Medical SpecialtyOpen Access

İnflamatuar ve noninflamatuar bel ağrılı hastalarda kinezyofobi sıklığı ve kinezyofobinin klinik parametrelerle ilişkisi

2020
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Sibel Çubukçu Fırat

Abstract (TR)

Giriş ve Amaç: Bel ağrısı, 12. kaburga alt sınırı ile gluteal kıvrımlar arasında hissedilen ağrı olarak tanımlanmaktadır. Bel ağrılı bireyler kronik spinal inflamasyonun derecesine bağlı olarak iki büyük gruba ayrılabilir. Noninflamatuar bel ağrısı tanısı inflmatuar artritin dışlanması ile konur. Spondiloartropatiler içerisinde en sık görülen tip olan AS, etiyolojisi bilinmeyen özellikle omurga ve sakroiliak eklemleri tutan, kronik, inflamatuar ve romatizmal bir hastalıktır. Son çalışmalarda bel ağrısının sadece klinik bulgularla açıklanamayacağı ve hastalığın fiziksel, algısal, sosyal ve davranışsal kökene sahip olduğu anlaşılmıştır. Bunlarla ile beraber artan ağrı algısı da kinezyofobiyi doğurmaktadır. Kinezyofobi, tekrar yaralanma düşüncesiyle aktivite ve fiziksel harekete karşı meydana gelen korku durumudur. Bu kaçınma davranışı, hareketsizlikle sonuçlanabilir, kas gücü kaybına, depresyona ve iyileşmede gecikmeye yol açabilir. Dolayısıyla bu çalışma inflamatuar ve noninflamatuar bel ağrılı hastalarda kinezyofobi sıklığını karşılaştırmak ve kinezyofobi ile ağrı şiddeti, depresyon ve yaşam kalitesi, fonksiyonel durum ve hastalık aktivitesi arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla planlandı. Gereç ve Yöntem: Hastanemizin Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Polikliniğine başvurarak noninflamatuar BA (n=101) ve ASAS kriterlerine göre değerlendirilip AS tanısı almış (n=107), 18-40 yaş arası kadın ve erkek hastalar çalışmaya dahil edildi. Kinezyofobi 17 soruluk TKS ile, yaşam kalitesi SF-36 ile, depresyon BDE ile, ağrı VAS ile, hastalık aktivitesi BASDAİ ile, fonksiyonel durum BASFİ ile değerlendirildi. Bulgular: AS grubunda kinezyofobi (TKS>37) prevalansı %57, noninflamatuar grupta ise %63,4 olarak bulundu. İki grup arasında TKS skoru ve kinezyofobi sıklığı açısından fark bulunmadı (p>0,05). AS'li grupta CRP ve ESH değerlerinin noninflamatuar gruba göre yüksek olduğu tespit edildi (p<0.05). Her iki grupta kinezyofobi ile yaş, VKİ, ESH ve serum vitamin D3 arasında anlamlı ilişki bulunmadı (p<0.05). AS grubunda kinezyofobi ile CRP arasında zayıf anlamlı ilişki bulunurken (p<0.05), aynı ilişki noninflamatuar grupta bulunmadı (p>0.05). AS'li hastalarda TKS ile BASDAİ ve BASFİ arasında orta derecede ilişki saptandı (p<0.05). Her iki grupta TKS, VAS-ağrı ve BDE ile pozitif, SF-36 alt ölçekleri ile negatif ilişkili bulundu(p<0.05). Sonuç: Yapmış olduğumuz bu çalışmada inflamatuar ve noninflamatuar bel ağrılı hastalarda kinezyofobinin sıkça görüldüğü saptandı. Bel ağrısına eşlik eden kinezyofobinin, kötü yaşam kalitesi, depresyon ve ağrı şiddeti ile ilişkili olduğu saptandı. Bu nedenle bel ağrılı hastaların tedavisinde kinezyofobi akılda tutulmalı ve hareketsizliğe bağlı komplikasyonların önlenmesi için tedbirler alınmalıdır.

Author

Dr. Ersel Turan

How to Cite

Ersel Turan (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnflamatuar ve noninflamatuar bel ağrılı hastalarda kinezyofobi sıklığı ve kinezyofobinin klinik parametrelerle ilişkisi, 2020, Akdeniz University.

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Akdeniz University