DoktoraAçık Erişim

İkdâmcı Cevdet'in hayatı ve fikirleri

2023
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. Mehmet Karagöz

Özet (TR)

İkdâmcı Cevdet olarak bilinen Ahmed Cevdet Oran (1862-1935) Osmanlının son, Cumhuriyet'in ilk döneminde yaşamıştır. İmparatorluğun yıkılışına ve Cumhuriyet'in kuruluşu ile bu dönemde gerçekleşen çok sayıda önemli vakanın içinde bulunarak veya en yakınında takipçi olarak şahit olmuştur. Doğduğu 1862 yılından II. Meşrutiyet'in ilan edildiği 1908'e kadarki hayatı "sükûnet", 1908 ile 1935 arasındaki hayatı ise "karmaşa" olarak nitelendirilebilir. İlk döneme dair ailesi, öğrenim hayatı, gazeteciliğe başlaması, Ahmed Midhat Efendi ile tanışıklığı ve İkdâm'ın neşrine başlaması önemli hususlardır. İlk yurt dışı deneyimini yine bu dönemde II. Nikolay'ın taç giyme törenine katılmak üzere Rusya'ya gidişiyle edinmiştir. Ahmed Cevdet Bey, 1908 sonrasında siyâsî olaylarda oynadığı rol ile ön plana çıkmaya başlamıştır. II. Meşrutiyet'in ilanını olumlu karşılamış ve bunun memleket için bir kazanım olduğunu düşünmüştür. Fakat bu devrede yönetim anlayışı nedeniyle İttihat ve Terakki'nin ile ters düşmüştür. Hasan Fehmi cinayetinden dolayı İttihatçılara karşı İkdâm vasıtasıyla ciddi bir muhalefet yürütmüştür. Hemen akabinde meydana gelen 31 Mart Vakası'nda İttihat ve Terakki tarafından kışkırtıcı olduğu gerekçesiyle suçlanmıştır. İsyanın bastırılmasıyla birlikte yurt dışına gitmiştir. Gıyaben yargılanıp suçsuz bulununca ailesini yurt dışında bırakarak ülkeye dönüş yapmıştır. Bundan sonra İttihat ve Terakki ile herhangi bir sorun yaşamamıştır. Millî Mücadele döneminde yurt dışında yaptığı çalışmalarla Milli Mücadele sürecine destek olmuştur. İstanbul'da ise İkdâm, Millî Mücadele yanlısı bir politikayla neşredilmeye devam etmiştir. Lozan Konferansı'nda Murahhas Heyeti'ne yardımcı olması için TBMM tarafından görevlendirilmiş ve gazeteci olarak Konferans'ı yerinde takip etmiştir. Barış sağlandıktan sonra ülkeye dönüş yapmıştır. 1923 yılı sonlarında halifeliğin kaldırılması tartışmalarında İstiklâl Mahkemesinde yargılanmış ve suçsuz bulunarak beraat etmiştir. Yargılamadan sonra bir grup gazeteci ile İzmir'de Mustafa Kemal ile görüşmüştür. Gazeteci kimliğinin yanı sıra kültürel faaliyetlerde de son derece aktif olan Ahmed Cevdet Bey, çok sayıda siyâsî, ilmî ve kültürel cemiyet ve derneğin kuruculuğunda bulunmuştur. Meşrutiyet'in hemen akabinde tesis edilen Cemiyet-i Matbûât-ı Osmaniye'nin kurucu üyelerinden biri olmuştur. Fakat kısa süre sonra üyelikten ayrılmıştır. Türk Derneği'nin devamı niteliğindeki Türk Bilgi Derneği'nin kuruluşunda yer almıştır. 1913 yılında İttihat ve Terakki tarafından kurulan partiler üstü Müdâfaa-i Milliye Cemiyeti'nin azalarından biri olmuştur. Kaleme aldığı makaleler ile mezkûr cemiyetin başarısı için destek olmaya çalışmıştır. 1914 yılında yine İttihat ve Terakki'nin öncülüğünde tesis edilen Osmanlı-Rus Dostluk Cemiyeti'nin kurucu üyesi olmuştur. Son olarak 1914 yılında Matbûât Teâvün Cemiyeti adıyla bir basın meslek ve dayanışma cemiyeti kurmaya teşebbüs etmiş fakat başarılı olamamıştır. Ahmed Cevdet Bey, fikrî bakımdan Türkçü bir kimliğe sahiptir. Dolayısıyla Türk milletinin terakkisi için hem kendisi gayret göstermiş hem de İkdâm vasıtasıyla mücadele etmiştir. Geri kaldığını iddia ettiği Türk milletinin Batılılaşarak ilerlemesi doğrultusunda temel bir fikre sahiptir. Bu çerçevede maârif ve iktisât konularında devlet ve toplumca yapılması gereken hususları ihtiva eden çok sayıda metin kaleme almıştır.

Yazar

Dr. Hüseyin Güneş

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Hüseyin Güneş (Doktora Tezi). İkdâmcı Cevdet'in hayatı ve fikirleri, 2023, İnönü University.

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

İnönü University tezlerinden daha fazlası