Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği olan çocuk hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri
2024
0 views
0 downloads
Advisor: Doç. Dr. Ayşen Türedi Yıldırım
Abstract (TR)
Amaç: ÇalıĢmamız, Manisa bölgesinde çocukluk çağındaki Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği tanısı almıĢ hastaların klinik seyirlerini, baĢvuru kriterlerini ve genetik profillerini inceleyerek, bu hastalarda gözlemlenen genetik varyantların dağılımını analiz etmeyi ve laboratuvar verileri ile klinik bulgular arasındaki iliĢkiyi ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Gereç ve yöntem: Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi Çocuk Hematoloji Kliniği'nde 2004-2022 yılları arasında yenidoğan sarılığı ve akut hemolitik atak nedeniyle G6PD eksikliği tanısı alan hastaların klinik ve laboratuvar parametreleri retrospektif olarak incelenmiĢtir. Dosya kayıtları ve probel sisteminden elde edilen verilerle hastaların baĢvuru anındaki yaĢları, Ģikayetleri, hastane yatıĢ süreleri, aile öyküsü, transfüzyon gereksinimi gibi faktörler değerlendirilmiĢ; ayrıca genetik sonuçları, hemogram, retikülosit oranı, bilirubin seviyeleri, G6PD enzim düzeyi gibi laboratuvar bulguları da analiz edilmiĢtir. Bulgular: ÇalıĢmamızda G6PD enzim eksikliği tanısı almıĢ 95 hastanın verileri retrospektif olarak incelendi ve hastaların demografik özellikleri, baĢvuru klinikleri ve klinik seyirleri detaylı bir Ģekilde değerlendirildi. 58 hasta hemolitik anemi, 37 hasta yenidoğan sarılığı ile tanı almıĢtır. Hastaların 83'ü (%87.4 ) erkek, 12'si (%12.6) kızdı, cinsiyet ile baĢvuru kiniği arasında fark yoktu. Hemolitik anemi grubunda ortalama yaĢ 3.83±2.81 (1-14 yaĢ aralığında) olarak belirlendi. Hemolitik atak nedeniyle hastaneye yatıĢ süresi ortalama 2.9 gün olarak saptanmıĢ ve 49 hastada transfüzyon gereksinimi oluĢmuĢtur. Hastane yatıĢ süresi ile G6PD düzeyi, LDH, düzeltilmiĢ retikülosit oranı ve indirekt bilirubin düzeyi arasında anlamlı bir iliĢki saptanmamıĢtır. Hemolitik anemi kliniği ile baĢvuran hastaların G6PD enzim düzeyi ile transfüzyon gereksinimi ve transfüzyon sayısı arasında anlamlı bir iliĢki tespit edilmemiĢtir (p:0.548). Fakat, hemolitik anemi kliniği ile gelen hastaların G6PD enzim düzeyinin, hem LDH düzeyi ile (p:0.016, r: -0.314) hem de lenfosit sayısı ile (p:0.034 r:- 0.425) ile arasında negatif korelasyon iliĢkisi saptanmıĢtır. Diğer laboratuvar parametreleri ile G6PD düzeyi arasında anlamlı iliĢki saptanmamıĢtır. Hemolitik anemi grubunda, yenidoğan sarılığı grubuna göre Hb, Htc, Rbc, MCV, MCH, MPV, total bilirubin ve indirekt bilirubin değerleri anlamlı Ģekilde düĢük, retikülosit, LDH, WBC ve nötrofil düzeyleri ise yüksek saptanmıĢtır (p<0.05). Yenidoğan sarılığı nedeniyle hastaneye yatıĢ süresi ortalama 2,49 ± 3,02 gün olup, en uzun yatıĢ süresi 13 gün olarak tespit edilmiĢtir. Yenidoğan hastaların indirekt bilirubin düzeyi ile hastane yatıĢ süresi arasında anlamlı pozitif korelasyon saptandı, 59 G6PD enzim düzeyi ile hastane yatıĢ süresi ve de hemogram parametreleri arasında anlamlı iliĢki bulunmadı. Hastalardan 22 sinin genetik analiz sonucuna ulaĢıldı ve altı farklı varyant tespit edildi. Bu varyantların dördü (Mediterranean, Chatham, Cassano, Union) Class II, ikisi (Asahi, Kalyan-Kerala) ise Class III olarak sınıflandırılmıĢtır. Akdeniz (Mediterranean) varyantı (Ser188Phe), 14 olguda bulunmuĢ ve bu hastaların sekizi hemolitik atak, altısı ise uzamıĢ sarılık ile tanı almıĢtır. TartıĢma ve Sonuç: Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği ülkemizde sık görülen bir enzimopatidir. Hastalarımızın %61.1'i hemolitik anemi, %38.9'u yenidoğan sarılığı ile tanı almıĢtır. ÇalıĢmamızda hemolitik ataklarla baĢvuran hastaların yaĢ ortalaması 3,83±2,81 yıl (1-14) olarak saptanmıĢ olup ülkemizde ve diğer akademik çalıĢmalarda da benzer Ģekilde rapor edilmiĢtir. Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği erkeklerde genetik mutasyona bağlı olarak belirginleĢirken, kızlarda hem mutasyon hem de rastgele X kromozomu inaktivasyonu nedeniyle farklı Ģiddetlerde belirtilere neden olabilir. Hem yenidoğan sarılığı gurubunda hem de hemolitik atak grubunda literatürle uyumlu Ģekilde erkek cinsiyet baskındı. Hemolitik anemi ile tanı alan hastalarda bakla tüketimi öyküsünün ve enfeksiyon geçmiĢinin sıkça rastlandığı gözlemlenmiĢtir. Hemolitik atakla baĢvuran hastalarda sarılık ve solukluk Ģikayetleri sıkça görülürken fizik muayenede de en sık bulgular sırasıyla; ikterik görünüm, taĢikardi, ateĢ yüksekliği idi. Yenidoğan hastalarda en sık baĢvuru Ģikâyeti ve fizik muayene bulgusu ciltte ve skleralarda sarılık idi. Hastaların geliĢ Ģikayetleri ve fizik muayene bulguları literatürdeki diğer çalıĢmalarla benzerlik göstermektedir. ÇalıĢmamızın verileri G6PD enzim düzeyinin cinsiyet ve baĢvuru kliniğine bağlı olarak değiĢmediğini ve ölçümler arasında istikrarlı bir durumun olduğunu gösterdi. Literatürdeki diğer çalıĢmalarla uyumlu olarak, G6PD eksikliği olan yenidoğanlarda G6PD düzeyinin hemogram değerleri üzerinde belirgin bir etkisi gözlenmedi. Ancak, hemolitik anemili hastalarda düĢük G6PD düzeyi ile lenfosit sayısı arasında anlamlı bir negatif korelasyon bulduk ve G6PD eksikliği hastalarındaki artmıĢ oksidatif stresin lenfosit proliferasyonuna neden olduğunu düĢünmekteyiz. Güncel çalıĢmalarda da bulgularımızı destekleyen sonuçlar mevcut olup bu alanda daha çok çalıĢma yapılması gerekmektedir. Hemolitik atakta gelen hastalarda G6PD düzeyi ile LDH düzeyi arasında negatif bir iliĢki bulundu ancak LDH düzeyiyle hastaların eritrosit transfüzyon ihtiyacı ve hastane yatıĢ süresi arasında korelasyon tespit edilemedi. Laktat dehidrogenazın hem Ģiddetli hemoliz belirteci olarak hem de G6PD düzeyi azaldıkça artan oksidatif stres yükünün ve anaerobik glikolizin artıĢına bağlı olarak yükseldiği düĢünüldü. LDH'ın G6PD enzim düzeyi için öngörücü bir parametre olabileceğini 60 değerlendirmek için daha geniĢ kapsamlı çalıĢmalar yapılması gerekmektedir. Hemolitik anemi ile yenidoğan sarılığı gruplarının labaratuvar parametreleri kıyaslandı ve hemolitik anemi grubundaki hastalarda düĢük hemoglobin, hematokrit, kırmızı kan hücresi, ortalama korpusküler hacim, ortalama korpusküler hemoglobin, ortalama trombosit hacmi, total ve indirekt bilirubin değerleri ile yüksek retikülosit oranı, laktat dehidrogenaz, beyaz kan hücresi ve nötrofil düzeyleri tespit edildi; bu farklar istatistiksel olarak anlamlıydı (p<0.05). Diğer parametrelerde ise gruplar arasında anlamlı farklılık görülmedi (p>0.05). Yenidoğanlarda MCV, MCH ve MPV'nin yüksek olmasının yaĢa bağlı değiĢimden kaynaklandığı düĢünüldü ve hemoglobin, hematokrit, total ve indirekt bilirubin değerlerinin yüksekliği, bu hastalardaki patogenezin eritrosit yıkımından ziyade karaciğer fonksiyon bozukluğu olduğuna iĢaret etmektedir. Hemolitik anemide WBC ve nötrofil yüksekliğinin, hızla parçalanan kırmızı kan hücreleri ve artan oksidatif stresle iliĢkili olduğu düĢünüldü. Hemolitik atak ile baĢvuran hastalarda eritrosit transfüzyon ihtiyacı ile bağlantılı bir parametre bulamadık. Benzer Ģekilde hastane yatıĢ süresini öngörebilen bir parametre hemolitik anemi grubu için yoktu. Ancak yenidoğan grubunda hastane yatıĢı indirekt bilirubin düzeyi ile pozitif korelasyon gösterdi ve literatürde G6PD enzim eksikliğine sahip hastaların bilirubin düzeylerinin normal popülasyona göre daha yüksek olduğu ve kernikterus geliĢim riskinin daha yüksek olduğunu gösteren çalıĢmaların varlığından da yola çıkarak hiperbilirubinemi ile takip edilen hastalarda G6PD eksikliğinin mutlaka taranması gerektiğini düĢünmekteyiz. ÇalıĢmamızda, 22 hastada yapılan genetik analiz sonucunda altı farklı varyant saptanmıĢtır, bunlardan dördü Class II (Mediterranean, Chatham, Cassano, Union) ve ikisi Class III (Asahi, Kalyan-Kerala) olarak sınıflandırılmıĢtır. Özellikle Akdeniz (Mediterranean) varyantı, hemolitik atak ve uzamıĢ sarılık ile iliĢkili bulunmuĢ, bölgemizde G6PD eksikliğine bağlı favizm ve yenidoğan sarılığının önemli bir nedeni olduğu gösterilmiştir. Anahtar kelimeleri: Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz, yenidoğan sarılığı, akut hemolitik atak, favizm
Author
Dr. Bilge Taşlıca Yılmaz
How to Cite
Bilge Taşlıca Yılmaz (Tıpta Uzmanlık Tezi). Glukoz 6 fosfat dehidrogenaz enzim eksikliği olan çocuk hastaların klinik ve laboratuvar özellikleri, 2024, Manisa Celal Bayar University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Manisa Celal Bayar University
- Kurumsal sürdürülebilirlik anlayışı ve uygulamaları: Türkiye'nin en değerli markalarının sürdürülebilirlik raporlarının incelenmesi(2023)
- Çizgelerde eş bütünlük değerinin incelenmesi(2023)
- Yenilenebilir enerji, ekonomik büyüme ve rüzgar enerjisine ilişkin bir inceleme: Seçilmiş OECD ülkeleri örneği(2023)
- Kavşak tasarımında trafik simülasyonu uygulamaları: Bursa ili gürsu kavşağı örneği(2023)
- H. 1326-1329/ M. 1908-1911 tarihli 419 numaralı Manisa Şer'iyye Sicili transkripsiyonu ve değerlendirilmesi(2023)
- Türk metal sanayinde kilit denetim konularının incelenmesi(2023)
