Hiponatremili olguların değerlendirilmesi ve tedaviye dirençli olgularda tolvaptan'ın yeri
2015
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Ayşegül Zümrütdal
Özet (TR)
Hiponatremi özellikle hastanede yatan hastalarda en sık karşılaşılan elektrolit bozukluğu olup, plazma sodyum konsantrasyonunun 135 mEq/L' nin altında olması durumudur. Hastanede yatan hasta grubunda hiponatreminin en sık sebebi uygunsuz parenteral hipotonik sıvı replasmanıdır. Bu çalışmada biz, acil servise değişik klinik tablolar ile başvuran ve hastaneye yatış gerektirecek kadar belirgin hiponatremisi olan (Sodyum≤ 125 mEq/L) hastaları belirleyerek, bu hastaların başvuru semptomlarını, hiponatremiye yönelik nedenlerini, yatış sırasındaki tedavi ve sonuçlarını inceledik. Ayrıca son yıllarda kullanıma giren Antidiüretik hormon (ADH) reseptör antagonistleri (vaptanlar) grubundan olan tolvaptanın klasik tedavi yöntemlerine dirençli olan hiponatremik olgularda etkinliğini değerlendirdik. Ocak 2013- Haziran 2014 tarihleri arasında, hastanemize sodyum≤ 125 mEq/L ile yatan hastalar (n=150), hastane elektronik sistem kayıtlarından retrospektif olarak tespit edildi. Hastaların demografik, klinik ve laboratuar verilerinin yanı sıra, kullandığı ilaçlar, eşlik eden hastalıklar ile tedaviye yanıt durumu kaydedildi ve istatistiksel olarak değerlendirmeye alındı. Çalışmaya 72 erkek, 78 kadın toplam 150 hasta (68.7± 12.8 yaş) dahil edildi. Hastaların yatış sodyum değerleri ortalaması 117 mEq/L (min.103- max.125 meq/L) idi. Hastaların ilk başvuru anında %57' sinin normovolemik, %36' sının hipervolemik, %7' sinin hipovolemik olduğu saptandı. Hastaneye başvuru sırasında en sık kaydedilen yakınmalar; %38.7 bulantı-kusma, %32 nörolojik bozukluk , %20.7 nefes darlığı idi. Hiponatremi etyolojisinde ilk sırada çoklu ilaç kullanımı ile beraber diüretik kullanımı (%36.6), ardından 2. sırada kalp, karaciğer ve kronik böbrek yetmezliği gibi nedenlere ilişkin dilüsyonel hiponatremi (%26.3) ve 3. sırada akut böbrek yetmezliği (%12.7) olarak bulundu. Etyolojiye neden olabilecek 1. sıradaki ilaç grubu diüretikler olup; tiazidler %27.3 ile ilk sırada idi. Ultrafiltrasyon amaçlı hemodiyalize alınan hasta oranı %9.3 oldu. Çalışmaya alınan 150 hastanın 11' inde değişik dozlarda tolvaptan tedavisi denendi (%7.3). Tolvaptan tedavisine olumlu yanıt oranı % 72.7 bulundu. Hiponatremik hastaların önemli bir bölümü hipervolemiye bağlı dilüsyonel hiponatremik olabileceğinden, tedavinin hastaya göre bireyselleştirilmesi oldukça önemlidir. Çoğu hasta uygun tedavi ve neden olan diüretik gibi ilaçların kesilmesi ile düzeltilebilirken, bazı hastalar ultrafiltrasyon tekniklerine, dirençli bir grup hasta ise tolvaptan gibi ileri tedavilere gereksinim duyabilir. Giderek artan çalışmalar ve vaptanlara yönelik benzer olumlu verilerin artması ile önümüzdeki yıllarda aquaretiklerin kullanımının çok daha fazla olacağı düşünülmektedir
Yazar
Dr. Esra Akçalı
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Esra Akçalı (Tıpta Uzmanlık Tezi). Hiponatremili olguların değerlendirilmesi ve tedaviye dirençli olgularda tolvaptan'ın yeri, 2015, Başkent University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Başkent University tezlerinden daha fazlası
- Film kaplama kalınlığının akort çatalı frekansına etkisi: Deneysel ölçüm ve dinamik hesaplamalar(2023)
- Askerler ve eşlerinin evlilik deneyimlerinin sosyal hizmet bakış açısıyla incelenmesi(2023)
- Suriyeli göçmenlerin mesleki ve teknik ortaöğretimde okullaşmaya etkisi(2023)
- Leni Zumas'ın Red Clocks ve Christina Dalcher'ın Vox eserlerinde kadınların güçlenmesinin incelenmesi(2023)
- Diz protezi cerrahisi geçiren hastalarda preoperatif ve postoperatif kinezyofobinin karşılaştırılması(2023)
- Türkiye'deki termik santrallerin açık kömür sahalarına güneş takipli veya sabit fotovoltaik güneş enerjisi santralleri entegrasyonunun teknoekonomik ve çevresel analizi(2023)
