Evli ve çocuklu bireylerde öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin evlilik uyumu ve ebeveynlik tutumu ile ilişkisi
2016
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Yrd. Doç. Filiz Şükrü
Özet (TR)
Kişilik, bireylerin kalıcı özelliklerini yansıtmaktadır. Kişilik özellikleri, bireylerin toplum içerisindeki tavır ve davranışlarını belirlediği gibi, sorunlarla karşı karşıya kalındığında sergilenen doğru davranış düzeyini de belirlemektedir. Sosyal bir varlık olan insanların geçmişten gelen en temel ikili birlikteliği evlilik olarak adlandırılmaktadır. Evlilik ile eşler "ben" olmaktan çıkıp "biz" olmaya başlamakta, bu da beraberinde eski yaşamdaki alışkanlıklardan kaynaklanan bir dizi sorunu getirmektedir. Bu sorunların olabilecek en iyi şekilde çözülebilmesi, eşlerin karşılıklı anlaşarak sorunlara çözüm bulabilmeleri ve hayatlarından mutlu olmaları, evlilik uyumu olarak tanımlanmaktadır. Evlilik sonrası aileye çocuğun katılması, ailenin biyolojik görevleri arasında yer almaktadır. Ancak çocuk sahibi olmak bir görev değil, eşlerin karşılıklı istekleri doğrultusunda olursa, bir yaşam tercihi olacaktır. Sonuç olarak dünyaya gelen çocuğun kişisel özelliklerinin ilk olarak oluşmaya başladığı, sosyal dünyayı ilk tanıdığı ortam, aile ortamıdır. Çocuğun geleceğinde mutlu ve güçlü bir yaşam sürmesi, ailesinin onu yetiştirmesi ile doğrudan ilişkilidir. Bu bağlamda bireylerin öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin yüksek olması, evlilik uyumlarını olumlu etkileyecek, bu olumluluk ebeveyn tutumuna da yansıyacaktır. Bu çalışmanın amacı, evli ve çocuklu bireylerde öğrenilmiş güçlülük düzeyleri ile evlilik uyumu ve ebeveynlik tutumu ilişkinin incelenmesidir. Bu amaçla Ankara ilinde, evli ve çocuğu olan 500 kişi ile anket çalışması yapılarak veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Anket çalışmasında Rosenbaum Öğrenilmiş Güçlülük Ölçeği (RÖGÖ), Evlilik Uyum Ölçeği (EUÖ) ve Aile Hayatı ve Çocuk Yetiştirme Tutumu Ölçeği (PARI) kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda evli ve çocuklu bireylerde öğrenilmiş güçlülük ile evlilik uyumu arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir ilişkinin olduğu, evli ve çocuklu bireylerde öğrenilmiş güçlülük ile ebeveynlik tutumu arasında anlamlı bir ilişkinin olmadığı sonuçlarına varılmıştır. Demografik veriler ile öğrenilmiş güçlülük, evlilik uyumu ve ebeveyn tutumu ilişkileri de incelenerek yorumlanmıştır.
Yazar
Dilara Çağlıyan
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Dilara Çağlıyan (Yüksek Lisans Tezi). Evli ve çocuklu bireylerde öğrenilmiş güçlülük düzeylerinin evlilik uyumu ve ebeveynlik tutumu ile ilişkisi, 2016, İstanbul Beykent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
İstanbul Beykent University tezlerinden daha fazlası
- I. ulusal mimarlık akımı çerçevesinde Mimar Vedat Tek(2025)
- Sürdürülebilir kalkınma hedefleri kapsamında çevik proje yönetimi engellerinin delphi, AHP ve topsıs kullanılarak önceliklendirilmesi(2025)
- 2 numaralı Mühimme Defteri (963/1555) değerlendirme – Transkripsiyon (S.1-102)(2019)
- 18-40 yaş arası bireylerde kararsızlık, değişime direnç ve duygusal öz-yeterlik durumları arasındaki ilişkinin incelenmesi(2022)
- Kentsel mekanda kalite ve yerel kimlik bağlamında kentsel tasarım rehberleri üzerine bir araştırma(2017)
- Ebeveyni boşanmış ergenler ile ebeveyni birlikte yaşayan ergenlerin benlik saygılarının, iletişim becerilerinin ve baş etme yollarının karşılaştırılması(2017)
