Master'sOpen Access

Finansal istikrarın sağlanmasında Merkez Bankasının rolü: Türkiye örneği

2008
0 views
0 downloads
Advisor: Yrd. Doç. Dr. Hakan Naim Ardor

Abstract (TR)

İktisat yazınında fiyat istikrarı kavramının belirli bir nicel tanımı bulunmasına rağmen, finansal istikrar kavramının belirli bir nicel tanımı yapılamamıştır. Bu nedenle iktisat yazınında finansal istikrar kavramının çok sayıda tanımı bulunmaktadır.Genel olarak finansal istikrar kavramı finansal risklerin fiyatlanması, dağıtımı ve yönetimindeki ekonomi mekanizmalarının ekonominin performansına katkıda bulunmak için iyi işeldiği bir durum olarak tanımlanabilir.Finansal istikrar politikaları önleyici, iyileştirici ve çözüm bulucu politikalar olarak sınıflandırılmaktadır. Finansal düzenleme ve denetim etkinlikleri önleyici ve iyileştirici politikalar kapsamında kullanılmaktadır. Diğer taraftan çözümleyici politikalar ise güvenlik ağı önlemlerini içermektedir. Güvenlik ağı önlemleri son borç başvuru mercii (SBBM) ve mevduat sigortası güvencesidir. Günümüzde finansal düzenleme ve denetim etkinlikleri bağımsız ve özerk kurumlar tarafından yürütülürken, merkez bankaları bu kurumları desteklemektedir. Bununla birlikte merkez bankaları acil durumlarda likidite ihtiyacı bulunan kurumlara SBBM desteği sağlamakta, hükümetler ise mevduat sigortası güvencesi vererek finansal istikrara katkıda bulunmaktadır.Para politikası tasarımı ile finansal istikrar arasındaki ilişki para politikası stratejileri çerçevesinde incelenmektedir. Günümüzde merkez bankaları nihai amaç olarak fiyat istikrarını tercih etmektedir. Bununla birlikte merkez bankalarının diğer amaçları arasında finansal istikrarın sağlanması da bulunmaktadır.İktisat yazınında fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasındaki ilişki Geleneksel Yaklaşım ve Ekonomide Yeni Ortam Hipotezi tarafından incelenmektedir. Geleneksel Yaklaşım fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasında olumlu bir ilişki bulunduğunu belirtmektedir. Ne var ki fiyat istikrarının sağlandığı bir ekonomide, finansal istikrarsızlık yaşanabilir. Ekonomide Yeni Ortam Hipotezi fiyat istikrarı ile finansal istikrar arasındaki ilişkinin bir uyuşmazlık şeklinde ortaya çıkabileceğini belirtmektedir.Para politikası tasarımı ile finansal istikrar arasındaki ilişkiyi belirleyen ikinci faktör para politikası stratejisidir. Çalışmada döviz kuru hedeflemesi ile enflasyon hedeflemesi stratejisinin finansal istikrar üzerinde yarattığı etkilere değinilmektedir.Döviz kuru hedeflemesi iktisadi karar birimlerinin yabancı para birimi ile yüksek düzeyde borçlanmasını teşvik etmekte ve ahlâki risk probleminin yükselmesine neden olmaktadır. Ayrıca bu strateji altında merkez bankaları finansal krizler esnasında SBBM görevini gerçekleştirememektedir.Çalışmada enflasyon hedeflemesi stratejisi ile finansal istikrar arasındaki ilişki üç şekilde incelenmektedir. Bunlardan birincisi; finansal piyasalarda istikrarı sağlamak enflasyon hedeflemesi stratejisini olumlu bir şekilde etkilemektedir. İkincisi; merkez bankalarının varlık fiyat balonlarına yönelik duyarlılığına bağlıdır. Geleneksel Yaklaşım'a göre merkez bankaları varlık fiyat balonlarına karşılık vermemelidir, sadece fiyat istikrarına odaklanmalıdır. Diğer taraftan esnek enflasyon hedeflemesini savunan yaklaşımlara göre merkez bankaları varlık fiyat balonları ortaya çıktığında varlık fiyat balonlarına karşılık vermelidir. Üçüncüsü; dalgalı döviz kuru ve finansal istikrar arasındaki ilişkiye bağlıdır. Dalgalı döviz kuru rejiminde iktisadi karar birimlerinin yabancı para birimi ile aşırı miktarda borçlanması beklenmemektedir. Bu nedenle dalgalı döviz kuru rejimi ahlaki risk problemini önemli ölçüde sınırlamaktadır. Ayrıca merkez bankaları sabit kur rejiminin aksine, finansal krizler esnasında SBBM görevini gerçekleştirebilmektedir. Ne var ki yükselen piyasa ekonomileri (YPE) resmi olarak dalgalı döviz kuru rejimi uygulamalarına rağmen, bu ülkelerin merkez bankaları ?ilk günah fenomeni? (original sin) nedeni ile fiili olarak döviz kurunu kontrol altında tutmaktadır. Bu nedenle YPE merkez bankalarının ?dalgalanma korkusu? (fear of floating) hareket ettikleri söylenebilir.Çalışmanın son bölümünde Türk bankacılık sektöründeki gelişmeler incelenmektedir. Aralık 1999'da imzalanan Niyet Mektubu'ndan sonra bankacılık sektörünün bilançolarının kırılganlığı artmıştır. Bu dönemde kullanılan sürünen band rejimi bankacılık sektörünün yabancı para biriminden yükümlülüklerinin artmasına neden olmuştur. Sonuçta Türk bankacılık sistemi Kasım 2000'de likidite krizi ile karşılaşmıştır. Kasım 2000 krizinden sonra döviz kuru hedefleme stratejisi sürdürülmüş ve Şubat 2001'de para krizi yaşanmıştır. Krizin ardından Mayıs 2001'de açıklanan Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı çerçevesinde gerçekleştirilen yapısal reformlar bankacılık sektörünün finansal yapısını olumlu bir şekilde etkilemiştir. Ne var ki bankacılık sektörünün yabancı para biriminden borçları 2002 yılından sonra da artmıştır. Bu nedenle Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 2002-2006 döneminde kur piyasasında yaşanan oynaklıkları kontrol altına alarak dalgalanma korkusu ile hareket ettiği söylenebilir.

Author

Serdar Varlık

How to Cite

Serdar Varlık (Yüksek Lisans Tezi). Finansal istikrarın sağlanmasında Merkez Bankasının rolü: Türkiye örneği, 2008, Gazi University, İktisat Bölümü.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Gazi University