DoctorateOpen Access

İstanbul derelerinin fiziki değişimi ve arazi kullanım ilişkisi

2015
0 views
0 downloads
Advisor: Prof. Fulin Bölen

Abstract (TR)

Dere sistemleri, yeşil alanlar olarak dünyada kentsel yaşam kalitesinin önemli göstergeleri arasındadır. Rekreasyon gereksinimlerini karşılanmasının dışında kentsel yaşam için hidrolojik sistemler; habitat alanları bağlayan biyolojik zincir ve havzaların fiziksel çevre sağlığını koruyan yaşam koridorlarıdır. İstanbul'da dere yataklarının ucuz arsa olarak düşünülmesi, doğaya öncelik vermeyen arazi kullanım kararları ve uygulamaları; derelerin doğal yapısını değiştirerek kaybolmasına neden olmaktadır. Çağdaş dünya kentlerinde dereler, doğal yapısı korunarak yada bozulanlar yeniden doğasına uygun hale getirilerek kent ve kentliyle entegre edilmekte; doğa merkezli ekoloji-ekonomi ilişkisinin kurulması sağlanmaktadır. Dere; vadi tabanı akar ve kuru dere kollarıyla, vadinin tepe izdüşümü bileşimi olan hattıbala çizgisiyle oluşturduğu dere havzası, hidrolojik döngünün sağlandığı, habitat sistemleriyle bütündür. Derelerin münferit ele alınması, bütünü olan kollarının (besleyen kaynak) ve dere yamaçlarının planlama dışında tutulması, getirilen arazi kullanım kararları, koruma aleyhinde değişen yönetmelikler, mevcut yasal yönetsel mevzuatın eksikliği, vd. çeşitli müdahalelerle dereler doğal yapısını kaybederek ya fiziksel yapısını değiştirmiş yada kaybolmuştur. Bu değişim; su ekosistemini bozarak hidrolojik dengenin, su kalitesinin ve akış dengesinin değişmesine; su kaynağının kaybolmasına; mekan ve beslenme ortamı olan habitat yaşam alanlarının kaybolması ile biyolojik zincirinin bozulmasına; doğal drenaj havza özelliğini kaybederek sel, taşkın, sedimantasyon nedeniyle çevre felaketlerinin yaşanmasına; kent ve kentli için panorama ve bir rekreasyon alan olma özelliğini yitirmesine; kaynak olarak, çevresine kent ekonomisine sunduğu değeri kaybetmesine neden olmaktadır. Araştırmanın amacı; kentleşmeyle doğal yapısını koruyan derelerin korunmasını sağlamak; kaybetmiş yada kaybetmekte olan dereleri geri kazanarak kent ve kentli yaşamına dahil etmektir. Çeşitli müdahalelerle değişen derelerin bugünkü fiziki yapısının değişimi incelenerek problemin boyutlarını ortaya koymaktır. Çalışmada; İstanbul'un içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin İstanbul makroformu ile ilişkisi özetlenerek; fiziki yapısındaki değişimin arazi kullanımla ilişkisi irdelenmiş, analiz edilmiş, problemler saptanmış ve sonuçlar değerlendirilmiştir. Makro ve Mikro Ölçekte gerçekleştirilen analizlerin sonucunda yüzölçümü 5400 km² olan İstanbul'un içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin alan büyüklüğü yaklaşık 2740 km², toplam uzunluğu yaklaşık 3.344.417 m. (3344 km.) dir. Bu derelerin yaklaşık % 52'si (1.737.887 m ) Asya yakasında; % 48'i (1.606.530 m.) Avrupa yakasında yer almaktadır. Makro ölçekte analiz sonuçları: İstanbul'un içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin dere sistematiği bulunmaktadır. Her dere havzası, birbiriyle bitişik dere havzalar sistemidir. Havza tabanı, havzanın hattıbala çizgisi ve bu sistemi tutan zirve kotu arasındaki ilişki havza sistematiğini meydana getirir Yapılan 168 adet dere havzasındaki tespitte İstanbul içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin hattıbala çizgilerinin ortak zirve kotuna göre; 23 üst dere havzasında (ÜDH) toplandığı tespit edilmiştir. Derelerin kaynak özelliklerine göre de deniz, boğaziçi, göl, haliç havzalarında toplanarak 5 adet üst dere havza birliğini (ÜDHB) oluşturduğu saptanmıştır. Dere havza sistemi; dere, dere havzası, üst dere havzası, üst dere havzalar birliği ölçeğini oluşturmaktadır. • Drenaj havzası olan dere havzası; akar ve kuru kollarıyla bütündür. Havza sınırı ile işleyen drenaj sistemidir ve ekolojik koridordur. • ÜDHB ve ÜDH arasındaki ilişki; birbirinin içinde geçiş yapan havza sistemler bütünü haline gelmektedir. Dere havzalarının sayısı ve bu havzaların üst dere havza sayısı, üst dere havza birliği ilişkisi o bölgenin havza morfolojisinde kendi doğal peyzajlarını oluştururken kendine has ekosistemini de oluşturmaktadır. Bu oluşum arazi kullanımında da mikroklima, manzara, habitat zenginliği vd. çeşitli fırsatları sunmaktadır. • Birbirine bitişik havzalar silüeti oluşturmaktadır. Derelerin hattı bala çizgisi ile havza sınırlarının birleştiren ortak zirve üst kotları dere havzalarının doğal, fiziki yapısını belirlerler. Dere planlama sistemi mikro ölçekten makro ölçeğe geçmekte; düşey planlama ölçeklerinde hareket eder. Her ölçekte de yataya yayılır. • En küçük birim olan dere ve havzası kendi hidrolojik döngüsü, mikro klima, doğal kimliği ile bir iç ekosistemini oluştururken üst sistemlerle de birleşmektedir. Ekolojik bölge ve biyomun parçası olurlar. Mikro ölçekte derelerin dönüşümü: İstanbul İçme Suyu Havza Alanı Dışında Kalan Derelerin (168 adet) toplam uzunluğu olan 3.344.417 metresinin %21'i (703.482 m.) kentsel alandan geçmekte; %79'u (2.640.935 m.) kırsal alandan (Orman, tarım, yeşil alandan) geçmektedir. Sonuçlara göre; • Derenin fiziki yapısının değişimi arazi kullanım kararlarıyla orantılıdır. • Derelerin fiziki değişimi kentsel yerleşim, kırsal yerleşim alanlarında farklılık göstermektedir. • Derelerin fiziki yapısının arazi kullanım kararlarındaki gelişmelere ve yerleşim yoğunluğuna bağlı olarak değiştiği tespit edilmiştir. • İstanbul içme suyu havza alanı dışında kalan derelerin 2007 halihazır haritalar üzerinde yapılan tespitlerde; toplam168 adet derenin 33 adet (%20) dere ve derenin havzası yerleşim alanı dışındadır. • İstanbul derelerinin yaklaşık %80'i yerleşim alanı içerisindedir. %20'si de yerleşim alanı dışında kalarak doğal yapısını korumaktadır • Dere Tipolojileri; doğal yapısıyla birlikte açık, kapalı kesit çeşitli kombinasyonlarla biraraya gelmesiyle oluşmuştur. Dere boy kesitindeki arazi kullanımın etkisi bu kombinasyonları çeşitlendirmiştir. Bunlar; Kapalı Kesit dereler, Doğal Dereler, Doğal+kapalı+Açık dere, Kapalı+Açık dere, Doğal+Kapalı Dere, Doğal+Açık Dere kombinasyonlarıdır. • İncelenen 168 adet derenin; %36'sı doğal dere; %16'sı kapalı kesit dere; %5'i doğal +açık kesit akar dere; % 10'u doğal sistem+kapalı kesit akar dere, %9'u kapalı kesit+açık kesit akar dere, %24'ü doğal yapı+kapalı kesit+açık kesit akar dere olmak üzere 6 farklı tipte oluşmaktadır. • İstanbul derelerinin fiziki yapısının %48'i 3 formu da içeren karma sistem özelliği taşımaktadır. Bu derelerin boy kesitinde doğal yapı, kapalı kesit ve açık kesit sistemleri bir arada bulunmaktadır. • İstanbul'un 168 adet ana derenin 60 tanesi (yaklaşık % 36) doğal özelliğini membadan mansaba kadar korumuştur. • İstanbul derelerinin %64'ü, doğal yapısını çeşitli arazi kullanım uygulamaları vd. nedenlerle kaybetmiştir. Sonuç olarak; dereler mekansal olarak; dere havzası, üst dere havzası ve üst dere havza birliği bütününün en alt birimleridir. Bitişik havzaların bir araya gelmesiyle oluşan su kıyılarının silüetini şekillendiren üst dere havzaları ve bu havzaların oluşturduğu üst dere havza birliği bir bütün sistem oluşturmaktadır (ÜDHB). Bu üst dere havza birliği dereler sistemini bölge, kıta ve kıtalararası üst ekosisteme bağlar. Tespitler; derelerin sınır olması (idari, özel mülkiyet sınır); arazi kullanımı, koruma yaklaşımları, idari yönetimde çeşitlilik; dere koruma bantlarının anlaşılamaması, tanımsız olması; uygulanan mühendislik yaklaşımları vd. faktörler derelerde fiziki değişime neden olduğunu göstermiştir. Makro ölçekteki bulgular mikro ölçekte derelerin fiziki değişimini etkileyen faktörlerdir. Dereler plan ölçekleri ile incelendiğinde; 3 aşamada değerlendirilebilmektedir. a- Dere ve Dere havzası ölçeği 1/1000 ölçeğidir. Drenaj havzaları olarak drenaj hatlarının, biyolojik koridorların tasarımını, uygulamayı, denetimi ve işletmeyi içerir. b- Üst Dere Havzası (ÜDH) ölçeği 1/5.000 ölçeğidir. Havzanın etkilenme alanı olan bu ölçek drenaj planı, silüet planı, yaşam koridorlarının ortaklaştırıldığı üst ve alt ölçeklere geçişi sağlatan uygulama ölçeğidir. Peyzaj planlama ölçeğinin başladığı safhadır. c- Üst Dere Havza Birliği (ÜDHB) ölçeği 1/25.000 ölçeğidir. Ana koridorlara 1/100.000 ölçeğe bağlayan (bölgeler arası diğer doğal ekosistemlere) uygulama ölçeklerine de teknik ve idari yönetmeliklere gönderme yapan üst ölçek aşamasıdır. İstanbul örneğinde elde edilen bu sonuçlar, genel olarak derelerin birbirlerinden bağımsız birimler olmadığını ve önerilecek yasal düzenlemelerin dereleri havza sistemleri çerçevesinde değerlendirmesi gerektiğini; içme suyu havza alanı dışındaki bu derelerin açık havza sistemi olması nedeniyle uluslararası öneme sahip olduğunu ortaya koymuştur. Derelerin doğal yapısını kentsel gelişme baskısından koruyabilmek, kent ve kentli ilişkisini yeniden değerlendirmek için dere havza sistemlerinin planlama ile ilişkisi; doğa merkezli ekoloji-ekonomi ilişkisinin kurulmasını sağlayacaktır.

Author

Dr. Hülya Dinç

How to Cite

Hülya Dinç (Doktora Tezi). İstanbul derelerinin fiziki değişimi ve arazi kullanım ilişkisi, 2015, Istanbul Technical University.

Keywords

License

Tüm Hakları Saklıdır

This work is shared under the specified license terms.

More theses from Istanbul Technical University