El-Vâkıa suresi bağlamında Arap dilindeki merfûâtın incelenmesi,
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Şahabettin Ergüven
Abstract (TR)
Dil, canlı bir varlıktır. Canlı bir varlık gibi doğar, büyür, gelişir ve konuşanı kalmazsa ölür gider. Tüm bu aşamalarda en etkili unsur insandır. İnsanın gelişimi, değişimi, farklılaşması gibi faktörler dile direkt olarak etki eder. Arapça, yüce kitabımız olan Kur'ân-ı Kerim'in, Müslümanların Peygamberi Hz. Muhammed (sav)'in ve onun ashâbının dilidir. Bu itibarla sadece ilk muhatapları olan Arapların değil, aynı zamanda farklı milletlere mensup bütün Müslümanların ortak dilidir. Hiç şüphesiz Hz. Peygamber'e (sav) verilen görevlerden bir tanesi de yüce kitabımızı yorumlama ve açıklama yetkisidir. Bu husus Kur'ân-ı Kerim'de şöyle ifade edilmektedir: "İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın diye sana Zikr'i (Kur'an) verdik. Umulur ki düşünürler." ( Nahl 16/44) Buradan da açık bir şekilde anlıyoruz ki belâğat ve fesâhatin zirvesinde yer alan Allah Resulü'nün (sav) temel vazifesi Kur'ân-ı Kerim'i insanlara açıklayarak yaşanılır hale getirmek ve kendisine inzal olunan vahyi tefsir etmektir. Mekke Arapları'nın büyük bir kısmının okuma yazma bilmemelerine rağmen kendilerine okunan Kur'an-ı anlamada herhangi bir zorluk yaşamadıkları, ne bir tercümana ne de nahiv kaidelerine ihtiyaç duymadıkları bilinen bir gerçektir. Kitap onların anadillerinde vahyedilmiş ve Araplar da dil ve edebiyatları üzerinde hâkimiyet kurmuşlardı. Cahiliye şiirleri, belâğat içeren hitabetleri zaten Arap edebiyatının temel kaynaklarının yekûnunu oluşturmaktadır. Bu sebeplerle Kur'an-ın diline vakıf olan Araplar Kur'ân-ı okuyup anlamakta zorlanmadılar. Ancak son kitap sadece Araplara gönderilmemiştir. Neticede Arap olmayan Müslümanlar dinlerini daha iyi ve sağlam öğrenebilmek için dinlerinin dili olan Arapçayı öğrenmeye yönelmişlerdir. Şer'i ilimler alanında yazılan temel eserlerin Arapça olması da Arap olmayan Müslümanları Arapça öğrenmeye sevk etmede önemli rol oynamıştır. Arapça öğrenmek isteyen bir kişinin öncelikle sarf (kelime bilgisi) ve nahiv (cümle bilgisi) ilimlerini öğrenmesi gerekir. Biz bu çalışmada nahvin tanımı, doğuşu, i'râb, i'râbın kısımları, alâmetleri, Vâkıa sûresi ve bu sûrede geçen merfûât üzerinde duracağız.
Author
Fahri Tepe
How to Cite
Fahri Tepe (Yüksek Lisans Tezi). El-Vâkıa suresi bağlamında Arap dilindeki merfûâtın incelenmesi,, 2019, Hitit University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hitit University
- İslam düşüncesinde yeniden yapılanma -Muhammed Âbid El-Câbirî Örneği-(2019)
- Sutopu sporcularının atılganlık düzeylerinin belirlenmesi(2019)
- İslam siyaset felsefesinde neo-selefi akımın eleştirel analizi(2019)
- Fârâbî'nin Kur'an kavramlarına yüklediği anlamlar bağlamında ve din tasavvuru,(2019)
- Sportif faaliyetlerin 13-14 yaşındaki bireylerin özgüven düzeylerine etkisi(2019)
- Türkiye'de Osmanlı arkeolojisinin gelişimi(2019)