Ege Üniversitesi yüz ve ağız içi lezyonları (egeya) konseyinde oral lökoplaki tanısı alan hastaların demografik özellikleri, oral lökoplakilerin klinik ile histopatolojik özellikleri ve birbirleri ile ilişkileri : Retrospektif çalışma
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Oral lökoplaki (OL), "klinik ve histopatolojik olarak diğer tanımlanabilir beyaz hastalık ve rahatsızlıklar dışlandıktan sonra tanı konulabilen kuşkulu davranışa sahip ağırlıklı olarak beyaz lezyon ya da plak" şeklinde tanımlanmaktadır. Oral mukozada en sık karşılaşılan prekanseröz lezyondur. Prevalansı %1,7-2,7 oranlarında bildirilen OL, tütün alışkanlığının getirdiği bir sonuç olarak 40 yaş üzerinde ve erkeklerde daha sık görülmektedir. Etyolojisi multifaktöryeldir. Etyolojide en sık sorumlu tutulan faktör tütün kullanımıdır. Diğer risk faktörleri arasında alkol, Human Papilloma Virüs (HPV), dental restorasyon, mekanik irrtitasyon, Candidiazis, serum A vitamini ve beta karoten düzeylerindeki düşüklük yer almaktadır. Ağız içinde herhangi bir lokalizasyonda yerleşebilmekle beraber en sık karşılaşılan lokalizasyon bukkal mukozadır. OL lezyonlarının yüzey özelliklerine göre başlıca 2 klinik tipi mevcuttur: Homojen ve nonhomojen OL. Homojen lökoplakinin de 2 ana tipi mevcuttur: İnce, düz ve kalın, fissürlü lökoplaki. Nonhomojen OL ise klinik görünümlerine göre eritrolökoplaki, verrüköz ve nodüler olarak gruplandırılmaktadır. Agresif kliniği, multifokal yerleşimi, tedaviye dirençli oluşu, yüksek oranda rekürrens ve malign transformasyon göstermesi ile ayrı bir öneme sahip olan proliferatif verrüköz OL ise verrüköz OL'nin alt tipidir. Klinik olarak OL düşünülen tüm lezyonların histopatolojik örneklemesi yapılmalıdır. OL histopatolojik görünümü displazinin eşlik etmediği skuamöz hiperplaziden şiddetli displaziye dek değişmektedir. Displazi varlığı malign transformasyon açısından en önemli risk faktörü olarak kabul edilmektedir. OL'lerde malign transformasyon %0,13-17,5 oranlarında bildirilmektedir. OL klinik tipi, yerleşim yeri, histopatolojik özellikler gibi faktörlere göre tedavi verilmeksizin yakın takip ile izlenebilir ya da medikal ve cerrahi yöntemlerle tedavi edilebilir. Cerrahi tedavi seçenekleri konvansiyonel cerrahi eksizyon, lazer cerrahi (eksizyon ya da evaporasyon), elektrokoagülasyon ya da kriyoterapidir. Medikal tedavi seçenekleri arasında ise A, C ve E vitaminleri, sistemik β karoten, likopen, retinoidler, ketorolak, lokal bleomisin ve fotodinamik tedavi sayılabilir. Çalışmamızda 2007-2015 yılları arasında EGEYA konseyinde değerlendirilip klinik ve histopatolojik olarak oral lökoplaki tanısı alan hastalar hasta bilgi formları ve konsey fotoğraf arşivi üzerinden retrospektif olarak tarandı. Tespit edilen 79 OL hastasının epidemiyolojik, klinik, histopatolojik özellikleri ve bu hastalara uygulanan tedavi yöntemleri değerlendirildi. Çalışmamıza katılan hastaların 40'ı erkek (%50,6), 39'u (%49,4) kadın olup ortalama yaşları 58,73(±17,952)'idi. Çalışmaya alınan hastaların %57'si (n=45) sigara kullanmaktaydı. Sigara kullanım miktarı ortalama 28,44 ± 34,625 paket/yılıydı. Tütün çiğneme alışkanlığı hastaların %3,8'inde (n=3) mevcuttu. Kronik alkol kullanımı hastaların %27,8'inde (n=22) mevcuttu. Oral hijyenin hastaların %68,4'ünde (n=54) kötü olduğu tespit edildi. Amalgam dolgu hastaların %35,4'ünde (n=28) mevcuttu. Hastaların %27,9 (n=22) mikolojik inceleme yapıldı ve %19 (n=15) Candida albicans üremesi saptandı. Çalışmamızda OL lezyonları en sık (%31,6) bukkal mukozada yerleşmekteydi. İkinci sıklıkta dilde (%29,1) sonra sıra ile gingivada (%11,4), sert damakta (%7,6), yumuşak damakta (%6,3), ağız tabanında (%6,3) ve labial mukozada (%2,5) mevcuttu. Çalışmaya katılan hastaların %49,4'ünde (n=39) homojen OL görürken, %50,6'sında (n=40) nonhomojen OL görülmekteydi. Homojen OL'nin %35,4'ü (n=28) kalın fissürlü OL iken %13,9'u (n=11) ince düz OL'idi. Nonhomojen OL hastalarının %22,8'i (n=18) granüler nodüler, %11,4'ü (n=9) verrüköz, %10,1'i (n=8) eritrolökoplaki, %6,3'ü (n=5) proliferatif verrüköz OL tipindeydi. Lezyonlardan alınan biyopsi örneklerinin histopatolojik incelenmesi sonucunda %46,8'inde (n=37) skuamöz hiperplazi (SH) ve hiperkeratoz, %15,2'sinde (n=12) skuamöz intraepitelial neoplazi 1 (SIN1), %21,5'inde (n=17) SIN2, %15,2'sinde (n=12) SIN3, %3,9'unda (n=3) skuamöz hiperplazi+SIN1, %1,3'ünde (n=1) ise SIN2+SIN3 olarak tespit edildi. Bu sonuçlarla hastaların %48,1'ine (n=38) konvansiyonel cerrahi tedavi, %13,9'una (n=11) medikal tedavi, %8,9'una (n=7) kriyoterapi uygulandı. Ek olarak hastaların %6,3'ünde (n=5) sigara bıraktırıldı; %6,3'üne (n=5) amalgam değişimi yapıldı; %3,8'inde (n=3) oral hijyen sağlandı; %3,8'ine (n=3) tedavi verilmeksizin yakın izlem yapıldı; %2,6'sına (n=2) sigara bırakma ve oral hijyenin sağlanması, %2,6'sına (n=2) sigara bırakma ve medikal tedavi, %1,3'üne (n=1) sigara bırakma ve kriyoterapi, %1,3'üne (n=1) sigara bırakma, amalgam değişimi ve oral hijyen sağlandı; %1,3'ünde (n=1) amalgam değiştirildi, oral hijyen sağlandı ve beraberinde medikal tedavi uygulandı. Hastaların %7,8'inde (n=6) alan kanserizasyonu tespit edildi. Alan kanserizasyonu tespit edilen hastaların %5,2'sinde (n=4) dil karsinomu, %1,3'ünde (n=1) akciğer karsinomu, %1,3'ünde (n=1) ise tonsilde karsioma in situ, hipofarinks ve epiglottiste SHK, larinkste ise karsinoma in situ tanısı mevcuttu. Lezyon klinik tipleri ile etyolojik faktörler, histopatolojik sonuç ve uygulanan tedaviler ilişkilendirildiğinde klinik tipler arasında anlamlı farklılık bulunmadı. Bu durum hasta sayısının az ve değerlendirilen parametrelerin çok olması nedeniyle oranların düşmesi ile ilişkilendirildi. Anahtar kelimeler: Oral lökoplaki, epidemiyoloji, histopatoloji, tedavi, alan kanserizasyonu
Yazar
Ecem Bulut Okut
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ecem Bulut Okut (Tıpta Uzmanlık Tezi). Ege Üniversitesi yüz ve ağız içi lezyonları (egeya) konseyinde oral lökoplaki tanısı alan hastaların demografik özellikleri, oral lökoplakilerin klinik ile histopatolojik özellikleri ve birbirleri ile ilişkileri : Retrospektif çalışma, 2017, Ege University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ege University tezlerinden daha fazlası
- Increasing the fertilization yield of trout eggs(2013)
- Nazogastrik tüpün doğru yerleştirilmesinde kolorimetrik kapnometrinin etkinliğinin incelenmesi(2015)
- Astımlı çocuk ve adölesanların öz-etkililiklerinin yaşam kalitesine etkisi(2015)
- Kent ortamında iki âşık: Maksut Koca ve Nevruz Ali Çiçek(2015)
- Konjenital kalp cerrahisinde risk skorlarına göre kan kullanımı standardizasyonu(2015)
- Değişik mikroliflerin çimento harçlarının bazı mekanik ve durabilite özeliklerine etkisi(2015)