DoctorateOpen Access

İbrahim Gülşeni (hayatı, eserleri, görüşleri)

1998
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Mehmet Demirci

Abstract (TR)

İbrahim Gülşenî XV. yüzyılın birinci yansında Diyarbakır'da dünyaya gelmiştir. Erken yastayken babasının vefat etmesi üzerine bakımını ve yetiştirilmesini amcası üzerine almıştır. Küçüklüğünden itibaren ilme ve ibadete düşkün olan İbrâhîm Gülşenî, gençlik döneminin ilk yıllarında ilim tahsili için Diyarbakır'dan ayrılıp Tebriz'e gitmiştir. Tebriz'de Akkoyunlu hükümdarı Uzun Hasan'ın kazaskeri Molla Hasan'la tanışmış; onun himayesinde hem öğrenimini sürdürmüş hem de çalışmaya başlamıştır. Kısa süre içerisinde açık sözlülüğü ve dürüstlüğü ile Uzun Hasan'ın da takdirim kazanmış ve onun nezdinde imtiyazlı bir konuma kavuşmuştur. Zaman zaman Akkoyunlu devleti tarafından elçilik ve askerin maneviyatım yükseltmek gibi işlerle görevlendirilmiştir. Saraya yakınlığı sayesinde büyük bir servet edinmiştir. Ancak ne ilmi bakımdan belli bir düzeye gelmesi, ne de büyük maddi imkanlara kavuşması onu tatmin etmemiştir. Zamanındaki pek çok kimse gibi o da huzur ve tatmini tasavvufî hayatta bulmuştur. Önceleri Kalenderiler ve Melamiler gibi dönemin bazı tasavvuf zümrelerine sempati şeklinde tezahür eden bu temayülü, bir resmi görev sonucu, zamanın Halveti şeyhi Dede Ömer Rûşenî'yle tanışması sonucu düzenli bir tasavvufî eğitime dönüşmüştür. Tasavvufa olan istidadı sebebiyle büyük merhaleler kateden İbrahim Gülşenî, şeyhi Dede Ömer'in de takdirim kazanmış ve onun tarafından postnişin olarak görevlendirilmiştir. Dede Ömer'in ölümünden sonra tarikatın başına geçmiş ve Şah İsmail'in Tebriz'i işgaline kadar faaliyetlerini burada sürdürmüştür. Daha sonra bu bölgeye göre daha istikrarlı olan Memluk ülkesinin başşehri Kahire'ye yerleşmiştir. Memluk idarecileri tarafından saygıyla karşılanan İbrahim Gülşenî' nin nüfuzu Osmanlı'nın Mısır'ı almasıyla büsbütün artmıştır. Kahire'de inşa ettiği tekkesi, Anadolu'dan gelenler kadar Mısır'daki Osmanlı idarecilerinin de uğrak yeri olmuştur. Onun gittikçe artan nüfuzu İstanbul'daki Osmanlı idarecilerini tedirgin edecek boyuta ulaşmıştır. Bu nedenle İstanbul'a çağırılmış ve bir soruşturma geçirmiştir. Sonuçta siyâsî bir amaç taşımadığı tesbit edilmiş ve serbest bırakılmıştır. Tekrar Mısır'a dönen İbrahim Gülşenî, 940/1534 yılında vefat ederek sağlığında inşa ettirdiği tekkenin avlusundaki türbeye defnolunmuştur. Türkçe, Arapça ve Farsça manzum eserleri bulunan İbrahim Gülşenî, başardı tasavvufî faaliyetleri nedeniyle Halvetiyye tarikatı şubelerinden birinin kurucusu olarak anılmaktadır. Kurmuş olduğu Gülşeniyye adı verilen şube kısa sürede, bugünkü sınırlarla ifade edecek olursak, Azerbeycan, Mısır, Arabistan, Türkiye ve Balkanlar'da yayılma imkanı bulmuştur.

Author

Dr. Himmet Konur

How to Cite

Himmet Konur (Doktora Tezi). İbrahim Gülşeni (hayatı, eserleri, görüşleri), 1998, Dokuz Eylül University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Dokuz Eylül University