etmektedir. Havzanın çevresel sorunlarının çözümü için uluslararası iş birliği ve çevresel denetim mekanizmalarının oluşturulması önerilmektedir. Aras Havzası'nın mevcut jeopolitik ve hidropolitik sorunlarına yönelik kapsamlı öneriler, bölgenin istikrarını ve sürdürülebilir kalkınmasını sağlamak amacıyla belirlenmiştir. İlk olarak Aras Nehri üzerinde bölge ülkelerinin katılımıyla kapsamlı bir su paylaşım anlaşması yapılması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu anlaşma adil kullanım ilkelerine dayanmalı ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimini garanti altına almalıdır. Hidropolitik gerilimlerin azaltılması ve bölgesel iş birliğinin güçlendirilmesi için bu adım hayati önem taşımaktadır. Sınırların mevcut coğrafi özelliklere uygun şekilde, dağların zirvelerine göre yeniden düzenlenmesi, bölgesel güvenliğin artırılmasına ve doğal kaynaklar üzerindeki rekabetin azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bu yaklaşım çevresel sürdürülebilirliği teşvik ederken, aynı zamanda siyasi gerilimleri azaltarak uzun vadeli çözümler sunabilir. Bunun yanı sıra Zengezur Koridoru'nun güvenliği ve etkinliği artırılmalı, bölgesel lojistik ağların sürdürülebilirliği için ortak stratejiler geliştirilmelidir. Koridorun ekonomik entegrasyonu teşvik eden bir şekilde kullanılması, bölgedeki ticaret potansiyelini artırabilir. Bölgedeki çevresel sorunların çözülmesi için çevresel denetim mekanizmaları oluşturulmalı ve doğal kaynakların korunmasına yönelik uluslararası iş birliği teşvik edilmelidir. Su kaynaklarının korunması ve ekosistem üzerindeki baskıların azaltılması, bölgenin sürdürülebilir kalkınması için kritik bir gerekliliktir. Ayrıca sınır ötesi etnik gruplar arasındaki sosyal uyumu artırmak amacıyla kültürel ve sosyal projelerin desteklenmesi önerilmektedir. Enerji ve ticari hatların güvenliği için bölgesel iş birliği mekanizmaları güçlendirilmelidir. Uzun vadeli stratejik planlar, bölgedeki ekonomik entegrasyonu artırarak kalkınmayı teşvik edebilir. Tüm bu öneriler, Aras Havzası'nın barış ve iş birliği merkezi haline gelmesine katkı sağlamayı ve bölgesel istikrarı kalıcı bir şekilde güçlendirmeyi hedeflemektedir. Bu çalışmada konsosyasyonalist yaklaşım, somut mekân yöntemi, progressif yaklaşım ve yorumlayıcı reflektivist yöntem gibi disiplinler arası metotlar kullanılarak Aras Havzası'nın güncel jeopolitik önemi analiz edilmiştir. Çalışma ayrıca Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve tarihi analiz tekniklerini bir araya getirerek kapsamlı bir inceleme sunmaktadır.

Author

Jila Khakıkhoeı

Institution

How to Cite

Jila Khakıkhoeı (Doktora Tezi). Doğu-Batı, Kuzey-Güneye karşı: Aras Havzası'nın jeopolitik analizi, 2025, Fırat University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Fırat University