Girişimcilik temelinde alternatif bir finansman modeli olan kitle fonlaması ve Türkiye'deki yatırımcılarına yönelik bir araştırma
2020
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Banu Dincer
Özet (TR)
Girişimcilik kavramı hayatın her alanında karşımıza çıkmakta ve toplumların gelişmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Genel olarak ekonomik alanda yapılan faaliyetler için kullanılan girişimcilik kavramı, sosyal sorumluluk projeleri, politik faaliyetler ve askeri stratejiler dâhil olmak üzere birçok sahayı ilgilendirmektedir. Bir girişimin ortaya çıkması ve gelişerek piyasada tutunan bir iş faaliyetine dönüşmesi oldukça karmaşık bir süreçtir. Özünde, karşılaşılan fırsatların değerlendirilerek risk almak suretiyle bir fikrin hayata geçirilmesi olarak tarif edilebilecek girişimcilik, özellikle 20. yüzyıldan itibaren çeşitli araştırmacılar tarafından farklı yönleri ile ele alınmıştır. Girişimciliğin incelenmesi ve teşvik edilmesi ile ilgili bu süreçte kurumsal çalışmalar da ortaya çıkmıştır. Bu bağlamda Küresel Girişimcilik İzleme kurumu tarafından her yıl düzenli olarak yayınlanan raporlarda, kültürel farklılıkları da dikkate alacak şekilde girişimcilik konusunda dünyadaki gelişmeler yakından takip edilmektedir. Girişimcilik süreci bir bütün olarak değerlendirildiğinde anlamlı sonuçlar elde edilebilmektedir. Girişimcilerin kişisel karakter özellikleri, motivasyon kaynakları, ülkede bulunan teknolojik altyapı, kültürel arka plan, sahip olunan finansal kaynaklar, rakiplerin tutumları, küresel ekonomik trendler, hükümetlerin teşvikleri vb. birçok faktör, bir girişim faaliyetinin başarı veya başarısızlığında farklı seviyelerde rol oynamaktadır. Donald F. Kuratko'nun "mikro" ve "makro" görüşler çerçevesinde ortaya koyduğu girişimcilik teorileri, farklı sahalarda ortaya konan girişimcilik faaliyetlerinin değişik yönleri ile ele alınması ve girişimcilik sürecindeki yerinin anlaşılması açısından son derece faydalıdır. Bu çerçevede, makro görüşler ile girişimcileri çevreleyen ekosistem ele alınırken, mikro görüşler ile girişimcilerin karakter özellikleri daha ön plana çıkarılmaktadır. Dünya ve Türkiye ekonomisi açısından bakıldığından girişimcilik faaliyetlerinin hayati öneme haiz olduğu görülmektedir. Girişimcilik sayesinde ekonomik katma değeri olan ürünler ortaya çıkmakta, elde edilen patent haklarının sayısı artmakta, işsizliğin azaltılması bağlamında yeni istihdam alanları oluşturulmakta ve yoksullukla mücadelede önemli başarılar kazanılmaktadır. Literatüre son yıllarda giren sosyal girişimcilik kavramı ile iklim değişikliği ve kuraklık gibi küresel sorunlar ile mücadelede farklı bir anlayış yaygınlaşmaya başlamıştır. Yapılan araştırmalara göre, girişimcilik faaliyetlerinin önemli bir kısmı, başlangıçta öngörüldüğü şekilde başarılı sonuçlar verememektedir. Girişimcilerin başarısız olmasında ön plana çıkan faktörlerin başında, girişimciliğin finansal kısmı ile ilgili yapılan hatalar gelmektedir. Bir süreç olarak ele alınması gereken girişimcilik faaliyetlerinin başarılı bir şekilde ortaya konulabilmesi için, girişimcilerin finansal konular hakkında yeterli bilgiye sahip olması gerekmektedir. Girişimin planlama safhasından itibaren ihtiyaç duyulan ekipman, personel ve bina giderleri gibi pek çok sermaye unsurunun karşılanması, girişimcilerin yeterli miktarda finansal kaynağa erişebilmesi ile mümkündür. Aile bireyleri, arkadaş çevresi, melek yatırımcılar, risk sermayedarları, bankalar ve devlet teşvikleri, girişimcilerin ihtiyaç duydukları finansal kaynağa ulaşmak için kullandıkları geleneksel finans kaynaklarıdır. Bu finans kaynaklarının birbirinden tamamen bağımsız olarak düşünülmesi ve değerlendirilmesi yanlış sonuçlara ulaşılmasına neden olabilecektir. Finansal merdiven olarak tanımlayabileceğimiz bir sistem içerisinde, farklı finansal yöntemlerin, girişimin içerisinde bulunduğu safha göz önünde bulundurularak bir bütün olarak değerlendirilmesi, her bir finansal yöntemin sunduğu avantajlardan azami derecede faydalanmak için son derece önemlidir. Özellikle 2008 yılında yaşanan küresel ekonomik kriz, girişimcilerin geleneksel finansal kaynaklarına erişimlerini zorlaştırmış ve farklı yöntemler ile ihtiyaç duydukları finansman ihtiyaçlarını karşılama arayışlarını hızlandırmıştır. Bu kapsamda ortaya çıkan kitle fonlaması yöntemi, başta gelişmiş ülkeler olmak üzere pek çok ülkede hızlı bir şekilde yaygınlaşmıştır. İnternet üzerinden faaliyet gösteren kitle fonlama platformları sayesinde kitleler ile girişimcilerin buluşturulmasını sağlayan kitle fonlaması yöntemi, hayatın farklı alanlarında bireysel ve kurumsal olarak fikirlerini hayata geçirmek isteyen girişimcilere, geleneksel finans kaynaklarına bağımlı kalmadan ve coğrafi tahditlerden kurtularak ihtiyaç duydukları finansal kaynaklara ulaşmalarını sağlamaktadır. Finansal kaynak ihtiyacını karşılamanın yanısıra, kitle fonlaması yöntemi girişimcilere önemli avantajlar sunmaktadır. Kitle fonlaması platformları üzerinden başlatılan kampanyalar ile potansiyel müşteriler ile doğrudan temasa geçmek suretiyle, girişimlerin ürünleri hakkında aynı zamanda bir piyasa araştırması yapmaktadır. Tüketicilerden alınan geri beslemelerden faydalanarak prototip aşamasında ürünler üzerinde bir takım değişikliklere gitmek mümkündür. Ayrıca, sosyal medyanın da yardımı ile projelerin tanıtım videolarının paylaşılması, satış öncesinde ürünlere yönelik ilgiyi ve talebi arttırmaktadır. Kitle fonlaması yönteminin en büyük avantajlarından birisi ise, girişimciliğin erken safhasında karşılaşılan finansal boşluğu aşmak için kitlelerin gücünden faydalanabilmektir. Girişimcilerin kitle fonlaması yöntemini kullanarak başarılı olması halinde görünürlükleri artacağından, diğer geleneksel finans yöntemlerinden faydalanma şansları artmaktadır. Bununla birlikte, kitle fonlaması yönteminin finansal açıdan her derde deva bir araç olduğunu düşünmek de doğru değildir. Başarısız bir şekilde yürütülen kitle fonlaması kampanyalarının yeni kurulan işletmeler için yıkıcı sonuçları olabilmektedir. Diğer taraftan, kitle fonlama platformları tarafından yapılan kesintiler ve diğer ek maliyetler ile birlikte bu yöntem ile elde edilen finansal kaynağın maliyeti artabilmektedir. Ayrıca, gelecekte hisse ve borç bazlı kitle fonlaması ile elde edilen finansal kaynağın yüksek rakamlara ulaşması bir takım dolandırıcılık ihtimallerini kuvvetlendirmektedir. Daha çok ödül ve bağış bazlı olarak başlayan kitle fonlaması yöntemi, zaman içerisinde girişimcilerin işletmeleri için ihtiyaç duydukları finansal kaynağa erişebilmelerini sağlayacak şekilde ağırlıklı olarak hisse ve borç bazlı olarak devam etmiştir. 2018 yılı itibariyle kitle fonlaması piyasasında zirveye yerleşen Çin'in yanısıra, ABD ve Avrupa'da kitle fonlaması yöntemi etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Yatırım odaklı kitle fonlaması yöntemleri olan hisse ve borç bazlı kitle fonlaması yöntemleri birçok ülkede yasal düzenlemeler sayesinde kontrollü bir şekilde kullandırılmaktadır. Ülkemizde ise, 2019 yılı sonunda SPK tarafından yayınlanan tebliğ ile hisse-bazlı kitle fonlaması ile ilgili yasal düzenlemeler tamamlanmıştır. Halihazırda Fongogo ve Fonbulucu kitle fonlama platformları, SPK tarafından belirlenen yasal çerçeve içerisinde hisse-bazlı kitle fonlaması yöntemini yürütebilmek içi hazırlık çalışmalarına devam etmektedir. Ödül ve bağış bazlı kitle fonlamasında kat edilen mesafeye rağmen, Türkiye'de kitle fonlaması yöntemi hala emekleme aşamasındadır. Kitle fonlaması yönteminin Türkiye'de yaygınlaşmasının önünde bir takım engeller bulunmaktadır. Halihazırda Türkiye'de kitle fonlaması yönteminin tanınırlığı çok yüksek değildir. Buna ilave olarak, internet üzerinden yapılan Çiftlik Bank gibi birtakım dolandırıcılık faaliyetleri, Türkiye'deki insanların kitle fonlaması yöntemine karşı biraz mesafeli durmasına yol açmıştır. Türkiye'de herhangi bir yasal düzenleme olmadığından borç-bazlı kitle fonlaması yöntemi kullanılmamaktadır. Hisse bazlı kitle fonlaması ile ilgili de, uygulamada henüz bir kampanya yürütülmediği için mevcut yasal düzenlemenin etkinliği tam olarak tespit edilememiştir. Bu bağlamda, özellikle Çin ve ABD'de hisse ve borç bazlı kitle fonlaması yöntemleri ile ilgili güncel yasal düzenlemelerin takip edilmesi ve Türkiye'de bu alandaki yasal düzenlemelerin ise revize edilmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Ayrıca, kitle fonlaması yöntemi konusunda farkındalığın artırılması için üniversitelerde panel vb. faaliyetlerin ve medyada da çeşitli tanıtım etkinliklerinin artırılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Kitle fonlaması konusunda, insanları motive eden temel unsurlar konusunda Türkiye'de literatürde önemli bir boşluk bulunmaktadır. Kitlelerin çeşitli yöntemlerle teşvik edilebilmesi için, kitle fonlaması yönteminde temel motivasyon kaynaklarının kitleler üzerindeki etkilerinin anlaşılması, bu kapsamda yürütülecek farkındalığı artırmaya yönelik projelerin kalitesini artıracaktır. Çalışmanın son bölümünde, araştırmanın amacı ve önemine, varsayımları ve sınırlılıklarına, yöntemine, evreni ve örneklemine , analizine, bulgularına detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Bu amaç doğrultusunda kitlesel fonlama motivasyon kaynaklarının ve tekrar yatırım yapma niyetlerinin hangi demografik özelliklere göre değiştiğini belirlemek maksadıyla anket çalışması yapılmıştır. Araştırma kapsamında 397 kitlesel fonlama katılımcısından toplanan anket verilerinin toplanarak analizi yapılmıştır. Veriler, "google formlar" kullanılarak katılımcılardan elde edilmiştir. Araştırmanın evreninin "Fongogo" isimli kitlesel fonlama platformunun yatırımcıları oluşturmaktadır. Anketin birinci bölümünde katılımcıların demografik özelliklerine yönelik 7 adet soru, ikinci bölümünde kitlesel fonlama platformlarını kullanan yatırımcıları motive eden ölçeklere (Fedakarlık, İmaj oluşturma ve Kendi Reklamın Yapma, Kendini Beğendirme ve Lobi Yapma, Sosyal Rekabet ve Ödüllendirilme İsteği) yönelik Bretschneider ve Leimeister (2017)'in çalışmasından bu çalışmaya uyarlanan 21 ifade bulunmaktadır. Üçüncü ve son bölümde ise tekrar yatırım yapma niyetine yönelik Bhattacherjee (2001)'nin çalışmasından bu çalışmaya uyarlanan 3 ifade yer almaktadır. Verilerin analizi için SPSS 22.0 programı kullanılmış ve bu uygulama üzerinden sonuçlar analiz edilmiştir. Katılımcıların %43,6'sı kadınlardan; %56,4'i erkeklerden oluşmaktadır. Bekar kişilerin oranı %65,5; evli kişilerin oranı %34,5'dir. Katılımcıların %14,6'si 20 yaş altında, %64,5'i 21-39 yaş aralığında, %11,8'i 40-57 yaş aralığında, %9,1'i 58 yaş ve üzerindedir. Araştırmaya katılan platform üyesi yatırımcıların eğitim düzeylerine göre dağılımları incelendiğinde; katılımcıların %72'inin üniversite (Lisans ve ön lisans), %19,2'sinin yüksek lisans ve üzeri ve %8,8'inin lise ve altı mezunu olduğu görülmektedir. Araştırmaya katılan platform üyesi yatırımcıların aylık gelir düzeylerine göre dağılımları incelendiğinde; katılımcıların %28,5'inin 6001 TL ve üzeri, %26,4'ünün 0-2000 TL, %23,7'sinin 2001-4000 TL ve %21,4'ünün 4001-6000 TL aylık gelire sahip olduğu görülmektedir. Araştırmaya katılan platform üyesi yatırımcıların mesleklerine göre dağılımları incelendiğinde; katılımcıların %41,8'inin özel sektör çalışanı, %21,2'sinin kamu sektörü çalışanı, %18,1'inin öğrenci, %10,3'ünün işsiz ve %8,6'sının ev hanımı olduğu görülmektedir. Son olarak araştırmaya katılan platform üyesi yatırımcıların platform üyelik sürelerine göre dağılımları incelendiğinde; katılımcıların %70'inin 6 aydan az, %15,6'sının 6 ay-1 yıl arası, %8,1'inin 2 yıldan fazla süredir ve %6,3'ünün 1-2 yıl arası süredir platforma üye olduğu görülmektedir. Araştırmanın geçerliliğini ve güvenilirliği için açımlayıcı faktör analizi ve Cronbach alfa katsayıları kullanılmıştır. Kitlesel fonlama motivasyon kaynakları ölçeğinin faktörlerinin belirlenmesi amacıyla açımlayıcı faktör analizi yapılmış, faktörlerin belirlenmesinde temel bileşenler yöntemi ve varimax faktör döndürme yöntemi kullanılmış, faktör sayılarının belirlenmesinde ise özdeğer ölçütüne başvurulmuştur. Faktör analizi esnasında yanlış faktörler altında yüklendiği tespit edilen 3 adet ifade analiz dışı bırakılmıştır. Faktör analizi sonucunda kitlesel fonlama motivasyon kaynakları ölçeğinin "Fedakarlık", "İmaj oluşturma ve kendi tanıtımını yapma", "Kendini beğendirme ve lobi yapma" ile "Sosyal rekabet ve ödüllendirilme isteği" olmak üzere 4 faktörden oluştuğu tespit edilmiştir. Bu dört faktör ve ölçeğin geneli için yapılan güvenilirlik analizi sonucunda Cronbach alfa katsayıları ,909;,914;,907 ve ,905 olarak tespit edilmiş ve böylece ölçeğin güvenilir olduğu görülmüştür. Tekrar yatırım yapma niyeti ölçeğinin faktörlerinin belirlenmesi amacıyla da açımlayıcı faktör analizi yapılmış, faktörlerin belirlenmesinde temel bileşenler yöntemi ve varimax faktör döndürme yöntemi kullanılmıştır. Faktör sayılarının belirlenmesinde özdeğer ölçütüne başvurulmuştur. Faktör analizi esnasında hem ortak varyans hem de faktör yükü değeri 0,5'ten küçük olduğu tespit edilen 1 adet ifade analiz dışı bırakılmıştır. Faktör analizi sonucunda tekrar yatırım yapma niyeti ölçeğinin tek faktörden oluştuğu tespit edilmiştir. Tek faktör için yapılan güvenilirlik analizi sonucunda Cronbach alfa katsayısı ,819 olarak tespit edilmiş ve böylece ölçeğin güvenilir olduğu görülmüştür. Kitlesel fonlama yatırım motivasyon unsurları ile tekrar yatırım yapma niyeti arasındaki ilişkiler Pearson korelasyon testi ile test edilmiştir. Pearson Korelasyon Analizleri sonucunda kitlesel fonlama motivasyon unsurları ile tekrar yatırım yapma niyeti arasında anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Kitlesel fonlama yatırım motivasyonu unsurlarının tekrar yatırım yapma niyeti üzerindeki etkisinin tespit edilmesi amacıyla Çoklu Doğrusal Regresyon Analizi yapılmıştır. Analiz sonucunda kitlesel fonlama motivasyon kaynakları olan fedakarlık, imaj oluşturma ve kendi tanıtımını yapma, kendini beğendirme ve lobi yapma ile sosyal rekabet ve ödüllendirilme isteği bağımsız değişkenlerinin tekrar yatırım yapma niyeti bağımlı değişkeni pozitif yönde etkilediği ve varyansının %62,4'ünü açıkladığı ortaya çıkmıştır. Kitlesel fonlama motivasyon kaynakları ve tekrar yatırım yapma niyeti değişkenlerinin, demografik özelliklere göre farklılık gösterip göstermediğinin araştırılması maksadıyla, iki gruptan oluşan değişkenler için Bağımsız Örneklem ttesti, ikiden fazla gruptan oluşan değişkenler için ise varyansların homojen olması durumunda tek yönlü ANOVA, varyansların homojen olmaması durumunda ise Welch Testi uygulanmıştır. ANOVA/Welch testleri sonucunda gruplar arasında farklılıkların tespiti halinde farklılığın hangi gruplar arasında yer aldığını belirlemek maksadıyla Post Hoc testleri uygulanmıştır. Varyansların eşit olması halinde Scheffe, eşit olmaması halinde ise Tamhane Post Hoc testi kullanılmıştır. Sonuç olarak, teknolojik gelişmeler ve sosyal medyanın gücünü kullanarak kitlesel fonlama yönteminin diğer finansman yöntemlerine göre güçlü yanlarını ortaya çıkarmak ve dünya da özellikle gelişmiş ülkelerde çok güçlü bir fon kaynağı haline gelmiş bu finansman yönteminin önemine vurgulanması hedeflenmiştir. Bu kapsamda, mevcut kitlesel fonlama yatırımcılarının motivasyon kaynakları ile tekrar yatırım yapma niyetleri arasındaki ilişkilerinin demografik özelliklere göre değişikliği ölçülmeye çalışılmıştır. Girişimcilik kapsamında girişimcilerin yaşadığı başarısızlığın temel sebeplerinden olan finansal eksikliğin giderilmesi maksadıyla, ülkemizde henüz yaygınlığı pek bilinmeyen ancak üzerine düşülmesi gereken konulardan olan kitlesel fonlama yöntemi, girişimciler için motive edici ve başarı basamaklarını tırmanmasında kolaylık sağlayacak bir finansal yöntem olacaktır.
Yazar
Dr. Faruk Şahap
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Faruk Şahap (Yüksek Lisans Tezi). Girişimcilik temelinde alternatif bir finansman modeli olan kitle fonlaması ve Türkiye'deki yatırımcılarına yönelik bir araştırma, 2020, Galatasaray University.
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Galatasaray University tezlerinden daha fazlası
- Devletin yeni uzay faaliyetlerinden doğan uluslararası sorumluluğu(2025)
- Sermaye şirketlerinde ortakların ve organların kamu borçlarından sorumluluğu(2022)
- Le supporterisme comme une identite contre culturelle : etude des modes de construction identitaire dans et autour des stades de football a istanbul(2014)
- Le nouveau roman: claude simon et william faulkner(2014)
- Yöneticilerin sorumluluk sigortası(2015)
- Langlands functoriality principle(2021)
