Gebelerde beden algısı, eş uyumu ve prenatal bağlanmanın fetal büyümeye etkisi
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Mustafa Uğurlu
Özet (TR)
Giriş ve Genel Bilgiler: Gebelik döneminde kadında birçok değişiklik meydana gelmektedir. Bu değişiklikler gebenin hayatında bazı zorluklara ve sıkıntılara neden olabilir. Gebenin eşiyle arasındaki ilişkinin değişmesi, yaşanan sosyal problemler, ekonomik sıkıntılar, genel sağlık problemleri, değişen beden görünümü ve yapısı, aileye yeni katılacak bebeğin bakımı ve sorumluluğu gibi birçok sorun yaşanabilir . Gebelik fiziksel değişimlerin yanında duygusal değişimlerin de olduğu bir dönem olması nedeniyle, gebenin bedenini algılaması ve gerçekleşen değişimlere verdiği tepkiler kadar, eşinin gösterdiği tepkiler, kadının beden algısını etkilemektedir. Beden algısı olumlu olan anne, gebeliği de olumlu olarak algılar, gebeliğe uyumu kolay olur ve anne-bebek arasındaki bağlanma başlar. Konuyla ilgili literatürü incelediğimizde; annenin daha doğmamış bebeği ile kurduğu ilişki ya da bağlanmasının bebeğin intrauterin gelişmesine etkileri üzerine çalışmalar yeterli sayılarda değildir. Daha önce gebenin beden algısı, eş uyumu ve prenatal bağlanma etkenlerinin fetal büyümeye etkisi araştırılmamıştır. Bu araştırma ile bu konudaki soru işaretleri netlik kazanacak ve belki de bu sayede gebelik sürecinde fetal büyümede etkili olabilecek bazı değişkenlere müdahale ederek sağlıklı bebek doğumlarına katkı sağlanacaktır. Materyal ve Yöntem: Çalışmanın örneklemini Temmuz 2019 ile Ocak 2020 tarihleri arasında, Ankara Şehir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Gebe polikliniğine başvuran dahil edilme kriterlerini karşılayan ve çalışmaya katılmayı kabul eden, 10-28 haftalık rutin obstetrik değerlendirilmesi yapılan gönüllü 191 gebe ve bunların devam eden izlemleri oluşturmaktadır. Çalışmaya katılan gebelerimiz Gönüllü Bilgilendirme ve Onam Formu ve sonra kısa sosyo-demografik bilgiler, Beck Depresyon Ölçeği, Beck Anksiyete Ölçeği, Bedeni Beğenme Ölçeği, Çift Uyum Ölçeği, Doğum Öncesi Bağlanma Envanterinden oluşan bir anket formu doldurmuştur. Bununla beraber uzman hekim tarafından rutin olarak yapılmakta olan ilk trimester fetal anomali taraması, ikinci trimester fetal anomali taraması ve üçüncü trimester obstetrik ultrason(USG) ölçümleri değerlendirilmiştir. Çalışmamızda tanımlayıcı istatistikler sürekli değişkenler için dağılım özelliklerine göre ortalama ± standart sapma ya da ortanca (çeyreklikler arası yüzde) olarak, kesikli değişkenler ise frekans ve % ile ifade edilmiştir. İkili karşılaştırmalar yine dağılım özelliklerine göre bağımsız örneklem t testi ya da Mann-Witney U testi ile tekrarlı ölçümler ise bağımlı örneklem t testi ile karşılaştırılmıştır. Sürekli değişkenler arasındaki ilişki spearman ya da pearson korelasyon testleri ile incelenmiş ve son olarak her bir trimesterde fetal büyümeyi etkileyen değişkenler arasındaki ilişkileri ortaya koyan teorik modeller test edilmiştir. Karşılaştırmalı istatistiklerde anlamlılık için eşik değer p < 0.05 olarak kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmaya 191 gebe dahil edildi. Katılımcıların yaş ortalaması 27,9 olup, ortalama 4,9 yıldır evli kadınlardı. Annenin depresyon düzeyi arttıkça fetal CRL değeri anlamlı ve zayıf derecede azalmaktadır. (p<0.05) Annenin depresyon düzeyleri ile anksiyete arasında anlamlı ve orta düzeyde pozitif bir korelasyon varken beden algısı ile negatif bir korelasyon vardır. Annenin anksiyete düzeyleri ile beden algısı arasında anlamlı, negatif yönde ve zayıf bir ilişki vardır. Son olarak annenin beden algısı ile çift uyumu ve doğum öncesi bağlanma düzeyleri arasında anlamlı, zayıf ve pozitif bir ilişki vardır. Annenin BDO puanları ile AFP ve AFP-M arasında zayıf-orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki vardır. Yani anne depresyon düzeyleri arttıkça AFP ve AFP-M değerleri azalmaktadır. Anne anksiyete düzeyleri ile amnion miktarı ve E3 arasında zayıf-orta düzeyde, negatif ve anlamlı bir ilişki vardır. Yani anne anksiyete düzeyleri arttıkça E3 ve amnion miktarı azalmaktadır. Annenin doğum öncesi bağlanma puanları ile E3 ve E3-M düzeyleri orta düzeyde pozitif ve anlamlı bir biçimde ilişkilidir. Yani annenin bebeğine bağlanma düzeyi arttıkça E3 ve E3-M de artmaktadır. 2. trimesterde annenin depresyon düzeyleri ile anksiyete düzeyleri pozitif yönde, orta büyüklükte ve anlamlı ilişki göstermekteyken, bedeni beğenme ve çift uyumu ile negatif yönde anlamlı ilişkiye sahiptir. Annenin anskiyete düzeyleri arttıkça bedeni beğenme düzeyleri anlamlı biçimde azalmaktadır. Doğum öncesi bağlanma ile bedeni beğenme ve çift uyumu arasında pozitif yönde zayıf-orta düzeyde anlamlı bir ilişki saptanmıştır. 3. trimesterde annenin depresyon düzeyleri ile anksiyete düzeyleri arasında pozitif ve orta dereceli bir ilişki varken, bedeni beğenme puanları ile negatif ve orta dereceli bir ilişki vardır. Annenin anksiyete düzeyleri ile bedeni beğenme puanları arasında negatif ve orta düzeyde bir ilişki vardır. Bedeni beğenme puanları aynı zamanda doğum öncesi bağlanma puanları ile de pozitif ve orta dereceli bir ilişkiye sahiptir. Gebelik boyunca çift uyumunda sınırda anlamlılık değerine sahip bir azalma saptanmıştır. Gebelik boyunca doğum öncesi bağlanma puanları anlamlı bir biçimde artmıştır. Model 1'e göre annenin anksiyete, depresyon düzeyleri ve çiftin uyumu arasında karşılıklı ve anlamlı bir ilişki vardır. Annenin anksiyete düzeyleri arttıkça annenin bedeni algılaması olumsuz etkilenirken, çift uyumu arttıkça annenin beden algısı olumlu etkilenmektedir. Beden algısındaki değişim de doğum öncesi bağlanma düzeylerini aynı yönde etkilemekte ve bağlanma düzeyleri arttıkça ense kalınlığı da azalmaktadır. Model 2 ye göre çift uyumu doğum öncesi bağlanma ve bedeni beğenme puanları üzerine pozitif yönde etki ediyor. Gebenin bedenini algılama şekli ise gebenin anksiyete ve depresyon düzeylerini negative yönde etkiliyor. Yani gebe bedenini olumlu algılarsa anksiyete ve depresyon azalıyorken olumsuz algılarsa anksiyete ve depresyon artyor. Son olarak fetal parametrelerin PAP-A üzerine etkisi depresyon puanları üzerinden olmaktadır. Depresyon puaları arttıkça PAP-A puanları da artıyor. Model 3'e göre 2. Trimesterde çift uyumu hem doğrudan olarak hem de depresyon ve bedeni beğenme üzerinden dolaylı olarak doğum öncesi bağlanmayı etkilemektedir. 1. Trimesteden farklı olarak doğum öncesi bağlanma düzeyleri anne E3 düzeylerini pozitif yönde ve orta derecede etkilemekte ve artan E3 değerleri de fetal BPD'yi arttırmaktadır. Sonuç: Çalışmamızda, gebeliğin üç döneminde gebelerin depresyon, anksiyete ve beden algısı düzeylerinde bir değişim olmadığı saptanmıştır. Çalışmamızda 3. trimesterden sonra çift uyumunun bir miktar azaldığını ve gebelerde doğum öncesi bağlanmanın gebelik süresince giderek arttığını bulduk. Çalışmamızda gebelik boyunca gebelerin depresyon ve anksiyete düzeyleri, çift uyumu, gebenin beden algısı, doğum öncesi bağlanma düzeyleri ile fetal parametreler arasındaki ilişkinin modellemelerini yaptık. Buna göre ilk modelde çift uyumu, depresyon ve anksiyete düzeylerinin, gebenin beden algısını bozduğunu, bozulmuş beden algısının doğum öncesi bağlanmayı olumsuz etkilediği ve sonuç olarak fetal ense kalınlığı arttığını bulduk. Bu tür modellemelerde en önemlisi iki faktör arasındaki ilişkiyi belirlemenin yanında bu iki faktörden hangisinin etken hangisinin sonuç olduğunu belirleyebilmektir. Gebeliğin her üç dönemi için ayrı ayrı ölçümler yaptığımız bu izlem çalışmasında, yaptığımız modellemelerle gebelik boyunca annenin psikolojik faktörlerinin fetal büyüme ve gelişmedeki rolünü, farklı faktörlerle birlikte irdeleyerek, bu faktörler arası karmaşık ilişkiler ağını sadeleştirmeye çalıştık. Çalışmamızın esas bulgu olan, ilk iki trimesterde fetal büyüme ve gelişmede, annenin psikolojik faktörlerinin ön plandayken 3. trimesterden sonra öneminin azalmakta olduğu sonucu, bize depresif ve anksiyete belirtileri olan anne adaylarına müdahalenin erken safhada yapılması gerektiğini göstermektedir. Erken müdahale için, izlem amacıyla başvuran gebe kadınlarda, anksiyete ve depresyonun erken tespit edilmesinin, bunun yanı sıra, çalışmamızda saptadığımız bulgular çerçevesinde, kadınların duygudurumlarının, çift uyumu, beden algısı ve doğum öncesi bağlanma düzeyleri ile beraber değerlendirilmesinin fetal gelişim üzerine olumlu etkileri olacaktır.
Yazar
Safiye Kübra Çetindağ Karatlı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Safiye Kübra Çetindağ Karatlı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Gebelerde beden algısı, eş uyumu ve prenatal bağlanmanın fetal büyümeye etkisi, 2020, Ankara Yıldırım Beyazıt University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Ankara Yıldırım Beyazıt University tezlerinden daha fazlası
- Akran zorbalığı ile ergenlerin algıladıkları aile işlevselliğinin incelenmesi(2019)
- Yemen'de e-devlet gelişiminin önündeki engeller(2022)
- Çocuk acile başvuran epilepsi tanılı hastaların özellikleri(2022)
- Twitter gündem ağları: Twitter Türkiye gündemlerinin ağ toplumu kavramı üzerinden incelenmesi(2022)
- Arap Baharının MENA bölgesindeki çatışmalar üzerindeki etkisi: Sayım veri analizinden bulgular(2022)
- Uganda, Kampala'da mevcut tüberküloz önleme ve kontrolünü etkileyen faktörlerin araştırılması(2023)