Ege Denizi'nde düzensiz göç, güvenlik ve insan hakları paradoksu: Frontex
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Serim Paker
Abstract (TR)
Günümüz dünyasında göç, gittikçe artan bir şekilde güvenlik problemi ve engellenilmesi gereken bir olgu olarak görülmeye başlanmıştır. 11 Eylül ve sonrası Avrupa şehirlerindeki terör saldırıları sonrası ortaya çıkan yeni güvenlik algılamalarını daha fazla meşrulaştırılan politikacılar, göçü ve göçmen kavramlarını manipüle ederek bunları bir tehdit retoriğine dönüştürmüştür. Ancak göçün güvenlikleştirilmesi (Securitization of Migration) ile ilgili son dönemde ortaya konan argümanlara rağmen göçün bir güvenlik sorunu olmadığı değerlendirilmektedir. Bu tezde AB'nin göç ve sığınma ile ilgili politikaları ve bunların etkililiği araştırılmıştır. Elde ettiğimiz bulgularda; hem AB'nin hem de diğer göç alan devletlerin göçe karşı izledikleri politikaların bu olgunun insani boyutunu göz ardı ettiği ve kontrol odaklı pratiklerle dışsallaştırdığı görülmüştür. AB'nin Entegre Sınır Yönetimi kapsamında dışsallaştırma stratejisinin en önemli bileşenlerinden biri ise istihbarat temelli bir güvenlik ajansı olan Frontex'dir. Frontex, bugün AB dış sınırlarını etkili bir şekilde koruması için çok geniş kapsamlı bir araç yelpazesine sahip olmasının yanı sıra her yıl artmakta olan imkan, kabiliyetler ve bütçesi açısından kara, deniz ve hava sınırlarında kilit bir rol oynamaktadır. Ancak AB sınırlarında Frontex tarafından yürütülen harekatların, AB'nin dayandığı liberal demokrasi prensip ve mekanizmalarının uygulanmasını engellediği, ayrıca AB değerleri ve temel haklar sözleşmesinde belirtilen insan hakları ile çeliştiği düşünülmektedir. Frontex, Avrupa sınırlarını yönetmekte üstlendiği aktif rol nedeniyle birçok insanın yaşamı üzerinde doğrudan bir etkiye sahiptir. AB'nin Frontex gibi v kontrol odaklı yaklaşımları ile yasal göç kanallarını kapatması sadece göçmenlerin ve insan kaçakçılarının ülkeye giriş noktalarını ve stratejilerini değiştirmelerine yol açmaktadır. Bu tezde göç, güvenlik ve insan hakları ilişkisi paradoksal bir çerçevede irdelenmiştir. Zulüm altında olan veya insan onuruna yakışacak bir şekilde yaşayamayan her birey göç etme hakkına sahiptir. Asırlardır süregelen ve karmaşık birçok boyutu olan göçü azaltabilmenin tek yolu savaşların sona ermesi, göç alan ve göç veren ülkeler arasındaki gelir dengesizliklerinin bitirilebilmesi, daha yaşanabilir bir çevrede yaşamak ve daha iyi yönetilmekle mümkün olabilecektir. Anahtar Kelimeler: Düzensiz Göç, Göçmen, Avrupa Birliği, Frontex, Güvenlik, İnsan Hakları.
Author
Dr. Özgür Kayaalp
Institution

Dokuz Eylül University
Denizcilikte Emniyet, Güvenlik ve Çevre Yönetim Bilim Dalı
How to Cite
Özgür Kayaalp (Yüksek Lisans Tezi). Ege Denizi'nde düzensiz göç, güvenlik ve insan hakları paradoksu: Frontex, 2018, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
- Bronşektazili hastalarda modifiye artan hızda basamak testinin belirleyicileri(2021)
- Ekonomik kriz ve Türkiye'de organize suçlar(2020)
- CPAP tedavisi altında olan orta ve ağır obstrüktif uyku apnesi tanılı hastalarda, orofaringeal egzersizin etkinliği: Randomize kontrollü klinik çalışma(2020)
- Vergi yükü açısından seçilmiş eski SSCB ülkeleri ve Azerbaycan(2020)