DoktoraAçık Erişim

İslam felsefesinde "mükemmel alem düşüncesi"

Bu tez size mi ait?

Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.

2024
0 görüntülenme
0 i̇ndirme

Özet (TR)

Bu çalışma, Müslüman düşünürlerin (kelamcılar, filozoflar ve tasavvuf ehli) âlemin mükemmeliyeti meselesine bakış açılarını ele almaktadır. Çalışma, kısa bir giriş, üç bölüm ve bir sonuç kısmından oluşmaktadır. Girişte, Müslüman bilim adamlarının - farklı uzmanlık alanlarına rağmen - bu âlemin mükemmel olduğuna inandıkları belirtilmiştir. Ayrıca, felsefî kökenlerinin Yunan olmasına rağmen, Müslüman filozofların felsefeye bağımsız katkılarla zenginlik kattıkları vurgulanmıştır. Birinci bölüm, bu fikrin Platon'daki tarihsel temellerine işaret etmekte ve onun ideler düşüncesi vasıtasıyla, âlemin yaratılışı, şekli ve içindeki düzen üzerinden ideleri incelemiş ve her şeyin ilahi bir düzen ve özenle yönetildiğini savunmuştur. Aristoteles ise, bunu varlıkların mükemmellik arayışıyla ilk harekete geçiricisine (el Muharriki'l-Evvel) doğru hareket etmeleri kavramı üzerinden açıklamaktadır. İkinci bölümde kelamcılar ve tasavvuf ehlinin görüşleri ele alınmaktadır; Mutezile, âlemin mükemmeliyetine ilişkin görüşlerini ilahi adalet prensibine, salah ve aslah fikirlerine ve akli olarak iyi ve kötü kavramlarına dayandırır. Eş'ariler ise, kulun iradesini kabul etmiş olmalarına rağmen, ilahi adaletin kaynağının mutlak ilahi kudret ve irade olduğuna inanırlar. Tanrı, dilediği herhangi bir âlemi yaratma gücüne sahiptir, ancak bu âlemi özellikle seçmiştir çünkü mümkün olan en iyi âlem budur. İbn Arabi ise âlemin mükemmeliyetine ilişkin görüşünü, irfan temelinde, Vahdet-i Vücut anlayışına dayandırır ve Tanrı'nın isimlerinin ve güzel sıfatlarının gücünü göstermek istediğini belirtir; bu nedenle âlem, ilahi nurların bir taşkını ve ilahi mükemmeliyetin bir tecellisidir. Üçüncü bölüm ise bu konunun Müslüman filozoflar açısından incelenmesine ayrılmıştır. İlk olarak, gerçek eylemi yaratmadan ibaret olarak kabul eden ve yaratmanın failinin Tanrı olduğunu belirten Kindi'den başlanmıştır. Kindi'ye göre Tanrı, bu âlemi en mükemmel düzen ve nizamda yaratmış ve varlığını sürdürebilmesini yaratıcıya bağlı kılmıştır. İnsana ise doğa âlemini metafizik âleme bağlama görevi verilmiştir. Daha sonra Farabi'nin, varoluşu nedenden sonuca doğru açıklayan ontolojik bir süreç olarak ve aklı kullanarak alt düzeyden üst düzeye geçişi sağlayan epistemolojik (bilgi kuramsal) bir süreç olarak gördüğü sudur teorisine yer verilmiştir. İbn Sina ise yaratıcı varlıkların varlığını kanıtlama konusunda sudur teorisini yaratma ile birleştirerek özgün bir yaklaşım sergiler. Ona göre âlem, Tanrı'dan en mükemmel nizamda, yani iyilik düzeninde taşmıştır; bu nedenle bu âlem iyi ve mükemmeldir. Görünürdeki kötülükler ise iyiliğe olan ihtiyaç nedeniyle kaçınılmaz olan şeylerdir. İbn Rüşd ise âlemin mükemmeliyetine ilişkin görüşünü ilahi inayet ve yaratma prensibine dayandırmıştır. lemdeki tüm varlıkların insanın varlığına uygun olduğunu belirtmiştir; çünkü bu uygunluk, bunu istemiş bir failin varlığının zorunlu sonucudur ve amacı insanın yararıdır. Bu nedenle, Tanrı bu âlemi mümkün olan en iyi şekilde yaratmıştır. Gazzâli ise "Mevcut olandan daha mükemmeli mümkün değildir" ifadesiyle âlemin mükemmeliyetine katılmaktadır. Ancak, bu âlemin seçilmesini, zorunlu nedensellik ilkesine değil, Tanrı'nın mutlak iradesine dayandırır; bu irade, diğer olasılıklar arasından bu mümkün olan şekli seçmiştir. Bu çalışma, bu âlemdeki düzen ve tertip, onu çevreleyen ilahi inayet ve kötülüğün ihtiyaç doğrultusunda açıklanması gibi unsurların, bu âlemin mümkün olan en mükemmel şekilde yaratıldığı sonucuna varmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam Felsefesi, lemin Mükemmelliği, İdealizm ve Realizm, İlahi Adalet

Yazar

Sohiab Ahmad Mohammad Ghuzlan

Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır

Sohiab Ahmad Mohammad Ghuzlan (Doktora Tezi). İslam felsefesinde "mükemmel alem düşüncesi", 2024, Ankara University.

Anahtar Kelimeler

Lisans

Tüm Hakları Saklıdır

Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.

Ankara University tezlerinden daha fazlası