Hipertansiyon tanısı olan hastalarda serum trimetilamin n-oksit (TMAO), asprosin ve nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin (NGAL) düzeyi ile hipertansif nefropati ilişkisi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
ÖZET HİPERTANSİYON TANISI OLAN HASTALARDA SERUM TRİMETİLAMİN N-OKSİT (TMAO), ASPROSİN VE NÖTROFİL JELATİNAZ İLİŞKİLİ LİPOKALİN (NGAL) DÜZEYİ İLE HİPERTANSİF NEFROPATİ İLİŞKİSİ Hipertansiyon, sistolik kan basıncının 140 mmHg ve üzerinde ve/veya diyastolik kan basıncının 90 mmHg ve üzerinde olması şeklinde tanımlanır. Dünya çapında morbidite ve mortalitenin önde gelen değiştirilebilir risk faktörüdür. Dünyadaki en yaygın kardiyovasküler bozukluk hipertansiyon olup Dünya Sağlık Örgütü'ne göre dünya çapında 30-79 yaş arası 1,28 milyar yetişkini etkilemektedir. Koroner arter hastalığı, hemorajik ve iskemik inme, böbrek yetmezliği, kalp yetmezliği ve periferik vasküler hastalıklar açısından risk oluşturmaktadır. Hipertansiyon, son dönem böbrek hastalığının (ESRD) ikinci en yaygın temel nedeni olarak yer almaktadır. Renal replasman tedavisi gören tüm hastaların %30'unda hipertansif nefropati nedeniyle son dönem böbrek yetmezliği gelişmektedir. Çalışma grubu, 30-75 yaş aralığındaki bireylerden oluşturuldu. Hastalar, hipertansif nefropatisi olan ve olmayan hipertansif hastalar şeklinde 2 gruba ayrıldı. Çalışma grubu, HT tanısı olup hipertansif nefropatisi olan 31 kişi ve hipertansiyonu olup hipertansif nefropatisi olmayan 33 kişi olmak kaydıyla 64 hastadan oluştu. Kontrol grubu ise; non-hipertansif, ek hastalığı ve lipid metabolizma bozukluğu olmayan benzer yaş ve cinsiyetteki 22 sağlıklı bireyden oluştu. Hasta grubu : Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Dahiliye Bilim Dalı poliklinik ve kliniğine başvurmuş hastaların geriye dönük dosya taramasından elde edilen verilere bağlı olarak oluşturuldu. TMAO, bir metabolit ve biyolojik olarak aktif bir molekül olup trimetilaminden (TMA) türetilir. TMA'nın besinsel kaynakları; kırmızı et, tuzlu su balığı, yumurta, süt ürünleri ve meyve, sebze ve tahılların bir kısmı gibi kolin, L -karnitin ve fosfatidilkolin açısından zengin gıdalardır. Asprosin, protein yapıda bir hormon olup salınımı açlık durumunda uyarılmakta ve hepatik glikoz üretimini indüklemektedir. Esas olarak beyaz yağ dokusundan salgılanmaktadır. NGAL, esas olarak aktif nötrofillerden salınan lipokalin ailesine ait bir proteindir. Hasar durumunda renal distal tüpten salındığı için NGAL, renal tübüler hasarın bir belirteci olarak gösterilebilir. Biz çalışmamızda, hasta grupları arasında TMAO, asprosin ve NGAL düzeylerini karşılaştırarak hipertansiyon ve hipertansif nefropatiyle bu moleküller arasındaki ilişkiyi saptamayı amaçladık. Çalışmamızda katılımcıların asprosin (p=0.002), TMAO (p=0.001) ve NGAL (p=0.020) ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptandı. Katılımcıların plazma TMAO ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0.001). Kontrol grubunun TMAO ortanca değeri hem nefropatili (p2-p3=0.006) ve hem de nefropatisi olmayan hipertansif hastalardan (p1-p3<0.001) istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Katılımcıların plazma Asprosin ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0.002). Nefropatisi olmayan hipertansif hastaların asprosin ortanca değeri hem kontrol grubundan (p1-p3=0.001) hem de hipertansif nefropatili hastalardan (p1-p2=0.010) istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı. Katılımcıların plazma NGAL ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptandı (p=0.020). Kontrol grubunun NGAL ortanca değeri nefropatisi olmayan hipertansif hastalardan istatistiksel olarak anlamlı yüksek saptandı (p1-p3=0.006). Kontrol grubu ile nefropatisi olan hipertansif hastaların NGAL ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmadı (p2-p3=0.194). Benzer olarak nefropatisi olan ve olmayan hipertansif hastaların NGAL ortanca değerleri arasında istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. Nefropatisi olan hipertansif hastaların TMAO ve NGAL değerleri arasında negatif anlamlı korelasyon saptandı (r:-0.368; p=0.042). Sonuç olarak, literatürdeki bazı çalışmaların aksine TMAO bizim çalışmamızda kontrol grubunda daha yüksek bulunmuş olup hipertansiyona karşı koruyucu olabileceğini söylebiliriz. NGAL, özellikle akut böbrek hasarının erken belirteci olarak değerlendirilen bir molekül olup çalışmamızda bilinenin aksine nefropatisi olan ve olmayan hastalarda kontrol grubuna kıyasla düşük bulunmuştur. Hasta sayımızın kısıtlı olması, tek merkezli çalışma olması sonuç çeşitliliğini etkilediğinden NGAL-hipertansif nefropati ilişkisi için daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. Glukoz homestazı üzerinde etkili olan asprosin, nefropatisi olmayan hipertansif hastalarda yüksek saptandı. Asprosin, çalışma sonucumuza göre hipertansiyon patofizyolojisinde de yer alıyor olabileceğinden, daha kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır. En nihayetinde, hipertansiyon dünya genelinde morbidite ve mortalitenin yaygın bir sebebidir. Hipertansif nefropati ise son dönem böbrek yetmezliğinin 2. en sık sebebi olup, bu hastalıklarla ilgili daha geniş kapsamlı çalışmalara ihtiyaç duyulduğunu söyleyebiliriz. Anahtar Kelimeler : Hipertansiyon, Hipertansif nefropati, TMAO, Asprosin, NGAL
Yazar
Ruveyda Atilla
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Ruveyda Atilla (Tıpta Uzmanlık Tezi). Hipertansiyon tanısı olan hastalarda serum trimetilamin n-oksit (TMAO), asprosin ve nötrofil jelatinaz ilişkili lipokalin (NGAL) düzeyi ile hipertansif nefropati ilişkisi, 2024, Fırat University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Fırat University tezlerinden daha fazlası
- Bütünleşik pazarlama iletişimi aracı olarak sosyal medyanın kullanılması(2018)
- Hollanda Doğu Hindistan Şirketi'nin doğuşu ve XVII. yüzyıl Endonezyası'nda yükselişi(2013)
- Doğu Anadolu fay zonu'nun Doğanyol (Malatya) ile Çelikhan (Adıyaman) arasındaki gerilme durumunun incelenmesi(2020)
- Fuzûlî'nin Türkçe Divân'ında renklerin kullanımı(2013)
- Yavuzeli (Gaziantep) çevresinde yüzeyleyen volkanik kayaçların petrografik ve jeokimyasal özellikleri(2014)
- Hizbu't-Tahrir ve Ercümend Özkan'ın siyasi ve dini görüşleri(2008)