An analysis of women entrepreneurship policies as a tool for regional development in transition context: The case of Azerbaijan
2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Emine Ferhan Gezici Korten
Abstract (TR)
Hazar Denizi etrafındaki eski Sovyetler Birliği'ne bağlı Cumhuriyetler (Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan1) geçtiğimiz yüzyılın son onyılında bağımsızlıklarını kazandıklarında bazı sınamalarla başbaşa kaldılar. Bu ülkeler için sınamaların özünde bir ikilem yer almaktaydı: planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş ve aynı zamanda ülkenin doğal enerji kaynaklarından kazanılan gelirlerin etkin şekilde idare edilmesi. Kaynak zengini ülkelerin geçiş dönemi bölgesel gelişme bakımından da bazı sonuçları beraberinde getirmektedir. Bu ülkelerde ekonominin önde gelen sektörü doğal kaynakların işlenmesine dayalı olduğundan, yurtdışından gelen doğrudan yabancı yatırımlar da ülkede kaynakların çıkarılıp işlendiği bölgelerde yoğunlaşmaktadır. Sözkonusu sektörlere bağlı olarak gelişen hizmet, inşaat vs gibi diğer sektörler de yine aynı bölgelerde gelişmektedir. Geriye kalan bölgeler ise, yabancı yatırım bu sektörlere yöneldiğinden, içeride de özellikle özel sektörün elinde sermaye birikimi sözkonusu olmadığından yatırım sıkıntısıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu nedenle, enerji kaynakları bakımından zengin geçiş ekonomilerinde bölgesel farklılıklar kaçınılmaz olarak ortaya çıkmaktadır. Bu da sonuç olarak bu bölgelerden daha zengin bölgelere ve hatta yurtdışına göç dahil olmak üzere bazı sorunları beraberinde getirmektedir. Bu ekonomiler bakımından bölgeler arası farklılıkların ortadan kaldırılabilmesi için hem ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi hem de bu yönde belirlenen politikaların uygulanmasına imkan sağlayacak kurumların inşası önem kazanmaktadır. Ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi, gelir dağılımında eşitliği sağlamanın yansıra, genel olarak ülkenin makro-ekonomik göstergelerinin de uluslararası enerji piyasasındaki fiyat dalgalanmalarından etkilenmesinin sınırlı seviyede tutulması bakımından önemlidir.Kurumların inşası ise, öncelikle geçiş sürecinin gerektirdiği demokratikleşme dahil olmak üzere politikaların uygulanmasını sağlaması bakımından resmi kurumları öne çıkarmakta, öte yandan, gayrıresmi kurumların da ekonomik aktörlerin yeni sisteme adapte olmasına imkan verecek şekilde dönüşümünü gerekli kılmaktadır.Böylece, ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi ve 1 Özbekistan esasen Hazar Denizi'ne kıyısı olmamaklabirlikte, bölgedeki eski Sovyetler Birliği'ne bağlı, enerji kaynakları bakımından zengin ülkelerden biridir (https://energypedia.info/wiki/Uzbekistan_Energy_Situation). kurum inşası bölgesel gelişme bakımından geçiş sürecini yaşayan kaynak zengini ülkelerde vazgeçilmez nitelik taşımaktadır. Bölgesel gelişme bakımından bir diğer unsur ise, büyük ölçekli yatırımın fazla mümkün olmadığı durumlarda girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesidir. Özellikle küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBĐler) bu bakımdan geçiş coğrafyasında gelir eşitsizliğinin giderilmesinde üzerinde durulan bir tedbirdir. Nitekim KOBĐler, sadece sahipleri için değil, öğretme, deneyimleme ve adaptasyona imkan vererek yerel ekonominin tamamı için önemli bir işlevi yeine getirmektedir. Geçiş dönemini yaşayan ülkelerde yapılan araştırmalar, KOBĐlerin sadece yeni istihdam yartamakla kalmadığını, aynı zamanda eğitimli ancak henüz işsiz kişilerin insan sermayesinin erozyonunu da engellediğini göstermektedir. Nitekim, ülke gelirine oranla yüksek eğitim seviyesi geçiş dönemi ülkelerinde tipik olarak gözlenmektedir. Bu nedenle, enerji kaynakları bakımından zengin olan geçiş dönemi ülkelerinde girişimcilik faaliyetlerinin ve özellikle KOBĐlerin desteklenmesi ülke için kazançlı bir politika adımıdır. Böylelikle, yatırım yapılamayan bölgelerde, insan sermayesi dahil olmak üzere yerel kaynakların kullanımına imkan yaratılmakta ve bölgelerarası farklılıkların giderilmesi yönünde katkı sağlanmaktadır. Bu noktada, kadın girişimciliğinin üzerinde bilhassa durulması gerekmektedir. Nitekim, geçiş sürecinden erkeklere nazaran biraz daha olumsuz etkilenen kadınlar bu ülkelerde tipik olarak sahip bulundukları eğitim düzeyiyle önemli bir insan sermayesi kaynağı teşkil etmektedirler. Geçiş döneminin başlamasıyla beraber devlet tarafından sağlanan eğitim, sağlık gibi sosyal hizmetlerin sekteye uğraması, hem ailede çocuk, yaşlı ve engellilerin bakımından sorumlu oldukları için hem de önceki dönemde daha ziyade kamu hizmeti sektöründe istihdam edilmiş olmalarından dolayı kadınlar üzerinde daha sert etki yaratmıştır. Kadınlar, yeni dönemde de hem özel sektörde ve bilhassa yüksek ücret ödenen sektörlerde, yeterince temsil edilememekte, hem de girişimciler arasında da fazla varlık gösterememektedirler. Oysa, kadınların ekonomik olarak desteklenmesinin genel olarak toplulukların refah düzeyi üzerinde daha fala iyileştirici etkisinin bulunduğu, çünkü kadınların gelirlerinin erkeklere göre daha büyük kısmını aileleri için harcadıkları çeşitli çalışmalarla ortaya konulmuştur. Bu tezde, geçiş dönemi bağlamında kadınların girişimcilik faaliyetleri ile bulundukları bölgelerdeki sosyal ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişkinin yansıra, devletlerin politika kararlarının tüm bu ilişkiyi nasıl etkilediği Azerbaycan örneğinde ele alınacaktır. 24 yıl önce bağımsızlığını yeniden kazanmasıyla planlı ekonomiden piyasa ekonomisine geçiş süreci yaşayan, öte yandan ekonomisi büyük oranda enerji sektörüne dayalı olan Azerbaycan bu tezin konusu için iyi bir çalışma alanı teşkil etmektedir. Nitekim ülke, 1994 yılında imzaladığı "Yüzyılın Anlaşması" olarak adlandırılan uluslararası anlaşmayla enerji sektörünü yabancı yatırıma açmış ve yüksek düzeyde yabancı yatırım çekmiştir. Yabancı yatırımdan ve enerji kaynaklarından elde edilen gelirin yanlış yönetilmesiyle ekonomiyi geriye götüren "petrol laneti"ni (veya Hollanda hastalığı - Dutch disease) uyguladığı büyük oranda başarılı politikalar sayesinde tecrübe etmemiş olan Azerbaycan'da, petrol ve gaz gelirlerinin ülke ekonomisindeki payı azalmakta olsa da ekonomik faaliyetlerin çeşitlendirilmesi halen önemli bir gereklilik olarak ön planda tutulmaktadır. Ülkede özel sektör de güçlenmektedir, ancak küçük girişimciliğin ekonomideki payı henüz mütevazidir. Öte yandan kadınlar, ülke nüfusunun kabaca yarısını teşkil etseler de girişimcilik faaliyetleri bakımından yeterince varlık gösterememektedirler. Azerbaycan hükümeti, genel olarak girişimciliği, özel olarak da kadın girişimciliğini giderek artan seviyede destekleyen politikalar yürütmektedir. Devlet aynı zamanda, 2004 yılında alınan bir kararla, enerji sektörününgeliştiği başkent Bakü dışındaki bölgeleri belli özelliklerine göre 10 ekonomik bölgeye ayırmış ve bunların sosyoekonomik kalkınmaları için şimdiye kadar beş yıllıküç devlet programını yürürlüğe koymuştur. Çalışmamızın başında iki hipotez ortaya koymaktayız. Bunlar, H1: Geçiş dönemi ülkelerinde bölgesel kalkınma aracı olarak girişimciliğe yönelik politika destekleri potansiyel girişimciler için "Fırsat faktörlerine" yoğunlaşır. H2: Kadın girişimciliğini desteklemek için yapılan devlet harcamaları, bölgesel düzeyde sosyal ve ekonomik gelişme bakımından (istihdam yaratma, ailenin gelirinin artması, bölge ekonomisine dışardan gelir sağlanması, kadınların hayatlarında olumlu yönde değişiklik gibi) olumlu sonuçlar verecektir. Birinci hipotezi test etmek için öncelikle Azerbaycan'ın bölgesel kalkınma stratejilerini belirleyen belgeleri üzerinde bir içerik analizi yapılmış, bunun sonucunda uygulandığı belirlenen politikalar MOS (Motivasyon-Fırsat-Yetenek) Modeli çerçevesine oturtularak hangi yöndeki politikaların öne çıktığı irdelenmiştir. Buna göre, yukarıda bahsedilen üç döneme yayılan bölgesel gelişme programları içerik analiziyle incelenmiş ve 2004-2008 yıllarınıkapsayan dönemde girişimciliğin istihdam yaratma rolü bakımından, 2009-2013 yıllarını kapsayan ikinci dönemde ekonominin çeşitlendirilmesi bakımından, 2014-2018 dönemi için ise ihracata yönelik yüksek kaliteli ve rekabetçi ürünlerin üretimi bakımından ön plana çıkarıldığı anlaşılmıştır. Öte yandan, kadın girişimciliğine sadece 2014-2018 döneminin Faaliyet Planı'nda dezavantajlı gruplar arasında yer verildiği görülmüştür. Birinci hipotezin analizinin ikinci bölümünde MOS Modeli Azerbaycan için uygulandığında, genel girişimcilik politikaları 2004-2008 döneminde Fırsat faktörlerine yönelikken, 2009-2013 döneminde bunların Yetenek faktörlerine yoğunlaştığı görülmektedir. Kadın girişimciler bakımından ise daha ziyade Motivasyon faktörleri üzerinde durulduğu ortaya çıkmaktadır. Bu durumda, genel olarak girişimcilik politikaları bakımından birinci hipotez kabul edilebilecekken, kadınlar bakımından bu hipotez geçerli değildir. Nitekim, Fırsat faktörlerinin genel girişimcilik için alınan tedbirler çerçevesinde karşılandığı düşünülürse, kadınların ayrıca Motivasyon faktörlerine ihtiyaç duymaları kendi içinde tutarlı sayılabilir. Çünkü, esasen insan sermayesi düzeyi yüksek olan kadınlar eğitim bakımından çok fazla eksiklik yaşamamaktadır. Ancak, Azerbaycan'dakadının rolünü daha ziyade ev sınırları içinde belirleyen toplumsal değerler gözönüne alındığında sözkonusu biçimsel olmayan (informel) kurumların kadınlar üzerindeki etkilerinin bertaraf edilmesi Motivasyon faktörlerinin güçlendirilmesine yönelik faaliyetlerle mümkün olabilecektir. Đkinci hipotez için öncelikle, bu çalışma içinde geliştirdiğimiz, yetenekli işgücü göçü modelinden esinlenerek oluşturulan deneysel bir modelleme kullanılmaktadır. Buna göre, kadın girişimciliğine yönelik devlet programları için yapılan kamu harcamaları, kadın girişimci sayısını ve buna bağlı olarak istihdamı arttırmaktadır. Ancak, sözkonusu kamu harcamaları ile istihdam arasındaki ilişki kadınların işsiz olmaları durumunda kendilerine sağlanan devlet yardımları, iş kurma maliyeti, iş kurmaları halinde ödeyecekleri vergiler ve ülke genelindeki benzer girişimcilerin istihdam yaratma potansiyeli gibi faktörlerce etkilenmektedir. Sözkonusu modelin Azerbaycan'da münferit bölgeler bakımından olmasa da "ekonomik bölgeler"in tamamı bir bütün olarak ele alındığında kadın girişimciliği için yapılan harcamalar baz alınarak uygulanmasıyla, yapılan kamu harcamalarının istihdam yaratmada etkili olduğu görülmüştür. Böylece ikinci hipotezin Azerbaycan'da genel olarak ekonomik bölgeler düzeyinde kabul edilebileceği söylenebilir. Bölgesel düzeyde ise, kadın girişimciliğinin görece yüksek olduğu Gence-Kazak ekonomik bölgesinde faaliyet gösteren ve devlet desteklerinden faydalanmış olan kadın girişmcilerle yapılan anket çalışması yol gösterici olmuştur. Sözkonusu kadın girişimciler, fırsat girişimciliğinin özelliklerini göstermekle birlikte (girişimci olma sebepleri ailelerini geçindirmekten ziyade kendi kararlarını alabilme isteği), bölgenin ekonomik ve sosyal gelişimine katkı sağladıkları görülmektedir. Dolayısıyla ikinci hipotez münferit bölge düzeyindede kabul edilebilmektedir. Dolayısıyla, kadınların girişimcilik faaliyetlerinin desteklenmesi bölgesel düzeyde insan sermayesini ve diğer yerel kaynakları harekete geçirerek içsel büyüme dinamikleri aracılığıyla bölgelerin ekonomik ve sosyal kalkınmasına katkı sağlamaktadır. Nitekim, kadın girişimcilerin yarattıkları istihdam, aileleri için yaptıkları harcamalar ve dış pazarlara erişim yoluyla bölgeye kazandırdıkları gelir buna işaret etmektedir. Bununla birlikte, bu yönde yapılan kamu harcamalarının ve yürütülen programların bölgelerin ve toplulukların ihtiyaçlarının gözönünde bulundurularak yapılması ayrıca önem arzetmektedir.
Author
Dr. Hatice Tuğba İkizler Fearnley
Institution
How to Cite
Hatice Tuğba İkizler Fearnley (Yüksek Lisans Tezi). An analysis of women entrepreneurship policies as a tool for regional development in transition context: The case of Azerbaijan, 2015, Istanbul Technical University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Istanbul Technical University
- Investigation Of Stretching Effect With Mixed Finite Element Formulations For Laminated Beams And Plates(2023)
- Veri madenciliği yöntemlerini kullanarak anemi sınıflandırılmasına yönelik bir uygulama(2015)
- Moebius elektrolizi anot çamurlarından platin grubu metallerin uzaklaştırılması ve geri kazanımı(2015)
- İlçe belediye hizmet binalarında tasarım yaklaşımlarının mekân dizim yöntemi ile incelenmesi(2015)
- Bir II. Alman İmparatorluğu projesi: Kaiser Wilhelm Anıtı'ndan Alman çeşmesine(2015)
- Soil salinity mapping by integrating remote sensing data with ground measurements; a case study in Lower Seyhan Plate, Adana, Turkey(2015)
