İnek sütü protein alejisi tanılı hastaların epidemiyolojik, laboratuvar ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Gonca Handan Üstündağ
Abstract (TR)
Giriş ve Amaç: Besin alerjilerinin gün geçtikçe arttığı bilinmesine karşın ülkemizde tam olarak prevelansı belirlenmiş değildir. Çocukluk yaş grubunda erişkinlere oranla besin alerjilerinin daha sık görüldüğü bilinmekle birlikte ilerleyen yaşlarda tolerans gelişebildiğini de bilmekteyiz. Bunun ile birlikte inek sütü protein alerjisinin de son yıllarda önemi anlaşılmış ve hekimlerin bu konuda farkındalığı artmıştır. İnek sütü protein alerjisinin hastada birçok şekilde karşımıza çıktığını bilmekteyiz. Çalışmamızda İSPA ile takip ettiğimiz hastalarımızın epidemiyolojik, laboratuvar ve klinik durumlarının değerlendirilmesi ve karşılaştırılması amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Çalışmamızda; polikliniklerimize başvuran inek sütü protein alerjisi tanısı olan hastalarımızın klinik özellikleri, doğum öncesi ve sonrasında etkileyen faktörlerin varlığı ve laboratuvar sonuçlarının karşılaştırılması hedeflenmiştir. Ocak 2014 – Temmuz 2019 tarihleri arasında polikliniklerimizde inek sütü protein alerjisi tanısı almış olan hastalarımız retrospektif olarak incelendi. Hastaların cinsiyetleri, ilk semptom yaşı, tanı anındaki yaşları, anne sütü alma süresi, çoklu besin alerjisi, ailede alerji öyküsü, hastanın gestasyonel yaşı, yenidoğan döneminde hastanede yatarak antibiyoterapi alıp almadığı, gebelik döneminde annenin sigara içimi, gebelik döneminde annenin antibiyotik kullanımı, hastaların alerjik bulgularının tuttuğu sistemler ve klinik bulguları değerlendirildi. Hastaların deri prick test sonuçları, eozinofil, total IgE, spesifik IgE düzeyleri değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza alınan 104 hastanın 52'si (%50) erkek, 52'si (%50) kız olarak bulunmuştur. Semptomların ilk başladığı yaş ortalama 2 ay olarak saptanmıştır. Tanının koyulduğu anda ise ortalama yaş 8,25 ay olarak hesaplanmıştır. Anne sütü alma süresi ortalama 6 ay iken, hastaların ailelerinin %23,1'inde alerji öyküsü saptanmıştır (n=24). Hastaların 12'sinde (%11,53) solunumsal bulgular, 79'unda (%75,96) dermatit, 69'unda (%66,34) ise GİS bulguları kliniğinde gözlenmiştir. Hastaların 19'unda (%18,26) çoklu gıda alerjisi saptanmış olup; çoklu gıda alerjisi olan hastaların 1'inde (%5) patates alerjisi, 2'sinde (%10,52) kuruyemiş, 16'sında (%84,2) ise yumurta alerjisi saptanmıştır. İSPA tanısı olan hastamızın 44' ünde (%42,3) kan eozinofil düzeyleri normalden yüksek kabul edilen %4 ya da 400 /μL' nin üzerinde olduğu saptanmıştır. Çoklu gıda alerjisi olan 19 hastamızın 14'ünde (%73,7) kan eozinofil düzeyinin yüksek olduğu saptanmıştır. Hastalar bu açıdan incelendiği zaman, çoklu gıda alerjisi olan hastaların kan eozinofil düzeylerinin yüksek olması istatistiksel olarak anlamlı saptanmıştır. (p=0,02) Tartışma-Sonuç: İnek sütü protein alerjisi infant dönemde en sık görülen gıda alerjisidir. Vücudun birçok sistemini etkileyen bu hastalıkta erken tanı ile semptomların durdurulması ve büyüme-gelişme geriliği gibi bulguların geriye döndürüleceği bilinmektedir. Özellikle gastrointestinal tutulum ile giden İSPA' ların kan tahlili ya da deri prick testi gibi bir veri olmaması halinde de görülebileceği, tanının iyi alınmış bir anamnez, muayene ve klinik semptomlarda yapılan süt eliminasyon diyeti ile gerileme saptanması ile tanı koyulacağı akılda tutulmalıdır. İSPA yanında başka gıdalara da alerjisi olan hastalarda kan eozinofil düzeyinde anlamlı bir yükseklik saptanmıştır. Bu nedenle özellikle eozinofilisi olan hastalarda inek sütü protein alerjisinden sonra görülen sıklık sırasına göre öncelikle yumurta olmak üzere diğer gıdaları da diyetten çıkararak eliminasyon diyetini düzenleyebileceğimiz düşünülmüştür. Anahtar Kelimeler: İnek sütü protein alerjisi, alerjik reaksiyon, besin alerjisi, eozinofili, çoklu gıda alerjisi
Author
Dr. Gülsüm Buse Türkmen
How to Cite
Gülsüm Buse Türkmen (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnek sütü protein alejisi tanılı hastaların epidemiyolojik, laboratuvar ve klinik özelliklerinin değerlendirilmesi, 2019, Zonguldak Bülent Ecevit University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Zonguldak Bülent Ecevit University
- Ortaokul öğrencilerinin matematik dersine yönelik algılanan araçsallıkları ve öz yeterlik inancı kaynaklarının öz yeterlik inançları ve tutumlarına etkisi(2019)
- Sıçan femur kırık modelinde traneksamik asit kullanımının kırık iyileşmesine etkisinin değerlendirilmesi: Deneysel çalışma(2019)
- Uçucu Kül Stabilizasyonunun Killi Zeminlerin Dayanım ve Durabilite Özelliklerine Etkisi(2021)
- Sayısal ve Analitik Yöntemler ile Kohezyonsuz Zeminlerin Taşıma Gücü Hesabı(2014)
- Yabancılara Türkçe öğretiminde kültür aktarımının başka bir boyutu: Ders kitaplarının cinsiyet tercihi açısından incelenmesi(2019)
- Fen bilimleri öğretmenlerinin STEM uygulamaları ile ilgili görüşleri(2019)
