Application of EFQM excellence model to turkish ship recycling industry
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Metin Çelik
Abstract (TR)
Kullanım dışı kalan ve atık olarak adlandırılan materyallerin çeşitli yöntemlerle yeniden imalat sürecine kazandırılması işlemine "geri dönüşüm" denir. Dünya üzerinde gittikçe artmakta olan insan nüfusu ve ona bağlı olarak artan tüketim miktarı, gezegenimizin doğal dengesini olumsuz yönde etkilemektedir. Doğal kaynakların israfının önlenmesi ve enerji sarfiyatının azaltılması geri dönüşüm endüstrisi sayesinde mümkün olabilmektedir. Ayrıca, doğal kaynakların hammadde olarak eldesi sırasında ortaya çıkan envai çeşit çevreye zararlı maddelerin doğaya salınımı da büyük ölçüde engellenmektedir. Bu durum, en yaygın endüstriyel hammaddelerden olan "çelik" üzerinden bir örnek ile ifade edilecek olursa, 1 ton çeliği cevherlerden elde etmek için 7400 MJ civarında bir enerji miktarı sarf edilirken, yine aynı miktardaki çeliği geri dönüşümden elde etmek için sadece 1350 MJ civarında enerji harcanmaktadır. Bunun yanı sıra, 1 ton çeliğin doğal kaynaklardan eldesi sırasında 2200 kg civarı karbondioksit salınımı yapılırken, geri dönüşüm sırasında yalnızca 280 kg civarı bir salınım yapılmaktadır. Yani, geri dönüşümsüz üretim, enerji sarfiyatında beş kattan daha fazla bir miktarda tüketime yol açarken, çevreyi de yaklaşık dokuz kat daha fazla kirletmiş olur. Gemilerin geri dönüşümü, diğer geri dönüşüm faaliyetleri gibi çevre dostu bir endüstri olarak nitelendirilmektedir. Bir geminin tamamının yaklaşık %95'i geri dönüştürülebilir. Bunun yanında gemi geri dönüşüm endüstrisi, gerek bölgesel çapta, gerekse ülkesel çapta ekonomilere önemli katkılar sağlar. Yoğun emek gücüne ihtiyaç duyduğundan istihdama katkıda bulunur, bununla birlikte; elde edilen çelik hurdaların ekonomiye katkısı önemlidir. Dünyada gemi geri dönüşümünü ciddi anlamda gerçekleştiren beş ülke bulunmaktadır. Bunlar; Hindistan, Bangladeş, Çin, Pakistan ve Türkiye'dir. Bu ülkeler toplam gemi geri dönüşüm hacminin %95'inden fazlasını gerçekleştirmektedirler. Genel olarak "beaching" adı verilen bir yöntem kullanılarak gemiler söküme başlanmaktadır. "Beaching"; ucuz, insan gücüne dayalı, iş emniyeti açısından zafiyetleri olan bir metottur. Bunun yanında, çevrecilik ve insan sağlığı söz konusu olduğunda, çok kısıtlı bir hareket alanına izin verebilmektedir. Özellikle Güney Asya ülkelerinde (Hindistan, Bangladeş ve Pakistan) bu metotun kullanımı ile kuruluşların iş emniyetindeki sorumsuz davranışları birleşerek pek çok ölümlü iş kazasına sebebiyet vermiştir. Ayrıca gemilerin sökümü sırasında, aynı zamanda işçilerin çalışma alanı olarak kullandığı toprağa ve denize dökülen toksik atıklar hem çevreye, hem de insan sağlığına halen zarar vermektedir. Bunun yanında, söküm işlemi gerçekleştirilecek olan geminin asbestten arınması için gereken temizlik tam anlamıyla yapılmadığı takdirde, çalışanların asbest kaynaklı hastalıklara yakalanma riski de artmaktadır. Geçmişte bunun da pek çok örneği görülmüştür. Bu kötü durum belli bir süre bu şekilde seyretmiş ve belli bir noktadan sonra toplumsal farkındalık yükselmiştir. Bunun sonucunda bazı sivil toplum örgütlerinin harekete geçmesiyle, uluslar arası organizasyonların ve bu konuyla ilgili diğer düzenleyici kuruluşların harekete geçmesi sağlanmıştır. Yine de ortaya konulan düzenlemeler yeterince etkili olamamış, operasyonel olarak beklenildiği kadar bir ilerleme kaydedilememiştir. Bunun sonucu olarak, en son, 2009 yılında Uluslar arası Denizcilik Örgütü (IMO) yeni bir karar almış ve Gemilerin Emniyetli ve Çevreye Duyarlı Geri Dönüşümü Hakkında Hong Kong Uluslararası Sözleşmesi'nin uygulamaya konulması kararına varılmıştır. Ancak sözleşme henüz yürürlüğe girmemiştir. Türkiye ve Çin'de durum nispeten daha iyi olsa da, gemi geri dönüşüm endüstrisinin karakteristik problemleri bu endüstriyi barındıran tüm ülkelerde görülmektedir. Gemi sökümünün ya da gemi geri dönüşümünün Türkiye için önemi büyüktür. Bunun en büyük sebepleri arasında Türkiye'nin dünya çelik hurdası ithalatında açık ara farkla lider ülke konumunda olması gelmektedir. İzmir, Aliağa gemi sökümhanelerinde yabancı bayraklı gemilerden elde edilecek her bir ton çelik hurdanın, ülke ekonomisine katkısı milli serveti koruma adına büyük önem arz etmektedir. Ayrıca Türkiye, coğrafik konum olarak, diğer Asya ülkelerine oranla daha şanslı bir durumdadır. Ancak, asya ülkelerindeki işçi maliyetlerinin daha düşük olması, finansal anlamda Türk gemi geri dönüşüm endüstrisi için büyük bir dezavantaj oluşturmaktadır. Armatörler tarafından gemi sökümüne gönderilmesine karar verilmiş gemiler için Türk gemi sökümcülerin önerdikleri fiyatlar Asya ülkelerinin altında kalmaktadır. Türk gemi geri dönüşüm endüstrisinde yaşanmakta olan tüm dezavantajlar, ancak doğru bir politika ve strateji ile aşılabilir. Bunun için, öncelikle endüstriyel faaliyetleri farklı açılardan inceleyip, sorunların kök sebeplerine inebilmek gerekir. Avrupa Kalite Yönetim Vakfı'nın desteklediği EFQM kalite mükemmeliyet modeli, Türk Gemi Geri Dönüşümüne, endüstrinin hali hazırdaki sorunlarını daha iyi görebilmek, güçlü ve zayıf yanlarını ortaya çıkarmak, sürekli gelişimi sağlayarak mükemmeliyete giden yolda endüstriyi ilerletebilecek çözümler sunabilmek adına uygulanmıştır. EFQM modelinin tüm kriterlerinin, gemi geri dönüşüm sektörüne adaptasyonu sağlanılarak hazırlanmış olan sorgulayıcı saha anketi, hem geri dönüşüm konusunda kritik çalışmalara imza atmış olan akademik çevrelerin, hem de endüstride üst kademelerde bizzat görev almış olan tecrübeli uzmanların bakış açıları ve yorumlamalarıyla cevabını bulmuş, model başarıyla uygulanmıştır. Alınan bilgiler doğrultusunda yapılması gereken analizler için, RADAR mantığı yöntemi kullanılmış ve sonuçlar ayrıntılı bir biçimde incelenmiştir. EFQM modelinin her bir kriterinin sonuçları şeffaf bir şekilde açığa çıkartılıp yorumlanmıştır. Yapılan analizlere göre, endüstrinin finansal sorunlarından kaynaklı olduğu gözlenen problemlerin yanı sıra, liderlik, toplumsal sonuçlar, strateji, ve prosesler gibi alanlarda büyük ölçüde eksiklikler görülmüştür. Devlet ve sektör arasındaki işbirliği yetersiz kalmış, kullanılan metottan kaynaklı aksaklıklar ise ayrıca kendini göstermiştir. Bunun yanında, çeşitli projeler kapsamında yürütülmüş olan, gemi söküm işçilerinin eğitimi çabaları faydalı geçse de, istenilen üst noktaya henüz ulaşılamadığı açığa çıkmıştır. Genel durum incelendiğinde, endüstri kalıcı çözümlerle ve gelişimlerle değil, günübirlik uygulamalarla ayakta kalmaktadır. Yine de, geç kalınmadan doğru adımlar atılırsa, gelecekte sektörde öncü konuma gelebilmek için hala geç kalınmış değildir. Bunun bir diğer sebebi ise, Türk gemi geri dönüşüm endüstrisinin, yeni gelecek olan uluslar arası sözleşmelere Güney Asya ülkelerinden daha hızlı ayak uydurabilecek kabiliyette olmasıdır.
Author
Dr. Çağatay Kandemir
Institution
How to Cite
Çağatay Kandemir (Yüksek Lisans Tezi). Application of EFQM excellence model to turkish ship recycling industry, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
