Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

Gebelerde anksiyete, depresyon, yetişkin bağlanma özellikleri, prenatal bağlanma düzeyleri ve fetusun intrauterin iyilik hali ilişkisinin değerlendirilmesi

2013
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Aylin Özbek

Özet (TR)

Amaç: Anne ile bebek arasındaki ilk bağlanma ilişkisinin doğum öncesinde kurulduğu ileri sürülmektedir. Maternal-fetal bağlanma, anne ve doğmamış bebeği arasında gelişen yegane ilişkiyi tanımlayan bir fenomendir. Bu özel ilişkiyi etkileyen etmenler ve bunların fetusun iyilik halini nasıl değiştirdikleri çalışılmamış bir alandır. Tek merkezli, multidisipliner, prospektif, gözlemsel bir araştırma desenine sahip bu çalışmanın amacı gebelerin bebeklerine prenatal maternal bağlanmaları, gebelerde bağlanma özelliklerinin, anksiyete ve depresyonun, prenatal maternal bağlanma üzerine etkisi, gebelerdeki yetişkin bağlanma özelliklerinin, anksiyete ve depresyonun fetüsün intrauterin iyilik haline etkisi ve prenatal maternal bağlanmanın fetüsün umbilikal kord kan akımına, doğum kilosuna ve bebeğin memeye adapte olduğu süreye etkisinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Çalışmaya Haziran 2012 ile Ekim 2012 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Obstetri Polikliniğine başvuran, 28-40 haftalık rutin obstetrik değerlendirilmesi yapılan gönüllü 145 gebe ve bebekleri dahil edilmiştir. Bulgular: Gebeliğinde ek hastalığı olan ve planlı gebeliği olan annelerin prenatal bağlanma puanları daha yüksek bulunmuştur. Eş ilişkisi `çok iyi? olan grubun prenatal bağlanma skorlarının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Erişkin bağlanma özelliği açısından kaygı puanları yüksek olan gebelerin prenatal bağlanma puanlarının daha düşük olduğu bulunmuştur. Depresyon puanları yüksek olan gebelerin prenatal bağlanma puanlarının daha düşük olduğu bulunmuştur. Bağlanma özelliği açısından kaçınma puanları yüksek olan gebelerin bebeklerinin doğum kiloları daha düşük saptanmıştır. Beck Depresyon Ölçeğinden 11 puan ve üzerinde puan alan annelerin bebeklerinin intrauterin umblikal arter SD oranı persantili değeri daha düşük bulunmuştur. Birinci haftadan önce memeye adapte olan bebeklerin annelerinin prenatal bağlanma puanları, birinci haftadan sonra memeye adapte olan annelerin prenatal bağlanma puanlarından daha yüksek olarak bulunmuştur. Sonuç: Gebelik sürecinde annedeki bağlanma özelliklerinin bebeğe bağlanmasına, bebeğin intrauterin iyilik haline, umblikal kord kan akımına, doğum kilosuna, doğum şekline, doğum sonrası bebeğin memeye adaptasyonuna kadar geçen süreye etkisi üzerine çalışmalar literaturde kısıtlıdır. Bu çalışma sonucu ortaya çıkan bilgiler, annelerin gebelikte prenatal bağlanma düzeyini tespit ederek zayıf bağlanma riski taşıyan kadınların psikososyal açıdan desteklenmesi ile bebeklerine bağlanmalarının güçlendirilmesi ve doğum sonrasında bebekleri ile etkileşimlerinin kalitesinin arttırılması, bebeklerin annelerine güvenli bağlanma geliştirmesini sağlayarak koruyucu ruh sağlığı ve toplumun ruh sağlığını geliştirmek açısından önemlidir. Anne bebek etkileşiminde çok önemli bir yere sahip olan emzirmenin; anne ile bebek arasında bir bağ oluşturarak güvenli bağlanmanın gelişmesinde önemli bir işlev gördüğü bilinmekte ancak anne ve bebek arasındaki bağlanmanın prenatal dönemde başladığı düşünüldüğünde, prenatal bağlanmanın emzirmeyi tercih etme ve bebeğin memeye adapte olduğu süreyi etkilediği göz önünde bulundurulmalıdır.

Yazar

Dr. Ceren Evcen Janbakhıshov

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Ceren Evcen Janbakhıshov (Tıpta Uzmanlık Tezi). Gebelerde anksiyete, depresyon, yetişkin bağlanma özellikleri, prenatal bağlanma düzeyleri ve fetusun intrauterin iyilik hali ilişkisinin değerlendirilmesi, 2013, Dokuz Eylül University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası