Dış ticarette damping uygulamaları ve buna karşı alınan önlemler (AT ve Türkiye örneği)
1995
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Tevfik Pekin
Abstract (TR)
m TÜRKÇE ABSTRAKT : Gerek Toplulukta gerekse Türkiye'de uygulanan anti-damping prosedürleri arasında farklılıkların bulunması, uygulamalarda da farklılıklara yol açmaktadır. Bu çalışmada, damping ve son yıllarda en etkin koruma aracı olarak ortaya çıkan anti-damping uygulamalarının AT ve Türkiye açısından değerlendirilmesi amaçlanarak; her iki taraftaki prosedür ve uygulamalar, karşılaştırmalı olarak kapsamlı bir incelemeye tutulmuş, damping ve anti-damping konulan için tarafların belirlediği çizgiler ortaya konmuş ve özellikle ticari ilişkilerine olan etkileri araştırılmıştır. Topluluğun korumacı çizgisi nedeniyle, soruşturmalara konu olan ülke sayısı ve ürün çeşidinde büyük bir artış gözlenmektedir. Topluluk anti-dampig uygulamalarının aşılmasını önlemek amacıyla ilgili en son olarak, montaj işlemleriyle elde edilen ürünleri de o ülke çıkışlı kabul ederek, bu ürünlere anti- damping vergisi uygulama karan alınmıştır.Bunun yanında,en son yürürlüğe koyduğu Madde Vl.nın Yürütülmesi Anlaşması ile, damping yaptığı iddia edilen firmalara yargıya başvuru yolunu açarak karan temyiz etme hakkı vermiştir. Konu Türkiye açısından incelendiğinde ise İki boyutlu bir sonuçla karşılaşmıştır. Topluluğun aldığı korumacı önlemlerin, Türkiye'ye olan ekonomik yansımaları oldukça etkili olmaktadır, özellikle tekstil ürünleri ve demir-çelik sanayi, AT 'in sıkı rekabet politikalar sonucunda, sık sık damping iddialarıyla uğraşmak zorunda kalmaktadır. Topluluk hem emek-yoğun sektörlerde hem de sanayi ağırlıklı ürünlerde, açtığı soruşturmalarda baskı yapmaya çalışarak,Topluluk dışı ülkelere uyguladığı katı korumacılık önlemlerine Türkiye'yi de dahil etmektedir. Topluluk bugüne kadar görülen anti-damping soruşturmalarında Katma Protokol'ü göz ardı etmiştir. Türkiye'de, dampingli ithalattan en fazla rahatsız olan sektörün tekstil sektörü olduğu görülmektedir. Bu sektörde özellikle Uzakdoğu ve Güneydoğu Asya çıkışlı ürünler haksız rekabet ortamı yaratırken; kimya ürünleri, otomotiv ve demir-çelik sektörlerinde de Doğu Avrupa çıkışlı ürünler soruşturmalara konu olmaktadır. Türkiye'de damping ve anti-damping konularını yasal çerçeveye oturtan, 3577 sayılı İthalatta Haksız Rekabetin Önlenmesi Hakkında Kanun henüz birkaç yıl öncesinde kabul edilmiştir. Kanun incelendiğinde çelişkiye yol açabilecek bazı ifadelere rastlanmıştır. Kanunda, dampingli ithalata karşı önlem alınmasını gerektiren durumlara, dampingli ithalatın piyasa bozulmasına neden olması gibi yoruma açık bir kavram eklenmiştir. Piyasa bozulmasına neden olacak durumların neler olduğu konusunda ise herhangi bir açıklama getirilmemiştir. Bunun yanında anti- damping vergilerinin aşılması girişimlerine karşı alınacak önlemler hakkında herhangi bir açıklamaya rastlanmamıştır.IV Gümrük Birliği Anlaşması ile Türkiye'de üretilen her mal AT malı kabul edileceğinden, Türkiye'nin her şeyden önce AT standartlarında üretim yaparak ve dampingli ithalattan mümkün olduğunca kaçınarak; fiyat düşüklüğünden doğan avantaj yerine kalite artırımı ile rekabete girişmesi gerekmektedir. Bunun yanında AT içinde korumacılığın daha düşük oranlarda var olduğu sanayilere yönelik ihracat olanakları aranabilir.
Author
Hayat Kanatbüken
How to Cite
Hayat Kanatbüken (Yüksek Lisans Tezi). Dış ticarette damping uygulamaları ve buna karşı alınan önlemler (AT ve Türkiye örneği), 1995, Dokuz Eylül University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Türk ceza hukukunda tekerrür ve özel tehlikeli suçlular(2022)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- Increasing security in communication between IoT devices(2021)
