Master'sOpen Access

İkinci Dönem Ankara İstiklal Mahkemesi ve Distolcular Davası (1925-1927)

2025
0 views
0 downloads
Advisor: Dr. Öğr. Üyesi Muhammet Güçlü

Abstract (TR)

İkinci Dönem Ankara İstiklal Mahkemesi'ne Distolcular Davası dahilinde konu olan Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti, 19 Eylül 1920 tarihinde Kiraz Hamdi Paşa tarafından kurulan ve Millî Mücadele aleyhinde faaliyet göstermiş olan gizli bir örgüttür. Bu cemiyetin üyeleri genel olarak İngiliz Muhipleri, Nigehban ve İla-yı Vatan gibi cemiyetlerin mensupları ile Hürriyet ve İtilafçılardan oluşmakta olup, görünüşte dini bir nitelik taşımaktadır. Kiraz Hamdi Paşa tarafından bir nevi İslam masonluğu anlamına gelen ''İslam Farmasonluğu'' olarak nitelendirilen ve bu doğrultuda gizli bir yapılanmaya sahip olan bu cemiyet, bol miktarda dini ritüel, sembol, rütbe ve kademe barındırmaktadır. Evrensel bir İslam siyaseti takip etmek iddiasıyla kurulan Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti, bu maksatla nizamnamesinde İttihat-ı İslam ideolojisine yer vermiştir. Ancak dini boyut sadece nizamnameyle sınırlı kalmış olup, cemiyetin siyasi amaç ve faaliyetlerini perdelemek için kullanılmıştır. Zira cemiyet esas olarak Padişah Vahideddin, İstanbul Hükümeti ve İngiliz çıkarlarını korumak ve Millî Mücadele'yi baltalamak için kurulmuş, tüm gayret ve çalışmalarını bu doğrultuda göstermiştir. Millî Mücadeleyi takip eden süreçte cemiyetin kurucusu Kiraz Hamdi Paşa ile bazı ileri gelenleri yurtdışına kaçmış olsa da cemiyet varlığını gizlice sürdürmeye devam etmiştir. Kiraz Hamdi Paşa Avrupa'daki firari Yüzellilikler ve VI. Mehmet Vahideddin ile Cumhuriyet idaresini yıkmak, hilafet ve saltanatı yeniden tesis etmek üzere çalışmalar sürdürürken, İstanbul'da kalan cemiyet üyeleri de cemiyetin yurtdışındaki üyeleriyle gizlice haberleşmeyi ve kahvehanelerde toplantılar yapmayı sürdürmüştür. Bunun yanında cemiyet, 1925 yılında çıkan Şeyh Said İsyanı ile aktif olarak faaliyete geçmiş, memleket haricinde ve dahilindeki üyeler isyanın büyüyüp yayılmasına yoğun gayret göstermişlerdir. Bu bağlamda cemiyetin bazı üyeleri, Distol adlı bir hayvan ilacı satıcısı vasfıyla Anadolu'yu gezerek, isyana teşvik sağlamaya ve hilafet yönünde dini propagandalar yapıp hükümet aleyhinde kışkırtmalarda bulunmaya çalışmışlardır. Bunlar arasında Osman Daver, 28 Mayıs günü Konya civarında şüphe çekerek tutuklanmış olup, üzerinde çıkan bir mektup ve soruşturmalar neticesinde cemiyetin varlığı da ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırmalarla kendisiyle birlikte bağlantılı olan diğer cemiyet üyeleri de birer birer yakalanıp, yargılanmak üzere Ankara İstiklal Mahkemesine gönderilmiştir. İkinci Dönem Ankara İstiklal Mahkemesi Cumhuriyet döneminde görev yapan iki İstiklal Mahkemesinden biridir. 13 Şubat 1925 tarihinde Cumhuriyete karşı Doğu Anadolu'da başlayan Şeyh Said İsyanı, o dönemde ülkenin bekasını, huzur ve güvenlik ortamını tehdit eden en büyük irticai girişimdir. Bu bağlamda isyana sadece askeri harekatla karşılık vermek yetersiz kaldığından, yeniden hükümete geçen İsmet Paşa, 4 Mart 1925 tarihinde Takrir-i Sükûn Kanunu'nu çıkararak önemli tedbirler almıştır. Bu kanun çerçevesinde kurulan İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi ile yeniden faaliyete geçen Ankara İstiklal Mahkemesi isyanın bastırılması ve sorumluların cezalandırılmasında son derece etkili olmuşlardır. İsyan Bölgesi İstiklal Mahkemesi doğrudan isyancıları yargılamakla sorumluydu. Ankara İstiklal Mahkemesi ise diğer mahkemeyle birlikte isyanla bağlantılı çalışmalar yürütse de Hıyanet-i Vataniye Kanunu kapsamında çeşitli davalara bakmış ve merkezi konumundan dolayı gerektiğinde çevre bölgelerde de gezici mahkeme olarak faaliyet göstermiştir. Gerçekleştirdiği yargılamaların sayısı ve davaların niteliği bakımından oldukça öne çıkan Ankara İstiklal Mahkemesi, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, Gazeteciler, Şapka Kanunu'na Muhalefet, Atatürk'e Suikast Girişimi ve İttihatçıların yargılamaları gibi oldukça önemli davalar gerçekleştirmiştir. Bunlar arasında Ankara İstiklal Mahkemesi'nin gerçekleştirdiği Distolcular Davası ise bu zamana kadar pek fazla ön plana çıkmasa da yıllar boyunca, yurt içinde ve dışında memlekete ihanet için faaliyet gösteren bir yapılanmanın ortaya çıkması ve sonlandırılması bakımından oldukça önem arz etmektedir. Dava sürecinde Tarikat-ı Salahiye Cemiyeti ve üyeleri ile ilgili ele geçirilen vesikalar, şahit ve sanıkların ifadeleri doğrultusunda bu cemiyetin başında VI. Mehmet Vahideddin'in olduğu, dini insanların duygularını sömürmek ve siyasi amaçları doğrultusunda bir paravan gibi kullanmak için kullandıkları ve kurulduğundan bu yana ülkeye ihanet için çalıştıkları anlaşılmıştır. Yargılamalar sonucunda cemiyetle doğrudan bağlantısı olduğu kesin kanıtlarla sabit görülen 11 sanık idama mahkûm edilirken, bazı sanıklar kürek cezasına çarptırılmış olup, cemiyetle bağlantısı olmasına rağmen kesin delillere ulaşılamayan sanıklar ise beraat etmiştir. Yargılananlar arasında bulunan Ahmet Refik, Aksekili Ahmet Hamdi ve Lütfi Fikri Bey'ler gibi önemli şahsiyetler de yer almış olup, mahkeme heyeti cemiyetle bağlantılı olmadıklarına kanaat getirerek haklarında beraat kararı vermiştir.

Author

Dr. Göksu Süreyya Korkmaz

How to Cite

Göksu Süreyya Korkmaz (Yüksek Lisans Tezi). İkinci Dönem Ankara İstiklal Mahkemesi ve Distolcular Davası (1925-1927), 2025, Akdeniz University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University