Ankara University
ANKARA

Ankara University

Ankara, Türkiye
Kuruluş: 2000
Web Sitesitwitterlinkedininstagramfacebook

1.011

Arşivlenen Tez

0

DOI Atanmış

7

Enstitü

0%

DOI Oranı

Son Eklenen Tezler

Tümünü Gör
DoktoraAçık ErişimTR

Demokrat Parti dönemi bayındırlık politikaları

Demokrat Parti, 14 Mayıs 1950 seçimleri sonrasında iktidara gelmesinin ardından birçok alanda süratle harekete geçme ihtiyacı hissetmiştir. Bu alanlardan bir tanesi de şüphesiz bayındırlık sahasıdır. Karayolları, su işleri, demiryolu ve limanlar ile yapı işlerinden müteşekkil bayındırlık faaliyetlerinde DP iktidarı her ne kadar açıkça kabul etmese de kendisinden önce başlatılan projeleri büyük ölçüde devam ettirmiştir. Bununla birlikte kendisinin başlattığı çok sayıda projenin bulunduğu da ilave edilmelidir. Demiryollarında ancak mevcut işlerin devam etmesine yetecek kadar kaynak tahsis edilmiş, tüm bayındırlık yatırımları içerisinde demiryollarına ayrılan payda bariz bir küçülme meydana gelmiştir. CHP döneminde, finansman kapsamında uluslararası kuruluşlarla yürütülen görüşmeleri tamamlanan büyük liman işleri, DP iktidarı tarafından takip edilmiş, buna ilaveten barınak, iskele vs. gibi kıyı tesisleri de inşa edilmiştir. Yapı işlerine dair başlangıçta CHP iktidarından devreden bazı işlere dair tasarruf tedbirleri çerçevesinde girişimlerde bulunulmuş, fakat çoğunlukla belirli bir aşamaya gelinen işlerde, birkaçı dışında önemli değişiklikler yapılmamıştır. Diğer yandan yapı işlerini bir düzene koymak ve bunları Bayındırlık Bakanlığı bünyesinde toplamak için sarf edilen gayretler boşa çıkmıştır. İncelenen süreçte bayındırlık faaliyetleri kapsamında bilhassa karayolları ve su işleri konusunda yatırım hacimleri büyük ölçüde genişlemiştir. Bu durum muhalefet tarafından ülkenin gücü ötesinde olduğu gerekçesiyle sıklıkla eleştirilmiştir. Öte yandan DP İktidarı, uluslararası finans kuruluşlarından kaynak temin edilemeyen projelerin bazıları için ülkeler bazında birtakım krediler bulmayı başarmış, 1954 seçimlerinde alınan iyi netice iktidarı özellikle yürüttüğü bayındırlık politikaları noktasında daha da motive etmiştir. Bahsedilen yatırımların büyüklüğü belli bir aşamadan sonra ekonomik sıkıntı yaratmaya başlamış, planlanan projelerin finansmanı için kredi temin etmek zorlaşmıştır. Söz konusu sorun ayrıca döviz sıkıntısı ve pahalılık başta olmak üzere kritik inşaat malzemelerinin sağlanamamasıyla kendisini hissettirmiştir. İzah edilen olumsuz tablonun da etkisiyle 1957 seçimlerinde DP'nin yaşadığı oy kayıpları, Menderes nezdinde iktidarı, ekserisi bayındırlık sahasında yer alan yatırımlara daha çok sarılmaya itmiş, projelerin her aşamasına ait törenler birbirini izlemeye başlamıştır. Bunların seçim propagandası olduğuna dair muhalefetin şiddetli eleştirileri DP mensuplarınca reddedilerek, muhalefet yapılan eserleri görmemekle tenkit edilmiştir. Nihayetinde 1959 yılına gelindiğinde DP grup toplantılarında köy yol ve su işlerine dair yaşanan tartışmalarda hissedilen kaygının yaklaşan yerel seçimlerden mi, yoksa halka hizmet götürme hevesinden mi kaynaklandığını tespit etmek kolay olmamıştır.

Bayındırlık politikalarıDemir yollarıDemokrat Parti+5
Ömer Mete
Ankara University · Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Farklı antik dönem toplumlarında karşılaştırmalı dental mikro aşınma analizi

Antropoloji'nin temel kaynaklarından olan dişler, hayatta kalmanın temel unsuru olan beslenmenin ortaya çıkarılmasında çok büyük bir öneme sahiptir. İncelenen antik toplumun sosyal yapısının ve sağlık problemlerinin ortaya çıkarılmasında beslenme önemli bir yere sahiptir. Bu nedenle bu tez çalışmasında Doğu Roma/Bizans Dönemi'ne tarihlenen Belentepe, Patara ve Kibyra toplumlarının beslenme rejimlerinin belirlenmesi ve yaşanılan bölgenin bu duruma etkisi olup olmadığının ortaya konulabilmesi için mikro aşınma çalışması yapılmıştır. Toplumun genelini yansıtması amacıyla her toplumdan kadın, erkek ve çocuk bireylerin her birinden 15 adet birinci molar seçilmiştir. Seçilen dişlerin her birinin oklüzyal yüzeylerinde beslenme için kullanılan 10n, f9 ve fx fasetlerinden SEM'de (taramalı elektron mikroskobu) 500 büyütme ile görüntü alınmış ve alınan görüntüler Microwear 4.02 programında analiz edilmiştir. Analizler yapılırken alınan görüntülerde belirlenen mikro izler 4:1 oranına göre sınıflanmış ve belirlenen izin uzunluğunun derinliğine oranı 4: 1 oranından büyük olan tüm izler çizik, bu orandan küçük ya da eşit olan tüm izler çukurluk olarak belirlenmiştir. Yapılan analizler ile her dişin her faseti için belirlenen mikro izlerin çizik sayısı, çukur sayısı, çizik genişliği, çizik uzunluğu, çukurluk oranı, çukur genişliği ve çukur uzunluğu belirlenmiş ve istatistik analizlere tabi tutulmuştur. Analizler sonucunda bir deniz kenarı yerleşimi olana Patara toplumunun, bir tepe yerleşimi olana Belentepe toplumu ile yüksek bir tepe yerleşimi olan Kibyra toplumlarına oranla beslenmesinde daha fazla aşındırıcı nitelikte madde bulunduğu belirlenmiştir. Belentepe toplumunun ise diğer iki topluma oranla daha yumuşak besinler tükettiği saptanmıştır. Her üç toplumun hem kendi içerisinde hem de toplumlar arasında kadın, erkek ve çocuk bireyler arasında beslenme şekli açısından bir farklılık olmadığı tespit edilmiştir.

Antik ÇağAntik şehirlerBelentepe Höyük+6
Çilem Sönmez Sözer
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Küresel iklim yönetişimi ve Türkiye

Küresel bir kriz boyutuna ulaşan iklim değişikliği, insanlığın yüz yüze kaldığı ve ivedilikle çözülmesi gereken en önemli meselelerden biri haline gelmiştir. İklim krizi ekosistemlerin ve insan yaşamının sürdürülebilirliğini tehdit etmektedir. Uluslararası toplum, UNFCCC altında oluşturulan küresel iklim yönetişimi kapsamında yaklaşık 30 yıldır iş birliği içerisinde iklim değişikliği ile mücadele etmeye çalışmaktadır. Akdeniz havzasında bulunan ve iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine oldukça açık olan Türkiye, 2004 yılından itibaren bu yapının bir parçasıdır. Çalışma kapsamında küresel iklim yönetişimi tüm unsurları ile birlikte incelenmiştir. Çalışmada küresel iklim yönetişiminin nihai hedefini gerçekleştirmekten uzak olduğu belirlenmiştir. Bu durumun bir yansıması olarak başta Küçük Ada Devletleri olmak üzere savunmasız toplulukların insan haklarının zedelendiği ortaya konmuştur. Bu bağlam içerisinde iklim değişikliği ile mücadelede ekolojik sürdürülebilirliğin, hakkaniyet ve adaletin öncelenmesi gerektiği ve bu doğrultuda başarıya ulaşılabileceği değerlendirilmiştir. Çalışmada Türkiye'nin iklim politikalarının dağınık, tutarsız ve gerçeklikten uzak olduğu ve hem küresel hem de ulusal düzeyde iklim değişikliği ile mücadele için yeterli olmadığı tespit edilmiştir. Çalışma kapsamında iklim politikalarına koşut olarak, iklim değişikliği ile mücadeleye yönelik oluşturulan yönetsel yapının istikrarlı, kapsayıcı ve etkin olmadığı belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: İklim Değişikliği ile Mücadele, İklim Yönetişimi, İklim Adaleti, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Paris Anlaşması, Taraflar Toplantısı, Küresel İklim Müzakereleri, Azaltım, Uyum, Kayıp ve Zarar, Savunmasız.

Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve SözleşmesiKüresel krizKüresel yönetişim+5
Özlem Temizel
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Fransa'da yerelleşme reformları (1982-2018)

Fransa'da yerelleşme reformları 1982 yılında başlamış, "Acte serisi" olarak üç dönem halinde otuz beş yıl devam ederek 2018 yılında tamamlanmıştır. Önemli değişim ve dönüşümlerin yaşandığı reformlarda teritoryal yönetimler önemli yetkiler elde etmiş ancak her reform döneminin sonuna doğru özellikle mali özerkliğe ilişkin elde edilen kazanımlar merkezi yönetim tarafından geri alınmış ve merkezileşme eğilimleri artmıştır. Reformlarda, özellikle AB bölgesel fonları, AB kriter ve normları reformlarda etkili olmuş ve dolayısıyla reformlar Fransa'nın AB'ye endeksli politikaları üzerinden şekillenmiştir. Bu çalışmanın asıl amacı, Fransa'da teritoryal yönetimlere ilişkin yerelleşme reformlarının incelenmesi ve reformların, AB'ye endeksli politikalar üzerinden şekillendiğinin ortaya konulmasıdır. Diğer bir amaç da yerelleşme sürecinde yerel yönetimlere verilen yetkiler artmasına rağmen merkezi otoritenin yerel yönetimler üzerindeki denetiminin arttığı, mali özerkliklerin kısıtlandığı ve yerelde valilere önemli yetkiler verildiği ve dolayısıyla "yeniden merkezileşmeye" yönelişin başladığının belirlenmesidir. Ayrıca, ülkemiz de dahil olmak üzere dünya ülkelerine örnek olan Fransız yerelleşmesine ilişkin olarak güncel bilgilerle alan yazınına katkı sunmak da hedeflenmektedir. Bu kapsamda, Fransız yerelleşmesiyle ilgili alan yazınında sınırlı çalışmanın olduğu; dolayısıyla, bu çalışmanın önemi de ortaya çıkmaktadır. Diğer yandan, çalışmaya zenginlik katmak için, çalışmanın başlangıcı, 230 yıl geriye götürülmüş ve yerelleşme uygulamalarının henüz başlamadığı ama ilginç belediyecilik deneyimlerinin kazanıldığı 1789-1980 arası dönem de incelenmiştir. Çalışmanın yöntemine gelince; çalışma, niteliksel araştırma yöntemlerine ve metodolojik açıdan ulusal ve uluslararası alanda yayınlanan akademik makalelere, uluslararası kitap bölümlerine ve literatür taramasına dayalıdır. Kapsam olarak çalışma beş bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, "kavramsal çerçeve ve literatür tarama"; ikinci bölümde "Fransız yerel yönetimlerinin kısa tarihi" incelenmiştir. "Yerelleşme reformlarında 1. dönem (1982-2002): vesayetin kaldırılması", üçüncü bölümde; "yerelleşme reformlarında 2. dönem (2002-2012): bölgeler ön planda", dördüncü bölümde; "yerelleşme reformlarında 3. dönem (2012-2017): metropoller yükselişte", beşinci bölümde incelenmiştir. Anahtar kelimeler: Yerelleşme, Dekonsantrasyon, Merkezileşme, AB, Reform

Turgut Atasoy
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

İnşacı teori çerçevesinde siyasal radikalizasyon ve siyasal istikrarsızlaşma: 2000'ler AB krizlerinin analizi

Bu tezin temel konusu inşacı teori üzerinden siyasal radikalleşme ve siyasal istikrarsızlaşmanın analizidir. Bu amaçla inşacılığın fenomenolojik sosyoloji kökeni tezde ortaya konmuştur. Fenomenolojik sosyolojinin kavram ve analizlerinden yararlanılarak bireyin yapıyı ne zaman sorguladığı ve dönüştürmek istediği sorusuna yanıt aranmıştır. Bu amaçla kriz ve değişim arasındaki ilişki bireyin radikalleşmesi üzerinden açıklanmıştır. Bu açıklamayı yaparken başvurulan kavram bireyin anlam krizi olmuştur. Bireyin savaş, göç, salgın gibi yapının baş edemediği ya da çözmekte zorlandığı bir problemle karşı karşıya kalması halinde anlam krizine sürüklendiği ve yapıyı sorgulamaya başladığı savunulmuştur. Yapının sorgulanmasının arkasındaki temel neden ise söz konusu krizlerin yapının taahhütlü meşruiyetini sorgulatacak nitelikte inşa edici bir yönünün olmasıdır. Böyle bir krizin birey üzerindeki etkisi tersine sosyalizasyon şeklinde tezahür etmektedir. Bu varsayımlar 2000'li yıllarda AB'nin yaşadığı krizler esas alınarak somutlandırılmıştır. 2000'li yıllar AB'nin istikrarını tehdit eden bir dizi krize sahne olmuştur. Öyle ki bugün literatürde kriz ayrı bir çalışma alanı haline gelmiştir. Bu krizlere dış dinamiklerden kaynaklı çeşitli sınamalar da eşlik etmiştir. Bu amaçla tezde Euro krizi, göç krizi, değerler krizi analize dahil edilmiştir. Uluslararası düzlemden kaynaklanan sınamalar ve krizler olarak transatlantik ilişkilerdeki çözülme, ekonomik istikrarsızlıklar ve Covid-19 salgınına yer verilmiştir. Brexit, bir kriz olarak değil semptom olarak değerlendirildiğinden çalışmanın dışında tutulmuştur. Bir sosyal yapı olarak Birliğin taahhütlü meşruiyeti geleceğe yönelik daimî bir iddiaya barış ve refaha dayanmaktadır. Temel anlatıları da bu iddia etrafında şekillenmiştir. Ancak son yıllarda yaşanan krizlerle kendisini bir anomi içerisinde bulan Birlik, radikalleşmenin bir biçimi, bir tersine sosyalizasyon örneği olarak Avrupalılaşmadan Uzaklaşma ile karşılaşmaktadır. Bu bir yandan bütünleşmenin parçalanması (disintegration) çalışmalarının literatürde daha fazla artmasına yol açmıştır. Diğer yandan ise değerler krizi ve bunun milliyetçiliğin yeniden canlanması, ulus-devletin geri dönüp dönmediği tartışmaları olmuştur. Anahtar Kelimeler: İnşacılık, Fenomenoloji, Avrupalılaşmadan Uzaklaşma, kriz, Avrupa bütünleşmesi, yapı, sosyal gerçeklik, anomi

AnomiAvrupa BirliğiFenomenoloji+3
Arzu Demirel
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoktoraAçık ErişimTR

Rusya Federasyonu'nun güvenlik politikası aracı olarak çatışmaları dondurması: Gürcistan ve Ukrayna örnekleri

RF'nin güvenlik politikasının ele alındığı bu tezde, Kremlin'in Gürcistan ve Ukrayna müdahaleleri üzerinden çatışmaları dondurma stratejisine odaklanılmaktadır. SSCB'nin dağılmasının ardından ekonomik ve siyasi bir krize giren RF'nin Nisan 1993'te ilân ettiği Dış Politika Konsepti ile eski Sovyet coğrafyasındaki "özel çıkarlarına" işaret eden bir Yakın Çevre Politikası geliştirdiği görülmektedir. Buradan hareketle bu çalışmada, literatürde sıklıkla karşılaşılan ve 1993'e kadar RF dış politikasını Atlantikçi olarak tanımlayan anlayışa itirazla RF'nin dış ve güvenlik politikasının Yakın Çevre'yi önceleyen şekilde bir tutarlılık içinde olduğu öne sürülmektedir. RF dış politikasına yönelik Atlantikçi tanımlaması, ekonomik ve siyasi krizlere ek olarak Çeçenya'daki savaşın RF'yi Yakın Çevre Politikası'nı uygulamaktan alıkoymasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle çalışmanın birinci bölümünde RF'nin geçirdiği ekonomik ve siyasi dönüşüm ele alınmaktadır. RF'nin güvenlik politikasının ele alındığı ikinci bölüm, eski Sovyet coğrafyasında görülen ve "renkli devrim" adı verilen hareketler ile NATO'nun genişleme politikası üzerinden RF'nin ABD tarafından Soğuk Savaş mantığı ile yeni(den) çevreleme politikasına maruz bırakıldığını ortaya koymaktadır. RF'nin bu çevrelemeye karşı güvenlik politikasının temelinde ise Yakın Çevre'deki çatışmaları dondurmak yer almaktadır. Bu bağlamda çalışmanın örnek olayları olarak üçüncü ve dördüncü bölümlerde RF'nin 2008 Gürcistan ve 2014 Ukrayna müdahaleleri ele alınmaktadır.

Bölgesel çatışmalarGürcistanGüvenlik+6
Bilal Alper Torun
Ankara University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00