İnflamatuvar bağırsak hastalığında kemik kaybına yol açan prediktif faktörler
2019
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Dr. Bülent Yıldırım
Abstract (TR)
İBH, gastrointestinal kanalın kronik tekrarlayıcı inflamatuvar patolojileri olup intestinal tutulumun yanı sıra ekstra-intestinal manifestasyonlarla da seyreden sistemik hastalıklardır. Ekstra-intestinal ya da komplikasyon olarak adlandırılan bulgular kimi zaman ilk bulgu ya da şikayet olurken kimi zaman da altta yatan intestinal bozukluktan daha ciddi oranda morbiditeye neden olurlar. İBH'da ki sorunlardan biri de kemik mineral hastalıkları olan osteoporoz ve osteomalazidir. Osteoporoz daha sık olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı İBH'da kemik kaybına yol açan prediktif faktörleri ve İBH'da osteoporoz sıklığını ortaya koymaktır. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı Gastroenteroloji Bilim Dalında Ocak 2014-Aralık 2018 tarihleri arasında takip edilen inflamatuvar bağırsak hastalığı olan olgulardan herhangi bir döneminde kemik mineral yoğunluğu ölçümü yapılmış 97 hasta çalışmaya dahil edildi. Araştırmaya dahil etme kriterlerini karşılayan (18 yaşından büyük olmak, belirtilen tarihler arasında kemik mineral yoğunluğunun ölçülmüş olması ve inflamatuar bağırsak hastalığı tanısının olması) tüm hastaların verileri analizlerle çalışmaya alındı. KMY ölçümünde DEXA yöntemi WHO ve ECCO önerilerine göre değerlendirilerek normal, osteopeni, osteoporoz olarak 3 bağımlı değişken grubu oluşturuldu. İBH alt grubu olan ÜK ve CH olma durumu, yaşı, hastanın cinsiyeti, aktif sigara tüketimi olup olmadığı, hastanın azalmış fiziksel aktivitesinin olup olmadığı, hastalık aktivasyon skoru, kortikosteroid (mg) uygulanma süresi(ay) ve dozu (mg), akut faz reaktan seviyeleri ESH (mm/saat), CRP (mg/dl) bağımsız değişkenler olarak çalışmaya alındı. Araştırmada veri girişi ve değerlendirme "Statistics Package for Social Sciences" (SPSS 20.0) İstatistiksel Bilgisayar Paket Programı kullanılarak yapılmıştır. Yapılan analizlerde grupların karşılaştırılması ki kare-man whitney u ve krusker walls testleri ile çoklu karşılaştırma lojistik regresyon analizi ile yapılmıştır. Analizlerden elde edilen p değeri 0.05'ten küçük olduğundan istatiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Çalışmaya katılanların 27'si (%27,8) erkek, 70'i (%72,2) kadın cinsiyettedir. Çalışmaya alınan hastaların inflamatuar bağırsak hastalığı grubuna göre değerlendirildiğinde ülseratif kolit tanısı almış vaka sayısının 63 (%64.9), Crohn Hastalığı tanısı almış vaka sayısının 34 (%35.1) olduğu görülmüştür. Çalışmaya dahil edilen 97 hastanın DEXA sonuçlarına göre KMY normal olanların sayısının 13 (%13.4)-osteopeni olanların 44 (%45.4)-osteoporoz olanların 40 (%41.2) olduğu belirlenmiştir. Çalışmamızda ülseratif kolit ve crohn hastalarında normal kemik yoğunluğu, osteopeni ve osteoporoz olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Cinsiyete göre normal kemik yoğunluğu, osteopeni ve osteoporoz olma durumuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır (p>0,05). Hastaların DEXA sonucu osteoporoz olması ile inflamatuvar hastalığın aktivasyon derecesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmıştır (p<0.001). Osteoporoz hastalığı olan katılımcıların yaş ortalamasının normal DEXA sonucu olan hastalardan istatistiksel olarak anlamlı oranda daha yüksek olduğu belirlenmiştir (p=0.011). DEXA sonucu osteoporoz olan katılımcılarda, osteopeni olan ve normal DEXA sonucu olanlara göre sigara kullanım süresi istatistiksel olarak anlamlı oranda daha yüksek bulunmuştur (p=0.009). DEXA sonucu ile BKİ arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmamıştır (p>0.05). DEXA sonucu osteoporoz hastalığı olan katılımcılarda DEXA sonucu normal olanlara göre sedimentasyon değeri (p=0.011), crp düzeyi (p=0.026) istatistiksel olarak anlamlı oranda daha yüksek bulunmuştur. Çalışmada DEXA sonucu osteoporoz olanlarda osteopeni ve normal olanlara göre kortikosteroid kullanım süresi anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Araştırmada DEXA sonucu osteoporoz olanlarda osteopeni ve normal olanlara göre kullanılan kortikosteroid dozu (mg) anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p<0.001). Osteoporoz kortikosteroid kullanan grupta 5,04 kat, crp düzeyi ≥0,5mg olan grupta 5,79 kat daha fazla görülmektedir. Osteoporoz azalmış fizksel aktivitesi olan grupta normal fiziksel aktivitesi olanlara göre 29,39 kat daha yüksek bulunmuştur. Osteoporoz hastalık derecesi orta/ağır hastalık olanlarda 12,75 kat sigara kullananlarda 1,42 kat daha yüksektir. Sonuç olarak çalışmamızda İBH komplikasyonu olarak gelişebilen osteoporoza etki eden prediktif faktörler ortaya konmuştur. İBH'da osteoporoz önemli bir morbidite ve mortalite nedenidir. Bu açıdan riskli hastalarda uygun yöntemle osteoporozun tanımlanması, osteoporoza etki edecek prediktif faktörlerin tanımlanması, düzeltilebilir-önlenebilir prediktif faktörlerin minumuma indirgenmesi gerekmekte ve bu hastalar osteoporoz için uygun tedavi algoritmaları ile tedavi edilmelidir.
Author
Dr. Kurtuluş Vural
How to Cite
Kurtuluş Vural (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnflamatuvar bağırsak hastalığında kemik kaybına yol açan prediktif faktörler, 2019, Akdeniz University.
Keywords
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Akdeniz University
- Spin-1 Blume-Capel ve karma spin (1/2, 1) Ising modellerinin termodinamik geometri çerçevesinde incelenmesi(2024)
- Hava kirliliği ve kentleşme ile COVID-19 ilişkisinin coğrafi bilgisistemleri kullanılarak belirlenmesi(2025)
- Orman yangını risk alanlarının tespiti ve haritalanması: Kaş, Antalya örneği(2025)
- Christopher Marlowe'un eserlerinde değerlerin analizi(2022)
- Andriake Granarium'u ve sosyo-ekonomik etkileri(2022)
- Migrenli hastalarda transkranial ultrasonografi yoluyla beyin dokusu değişikliklerinin incelenmesi ve depresyonla ilişkisi(2023)
