Doğumsal kalp hastalıklı çocuklarda düzeltici kalp ameliyatlarından sonra büyümenin izlenmesi
2004
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Niyazi Kürşad Tokel
Abstract (TR)
Doğumsal kalp hastalığı (DKH) bulunan çocuklarda belirgin beslenme yetersizliği ve somatik gelişme geriliğinin olması uzun yıllardır dikkat çeken bir bulgu olmuştur. Doğumsal kalp hastalıklı çocuklardaki beslenme bozuklukları ve malniltrisyon büyüme geriliğinin en önemli sebebi olarak gösterilmektedir, Kardiyak lezyonun tipi veya hemodinamik anormalliğin cinsi büyüme geriliğinde rol oynasada bu bağlantı tam olarak açıklığa kavuşmamıştır. Konjestif kalp yetmezliği, pulmoner hipertansiyon ve siyanotik tipte kalp hastalığı olanlar en belirgin büyüme geriliği örneğini gösterirler. Aort koark.tasyonu ve pulınoner stenoz gibi obstrtlktif tip lezyonlarda lineer büyüme daha az etkilenir. Mortalite ve morbiditeye etkisinin büyük olması nedeni ile malnütrisyon ve büyüme geriliğinin tam ve tedavisi bu hastaların prognozımda ve yaşam standartlarının artmasında büyük önem kazanmıştır. Çeşitli araştırmalar, palyatif ve ilim düzeltme operasyonlarının sonucunda DKH'lıklı çocukların büyümelerinin düzeldiğini bildirmişlerdir. DKH'lıklı çocukların büyüme özelliklerini araştırmak için; yaş ortalaması 8. 7 ± 4.8 ay (1-17ay) arasında olan 28'i (% 46.7) kız, 32'si (% 53.7) erkek DKH'lığı tanısı almış toplam 60 olgu düzeltici ameliyatlar öncesinde ve sonrasındaki 45. giltı, 3 ve 6. ay ile l.yılın sonunda büyümeleri yönünden değerlendirildi. Kateter-anjiografi sonucuna göre 60 olgunun 6'sı (% 10) siyanotik pulmoner hipertansiyonlu, 20'si (% 33.3) siyanotik pulmoner hipertansiyonu olmayan, 25 'i (% 41.7) asiyanotik pulmoner hipertansiyonlu, 9'u (% l5) da asiyanotik pulmoner hipertansiyonu olmayan kalp hastalığı tipine sahipti. Tüm çocukların cerrahi operasyonlar öncesinde ve sonrasındaki kontrollerde vücut ağırlıkları, boyları ve baş çevreleri ölçülerek uyduğu persentil değerleri ve standart sapma skorları saptandı. Aynca son 3 günlük diyet alım öykülerinden ortalama kalori ve protein alım oranlan hesaplandı. Waterlow sınıflamasına (yaşa göre boy, boya göre ağırlık) ile malnütrisyon süreleri, Gomez sınıflaması (yaşa göre ağırlık) ile de malnütrisyon dereceleri tesbit edildi. Tfun olgulardan ilk kontrolde tam kan sayımı, karaciğer - böbrek fonksiyon testleri, serum total protein, albumin, prealbumin, çinko, demir, demir bağlama kapasitesi, ferritin, transferrin, ve oksijen satunısyonu için, izlemde ise sadece postoperatif 45. gün, 6. ay ve 1. yılın sonunda tam kan sayımı, serum demiri, demir bağlama kapasitesi, fenitin, 1:rans:furrin, albumin, prealbnmin ve ç:inlm değerleri için kan örnekleri alındı. Aynca ailenin sosyoekonomik düzeyi, bir yılda geçirilen infeksiyon ve hastanede yatış sayısı, tedavide kullanılan ilaçlar ile anne eğitimi hakkında bilgi edinildi. DKH'!ıklı olgularımızın çoğunun (% 75) doğum ağırlıkları noımal sınırlar içerisindeydi. Ameliyat öncesi dönemde siyanotik grup ile sol-sağ şantı olan grupda büyüme geriliği sık karşılaşılan bir problem olarak karşımıza çıktı. Siyanotik olgularda boy ve vücut ağırlığı birlikte etkilenirken, sol - sağ şantlı olgularda ise öncelikle vücut ağırlığının etkilendiği görüldü. Fakat tüm izlem süresince özellikle vücut ağırlığının diğer antropometrik ölçümlere göre daha fazla etkilenmesi dikkat çekiciydi. Olguların düzeltici ameliyatlar öncesindeki malnütrisyon durumlarına bakıldığında, akut malnütrisyon oranının tüm gruplarda daha fazla olduğu görüldü. Bu durumun çalışma grubıınıın O - 2 yaş arasındaki çocuklardan oluşması ile ilişkili olabileceği dilşünüldü. Olgularımızda dalıa çok kalori alım eksikliği belirgin olduğundan hiçbirinde kwashiorkor tablosuna ait bulgular görülmedi. Ameliyat sonrasındaki 3. ay kontrolde olguların nütrisyon el durumlarının belirgin olarak iyileştiği ve sonuçda antropometrik ölçümlerinin, özellikle de vücut ağırlıklarının düzeldiği gözlendi. NUtrisyonel durumun düzelmesiyle birlikte serum prealbümin ve çinko düzeylerinin arttığı ve nütrisyonel demir eksikliği anemi bulgularının kaybolduğu görüldü. Bir yıllık izlemin soııupda 60 olgudan sadece ?'sinin (% 11) vücut ağırlığı, 3'ünün (% 5) boy uzunluğu ve bıış ÇtlVf\lİ 10 persentilin altında seyretti. Ayrıca bu 7 olgudan 5'inin (% 70) önemli rezidüel kardiyak defekt ile birlikte uzun süreli diüretik kullanma öykülerinin olması ve nütrisyonııl olarak yaşına göre yetersiz kalori almaları da dikkat çekiciydi. Özet olarak; ek gıda başlama zamanı, daha önce hastaneye yatış sayısı, kalp hastalığının tipi, pulmoner hipertansiyonun varlığı ve yoğıın bakım komplikasyonları olguların ameliyat sonrası ilk 3 aylık dönemdeki nütrisyonel durumlarını ve büyümelerini etkiliyortlIL Fıılrat izlemde geçirilen infük.siyon ve hastanede yatış sayısı, diyetle alınan kalorinin azlığı, preoperatif vücut ağırlık sds'inin düşüklüğü ve geride rezidüel kalp derektinin kalması tüm süreç boyunca çocuğun büyümesi ile özellikle de kilo alımı ile yakından ilişkili olan faktörler olarak dikkat çekti. Aynca uzun dönemde düşük sosyoekonomik düzey ile birlikte annenin eğitim ve beslenme bilgisinin yetersiz oluşunun da büyümeyi etkilediği görüldü. Sonuç olarak; DKH'lıkh çocuklarda düzeltici ameliyatlar ile altta yatan anormal hemodinamik bozukluğun ortadan kaldırılması ve ıyı bir beslenme ile nütrisyonel dıınmılamım düzeldiği ve yaşıtlıırı:ruı uygun soma.tik büyüme örneğini yakaladıkları göıilldü. Anahtar kelimeler: Doğumsal kalp hastalığı, büyüme geriliği, nütrisyonel yetersizlik, dilzeltici kalp ameliyatı
Author
Dr. Emine Azak
How to Cite
Emine Azak (Tıpta Uzmanlık Tezi). Doğumsal kalp hastalıklı çocuklarda düzeltici kalp ameliyatlarından sonra büyümenin izlenmesi, 2004, Baskent University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Baskent University
- Mide kanserlerinde PD-L1/PD-l2 expresyonu ve mikrosatellite instabilitesinin tümör değişkenleri ve prognoz ile ilişkisi(2021)
- X bant uygulamaları için GaN tabanlı düşük gürültülü yükselteç tasarımı(2022)
- Küresel krizin Türk dış ticaretine etkilerinin analizi(2016)
- Aile şirketlerinde marka yönetimi: Ankara'daki aile şirketleri üzerinden bir değerlendirme(2021)
- Türkiye Türkçesinde şaşırma bildirimi işaretleyicileri(2021)
- Doğrudan yabancı yatırımlarda Türkiye'de uygulanan teşvik politikalarının değerlendirilmesi(2021)
