Farklı beden kütle indeksine sahip kadınların beslenme durumunun bazı inflamasyon belirteçleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi
2018
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Aylin Ayaz ; Prof. Dr. Üçler Kısa
Abstract (TR)
Bu çalışma, 20-45 yaş arası farklı beden kütle indeksine (BKİ) sahip kadınlarda beslenme durumu ile bazı biyokimyasal ve inflamasyon belirteçleri arasındaki ilişkinin değerlendirilmesi amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde yürütülmüştür. Çalışmanın vaka grubuna sağlıklı, BKİ'si 30,0-39,9 kg/m2 olan 40 kadın ve vakalara yaş dağılımı benzer kontrol grubu olarak sağlıklı, yaşına göre uygun BKİ'de 40 kadın dahil edilmiştir. Çalışma kapsamına alınan kadınların tanımlayıcı bilgileri, 3 günlük besin tüketimleri ve besin tüketimi ile aynı günlerdeki fiziksel aktivite durumları kaydedilmiştir. Bireylerin antropometrik ölçümleri, biyoelektrik impedans analizleri, bazı biyokimyasal ve inflamasyon parametreleri, kan basıncı ve diyet kalite indeksi belirlenmiştir. Serum sCD14, LPS, LBP, TLR-4 ile bazı parametreler arasındaki ilişki incelenmiştir. Vaka ve kontrol grupları arasında serum demir, lökosit, lenfosit, nötrofil, fibrinojen, D vitamini, LDL-kolesterol, trigliserid, IL-6, TNF-α ve hsCRP düzeyleri açısından istatistiksel anlamlı farklılık bulunurken (p<0,05); açlık serum glukozu, HDL-kolesterol, ferritin, sCD14, LPS, LBP, TLR-4 düzeyleri açısından aradaki farklılık anlamlı bulunmamıştır (p>0,05). Vaka grubunda kontrol grubuna kıyasla serum demir ve D vitamini düzeyleri daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Vaka grubunda kontrol grubuna kıyasla serum ürik asit, trigliserid, total kolesterol, LDL kolesterol, doymamış demir bağlama kapasitesi, WBC, LYM, NE, fibrinojen, serbest T3, insülin, HOMA-IR, IL-6, TNF-α, hsCRP düzeyleri ise daha yüksek bulunmuştur (p<0,05). Diyet kalite indeksi skoru vaka grubunda kötü, kontrol grubunda ise orta düzeydedir (p<0,05). Günlük diyetle enerji alımı ve enerjinin karbonhidrattan gelen oranı vaka grubunda daha yüksek, enerjinin yağdan gelen oranı ise kontrol grubunda daha yüksektir (p<0,05). Enerjinin proteinden gelen oranı her iki grupta benzerdir (p>0,05). Kontrol grubunda serum sCD14 ile boyun çevresi ve serum LDL-kolesterol arasında (sırasıyla; r=-0,342, p<0,05 ve r=-0,419, p<0,05); vaka grubunda serum ferritin ile n-6 alımı arasında düşük düzeyde, negatif yönde, anlamlı ilişki bulunmuştur (sırasıyla; r=-0,322, p<0,05 ve r=-0,360, p<0,05). Kontrol grubunda diyetle kolesterol alımı ile serum LPS arasında düşük düzeyde, pozitif yönde (r=0,339, p<0,05); vaka grubunda suda çözünmeyen posa ile serum LPS arasında düşük düzeyde, negatif yönde, anlamlı ilişki belirlenmiştir (r=-0,361, p<0,05). Vaka ve kontrol grubunda serum sCD14, LPS, LBP, TLR-4 ile diyet kalite indeksi skoru arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur (p<0,001). Yaşam tarzında değişiklik yapılması inflamasyonun azalması ve obezite tedavisi için kilit rol oynamaktadır. Sonuç olarak sağlığın iyileştirilmesi ve korunması için kişiye özel beslenme planı hazırlanmalı, diyet kalitesi iyileştirilmeli ve izlenmelidir.
Author
Dr. Çiler Özenir
How to Cite
Çiler Özenir (Doktora Tezi). Farklı beden kütle indeksine sahip kadınların beslenme durumunun bazı inflamasyon belirteçleri ile ilişkisinin değerlendirilmesi, 2018, Hacettepe University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Hacettepe University
- Gençlerin ve Gençlik Çalışanlarının Gözünden Gençlik Politikaları ve Hizmetlerinin Değerlendirilmesi(2022)
- Characterization of Ayvalik (Edremit yaglik) extra virgin olive oils volatile compounds with SPME-GC/MS and Raman spectroscopy(2018)
- Çocuk işçi nedenli boykot tehdidinin Fildişi Sahili kakao üretimine etkisi(2018)
- Türkçe konuşan çocuklarda fonatuar aerodinamik özelliklerin belirlenmesi(2018)
- The discord between the elements and human nature: Ecophobia and Renaissance English drama(2018)
- Kan kültüründen izole edilen karbapenem dirençli Klebsiella pneumoniae ve Escherichia coli suşlarında karbapenemaz varlığının fenotipik ve moleküler yöntemlerle araştırılması(2018)
