Gelir vergisinde basit usul uygulaması
2003
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mehmet Tosuner
Abstract (TR)
ÖZET Vergi devletin amaçlarını gerçekleştirmek amacıyla kullandığı bir vasıtadır. Zaman içerisinde devletin üstlenmiş olduğu hizmetlerin genişlemesi ve çeşidinin artması devletin amaçlarının da artmasına neden olmuştur. Dolayısıyla amaçların gerçekleştirilmesinde bir vasıta olarak kullanılan verginin önemi günden güne artmıştır. Devlet sadece kamu harcamalarını finanse etmek amacıyla gelir elde etmez. Bunun yanında gayri safı milli hasıladan herkesin eşit pay almasına, gelir ve servet dağılımındaki dengesizlikleri azaltmaya kadar pek çok amacı gerçekleştirmeye çalışır. Zamanla devletin kurumsallaşması ve koruyucu devlet olmaktan ziyade sosyal refah devleti olma anlayışını benimsemesi daha düzenli ve daha fazla gelire ihtiyaç duymasını sağlamıştır. Devlet ihtiyaç duyduğu kamu gelirlerinin yeterli hale getirilmesi için genellikle vergi oranlannı veya vergi çeşitlerini arttırma yoluna gitmiştir. Böyle bir uygulama her zaman başanya ulaşamamıştır. Çünkü yapılan yeni düzenlemeler karşısında vergiye karşı tepkilerinde arttığı görülmüştür. Artan bu tepkiler çoğu zaman devleti zor durumda bırakmıştır. Ekonomik ve mali sıkıntı içerisine düşen devlet, kısmi veya geçici tedbirlerle bu sıkıntıları aşamamıştır. Toplum ile devlet hayatının bütün parçaları ile birbirine bağlı sosyal bir organizmadır. Bu nedenle ekonomi politikayı, politikada ekonomiyi devamlı surette etkilemiştir. İşte bu etkileşim devletin genel politikasını etkileyebildiği süreçte, izlenilen maliye politikalarını da etkilemiştir. Zira gelirin vergilendirilmesinde bu etkileşim hat safhaya çıkmıştır. Yapılan düzenlemelerde küçük esnaf grubunun çokluğu ve oluşturulan kamuoyu baskısı hükümetlerin bir takım ticaret erbabını muafiyet kapsamına almasına, bazılan içinde belirlenen matrahlar üzerinden sınırlı miktarda vergi alınması yolunda düzenleme yapmasına neden olmuştur, özellikle 1960'dan sonra Türk Vergi Sisteminde oldukça geniş yer bulan bu düzenlemelere "Götürü Usulde Vergilendirme" denilmiştir. Çağdaş vergileme anlayışı açısından yanlış bir uygulama olan bu usul ile kazançlarının doğrudan doğruya tespitinde güçlükler yaşanılan bazı mükellef gruplannın vergiye tabi kazançlan, belli komisyonlarca tespit edilmiştir.Zaman içerisinde götürü usulde vergilendirilenlerin sayısı giderek artmış ve toplam gelir vergisi yükümlüleri içerisinde küçümsenemeyecek bir boyut almıştır. İstisnai bir uygulama olması gerekirken sisteme egemen hale gelmiştir. Bunun yanında götürü usulde vergilendirilenlerin bir çoğunun kazancı gerçek usulde vergilendirilen mükelleflerin kazançlarına yaklaşmış hatta bazılarının kazançlarını aşmıştır. Buna rağmen mevzuattaki boşluklar ve denetim yetersizliği nedeniyle gerçek usulde vergilendirilmesi gereken pek çok kişi bu usulden yararlanmaya devam etmiştir. Dolayısıyla zaman içerisinde vergi adaletini bozarak, gelir vergisinin en önemli özelliği olan vergi ödeme gücüne ulaşılmasını engellemiştir. Bazı mükelleflerin lehine bazılarının da aleyhine sonuçlar doğurmuştur. Nitekim bu usul; gerçek usulde vergilendirilmesi halinde hiç vergi ödemeyecek veya bu usulün öngördüğü miktarla mukayese edildiğinde daha az vergi ödeyecek mükellefleri, genel olarak belirlenen matrahlar üzerinden vergi ödemek zorunda bırakmıştır. Vergide adalet ilkesi ile çelişen bu durumun gözden geçirilerek yeniden düzenlenmesi zorunluluğu ortaya çıkmıştır. Bunun üzerine günün siyasi hükümetince çalışma yapılarak kayıt dışı ekonominin kayda alınması, belge düzeninin yerleştirilmesi ve vergilendirmede gerçek kazancın esas alınmasının sağlanması amacıyla Gelir Vergisi Kanunu'nun 46. 47. ve 48.'nci maddelerinde değişiklikler yapılmış ve 01/01/1999 tarihinden itibaren Türk Vergi Sisteminde "Götürü Usulde Vergilendirme Rejimine" son verilmiştir. Yapılan bu değişiklikle 01/01/1999 tarihinden geçerli olmak üzere götürü usule göre vergilendirilen ticari kazanç sahipleri basit usulde vergilendirilmiştir. Basit Usulde Vergilendirme Rejiminden faydalanan/faydalanacak olan mükelleflere Vergi Usui Kanuna göre tespit edilen satış belgelerini düzenleme zorunluluğu getirilmiştir. Ancak basit usule tabi mükellefler alış ve satış belgelerini defterlere kaydetmeyecek, faaliyetlerinden elde ettikleri kazançları alış ve satış belgelerine göre meslek odalarınca tutulacak kayıtlar esas alınarak tespit edilecek gerçek kazançtan üzerinden vergilendirilecektir. Gerçek geliri kavramaya çalışan bu rejim ile Gelir Vergisi Kanunu'nun götürü ticari kazançlann vergilendirilmesine yönelik maddelerinde belirli bir zaman sürecinde tamamlanacak köklü değişiklikler yapılmıştır. Sistemin temel amacı kayıt dışı ekonominin kontrol altına alınarak belge düzeninin yerleştirilmesidir. Bu nedenle 1999-2000-2001 takvim yıllan için ödenecek vergiye bir üst sınır getirilmiştir. Ancak VIülkemizin yaşadığı ekonomik bunalımlar nedeniyle G.V.K.'na eklenen geçici 58'inci madde ile 2000 ve 2001 takvim yıllan için hayat standardı uygulaması getirilerek ödenecek vergiye bir alt sınır da konulmuştur. Bu süre içerisinde kanunun 48. maddesinde yazılı hadler aranılmayacaktır. 31/12/2001 tarihinde basit usule tabi olmanın şartlarını topluca taşıyanların kazançlarının şartlan taşıdıklan sürece takip eden yıllarda da basit usule göre tespit edileceği hükmü getirilerek sistem mükelleflerde oluşacak tereddütlere karşı güvence altına alınmıştır. Bunun yanında belge düzenine uymadığı tespit edilenlere; bir üst dereceden, birinci dereceden vergilendirilenlerde ise birinci derecenin %50 fazlası üzerinden vergilendirileceği hüküm altına alınarak sistemin cezai yaptırımı da düzenlenmiştir. Türk Vergi Sisteminde gerçek geliri kavramaya çalışan "Basit Usulde Vergilendirme" başlığı altında incelediğim tezim iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde gelir kavramı, ticari kazancın tarifi ve vergilendirme usulleri, İkinci bölümde basit usulde vergilendirme rejimi, mevcut uygulama ve kanundaki eksiklikleri irdelemeye çalıştım. vıı
Author
Hakan Bay
Institution
How to Cite
Hakan Bay (Yüksek Lisans Tezi). Gelir vergisinde basit usul uygulaması, 2003, Dokuz Eylül University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- Urla bölgesi kırsal mimari mirasının karakteristikleri ve koruma sorunları(2019)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Muâviye b. Ebî Süfyân'a yöneltilen eleştiriler(2019)
