İnfantil kolik ile migren ve biyoritm düzensizliklerinin ilişkisinin değerlendirilmesi
2017
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Hasan Özkan
Abstract (TR)
İnfantil kolik tüm dünyada görülen, 3 ay altı bebeklerin %5-19'unu etkileyen yaygın bir durumdur. Günde en az 3 saat, haftada en az 3 gün süren, 3 haftadan uzun süren durdurulamayan ağlama atakları olarak tanımlanır. Altta yatan hastalığı bulunmayan bebeklerde, her akşam aynı saatlerde başlar, akşam saatleri boyunca devam eder, kendi kendine geçer. Benign bir durum olarak tanımlanmasına rağmen, ebeveynler için yoğun stres sebebidir. Durdurulamayan ağlama atakları, sarsılmış bebek sendromu için risk faktörüdür. Bir ay altı bebeği olan ebeveynlerin %1-2' si, ağlamayı durdurmak amacı ile en az bir kez bebeklerini sarsmış, sarsma, tokatlama, boğma veya benzeri tehlikeli davranışları denemiştir. Yapılan birçok araştırmaya rağmen, hastalığın patogenezi net değildir. Bir teoriye göre, infantil kolik, bebeğin sinir ve sindirim sisteminin gelişmesindeki gecikme ile ilişkili olabilir. Diğer bir görüşe göre, aile içindeki gerginlik, bebeğe karşı uygunsuz yaklaşımlar gibi davranışsal problemler etken olabilir. Annenin sigara kullanımı, ileri yaşta olması, bebeğin ilk doğum olması gibi faktörlerin kolikle ilişkili olabileceği bildirilmiştir. Literatürde infantil kolik ile barsak mikroflora dengesizliği, ghrelin ve motilin gibi barsak hormonlarında artış, inek sütü allerjisi, atopi gibi olası etiolojik sebepler ileri sürülmüştür. Ancak, günümüzde hala infantil kolik etiopatogenezi tam olarak anlaşılamamıştır. Etiopatogenezindeki karışıklıklar nedeniyle bu hastalar çoğu zaman gereksiz yere çoklu ilaç tedavilerine maruz kalmaktadırlar. Yapılan olgu-kontrol çalışmalarında yenidoğanların biyoritm düzenleme mekanizmalarının gelişiminin postnatal ilk 3 ayda devam ettiği gösterilmiştir. İnfantil kolik ataklarının döngüsel ritminin olması, görüldüğü yaş itibarı ile bu gelişim sürecinde bulguların yoğunlaşması ve gelişimin tamamlanması ile bulguların kendiliğinden gerilemesi, infantil kolik patogenezinde biyoritm bozukluklarının rolü olabileceği fikrini doğurmaktadır. Bunun yanısıra, ailede migren öyküsü olan bebeklerin infantil koliğe yatkınlığı bilinmektedir. Migren ile biyoritm düzenleyici gen bozukluklarının ilişkisi de gösterilmiş olup, bu da infantile kolik ve biyoritm düzenleyici mekanizmalar arasında ilişki olduğu hipotezini desteklemektedir. Çalışmamızda, infantil kolik ile migren ve biyoritm düzensizliğiyle ilgili hastalıklar arasındaki ilişkinin gösterilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada çalışma grubuna, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Hastalıkları Ana Bilim Dalı yenidoğan ve sağlam çocuk polikliniklerine başvuran, kolik yakınmaları olan bebeklerden aile oluru alınanlar dahil edildi. Kontrol grubuna ise aynı polikliniklerde değerlendirilen, kolik yakınması olmayan bebeklerden aile oluru alınanlar alındı. Çalışmamızda %95 güven düzeyinde, %80 güç ile örneklem büyüklüğü grup başına 46 infant olarak hesaplandı. Kolikli olgu grubu ve kolik olmayan kontrol grubu bebeklerin ebeveynlerine anket uygulanadı, anket içeriğinde ebeveynlerin migren öyküsü, ID migren tanı ölçeği ve ailesel biyoritm bozukluklarına yatkınlığı değerlendiren sorular sorgulandı. Sonuçlar, SPSS 22.00 inc. programı ile bağımsız iki grupta, iki oran farkı alınarak %95 güven düzeyinde %80 güç ile analiz edildi. Çalışmamızın sonucunda, kolikli bebeklerin aileleri kolik atakları sırasındaki davranışları açısından incelendiğinde en sık uygulanan yöntemlerin pışpışlama (%78.3), sallama (%60.9), araba ile gezdirme (%39.1), emzik kullanma (%32,6) olduğu saptandı. Üniversite mezunu olan annelerin (p=0.002), meslek sahibi olan annelerin (p=0.031) bebeklerinde kolik sıklığında anlamlı yükseklik saptandı. Uyku düzeni açısından gruplar karşılaştırıldığında kolik grubundaki bebeklerin ortalama günlük toplam uyku süreleri (p=0,828) ve gece uyanma sıklıkları (p=0,339) arasında anlamlı fark saptanmazken kolik grubundaki bebeklerin en uzun uyku süreleri anlamlı derecede uzundu (p=0,048). Bebeklerin ışık ve/veya ses aşırı hassasiyeti açısından karşılaştırılmasında kolik yakınmaları olan bebeklerde ışık ve/veya ses hassasiyeti istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksek saptandı (p=0,001). Annenin baş ağrısı ve migren durumu değerlendirildiğinde annesinde migren tanısı olan bebeklerde kolik olasılığı istatistiksel olarak anlamlı derecede yüksekti (p=0,002). Sonuç olarak bu bulgular ve literatürde yer alan diğer çalışmalar ışığında infantil kolik ile biyoritm düzensizliklerinin ilişkisi, ortak patogenezinin aydınlatılması ve yeni tedavi seçenekleri açısından yeni çalışmalar planlanmalıdır.
Author
Dr. Tuğba Üçüncü Egeli
How to Cite
Tuğba Üçüncü Egeli (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnfantil kolik ile migren ve biyoritm düzensizliklerinin ilişkisinin değerlendirilmesi, 2017, Dokuz Eylül University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Dokuz Eylül University
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- 21. yüzyıl postmodernizmi bağlamında çevresel grafik tasarım ve kamusal enstalasyon(2022)
- Açık plan ofislerde konuşma anlaşılırlığı parametrelerinin analizi(2021)
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- W.A. Mozart' ın, J. N. Hummel' in ve C. M. Von Weber' in fagot konçertolarının müzikal analizleri(2006)
- Profesyonel dansçılarda kas iskelet sistemi yaralanmaları(2006)
