Emek sürecinde denetim ve direnme: Bankacılık sektöründe bir alan araştırması
2021
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Meltem Güngör Delen
Abstract (TR)
İnsanlar yaşamlarını devam ettirebilmek adına geçmişten günümüze üretimde bulunmuş gerek ürettiklerini tüketerek gerekse üretim fazlasını takas ederek veya satarak değişimi sağlamıştır. Böylelikle farklı ihtiyaçlarını karşılayabilmişlerdir. Burada önemli olan nokta üretimin aksamamış ve toplumsal yaşam içerisinde her daim var olarak gelişimini sürdürmüş olmasıdır. Ardından buharlı makinenin icadıyla üretim ve tüketim açısından taşlar yerinden oynamış; söz konusu sisteme yeni bir soluk getirilmiştir. Sermayenin üretim araçlarının mülkiyetini elinde bulundurması ona üretim sürecine ilişkin karar verme süreçlerine sahip olma imkânı sağlarken; aynı zamanda çalıştırdığı kişilere de emir verme yetkisini tanımıştır. Sermaye, sahip olduğu bu yönetsel egemenlik alanını emeğin kontrolünü sağlamak ve en önemlisi birikimini sürekli arttırabilmek adına genişletmeye çalışmıştır. Bunun için de dönem dönem birtakım farklı araçlara ihtiyaç duymuştur. Özellikle emeğin üretim üzerinde sahip olduğu gücünün farkına varmasıyla bir başkaldırı / direniş ihtimaliyle yüzleşen sermayenin emeği denetleyebilmek adına bu tür araçlara daha çok yöneldiği görülmektedir. Öyle ki sistemin devamlılığı emek gücünün denetimine bağlıdır. Ayrıca bu araçların tarihsel süreç içerisinde ortaya çıkan gelişmeler neticesinde de şekillendiği görülmektedir. Bir yandan yaşanan teknik ve teknolojik gelişimler emeğin denetlenmesinde kullanılan araçlar üzerinde etkili olurken diğer yandan sermaye birikiminin sürekli artması hâkimiyet alanını genişlettiğinden sermayeyi farklı arayışlara sevk etmiştir. Başlangıçta montaj hattı ile emeğin bedeni üzerinde kontrol sağlayan teknolojik yöntemler gün geçtikçe ve yeni gelişmeler ortaya çıktıkça üretimin yapısına uygun farklı yöntemleri de beraberinde getirmiştir. Fakat sermayenin amaçlarına birebir yanıt veremeyeceği gerekçesiyle işçileri yalnızca teknik ya da teknolojik araçlarla denetim altına alma fikri yetersiz görülmüştür. Dolayısıyla sermaye yine farklı denetim mekanizmaları arayışlarına yönelmiştir. Bu teknik ya da teknolojik anlamda uygulanan denetimin tamamen rafa kalktığı anlamına gelmez. Öyle ki günümüzde dahi teknolojik anlamda uygulanan denetimin yoğun biçimde etkisini devam ettirdiği görülmektedir. Fakat sermaye bunları denetime yardımcı araçlar şeklinde kullanmaktadır. Zaman içerisinde emeğin denetiminde uygulanan yönetsel metotlardan biri bürokratik denetim olmuştur. Sermaye birikiminin artmasıyla genişleyen üretim alanı emeğin yapısına da yön vermiştir. Sermayenin üretim alanının bütününe olan hâkimiyeti sanayi devriminin ilk yıllarında ortaya çıkan üretim alanına oranla zorlaştığından bürokrasi mekanizması devreye girmiştir. Söz konusu bürokrasi mekanizmasıyla yine çalışanlar üzerinde bir baskı oluşturularak denetim ve kontrol işlevi sürdürülmek istenmiştir. Diğer yandan ilerleyen dönemlerde üretimin kol işinden zihin işine dönüşmesi, sermayenin bu alana da hâkim olma ve kontrol etme isteğine yol açmıştır. Ayrıca emek sürecinin denetlenmesinde baskıcı tutumun yetersiz kalması ve emeğin direnişinde baskının rolü sermayeyi rahatsız etmiş onu yine farklı arayışlara itmiştir. Dolayısıyla denetim içerisine rıza mekanizması da dâhil edilmiştir. Bu noktada uygulanan yeni denetim mekanizması ideolojik denetim olmuştur. İdeolojik denetimde ise emeğin rızası ön plandadır. Baskı ise ideolojik denetimde kullanılan araçların içerisine başarılı bir şekilde gizlenmiştir. Özetle geçmişten günümüze değin emek sürecinin denetimi varlığını devam ettirmiş; fakat günün koşullarına ve gelişmelere paralel olarak denetim mekanizmasına yön verilmiştir. Fakat şunu açıkça söyleyebiliriz ki üretim süreci içerisinde yukarıda söz ettiğimiz denetim biçimlerini ayrı ayrı düşünmek ya da tek bir kategoriyle sınırlandırmak mümkün değildir. Nasıl ki günümüzde büyük sermayedarlar en kurumsal şekliyle faaliyet gösterip en yüksek teknolojiyle plazalarda yüksek vasıflı işçiler istihdam edebiliyorken aynı işletme bünyesinde daha alt kademelerde mavi yakalı işçiler çalıştırabiliyorsa farklı denetim biçimlerini de çalışanlarına rahatlıkla uygulayabilmektedirler. Sermaye aynı işyeri içerisinde farklı çalışanlara farklı denetim türlerini uygulayabildiği gibi aynı denetim türlerini de uygulayabilmektedir. Böyle bir yapı içerisinde sermayenin emek üzerinde tümüyle despotik ya da tümüyle hegemonik bir denetim uygulaması söz konusu değildir. Nitekim üretim süreci içerisinde denetim türleri belirli bir kombinasyon içerisinde sürdürülmektedir. Günümüzde sermayenin amaçlarına ulaşmasında avantaj sağlayan çok sayıda denetim aracı mevcuttur. Özellikle yönetimsel alanda yaşanan gelişmeler sermayeye denetim anlamında oldukça kolaylık sunmaktadır. Öyle ki çalışmanın büyük çoğunluğunda değindiğimiz rıza mekanizmaları denetim araçlarının çeşitlenmesiyle ilişkili olarak önemli ölçüde çeşitlilik göstermektedir. Yönetim modellerinde kendini gösteren denetim şekilleri hem kendisini ustaca gizlemeyi başarmakta hem de emek süreci içerisinde hegemonik denetimin uygulanışını kolaylaştırmaktadır. Bu araçlar teknolojik ve bürokratik denetimi kapsayacak biçimde geliştirilerek denetim ve kontrol noktasında sermayeye geniş imkânlar sunmaktadır. Dolayısıyla teknoloji, çalışan üzerinde hala teknik hâkimiyetini yoğun bir şekilde sürdürürken; işyerinin bürokratik yapısı içerisinde çalışanların hareket alanı kural ve prosedürler yardımıyla kolaylıkla sınırlandırılmaktadır. Bu bağlamda yönetimsel anlamda işyeri içinde yer alan uygulamaların görünürdeki fonksiyonu bir işletme stratejisi biçimindeyken aslında birer denetim aracı olarak kullanıldığı söylenebilir. Böylelikle görünürde emeğe devredilen kontrol ona göreceli bir hareket alanı sağlamakta ve bu alan yönetim tarafından kolaylıkla denetlenebilir olmaktadır. Önceden de vurguladığımız üzere burada asıl amaç denetimin ustalıkla gizlenmesidir ve yönetim dolayısıyla da sermaye asıl amacına başarıyla ulaşmaktadır. Araştırmamızın ana konusunu oluşturan denetim pratiklerini ele alırken mücadele ve direnme pratiklerine değinmeden geçmek konunun bütünüyle anlaşılmasına engel olacağından araştırma içerisine çalışanların direnme pratikleri de dahil edilmiştir. Denetimin olduğu yerde mücadele ve direnişin olması son derece doğaldır. Tarihsel süreç içerisinde denetim ve mücadele olguları incelendiğinde bu iki zıt kutbun birlikte geliştiği görülmektedir. Bu bağlamda değişen yönetim felsefesi ile birlikte emeğin direnme pratiklerine yaklaşımının nasıl farklılaştığı merak konusu olmuştur. Dolayısıyla denetim pratiklerinin yanı sıra direnme biçimlerinin de çalışma konusu içerisine dahi edilmesine karar verilmiştir. Nitekim araştırmamız bu kapsamda genişletilmiş; planlamaya bu doğrultuda yön verilmiştir. Bir yanda denetim pratiklerini yönetim felsefesi içerisine gizlemeyi başaran ve bu süreçte emeğin rızasını alarak hareket eden sermaye… Diğer yanda elindeki gücü rızası ile ama kısmen fark etmeksizin sermayeye bırakan ya da piyasa koşulları nedeniyle zorunda bırakılan emek… Bu doğrultuda, çalışmanın dördüncü bölümünde denetim ve direnme pratikleri, İstanbul'da faaliyet gösteren özel bankaların genel müdürlüklerinde çalışan beyaz yakalı çalışanlar ile gerçekleştirilen nitel bir araştırma ile belirlenmeye çalışılmıştır. Gerçekleştirilen mülakatlarda farklı denetim araçlarına rastlanmış; dahası söz konusu denetimlerin çalışanların rızası alınarak gerek iş saatleri içinde gerekse iş saatleri dışında ve hatta özel hayatlarına müdahale edecek biçimde uygulandığı tespit edilmiştir. Yine elde edilen verilere dayanarak söyleyebiliriz ki kişilerin çalışma koşulları üzerindeki söz hakları birer yanılsamadan ibarettir. Sermaye işin kontrol ve denetimini kısmen çalışanların üzerine devrederek aslında emeğin kendisine yönelik denetimini tamamen ele geçirmektedir. Araştırma sonuçlarından da yola çıkılarak tüm bu anlatılanlar gözbağı teorisi ile kavramsallaştırılmaktadır.
Author
Dr. Siyret Ayas Şarman
Institution
How to Cite
Siyret Ayas Şarman (Doktora Tezi). Emek sürecinde denetim ve direnme: Bankacılık sektöründe bir alan araştırması, 2021, İstanbul University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from İstanbul University
- In the covid 19 pandemic of female employees at a university hospital attitudes and affecting factors in nutrition of 9 months-6 years old children(2022)
- Türkiye'de sağ akımların 27 Mayıs Darbesi'ne dair algısı: 1960-1980(2020)
- La Turquie Gazetesi'nin 1890 yılı haberlerine göre: Osmanlı Devleti'nde iktisadi ve sosyal hayat (Fihrist-çeviri-değerlendirme)(2022)
- Emevîler döneminde toprak rejimi(2022)
- Merkel hücreli karsinomda tanısal ve prognostik belirteçler(2022)
- Solunum sistemi hastalıklarının sınıflandırılmasında makine öğrenmesi yöntemlerinin kullanımı(2021)