İstanbul'daki kan merkezlerinden elde edilen donör kan örneklerinde Leishmania parazitlerinin yeni mikrokültür yöntemi ve diğer yöntemler ile karşılaştırmalı incelenmesi
Bu tez size mi ait?
Bu kayıt toplu arşivden geldi. Sizinse profilinize bağlayın.
Özet (TR)
Leishmaniasis, zorunlu hücre içi Leishmania cinsi protozoonların etken olduğu zoonotik bir hastalıktır. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verilerine göre leishmaniasis 72'si gelişmekte olan ülke olmak üzere 98 ülkede 350 milyon insanı tehdit etmektedir. Dünya çapında yaklaşık 12 milyon vaka vardır. Her yıl bu sayıya 500 bin kişinin eklendiği ve her yıl 75 bin kişinin bu hastalıktan öldüğü tahmin edilmektedir. Son yıllarda hastalığın giderek yayılmasının esas nedeni; hastalığın vektörlerinde kullanılan insektisitlere, etkenlerinde ise kullanılan ilaçlara karşı dirençliğin gelişmesidir. Ayrıca şimdiye kadar etkin bir aşı geliştirilmemesidir. Küresel ısınma ile hastalığın Avrupa ülkeleri de dahil olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerinde giderek çoğalması bu problemin önemini daha da arttırmaktadır. Leishmania parazitleri tatarcıkların ısırması; kan nakli, organ transplantasyonu gibi çeşitli yollarla bulaşmaktadır. Ayrıca donör kanı vasıtasıyla hastalığın bulaştığı bilinmekte ve bu konu güncel bir problem oluşturmaktadır. Donör kanı ile hastalığın bulaşması sadece epidemiyolojik açıdan değil, aynı zamanda kan alıcılarının sağlığı için de hayati önem taşımaktadır. Hastalığın kan nakli ile iletildiğinin belirlenmesi zor olsa da endemik bölgelerde kan donörleri arasında Leishmania parazitinin taşındığına dair kanıtlar bulunmaktadır. Ayrıca DSÖ'nün açıklamalarına göre, semptomatik hasta sayısı mevcut leishmaniasis hastalarının sadece % 5-20'ini oluşturmaktadır.Dünyanın çeşitli endemik ülkelerinde donör kanları üzerine yapılmış çalışmalar mevcutken, ülkemiz gibi endemik bölgeler içeren bir coğrafyada henüz insan donör örnekleri ile yapılmış bir çalışma bulunmamaktadır. Buna göre de, bu tez çalışmasında ilk kez olarak donör kan örneklerinde, Leishmania parazitlerini tespit etmek amacıyla, semptomatik visseral leishmaniasis hastalarının tanısında yüksek duyarlılık ve spesifiklik gösteren, ancak asemptomatik sağlıklı kişiler veya donör kanlarındaki duyarlılığı bilinmeyen mikro kültür yöntemi (MKY), leishmaniasis tanısında kullanılan diğer yöntemler ile kıyaslanarak incelenmiştir. Çapa Kızılay kan merkezinden temin edilen 343 donör kan örneğine mikroskobik (yayma), kültür (NNN agar ve MKY), serolojik (IFAT, ELISA ve ICT) ve moleküler yöntemler (PCR) uygulanmıştır. İncelenen 343 donör kanının yirmi altısında (% 7.58) kullanılan yöntemler Leishmania parazitlerine göre pozitiflik tespit edilmiştir. 343 donörün hepsine uygulanan Yayma, MKY, IFAT ve ELISA yöntemleri temel alınarak en az bir yöntem ile pozitif veren 26 donörün muhtemelen enfekte olduğu kabul edilerek duyarlılık değerlendirmesi yapıldı. Bu değerlendirmeye göre asemptomatik leishmaniasisi tespit etmede yöntemlerin hassasiyeti MKY için % 58, yayma için % 15, NNN agar için % 4, PCR için % 11 ve ICT için % 4 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca IFAT-L. infantum için % 38 ile IFAT-L. tropica için % 23 ve ELISA-L. infantum için % 35 ile ELISA-L. tropica için % 19 olarak duyarlılık belirlenmiştir. Böylece ilk kez olarak donör kanlarında MKY ile leishmaniasisin tanısında kullanılan diğer yöntemlerin kıyaslanarak incelenmesi sonucunda, kan bankasından elde edilen örneklerde Leishmania parazitlerinin tespiti için en duyarlı yöntemin MKY olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca ilk kez olarak Türkiye'de İstanbul gibi non-endemik olan bir bölgede donör kanlarında Leishmania parazitlerinin varlığı saptanmıştır. Kullanılan diğer yöntemlere göre serolojik yöntemlerden IFAT ve ELISA da yüksek duyarlılık göstermiştir. Ancak parazitolojik olarak kesin tanı parazitin kendisine veya moleküler özelliklerine dayanmaktadır. Serolojik yöntemlerin ise çapraz reaksiyon verdikleri dikkate alındığında, asemptomatik sağlıklı bireylerin tanısında MKY'nin kullanılması önerilebilir.Sonuç olarak non-invaziv, uygulaması kolay ve ekonomik olan MKY ile kan bankalarından temin edilen kanlar, kan ihtiyacı olan kişilere verilmeden önce mutlaka leishmaniasise göre kontrol edilmelidir. Gerek Leishmania tanısındaki hekim bilgilendirilmelerinin arttırılması, gerekse kan bankalarındaki kanların leishmaniasise göre taranması gibi düzenlemeleri yapılması gerekmektedir. Bu amaçla TC Sağlık Bakanlığının bu sorunu dikkate alması için çalışmalar başlatılmalıdır.
Yazar
Sezen Canım Ateş
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Sezen Canım Ateş (Doktora Tezi). İstanbul'daki kan merkezlerinden elde edilen donör kan örneklerinde Leishmania parazitlerinin yeni mikrokültür yöntemi ve diğer yöntemler ile karşılaştırmalı incelenmesi, 2012, Yıldız Technical University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Yıldız Technical University tezlerinden daha fazlası
- Mesleki ve teknik ortaöğretim öğrencilerinin problem çözme ve eleştirel düşünme becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi(2017)
- Yatay bir boru içinde FC-72 akışkanının akış kaynamasının düz ve oyuklu bir yüzeyde ve havuz kaynamasının düz bir yüzeyde nümerik olarak incelenmesi(2018)
- Türkiye'de LEED v3 ve v4 sertifikası alan binaların en düşük puan aldıkları kategorilerin incelenmesi(2018)
- "Geleneksel konut yapılarının" korunmasının ekolojik dengeye sağladığı katkılar üzerine bir inceleme(2012)
- İntegral denklemlerin yaklaşık çözümleri(2012)
- Kutadgu Bilig'in sözvarlığı açısından açıklamalı sözlüğü(2013)