İzmir`deki eski kentsel dokusunun korunması ve turizm açısından değerlendirilmesi
2006
0 görüntülenme
0 i̇ndirme
Danışman: Prof. Dr. İbrahim Atalay
Özet (TR)
Fizyonomisi ve özelliği yönünden mimari değere ve tarihi öneme sahip alanlar korumaalanlarıdır. Böyle alanları koruma, gerek yerel gerekse ülke tanıtımın ön koşulu olarakdüşünülmelidir. Çünkü koruma, bir toplumun ekonomik, sosyal, kültürel ve fizikselgelişiminde belirleyici rol oynamaktadır. Öyle ki, sürdürülebilir kalkınma, doğal ve kültürelkaynakların yeni nesillerin de en iyi şekilde faydalanabileceği bir şekilde kullanımınıhedeflemektedir. O halde koruma bir zorunluluktur. Ancak korumada göz önündebulundurulması gereken husus, korumanın sadece tarihi ve kültürel varlıkları değil, aynızamanda coğrafi konuma göre de olması gerektiğidir. Çünkü tüm bahsedilen değerler belirlibir coğrafi mekân içerisinde gelişmiştir. Burada bahsedilen koruma, coğrafi mekânla birliktetarihi ve kültürel değerlerin korunması esasına dayanmaktadır. Bu düşünceler zamaniçerisinde ?sit? kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu yüzden 1983 yılında Kültürve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nda korumaya ilişkin ?sit, kültür varlıkları, tabiatvarlıkları, koruma ve korunma? gibi kavramlar tanımlanmış ve gerekli politikalaroluşturulmaya başlanmıştır. Buna göre; tabiat varlıkları, jeolojik devirlerle, tarih öncesi vetarihi devirlere ait olup ender bulunmaları veya özellikleri ve güzellikleri bakımındankorunması gerekli, yer üstünde, yeraltında veya sualtında bulunan değerler, korunmasıgereken değerler arasındadır (Çubuk, 1987: 69).zmir, 5000 yıllık bilinen bir tarihe sahiptir. Bu süreç, kentte çeşitli uygarlıklarındoğal, tarihi ve kültürel değerlerinin birikimine yol açmıştır. Bu birikim, zmir'in özgünkimliğini ortaya çıkarmaktadır. zmir Kenti, 18. yüzyılın ilk yarısına kadar alansal vefonksiyonel olarak pek fazla gelişme göstermemiştir. 18. yüzyılın ikinci yarısında Batılıtüccarların (Levantenlerin) zmir'i keşfetmesine kadar bu durum devam etmiştir.Levantenlerin gelişiyle mimari, kültür, sanayi, ticaret dokusu ve ulaşım sistemleriyle kentinçehresi kısa zamanda değişmiştir. Kentin merkez ve çevresinde belli yerlerde ortaya çıkankoloniyal stilin nüveleri bugün zmir'in kimliğini yansıtan en önemli unsurlardır. zmir'inyeni mimari dokusu ise gerek birbirinden gerekse Levanten yerleşim alanlarından izole olmuşRum, Yahudi evleri ve Türkler'e ait mahallelerden oluşmaktadır. O dönemde Bornova, rahat,gösterişli sayfiye evleri, zeytinlikleri ve çevresindeki antik kalıntılarıyla tam bir cazibemerkezidir. Yönetim olarak Gaziemir'e (Seydiköy'e) bağlı bir Rum köyü olarak bilinenBuca, daha sonraları ngilizlerin yoğunlaştığı bir yerleşime dönüşmüştür (Erpi, 1987: 13).Bunda, ngiliz şirketi desteği ile yapılan zmir - Aydın - Şirinyer (Kızılçullu, Paradiso`Cennet') arasındaki demiryolu bağlantısının etkisi büyüktür. Ayrıca at koşusu alanınınyapılması Buca'yı önemli bir cazibe merkezi haline getirmiştir. Ticaretle uğraşan Levantenler,zenginliklerinin de etkisiyle buralarda kendi kültürlerine özgü mimari stilde geniş malikâneleryapmışlardır.Yapılan arazi incelemelerinde Buca'daki malikânelerin, Bornova'dakilere nazarandaha az gösterişli olduğu anlaşılmıştır. Levantenler Buca'da özellikle stasyon Caddesi'nde(bugünkü Uğur Mumcu Caddesi) yoğunlaşmıştır. Çünkü o döneme ait pek çok yapı hâlâvarlığını sürdürmektedir. Diğer taraftan bir kısmı yıkılmış, bir kısmı da yıkılmak üzeredir.Bazıları restore edilerek değişik amaçlarla (konut, kreş, okul, kafe, işyeri, sanat merkezi,kütüphane, yurt vb olarak) kullanılmaktadır. Ancak bu kullanımların geçmişle bugün arasındane derece bağ oluşturduğu tartışılabilir. Çünkü bazı yapıların yenilemeyle özgün dokusundanuzaklaştırıldığı, ne dünü ne de bugünü yansıtmayan bir özelliğe büründüğü görülmüştür.Buca'da Dutlu Sokak' da (bugünkü Barış Manço Sokağı) bu tip evler bulunmaktadır. AncakKültür Bakanlığı tarafından bu tür düzenlemelere engel konulmuştur. Evlerin özellikle dışcepheleri özüne uygun olarak korunmaya çalışılmaktadır. Nitekim Uğur Mumcu Caddesi'ndeyoğun bir şekilde restorasyon ve dış cephe bakımı sürdürülen binalar bulunmaktadır.Bu dönemde Buca'da bulunan Türklerin yerleştiği alan, Tıngır Tepe mevkiidir. Ancaközgün mimari tarzda yapılar inşa etmediklerinden çalışmada daha ziyade Levanten, Rum gibiyabancı milletlerin eserlerinden bahsedilmektedir.18 ve 19. yüzyıllarda zmir'deki yerleşim birimlerinden kiçeşmelik, Namazgâh,Tilkilik, Kemeraltı semtlerinde Türkler, Mezarlıkbaşı'nda Museviler, Basmane'de Ermeniler,Alsancak'ta (Punta) Rumlar, Birinci ve kinci Kordon'da ise ticaretle uğraşan Avrupalılar yada Frenkler yaşamaktaydı (Baykara ve Diğerleri, 1994, 41 - Erpi, 1987: 13). Bornova, Bucave Karşıyaka' da ise genel olarak yabancı tüccarlar ve iş adamları ikamet etmekteydi. Bualanlarda yapılan gözlem ve incelemeler sonucu, her etnik gruba ait konut özelliklerindebirbirinden farklı ve benzer tarzların olduğu görülmüştür. Örneğin, Türklerin oturduğumahallelerde evler oldukça dar sokaklı, cumbalı küçük konutlardan oluşurken, Buca veKarşıyaka'da özellikle de Bornova'da Levantenler ile Rumların oturduğu alanlarda genişbahçeli, köşk ve malikânelerden ibarettir. Bu da bize, o dönemdeki zmir toplumunun sosyo -ekonomik ve kültürel yapısı hakkında bilgi vermektedir.Bu çalışmada, zmir kentinin kimliği açısından tarihi ve kültürel dokusunun taşıdığıturizm ve regreasyon potansiyeli de değerlendirilmektedir. Bu bağlamda Bornova, Buca,Karşıyaka ve Konak ilçelerinde stil, fonksiyon ve yapı malzemesi bakımından farklı özelliklertaşıyan değişik mimari yapı tarzlarının ortaya çıkış nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Tarzolarak birbirinden farklı olan bu mimari yapıların kentin kültürel mirası açısından nasıl birdeğer taşıdığı değerlendirilmektedir. Eski kentsel doku elemanları içerisinde özellikleLevanten konutları ve ev tipi mimari yapılar incelenmiştir. Ancak, turizm açısından vekültürel yönden kent için özellikli olan başka yapılara da değinilmiştir. Örneğin, han, hamam,cami, çeşme, sebil, şadırvan, kilise, sinagog, asansör gibi yapılar bunlardandır. Ancak bizimasıl inceleme konumuz kentsel alandaki konut dokusu olduğundan, anıtlara ve Agoradışındaki arkeolojik kalıntılara değinilmeyecektir.Özetle, zmir'deki Hollandalı, Rum, talyan ve diğer Levantenler farklı ırk, mezhep vekültürel yapıya sahip olmalarına rağmen kendi içlerinde zmir'e özgü ortak bir kültür vemimari sentez oluşturarak uzun yıllar aynı coğrafya üzerinde yaşamışlardır. Bu miras, kentingeleceği açısından önemlidir ve korunması gereklidir.
Yazar
Dr. Raziye Oban
Kurum
Bu Yayına Nasıl Atıf Yapılır
Raziye Oban (Doktora Tezi). İzmir`deki eski kentsel dokusunun korunması ve turizm açısından değerlendirilmesi, 2006, Dokuz Eylül University.
Anahtar Kelimeler
Lisans
Tüm Hakları Saklıdır
Bu eser belirtilen lisans koşulları altında paylaşılmaktadır.
Dokuz Eylül University tezlerinden daha fazlası
- AFAD gönüllülük sisteminin etkin müdahale açısından analiz(2020)
- Hitit dönemi törensel seramik kapları ve güncel uygulamaları(2023)
- Mars habitatlarının yapısal açıdan irdelenmesi(2022)
- Increasing security in communication between IoT devices(2021)
- Political marketing and the U.S. Presidential campaign strategies: A functional and rhetorical analysis of Donald Trump's and Hillary Clinton's discourse on Twitter(2020)
- Düşünce ve uygulamaları ile Atatürk'ün manevi kızı Afet İnan(2018)
