Yüksek LisansAçık Erişim

H.29 RA 1136/ 27.12.1723 tarihli BOA hat 1447 no'lu muhasebe defteri ışığında Sa'dâbâd Sarayı'nın incelenmesi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2014
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Osmanlı Mimarlığı'nın 1703-1730 tarihleri arasındaki yirmiyedi yıllık dönemini kapsayan III.Ahmed Devri'nin ilk yıllarından itibaren küçük ölçekte cami, külliyeler, kütüphaneler, medreseler, sıbyan mektepleri, çeşmeler ve hanların inşası gerçekleştirilmiştir. Bunlar genel mimari özellikleriyle klasik dönem yapılarının bir tekrarı olmuştur. Diğer dönemlerden farklılaşma yapılarda özellikle çeşmelerdeki bezemelerde kendini göstermiştir. III.Ahmed Dönemi'nin Lale Devri adı verilen 1718-1730 yılları arasındaki bölümünde Osmanlı Mimarisi'nde asıl değişim yaşanmaya ve hissedilmeye başlanmıştır. Bu dönemde Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa'nın da gayretleriyle özellikle İstanbul'da daha çok kasır, konak, köşk, çeşme ve saraylar gibi sivil yapılar üzerinde yoğunlaşan imar faaliyetleri gerçekleştirilmiştir. Kasır, köşk ve saraylarda kısa zamanda inşa etmek amacı güdüldüğünden genellikle ahşap malzeme tercih edilmiştir. 1718 yılında Pasarofça Antlaşması'nın imzalanmasıyla Batıyla yaşanan uzun savaş dönemi sona ermiş Osmanlı İmparatorluğu'nda bir barış, huzur, sükun dönemi yaşanmaya başlanmıştır. Ayrıca Batı'daki sosyal, kültürel ve teknolojik gelişmeler merak edilmeye başlanmış ve bu amaçla ilk daimi elçi Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi Fransa'ya gönderilmiştir. Seyahatnamesinde Batı'daki sosyo-kültürel hayat, teknolojik gelişmeler ve gezdiği saraylar ile bahçelerden bahseden elçi Sadrazam Nevşehirli Damad İbrahim Paşa ile padişah III.Ahmed'i çok etkilemiştir. Bu nedenle Lale Devri'nde padişah ve sadrazamında özellikle Batı'daki saraylar ve bahçeler gibi yapılar yapma arzusu ortaya çıkmıştır. Aynı dönemde Osmanlı'nın doğudaki komşusu olan Safevi Saltanatı'nın görkemli mimari ve şehircilik uygulamaları da söz konusudur. İşte bu sosyal, kültürel ve siyasi etkileşim ortamında inşa edilen Sa'dâbâd Sarayı bir geçiş dönemi oluşturan Lale Devri Mimarisi'nin simge yapısı olarak kabul edilir. Saray XVI.yy'dan beri hasbahçe konumunda olan padişahın çok sevdiği Kağıthane Mesiresi'nde inşa edilmiştir. Sa'dâbâd Sarayı kendi bahçesi dışında halk mesiresi ile çevrilmiştir. Başka bir deyişle saray hasbahçesi ile halk mesiresi yan yanadır. Yani XVIII.yy.'da Sa'dâbâd Düzenlemesi ile birlikte saraylı, şehirli halk, kadın ve erkeğin aynı ortamda bulunduğu mesire anlayışı da ortaya çıkmıştır. Sa'dâbâd Düzenlemesi sosyal boyutunun yanı sıra mimarisiyle de dikkat çekicidir. Tezde, Sa'dâbâd Sarayı mimari açıdan incelenirken Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nden alınan ilk yapılış dönemine ait bir belgeden faydalanılmıştır. Ayrıca bu belge ile çeşitli mimarlık tarihçileri, vak'anüvisler ve araştırmacıların saray üzerindeki görüşleri karşılaştırılmıştır. Yine, tezde yapının Doğu veya Batı sarayları ile bahçelerinin hangisinden esinlenerek yapıldığı konusu çeşitli araştırmacı, seyyah ve mimarlık tarihçilerinin görüşleriyle irdelenerek tartışılmıştır. 1730 yılına kadar ayakta kalan III.Ahmed Dönemi Sa'dâbâd Sarayı bu tarihte çıkan Patrona Halil Ayaklanması sırasında ağır tahribata uğramıştır. I.Mahmud Dönemi'nde onarılmış fakat kullanılmamıştır. II.Mahmud ve Abdülaziz Dönemleri'nde yeniden inşa edilen saray 1943 yılında yıkılarak tamamen ortadan kalkmıştır. Tezde konu gereği sarayın sadece III.Ahmed Dönemi'ndeki durumu ve sosyolojik etkisi ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Sa'dâbâd Sarayı, Lale Devri, III.Ahmed, XVIII.yy'da Osmanlı

Yazar

Seda Coşkun

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Seda Coşkun (Yüksek Lisans Tezi). H.29 RA 1136/ 27.12.1723 tarihli BOA hat 1447 no'lu muhasebe defteri ışığında Sa'dâbâd Sarayı'nın incelenmesi, 2014, Yıldız Technical University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Yıldız Technical University tezlerinden daha fazlası