Tıpta UzmanlıkAçık Erişim

İnvajinasyonda klinik ve radyolojik bulguların serum fizyolojik ile sonografik redüksiyon başarısına etkisi

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2018
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

AMAÇ: İnvajinasyon, gastrointestinal kanalın birbirini takip eden 2 barsak segmentinin iç içe geçmesi olarak tanımlanabilir. İnvajinasyon 3-24 ay arasındaki çocuklarda en sık intestinal obstrüksiyon nedenidir. Ultrasonun tanıda ilk seçenek olmasının yanında, ultrason eşliğinde hidrostatik redüksiyon tekniği ile invajinasyonun cerrahi dışı tedavi yöntemi olarak da sıkça kullanılmaktadır. Bu çalışmada amaç invajinasyon olgularında hidrostatik redüksiyon işleminin başarısını etkileyen klinik ve radyolojik bulguların irdelenmesidir. Çalışmada hastanın yaşı, cinsiyeti, klinik bulgular ve sonografik olarak invajine olan barsak segment boyutu, yanısıra eşlik eden batın içi lenf bezi ve sıvı varlığının serum fizyolojik (SF) ile hidrostatik redüksiyon işlemine etkisi araştırıldı. GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışmaya 2012-2017 yılları arasında ultrason ile invajinasyon tanısı konulan 104 olgu alındı. İnvajinasyon tanısı ve ultrason eşliğinde hidrostatik redüksiyon tedavisi ultrason cihazı ile (Siemens Antares) 4-9 ve 5-13 MHz lik konveks ve lineer problar kullanılarak gerçekleştirildi. İnvajinasyon tanısı konulan olgulara hidrostatik redüksiyon işlemi yapıldı. BULGULAR: Serum fizyolojik ile redüksiyon uygulanan 104 olguda 82'si (%78,8) başarılı şekilde tedavi edilirken 22 olguda (%21,2) redüksiyon işlemi başarısız olup cerrahi olarak tedavi edilmiştir. Olguların 65'i erkek (%62.5) 39'u kızdı (%37.5), redüksiyon işlemi başarısız olanların 13'ü erkek 9'u kız çocuklardı. Olgularda en sık görülen klinik bulgular karın ağrısı (%80), kusma (%62), kanlı gaita (%30), diare (%13,5), konstupasyon (%8) idi. Yapılan sonografide invagine olan barsak segment uzunluğu ve çapı, yanısıra eşlik eden büyümüş lenf bezinin ve batın içi serbest sıvının redüksiyon başarısına etkısı araştırıldı. Bu bulgulardan karın ağrısı, kusma, kanlı gaita, diare ve konstupasyon gibi klinik bulguların bulunması başarısızlık oranın artırdığı yalnız istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmadı (P<0,05). Sonografik olarak invajinasyon çap ve uzunluğu arttıkça rekürrens oranında artış izlendi izlendi ve hidrostatik redüksiyon başarısız oldu (P<0,05). Eşlik eden lenf bezi ve serbest sıvının bulunmasıda ayrı ayrılıkta redüksiyon işleminin başarısızlığı etkilediğini ve rekürrensi artırdığını istatistiksel olarak anlamlı bulundu (P<0,05). Başarısız hidrostatik redüksiyon uygulanan hastalarda invajine olan barsak segment uzunluğu ortalam 7,2 cm, başarılı olgularda ise ortalama 4,07 cm bulundu. Çap olarak başarısız redüksiyon yapılanlarda 4,07 cm, başarılı redüksiyon yapılanlarda 2,66 cm bulundu. Cerrahi olarak tedavi edilen 22 olguda sürükleyici nokta olarak 14 olguda lenfadenomegali, 3 olguda apendisit, 3 olguda Meckel divertikülü, 1 olguda kitle ve 1 olguda polip saptandı. SONUÇ: USG eşliğinde hidrostatik redüksiyon, invajinasyon tanılı olgulara uygulanacak basit, etkilli ve güvenilir bir yöntemdir. USG eşliğinde hidrostatik redüksiyon tedavisi invajinasyon olgularında ilk tedavi seçeneği olarak görülmeli. Görüntüleme bulguları ile başarısız olgular belirlenmeye çalışılmıştır. Invajinasyon çap ve uzunluğu arttıkça ve veya eşlik eden büyümüş lenf bezi veya batında sıvı varlığı başarısız olguları saptamada işe yaramaktadır.

Yazar

Rafaıl Jomardov

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Rafaıl Jomardov (Tıpta Uzmanlık Tezi). İnvajinasyonda klinik ve radyolojik bulguların serum fizyolojik ile sonografik redüksiyon başarısına etkisi, 2018, Ege University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ege University tezlerinden daha fazlası