DoktoraAçık Erişim

II. Abdülhamid Dönemi camileri

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Doç. Dr. Şenay Özgür Yıldız

Özet (TR)

Hz. Muhammed (sav) ve sahabe dönemlerinden günümüze kadar cami ve mescitlerin inşasına bütün İslâm âleminde büyük önem verilmiş, İslâm'ın yayıldığı her yer, zamanın ve günün şartlarına göre çeşitli mimari ve sanatsal özelliklere sahip muhteşem camilerle donatılmıştır. Sultan II. Abdülhamid de kendi bütçesinden camilerin inşa ve onarımlarına büyük paralar harcamıştır. Önceki padişahlardan farklı olarak başkent İstanbul'da ihtişamlı, anıtsal camiler inşa ettirmek yerine Anadolu'nun kalkınmasına ve imarına özel bir hassasiyet göstermiştir. Bu amaçla mahalle içlerine, kasabalara hatta en ücra köylere varıncaya kadar Osmanlı coğrafyasının dört bir tarafında yoğun inşa faaliyetleri yürütülmüş, çok sayıda eserle olabildiğince en geniş kitleye ulaşılmaya çalışılmıştır. Sultan Abdülhamid, günümüz Türkiye sınırları içerisinde, arşiv belgeleri ve diğer kaynaklara göre masraflarını bizzat kendi hazinesi olan Hazine-i Hassa'dan karşılamak suretiyle 125 adet cami inşa ettirmiştir. Bilinçsiz imar ve onarım faaliyetleri yüzünden Abdülhamid'in inşa ettirdiği bu camilerden sadece 49 tanesi ayakta kalabilmiştir. Osmanlı Devleti'nin ekonomisinin kötü durumu imar faaliyetlerini doğal olarak olumsuz etkilemiş, önceki dönemlerden farklı olarak ihtiyaç duyulmadıkça maliyetli inşaat faaliyetlerinden uzak durulmuştur. Artık önceki yüzyıllarda olduğu gibi şehre egemen selatin cami geleneği terkedilerek ihtiyaca binaen daha küçük ölçülerde dini yapılar inşa edilir olmuştur. 19. yüzyıldan itibaren başkent İstanbul'da artık şehre damgasını vuran büyük anıtsal camiler yerine Batılı tarzda inşa edilmiş kışla binaları, yeni saray yapıları, okul binaları, tren garları, saat kuleleri ve yeni ticaret yapıları şehrin siluetinde ağırlık kazanmaya başlamıştır. Yoğun Batılılaşma etkilerinin görüldüğü son dönemde camilerin mevcut plan ve kuruluş özellikleri temelde aynı kalmış; fakat süsleme unsurlarında Batı'ya özgü Türk Barok, Rokoko, Gotik, Ampir ve Oryantalist unsurların bir arada kullanıldığı seçmeci üslubun hâkim olduğu bir bezeme programı uygulanmıştır. Avrupa etkisi İstanbul'daki camilerde oldukça yoğun hissedilmektedir. İstanbul kadar yoğun olmamakla birlikte taşrada inşa edilen camilerde de Batı etkisini görmek mümkündür. Ancak Batılı ya da eklektik etkiler Anadolu camilerinde yöresel yorumlarla birlikte ele alınmıştır. Ayrıca taşrada inşa edilen camiler İstanbul'a oranla daha mütevazıdır. Müslüman halkın ibadet ihtiyacını gidermesine yardımcı olmak, misyonerlik faaliyetlerinin zararlı etkilerine karşı kendi halkını korumak II. Abdülhamid'in memleketin dört bir yanına cami inşa ettirmesinin önemli sebeplerindendir. Bu hususların yanında Yezidilik, Şiilik ve Nusayrilik gibi akımları Sünniliğe kazandırarak bu kişilerin halifeye bağlılıklarını sağlayıp hilafet merkezli inanç birliği oluşturma nihai hedeftir. Sultan Abdülhamid böylelikle Osmanlı coğrafyasının her tarafında ortaya çıkan ulusçuluk hareketlerinin giderek gelişmesi ve büyük devletlerin Osmanlı Devleti'ni parçalama ve paylaşma arayışlarıyla dağılmanın eşiğine gelen devleti ayakta tutabilmeyi ve toplumsal bütünlüğü sağlamayı hedef edinmişti. Sultan Abdülhamid bu amacı gerçekleştirebilmek için imar faaliyetlerini de imkânlarının sonuna kadar kullanmaktan kaçınmamıştır. Anahtar Kelimeler: Cami, II. Abdülhamid, Son Dönem Cami Mimarisi

Yazar

Dr. Halil İbrahim Eryılmaz

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Halil İbrahim Eryılmaz (Doktora Tezi). II. Abdülhamid Dönemi camileri, 2018, Dokuz Eylül University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası