
336
Arşivlenen Tez
0
DOI Atanmış
0%
DOI Oranı
Anabilim Dalı
Mesleki ve teknik anadolu liselerinde tarih öğretiminin, öğretmen görüşlerine göre problemleri ve çözüm önerileri (Van örneği)
Bu çalışma, Mesleki ve Teknik Anadolu Liselerinde Tarih öğretiminin Öğretmen Görüşlerine Göre Problemlerini (Van Örneği) tespit etmeyi ve tespit edilen problemlere çözüm önerileri getirmeyi amaçlamaktadır. Van il merkezinde bulunan farklı türlerdeki meslek liselerinde görev yapmakta olan toplam 50 tarih öğretmeni çalışma alanı içerisinde yer almaktadır. Meslek liselerindeki tarih öğretiminin problemlerini Van İli'nden hareketle tespit edebilmek amacıyla öğretmen görüşlerine başvurulmuştur. Bu amaçla hazırlanan anket meslek liselerinde görev yapan tarih öğretmenlerine uygulanmıştır. Veriler elde edildikten sonra, sonuçlar SPSS (Sosyal Bilimler İstatistik Paket Programı) Paket İstatistik Programıyla değerlendirilmiştir. Literatür taramasıyla ortaya konulan ve anketten çıkan çözüm önerilerinin meslek liselerinde tarih öğretiminin problemlerinin çözümüne katkı sağlaması ümit edilmektedir. Kamuoyunda son yıllarda sıkça gündeme gelen 'Meslek Liselerinin Eğitim-Öğretim Problemleri' konusuna, acaba 'Tarih Öğretiminin Problemleri' nelerdir? Sorusuyla yaklaştığımız bu araştırma altı bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde problemin durumu, tarih öğretimi, araştırmanın amacı, problem cümlesi, alt problemler, sayıltıları, sınırlılıklar ve tanımlar; ikinci bölümde konuyla ilgili araştırmalar yer almaktadır. Üçüncü bölümde araştırmanın yöntemi, modeli, evreni, örnekleminin yanı sıra, araştırmada kullanılan veri toplama aracı ve verilerin analizi; dördüncü bölümde bulguların nasıl analiz edildiği konularına yer verdik. Beşinci bölümde tartışma ve sonuç kısmına, altıncı bölümde ise önerilere yer verilmiştir. Üçüncü Bölümde araştırmanın bulguları ve bu bulgulardan elde ettiğimiz bilgilerin yorumlanması, son bölümde ise sonuç ve önerilere yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler Mesleki Eğitim, Tarih Öğretimi, Tarih Öğretmeni, Problem durumu.
10. sınıf coğrafya dersi iç kuvvetler konusunun öğretiminde ters yüz öğrenme modelinin etkililiğinin incelenmesi
Amaç: Bu araştırma "10. sınıf coğrafya dersi iç kuvvetler konusunun öğretiminde ters yüz öğrenme modelinin etkililiğini" incelemeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda ters yüz öğrenme modeliyle işlenen coğrafya derslerinin öğrencilerin akademik başarısına, derse yönelik tutumlarına ve öğrenilenlerin kalıcılığına etkisini belirlemek ve öğrencilerin ters yüz öğrenme modeline ilişkin görüşlerini tespit etmek amaçlanmıştır. Yöntem: Araştırma, 2021-2022 eğitim-öğretim yılının I. döneminde Konya ilinde yer alan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, Anadolu İmam Hatip Lisesi ve Sosyal Bilimler Lisesi olmak üzere 3 farklı okul türünde eş zamanlı olarak yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu adı geçen okulların 10. sınıflarında öğrenim görmekte olan ve deney grubunda 72, kontrol grubunda 68 olmak üzere toplam 140 lise öğrencisi oluşturmuştur. Çalışma, açıklayıcı sıralı desen modelinde bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmada nicel ve nitel veriler birlikte toplanmıştır. Nicel verilerin toplanmasında 10. sınıf coğrafya dersi "İç Kuvvetler" konusunu kapsayan çoktan seçmeli 29 sorudan oluşan "coğrafya dersi başarı testi" ve 34 maddeden oluşan "coğrafya dersi tutum ölçeği" kullanılmıştır. Ters yüz öğrenme modeline ilişkin öğrenci görüşlerini içeren nitel veriler ise yarı yapılandırılmış öğrenci görüşme formu kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmada nitel verilerin analizinde betimsel analiz yöntemi, nicel verilerin analizinde ise SPSS programı kullanılmış, bağımsız ve bağımlı gruplar t testi, çoklu karşılaştırmalarda ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılarak veriler analiz edilmiştir. Bulgular: Çalışmada kullanılan coğrafya başarı testinin KR-20 güvenlik katsayısı 0,844 olarak ölçülmüştür. Başarı testi ve tutum ölçeği ile elde edilen puanların çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiş verilerin normal dağılım gösterdiği görülmüştür. 29 sorudan oluşan başarı ön test puan ortalaması 10,5 son test puan ortalaması 16,7; kalıcılık testi ortalama puanı 15,0; pilot uygulama ortalama puanı 14,2 olarak hesaplanmıştır. Tutum ölçeği ön test ortalama puanı 117,5, son test puanı 128,0 olarak ölçülmüştür. Çalışmadan elde edilen nicel verilere göre ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin akademik başarılarını artırdığı görülmüşse de mevcut öğretim programında öngörülen yöntemlerle işlenen derslere göre akademik başarı düzeyi ve öğrenilenlerin kalıcılığı üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki oluşturmadığı belirlenmiştir. Bununla birlikte ters yüz öğrenme modelinin öğrencilerin derse yönelik tutumları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki oluşturduğu tespit edilmiştir. Nitel verilerin analizinde ise öğrencilerin %72,2'sinin ters yüz öğrenme modelini verimli buldukları, %77,8'inin modelin olumlu yönlerinin bulunduğunu, %61,1'inin ise derslerin işlenişinde ters yüz öğrenme modelinin uygulanmasını tercih ettiklerini belirterek modele yönelik olumlu görüşlere sahip oldukları ve modelin derse katılımı artırdığı belirlenmiştir. Deneysel işlem sürecinde bir kısım öğrencilerin EBA ve internette yaşadıkları teknik sorunlardan dolayı gönderilen çalışmaların bazılarını takip edemediklerini bir kısım öğrencinin ise bu modelde işlenen dersleri anlamakta güçlük çektiklerini belirtmişlerdir. Sonuç: Ters yüz öğrenme modelinin başarıya ulaşması için öğrencilere gönderilen öğretim materyallerinin öğrenilecek konuyla uyumlu olması ve işlenecek konuyu kapsaması, video sürelerinin uzun olmaması, gönderilen çalışmaların öğrencilerde bıkkınlık oluşturacak kadar çok olmaması, çalışmaların yapılıp yapılmadığının ders öncesinde tespit edilmesi, çalışmaların yapılması konusunda öğrencilerin sürekli teşvik edilmesi, dijital kaynaklarla yapılan öğretimin tümüyle yüz yüze eğitimin yerini almaması, öğrencilerle öğretmen arasında iletişim kanallarının açık tutulması önemli görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Ters yüz öğrenme, coğrafya eğitimi, başarı, tutum
Sosyal bilgiler 6. sınıf coğrafya ünitelerinden Türkiye' mizin öğretiminde işbirlikli yöntem destekli çoklu zeka kuramının erişiye etkisi
Bu çalışma, ?Sosyal bilgiler 6. sınıf coğrafya ünitelerinden ?Türkiye'miz?inöğretiminde işbirlikli yöntem destekli çoklu zeka kuramının erişiye etkisi?niaraştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmada ?öntest sontest kontrol gruplu desen?kullanılmıştır.Uygulama çalışması 2005-2006 eğitim öğretim yılının II. dönemindeÇanakkale ili Merkez ilçedeki Vali Fahrettin Akkutlu İlköğretim Okulundayapılmıştır. Bu okulda 6. sınıf düzeyinde eğitim öğretim gören 60 öğrenciden 6-Aşubesindeki 32 kişi deney grubunu; 6-B şubesindeki 28 kişi ise kontrol grubunuoluşturmuştur.Deney grubuna işbirlikli yöntem destekli çoklu zeka kuramı; kontrolgrubuna ise, geleneksel anlayışa dayalı ders anlatımı uygulanmıştır. Veriler, ?KişiselBilgi Formu?, ?Çoklu Zeka Alanları Belirleme Ölçeği? ve ?Başarı Testi? kullanılaraktoplanmıştır.Çalışma sonucunda deney grubu öğrencilerinin öntest puan ortalaması 21.81± 3.30 iken, sontest puan ortalaması 32.00 ± 4.60 olarak bulunmuştur. Kontrol grubuöğrencilerin ise, öntest puan ortalaması 21.78 ± 4.58 iken, sontest puan ortalaması24.03 ± 6.08 olarak bulunmuştur. İki grubun sontest puan ortalamaları arasındayapılan analizde bu farkın deney grubu lehine ileri düzeyde anlamlı olduğusaptanmıştır (p<0.01).Grupların kalıcılık testi ortalaması ise, deney grubundaki öğrenciler için32.87 ± 4.47, kontrol grubundaki öğrenciler için 24.82 ± 4.51 olarak bulunmuştur.Yapılan istatistiksel analizde bu farkın da deney grubu lehine ileri düzeyde anlamlıolduğu göstermiştir (p<0.01).Çalışma sonucunda elde edilen bulgular, çalışma öncesinde deney vekontrol gruplarının ön test puanları arasında bir fark bulunmadığını göstermektedir.Girişimin ardından ise, sontest ve kalıcılık testi puan ortalamaları açısından deneygrubu lehine anlamlı farklar bulunmuştur. Bu sonuçlar, yapılan deneysel çalışmanınbaşarılı olduğunu kanıtlamaktadır.
Öykü öğretiminde öykü haritası kullanımının okuduğunu anlama üzerine etkisi
Bu arastırmanın amacı, öykü ögretiminde öykü haritası kullanımının ortaögretim 9. sınıf ögrencilerinin okudugunu anlama düzeyleri üzerine etkisinisaptamaktır.Arastırmada, son test kontrol gruplu deney deseni kullanılmıstır. Deneyselçalısma, 30'u deney, 30'u kontrol grubu olmak üzere toplam 60 ögrenci üzerindeyürütülmüstür. Arastırma denekleri, 2005-2006 egitim ögretim yılı ikinci dönemindeÇanakkale ili, merkez ilçesi sınırları içerisinde bulunan Çanakkale Lisesi 9. sınıfögrencilerinden seçilmistir.Tecrübeli uygulayıcılar tarafından seçilen üç olay, üç durum öyküsü, deneygrubu ögrencileri ile üç hafta sürecinde öykü haritası kullanılarak islenmis vedördüncü hafta son test olarak bir olay, bir durum öyküsü okudugunu anlama sorularıögrencilere uygulanmıstır. Aynı öyküler, aynı süre içerisinde kontrol grubuögrencileri ile geleneksel yöntem kullanılarak islenmis ve son hafta ögrencilere sontest uygulanmıstır.Arastırmanın verileri, Öykü Degerlendirme Ölçegi ve Okudugunu AnlamaTestleri ile toplanmıstır. Verilerin analizinde, ortalama ve frekans analizi,Cronbach's Alpha, KR-20 ve kay-kare testi kullanılmıstır.Arastırma sonucunda, öykü haritası kullanımının olay ve durum öykülerininögretimi üzerine birbirine paralel bir etkisinin oldugu belirlenmis ve öykü haritasıkullanımının 9. sınıf ögrencilerinin genel olarak öykü ögelerini bulabilme veokudugunu anlama düzeyleri üzerine geleneksel yönteme oranla daha etkili oldugusonucuna varılmıstır. Arastırmanın diger sonucuna göre, öykü haritası kullanımınınolay ve durum öyküsünde anlatılan olay ya da durumun; geçtigi yer, zaman, asılkahraman, yardımcı kahraman, çatısmanın çözümü, serim bölümü ve çözüm bölümüögelerinin bulunması üzerine, geleneksel yönteme göre önemli bir farklılıkgöstermedigi belirlenmistir.
Ortaöğretim çevre ve insan dersinde işbirlikli öğrenme yönteminin çevreye yönelik tutumlara ve erişiye etkisi
Bu araştırma, ortaöğretim çevre ve insan dersinde işbirlikli öğrenmeyönteminin öğrencilerin çevreye yönelik tutumlarına ve erişi düzeylerine etkisiniortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu temel amaç doğrultusunda cinsiyet faktörünegöre de sonuçlarda meydana gelen değişmelerin neler olduğu incelenmiştir.Deneysel yöntemin öntest - sontest kontrol gruplu modelinin kullanıldığıaraştırma 2004-2005 öğretim yılında, Çanakkale ili Kepez Avukat brahim MutluLisesinde uygulanmıştır. Araştırma sonucunda ulaşılan bulgular: Çevre ve nsandersinde işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımı öğrencilerin akademik başarılarını,bilişsel erişilerini, kalıcılık (hatırlama) düzeylerini olumlu yönde etkilemiş ancaköğrencilerin çevreye yönelik tutumlarını olumlu yönde etkilememiştir. Ayrıca çevreve insan dersinde işbirlikli öğrenme yöntemi kullanımı, kız ve erkek öğrencilerarasında akademik başarıları, bilişsel erişileri, kalıcılık (hatırlama) düzeyleri ileçevreye yönelik tutumları açısından bir fark yaratmamıştır.Anahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, şbirlikli Öğrenme, Çevre ve nsan Dersi, Erişi,Çevreye Yönelik Tutum
İlköğretim 4. ve 5. sınıflarda eski ve yeni öğretim programına göre okutulan sosyal bilgiler ders kitaplarındaki coğrafya ünitelerine ilişkin ölçme ve değerlendirme çalışmalarının öğretmen görüşlerine göre analizi
Bu tezde, ilköğretim 4. ve 5. sınıflarda 1998 ve 2005 öğretim programlarına göreyazılmış Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki Coğrafya ünitelerine ilişkin ölçme vedeğerlendirme çalışmalarının öğretmen görüşlerine göre analizi yapılmaktadır.Araştırmada kullanılan anket formlarını, Çanakkale ili merkezi ilçesine bağlı tümdevlet okulları ve özel okullar oluşturmaktadır. Örneklemi 18'i Çanakkale kentinde bulunandevlet okulu, 9'u merkeze bağlı köy okulları ve 3'ü de özel okul olmak üzere toplam 30ilköğretim okulu oluşturmaktadır. Anketler 4. ve 5. sınıflarda Sosyal Bilgiler dersini okutan(4. sınıfları 51 ve 5. sınıfları okutan 46) toplam 97 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. 194 adetgeçerli anket formundan elde edilen veriler, araştırmanın veri tabanını oluşturmuştur.Öğretmenlerin her madde hakkındaki görüşleri sonucunda ortaya çıkan puanlarınayrı ayrı aritmetik ortalamaları ve standart sapmaları hesaplanmıştır. Öğretmen görüşleri ttesti ile test edilmiştir. kiden fazla grubun ortalamaları arasındaki farkın tespiti için tek yönlüvaryans analizi (anova) test tekniğinden yararlanılmıştır. P değerinin anlamlı olduğudurumlarda, farkın hangi gruplardan kaynaklandığını bulmak için Sheffe tekniğiuygulanmıştır. Araştırmada en az hata payı 0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırmada 1998 öğretim programına göre hazırlanmış on dört, 2005 öğretimprogramına göre hazırlanmış altı Sosyal Bilgiler ders kitabındaki Coğrafya ünitelerinin ölçmeve değerlendirme yeterlilikleri dört ana bölüm dahilinde incelenmiştir. Çalışmanın ilkbölümünde, araştırmanın yöntemi, evren ve örneklemi, verilerin kaynağı ve toplanması,verilerin çözümlenmesi ve analizi hakkında bilgi verilmiş; çalışmayla ilgili araştırmalara dadeğinilmiştir. kinci bölümde, 4. ve 5. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki ölçme vedeğerlendirme çalışmaları incelenerek bu ders kitaplarında Coğrafya ünitelerine ilişkin ölçmedeğerlendirme tespitleri yapılarak mevcut sorunlar sıralanmıştır. Üçüncü bölümde SosyalBilgiler ders kitapları Coğrafya ünitelerine ilişkin ölçme değerlendirme çalışmalarınınyeterlilikleri öğretmen görüşleri doğrultusunda analiz edilmiştir. Araştırmanın dördüncübölümünde ise, araştırmadan elde edilen sonuçlar sıralanarak bu sonuçlardan hareketleöneriler getirilmiştir.
Ortaöğretim kapsamında özel dershanelerdeki coğrafya öğretiminin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi: Çanakkale merkez ilçe örneği
Bu araştırma, ortaöğretim kapsamında özel dershanelerdeki coğrafya öğretiminin öğrenci görüşlerine göre değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Araştırma Çanakkale il merkezinde bulunan dershanelerdeki 311 öğrenciye uygulanan anket verilerinin toplanıp değerlendirilmesi ile gerçekleştirilmiştir. Dershanelerdeki coğrafya öğretiminin incelenmesinde dikkate alınan ana başlıklar; öğretim, yöntem teknik ve ilkeleri, sınıfta kullanılan araçlar ve gereçler, sınıf yönetimi ile ölçme ve değerlendirmedir.Elde edilen veriler, aritmetik ortalama, frekans, yüzde, t.05 testi ve varyans, istatistik işlemlerle analiz edilmiştir. Verilerin analizi SPSS (Statistical Package for Social Science) paket programı kullanılarak yapılmıştır. Öğrencilerin görüşleri arasında farklılıkların olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla, anket sorularına verilen cevap ortalamaları ile cinsiyet, okul türü, bölüm, başarı düzeyi ve dershaneye gidiş yılı değişkenleri karşılaştırılmış ve bir farklılaşma olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır.Çalışma sonucunda elde edilen bulgulara göre dershanelerdeki coğrafya öğretimi, dershanelerin kuruluş amaçlarına uygun olarak şekillenmiştir. Öğretim etkinlikleri sınavda çıkabilecek olan sorulara yönelik hazırlanmış müfredatın hızlı bir tekrarı ve mümkün olduğu kadar çoktan seçmeli sorunun çözümü üzerinde yoğunlaşmıştır.Ulaşılan bulgular ve yorumlara dayalı olarak, dershanelerdeki coğrafya öğretiminin yapısı ortaya konulmuş, eğitim sürecinde rollerini yerine getirmelerini daha etkili kılma ve öğrencilerin beklentilerini daha iyi noktalara taşımaları konularına yönelik öneriler geliştirilmiştir.
İlköğretim 6. sınıf coğrafya konularının programın öğeleri bakımından (2005 programı) öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı ilk defa 2006-2007 eğitim öğretim yılında tüm ülkede uygulanan ilköğretim 6. sınıf sosyal bilgiler dersi coğrafya konularını programın öğeleri bakımından öğretmen görüşlerine göre değerlendirmektir.Araştırma evrenini Çanakkale İli genelinde ilköğretim okulları oluşturmaktadır. Araştırmada survey modeli kullanılmıştır. Bu kapsamda anket formları oluşturulmuştur ve öğretmenlere uygulanmıştır. Çanakkale İli genelindeki tüm sosyal bilgiler öğretmenlerine ulaşılmaya çalışılmıştır. Ancak bu mümkün olmamış ve araştırma 90 öğretmenle tamamlanmıştır. Anket 2006-2007 eğitim-öğretim yılının ikinci döneminde uygulanmıştır.Öğretmenlerin yeni programın kazanımlarına, içeriğine, öğrenme-öğretme sürecine, ölçme ve değerlendirme sürecine ve program geliştirme sürecine ilişkin görüşleri alınmış; sonuçlar SPSS 16.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Öğretmenlerin görüşleri arasında bir farkın olup olmadığını anlamak için t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) sonuçlarına bakılmıştır. Öğretmenlerin görüşlerindeki anlamlı farkın hangi gruplar arasında olduğunu bulmak için de Tukey HSD çoklu karşılaştırma testinden yararlanılmıştır.Sosyal bilgiler öğretmenlerinin 6. sınıf sosyal bilgiler dersi coğrafya konularının kazanım, ölçme ve değerlendirme ile program geliştirme sürecine ilişkin görüşlere ?çok? düzeyinde katıldıkları, içeriğine ve öğrenme-öğretme sürecine ilişkin görüşlere ?orta? düzeyinde katıldıkları görülmüştür.Öğretmenlerin programın kazanımlarına ilişkin görüşleri ve program geliştirme sürecine ilişkin görüşleri görev yaptıkları yere göre faklılık göstermiştir. Öğretmenlerin içeriğe ilişkin görüşleri cinsiyetlerine göre farklılık gösterirken; programın öğrenme-öğretme sürecine ve ölçme ve değerlendirme sürecine ilişkin görüşleri arasında farklılık ortaya çıkmamıştır.Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre bazı kazanımların ve buna bağlı olarak içeriğin gözden geçirilmesi, etkinlik sayısının azaltılması veya sosyal bilgiler ders saatinin arttırılması, okulların teknolojik imkânlarının düzeltilmesi, öğretmenlerin alternatif ölçme ve değerlendirme teknikleri kullanması ve öğretmenlere farklı etkinlik örneklerinin sunulması faydalı olacaktır.
Ortaöğretim tarih öğretmenlerinin derslerinde zamanı etkili kullanma stratejilerinin değerlendirilmesi (Mardin ili örneği)
Toplumlar, eğitim gereksinimlerini karşılamak, eğitimin amaçlarına planlı bir biçimdeulaşmak ve eğitim alanındaki kaynakları amaçlar doğrultusunda koordine etmek amacıylabu alanda eğitim örgütünü oluşturmuşlardır. Eğitim örgütü kendinden beklenilen işlevleriyerine getirebilmesi için çeşitli kaynaklara ihtiyaç duymaktadır. Bu kaynaklardan en baştagelenleri: Para, emek ve teknoloji gibi kaynaklardır. Bunların yanı sıra eğitimde soyutniteliğe sahip olan zaman da önemli bir kaynaktır. Eğitimde zaman, biriktirilememesi,kullanılmasa da kendi tükenmesi, geri döndürülememesi gibi özellikleriyle tüm diğerkaynaklardan daha öte ve kritik bir kaynak niteliği kazanmaktadır. Zaman; soyut niteliğesahip olması nedeniyle önemi anlaşılmayan ve en hor kullanılan kaynaktırEğitim kurumlarında eğitim programları için ayrılan süre sınırlıdır. Bu sınırlı süreiçinde öğretmenlerin yapması gereken birçok iş bulunmaktadır. Ders zilinin çalmasıylabirlikte öğretmenin derse vaktinde gelmemesi, sınıfa geç gelen öğrenciler, öğrencilerinsınıfta yerlerini alması, öğretmenin yoklama alması, sınıf defterini doldurması, derstekullanacağı araç-gereçleri önceden hazırlamaması, derse hazırlıksız ve plansız girmesi gibidurumlar ders süresinin yitimine neden olan durumlardan sadece birkaçıdır.Öğretmenlerden, sınıfta zamanın etkili kullanılması için zaman yönetimi stratejilerindenyararlanıp derslerde zaman yönetimini gelişigüzellikten kurtarması beklenmektedir. Sınıftazaman yönetimi stratejileri konusunda yeterli bilgi, beceri ve donanıma sahip olup bunlarıdavranış haline getirmiş olan öğretmenin ders süresi boyunca zamanı etkin ve verimli birbiçimde kullanmasının önünde herhangi bir engel kalmadığı söylenebilir.Bu araştırma orta öğretim Tarih öğretmenlerinin derslerinde zamanı etkili kullanmastratejilerinin değerlendirilmesi üzerine yapılmıstır. Araştırma 2008-2009 eğitim-öğretimyılında Mardin ili ve ilçelerindeki resmi ve özel orta öğretim kurumlarında görev yapanTarih öğretmenlerini kapsamaktadır. Veriler, öğretmenlerin kisisel bilgilerini içeren ve altısorudan olusan birinci bölüm ile öğretmenlerin zaman yönetimi stratejileri konusundagörüslerini içeren ve seksen soruluk ikinci bölümden olusan arastırmacı tarafındangelistirilmis bir anket ile toplanmıstır. Verilerin analizinde cinsiyete, öğretmenlerin mezunoldukları okul ve eğitim düzeylerine göre farklılıkları t-testi; mesleki kıdem, mezun olduğuokul türü ve okuttuğu sınıf mevcuduna göre farklılıkları ise tek yönlü varyans analizi (oneway ANNOVA-F testi) tekniği kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre;tarih öğretmenlerinin zaman yönetimi yaklaşımlarından Kendini Toparla Yaklaşımı, SavaşçıYaklasım, Hedef Yaklasımı, ABC Yaklasımı, Sihirli Araç Yaklasımı, Zaman Yönetimi 101Yaklaşımı'na yönelik görüşlerinin ortalamalarının yüksek düzeyde olduğu; KendiniAkıntıya Bırak Yaklaşımı ve Öz Bilinç Yaklaşımı'na yönelik görüşlerinin ortalamalarınındüşük düzeyde olduğu sonucuna ulaşılmıstır. Öğretmenlerin cinsiyet, mesleki kıdem,çalıştıkları okul türü, mezun oldukları okul ve eğitim düzeyi gibi demografik özellikleriaçısından farklılıklarına rağmen derslerde benzer zaman yönetimi stratejilerini kullanmaktaoldukları söylenebilir. Sınıf mevcudunun derste zaman kullanımını anlamlı ölçüde etkilediğibulunmuştur.Anahtar Kelimeler: Zaman, Sınıfta zaman yönetimi, Tarih öğretmeni, Mardin
9. sınıf Türk edebiyatı öğretim programının eleştirel düşünme açısından öğretmen görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmada; Çanakkale il merkezinde ve ilçelerinde bulunan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenlerinin 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nı eleştirel düşünme açısından değerlendirilmesi amaçlanmıştır.Araştırma yöntemi olarak tarama modeli seçilmiştir. Verilerin toplanması amacıyla anket formu geliştirilmiştir. Anketin ilk bölümü sekiz sorudan oluşan ?kişisel bilgiler? anketi, 55 sorudan oluşan ikinci bölümü ise ?9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın eleştirel düşünmeye ilişkin öğretmen görüşlerini belirleme? anketi olarak hazırlanmıştır. Anket toplam altı boyutta 55 maddeden oluşmaktadır. Her bir maddenin karşısında da davranışın görülme sıklığını belirtmek için beşli bir seçenek verilmiştir. Bunlar en olumsuzdan en olumluya doğru ?kesinlikle katılmıyorum-kesinlikle katılıyorum? (1-5) biçiminde derecelenmiştir. Anketin güvenirliği Cronbach Alpha ile belirlenmiştir. Güvenirlik için 50 öğretmene anket uygulanmıştır. Anketin güvenirliği .9021 olarak bulunmuştur. Uygulanan anketin tamamı güvenilir kabul edilmiş ve uygulanmıştır.Araştırmanın sonunda; 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın metin seçiminin eleştirel düşünme becerisi açısından, kısmen yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın eleştirel düşünme boyutunun öğretmenler tarafından uygulanabilirlik düzeyinin, yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen görüşleri açısından 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nda yer alan eleştirel düşünme boyutunun öğrenciler tarafından uygulanabilirliği becerisi açısından kısmen yeterli olduğu tespit edilmiştir. 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın eleştirel düşünme boyutunda yer alan metinlerin metin-yazar-okuyucu ilişkisinin değerlendirilmesi açısından yeterli olduğu sonucuna varılmıştır. 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın eleştirel düşünme boyutunun farklı tekniklerle uygulanma becerisi açısından yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak; 9. sınıf Türk Edebiyatı Programı'nın eleştirel düşünme boyutunun evrenselliğinin değerlendirilmesi becerisi açısından kısmen yeterli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Türk dili ve edebiyatı derslerinde metin çözümlemesinde Hüseyin Nihal Atsız'ın tarihi romanlarına üslûp bilim açısından yaklaşım
Edebiyat dili kullanmadaki becerinin en iyi örneklerinin sergilendiği sanat dalıdır. Edebi metinlerin öğrenciler ya da okuyucular tarafından anlaşılması ve bu metinlerle ilgili gerekli becerilerin kazanılması için etkin bir metin çözümleme etkinliğine ihtiyaç vardır. Bu etkinliklere katkıda bulunabilmesi için üslûp bilimin yöntemlerinden faydalanılması gerekir.Bu araştırmada üslûpbilimin yöntemlerinden yararlanılmaya çalışılarak, edebiyat derslerinde metin çözümlemesinde metin merkezli bir yaklaşımın nasıl olması gerektiğine dair yöntem ve tespitlerde bulunulmuştur.Çalışmada üslûp bilim, göstergebilim ve dil bilimle ilgili yöntem ve kavramlardan bahsedilmiş, tarihçeleri ve bu alanlarda çalışma yapmış araştırmacılar hakkında bilgiler sunulmuştur. Daha sonra edebi metinlerin edebiyat öğretimine katkısı ve edebiyat öğretimiyle olan ilişkisi üzerinde durulmuştur. Buradan hareketle edebi metin türleri hakkında bilgiler verilmiş, bu metinlerin okuma ve anlama yönünden nasıl çözümlenmesi gerektiğine dair ölçütler belirlenmiştir.Elde edilen bulguların yardımıyla Türk Edebiyatında yaptığı edebi çalışmalarla edebiyatımıza ismini kazıyan Hüseyin Nihal Atsız'ın tarihi romanlarından ders kitaplarında yer alabilecek metinler seçilerek, üslûpbilim çözümlemesiyle yorumlanmıştır.Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılarak edebiyat öğretiminin ve üslûpbilim çalışmalarının daha iyi bir seviyeye getirilmesi konusunda önerilerde bulunulmuştur.
Franz Kafka'nın ve Yusuf Atılgan'ın romanlarının varoluşçuluk temelinde karşılaştırılması
Bu çalışmanın amacı, Alman edebiyatından Çek asıllı yazar Franz Kafka'nın ?Değişim? ve ?Dava? adlı eserleri ile Türk edebiyatından Yusuf Atılgan'ın ?Aylak Adam? ve ?Anayurt Oteli? adlı eserlerindeki varoluşçu unsurları incelemek, her iki yazarın yaşamları ve edebi şahsiyetleri de dikkate alınarak karşılaştırmalı bir değerlendirme yapmaktır.Varoluşçuluk; yalnızlık, yabancılaşma, bunaltı, saçma, umut/umutsuzluk gibi insanın varolma sorununa ilişkin temaları barındıran bir düşünüş tarzıdır. Bu düşünüşün sistemli bir yapısı olmasa da; öncülerinin düşünceleri ele alındığında bazı ortak ilkelerin bulunduğu söylenebilir. Bireysel ahlak, özgür seçim, iç daralması, otantik varoluş hali gibi ortak kavramların bireyin öznelliğine vurgu yaptığı görülmektedir.20. yüzyılın sıradışı yazarlarından biri olan Franz Kafka, varoluşçu temaları genellikle modernliğin sunumu dâhilinde işlemiştir. Onun kendine has anlatım ve işleyiş tarzı ?Kafkaesk? olarak adlandırılmıştır. Kafka, bu yapı içinde bireyin varoluş sorunlarını bürokrasi ve hiyerarşi gibi olgularla bütünleştirmiştir.Türk Edebiyatının 1950 kuşağı içinde önemli bir yeri olan Yusuf Atılgan'ın romanlarında da varoluşçu felsefenin izleri görülmektedir. Dış dünyanın gerçekliğini, bireyin psikolojik boyutunun dehlizlerinde ironiyle buluşturan Atılgan; varoluşçu temaları ele alması yönünden Kafka ile benzerlik göstermektedir.Alman edebiyatından çek asıllı Franz Kafka ile Türk edebiyatından Yusuf Atılgan'ın incelenen romanlarındaki ortak yönler; Yusuf Atılgan'ın Kafka'dan etkilenmiş olabileceğini gösterdiği gibi, iki ayrı yaşantının ve farklı iki kültürün iki yazarının insanın varolma/varoluş sorunlarını ele alış biçimindeki ortaklıklara da işaret etmektedir. Modernist edebiyatın iki ayrı yazarı olan Kafka'nın ve Yusuf Atılgan'ın varoluşçuluk akımından izler taşıyan eserlerindeki benzerlikler ve farklılıklar hem bireyin hem de bir sanat kolu olarak edebiyatın yerel ve evrensel yanlarını ortaya koymaktadır.
Tarih ve sosyal bilgiler öğretmenlerinin öğretimde ve mesleki etkinliklerinde interneti kullanmaya yönelik görüş ve davranışları
Toplumlar, eğitim ihtiyaçlarını karşılamak, eğitim faaliyetlerini amaçlarına uygun olarak yürütmek amacıyla geleneksel olandan modern olana doğru bir gidiş seyretmiştir. Evrensel değerlerin bireyler tarafından öğrenilmesi, bireylerin kendisinden beklenen işlevleri yerine getirebilmeleri için birtakım kaynaklara ihtiyaç duyulmuştur. Bu kaynaklar eğitimin niteliğinin artırılmasında kullanılacak teknolojik gelişmeler ve bu teknolojik gelişmeleri eğitim ortamına taşıyacak fiziksel yeterliliklerin zenginleştirilmesidir. Teknolojik ilerlemeler bireyin yaşantısını pratikleştirecek bilgi ve donanımı kullanabilecek seviyeye ulaşmasını gerektirmektedir.Eğitim ve öğretim kurumlarında teknolojinin kullanımını kolaylaştıran en önemli araçlardan birisi Internet'tir. Hayatımızın her alanında ihtiyaç duyduğumuz bu paylaşım alanı her geçen gün önemini hissettirerek yaşamımızın bir parçası haline gelmektedir. Internet'in dünyada ve ülkemizde eğitim alanında da kullanılmasıyla eğitim kalitesinde artış sağlanmıştır. İşbirliği yaparak, görüşleri paylaşarak öğrenmeyi kolaylaştıran ve bireyin sosyalleşmesinde çok önemli bir konuma sahip olan Internet her alanda olduğu gibi tarih ve sosyal bilgiler öğretiminde de kullanılmaktadır. Internet yoluyla öğretmenler ve öğrenciler farklı öğretim yöntemlerini paylaşabilme imkânı bulmaktadırlar.Eğitimde Internet kullanımının birtakım sınırlılıklarının ve risklerinin olduğu düşünüldüğünde eğitimde Internet'i kullanan bireylerin teknoloji eğitimlerinin yüksek seviyede olması kaçınılmaz bir beklentidir.Bu araştırma ilköğretim sosyal bilgiler öğretmenleri ve ortaöğretim tarih öğretmenlerinin öğretimde Internet'i kullanmaya yönelik tutum ve davranışlarını incelemektedir. Araştırma 2009- 2010 eğitim-öğretim yılında Çanakkale merkezinde resmi ilköğretim ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan sosyal bilgiler ve tarih öğretmenlerini kapsamaktadır. Veriler, öğretmenlerin kişisel bilgilerini içeren beş sorudan oluşan birinci bölüm, öğretmenlerin genel Internet kullanımına ilişkin özellikleri ölçmeye yönelik yedi sorudan oluşan ikinci bölüm ile öğretmenlerin eğitim-öğretim faaliyetlerine ilişkin görüşlerini içeren otuz bir soruluk üçüncü bölümden oluşan araştırmacı tarafından geliştirilmiş bir anket ile toplanmıştır. Verilerin analizinde cinsiyete, öğretmenlerin branşına, görev yapmakta oldukları okul türüne, mezun oldukları okul ve eğitim düzeylerine göre farklılıklar t- testi; mesleki kıdem, mezun oldukları okul türü, görev yapmakta oldukları okul ve Internet kullanma eğilimlerine göre farklılıklar ise tek yönlü varyans analizi (one- way ANNOVA-F testi) tekniği kullanılarak analiz edilmiştir.Araştırma bulguları tarih ve sosyal bilgiler öğretmenlerinin eğitim öğretim faaliyetlerinde ve mesleki yaşamlarında Internet'i sıklıkla kullandığını göstermektedir. Öğretmenler, öğretim etkinliklerini planlamak, hazır eğitim dokümanlarına ulaşmak, yazılı değerlendirme soruları edinmek, medyayı takip etmek gibi amaçlarla Internet'i kullanmaktadırlar. Bu amaçlar doğrultusunda MEB'e ait web sitelerinin, ansiklopedik bilgi veren web sitelerin, medya kurumlarının web sitelerinin, öğretmen paylaşım sitelerinin tarih ve sosyal bilgiler öğretmenleri tarafından sıklıkla kullanıldığı görülmüştür. Ancak öğretmenlerin kendi hazırladıkları dokümanları Internet ortamında meslektaşlarıyla paylaşma tutumunu sergilemedikleri görülmüştür. Öğretmenlerin cinsiyet, branş, mesleki kıdem, çalıştıkları okul türü ve eğitim düzeyi gibi kategorik özelliklerindeki farklılıklarına karşılık derslerinde ve mesleki yaşamlarında Internet'i farklı sıklıklarda olsa kullandıkları araştırmanın bulguları arasındadır.
"Matmazel Noraliya'nın Koltuğu" ile "Suç ve Ceza" romanlarının teknik ve psikanalitik açıdan karşılaştırılması
19. yüzyılda psikolojinin felsefeden ayrılıp yeni bir bilim dalı olması ile birlikte, psikanalitik inceleme yöntemi, edebiyat dünyası için yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur. Freud'un psikanalitik ekolü kurması ve çalışmalarını yazarların bilinçdışı gerçekliğini dışarı çıkaran edebiyat dünyası üzerinde yoğunlaştırması edebiyat için önemli bir kazanım olmuştur. Freud'un `oedipus karmaşası' ile ilgili ilk bulgulara Sophokles'in ?Kral Oedipus? oyunuyla ulaşması ve baba katilliği meselesine Dostoyevski'nin ?Karamazov Kardeşler? romanından hareketle açıklık getirmesi sonraki dönem yazar ve analistlere yol göstermiştir.Psikanalitik kuramın kurucusu, Sigmund Freud olmakla beraber, Otto Rank, Carl Gustav Jung, Alfred Adler, Anna Freud, Eric Erikson, Jacques Lacan ve daha bir çok önemli analist, bu kurama önemli faydalarda bulunmuş ve her biri kendi psikanaliz ekolünü kurmuştur. Psikanalitik bir inceleme yapılan bu çalışmada diğer analistlerin çalışmalarına da temel olan, Freud'un klasik psikanaliz kuramı temel alınmakla beraber yeri geldikçe diğer analistlerin çalışmalarına da değinilmiştir.Psikanalitik inceleme yöntemi, eserden hareketle yazara, yazardan hareketle esere ve yalnızca esere yönelik yapılmaktadır. Edebiyatın asıl gayesinin sanat eseri olmasından dolayı, bu çalışmada esere yönelik bir inceleme yöntemi kullanılmıştır. Yazarın okuyucuya sunmak istediği kurmaca dünya esas olarak alınmıştır.Rus ve Dünya Edebiyatının önemli yazarı Dostoyevski, Türk Edebiyatının usta yazarı Peyami Safa , farklı birer coğrafyada ve dönemde yaşamış olmalarına rağmen, kolektif bir bilinçdışı ile insanın psikolojik varlığına dair ortak roman kişileri ve unsurları kurgulamışlardır. Bu durum, ?Matmazel Noraliya'nın Koltuğu? ile ?Suç ve Ceza? romanlarının karşılaştırmalı bir şekilde incelenmesi ve ortak unsurların bulunması amacıyla yapılan bu çalışmanın tezini oluşturmuştur.Anahtar Kelimeler: psikanaliz, es, ben, üst ben, bilinç, bilinçaltı, bilinçdışı.
Ortaöğretim öğrencilerinin Çanakkale Savaşları ve öğretimine ilişkin biliş ve algılama düzeyleri
Modern Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin doğduğu yer olan Çanakkale, yaklaşık yüz yıldır dillerden düşmeyen bir destandır ve daha yüzlerce yıl bu destanın dilden dile aktarılması için, genç kuşakların bayrağı devralması gereklidir.Küreselleşen dünya, kültürlerin birbirine karışarak yozlaşmasına neden olmakta ve yeni nesillerde, milli duyguların yavaş yavaş kaybolmasına ortam hazırlamaktadır. Dolayısıyla devletler, çoğu kez, halkın milli duygularını kamçılamak için, kahramanlık hikâyelerini kullanmaktadırlar. Türk devleti de, yakın geçmişimizde meydana gelmiş olan Çanakkale Savaşlarını bu bağlamda değerlendirmektedir.Bu çalışmanın amacı, Çanakkale Savaşları'nın, gelecekteki yüzümüz olan orta öğretim öğrencilerine, olması gerektiği şekilde öğretilip öğretilmediğini araştırmak, eğer öğretilemiyorsa bu sorunun nereden kaynaklandığını belirlemeye çalışmaktır. Çalışma, öğrencilerin Çanakkale Savaşları hakkında bilgisini ölçmek, okul yönetiminin ve tarih öğretmeninin konuya yaklaşımını belirlemek ve öğrencilerin Çanakkale Savaşları'na karşı bakış açısı, ilgi ve tutumunu belirlemek amacıyla, üç ana grup altında toplanmıştır.Tarama modeline dayalı olarak desenlenen bu çalışmada, Ankara, Van, Batman, Rize, Denizli, Isparta, Kırklareli, Çanakkale illeri ve bu illere ait ikişer ilçe örneklem olarak alınmıştır. Anadolu Lisesi, Genel Lise ve Meslek Lisesi olmak üzere üç farklı okul tipinde öğrenim gören toplam 1914 öğrenciye ulaşılmıştır.Araştırma sonucunda, Çanakkale Savaşlarıyla ve yapıldığı zamanla ilgili öğrencilerin bilgilerinin yetersiz olduğu saptanmıştır. Öğrencilerin asıl sorununun kronolojiyle ve neden sonuç ilişkisinin kurulamamasıyla ilgili olduğu ve bu yetersizliğin Meslek Liselerinde, Anadolu ve Genel Liselere oranla daha da yükseldiği görülmüştür.Çanakkale şehitlerini anma törenlerinin, okullarda yeteri kadar önemsenmediği, müfredat programında Çanakkale savaş alanlarına gezi düzenlenmesi özellikle belirtilirken, yapılma oranı en düşük etkinlik olduğu saptanmıştır. Ayrıca tarih öğretmenlerinin çağdaş eğitim metotlarını uygulamada yetersiz kaldıkları görülmüştürAraştırma sonucunda, öğrencilerin Çanakkale Savaşları'nın önemiyle ilgili algılarının olumlu olduğu , fakat Çanakkale'den uzaklaşıp doğuya doğru gidildikçe, bilgi ve algılarında olumsuz yönde değişmelerin arttığı görülmüştür.
Çanakkale'de eğitim ve eğitim kurumları
Çanakkale'de Eğitim ve Eğitim Kurumları? konulu çalışma İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşivi ağırlıklı malzemeden oluşur. Genel olarak Osmanlı döneminde Tanzimat öncesi eğitimin yapısı, Tanzimat'ın eğitime getirdiği yeniliklerin uygulamadaki durumu, Çanakkale Savaşları'na kadar uğradığı değişimlerden bahsedilmeye çalışılmıştır.Osmanlı'da 19.yüzyılda başlayan modernleşme hareketinin önemli alanlarından birisi de eğitimdir. 19.yüzyıl başında eğitim alanında eski-yeni anlayış ve uygulamaları vardır. Tanzimat öncesinde faaliyet gösteren Osmanlı eğitim kurumlarından Enderun hariç sıbyan mektepleri, medrese, tekke ve zaviyeler ile diğer eğitim kurumları faaliyetlerine devam etmiştir. II. Mahmud döneminden itibaren klasik Osmanlı eğitim kurumlarının faaliyetlerine dokunulmadan Batı tarzı okullar açılmıştır. Batı tarzı okulların ders programlarında sosyal ve teknik bilimler öne çıkmaktadır. Klasik çağdan gelen ve faaliyetleri devam eden eğitim kurumları ise daha çok dinî ağırlıklı bir program takip etmiştir.Reformlarının güvencesi olarak gelecek nesilleri gören, eğitim reformlarını amme hizmeti olarak kabul eden ve bu doğrultuda bağnazlığa ve cehalete savaş açan II. Mahmud Osmanlı devletinde modern eğitimin temellerini atmıştır. Tanzimat dönemi eğitim reformları, `Devlet ve hükümetin önemli bir görevi' olarak kabul edilmiştir. Ayrıca bu ıslahatlar, Avrupa devletlerinin baskısını engellemek ve Avrupa kamuoyunu kazanmak amacıyla yapılmıştır. Askeri okulların yanı sıra sivil eğitim kurumlarının açılmasına devam edilmiştir.II.Abdülhamid döneminde yerli ve yabancı özel öğretim kurumları büyük gelişme göstermiştir. Nicelik bakımından gözlenen başarılar eğitimin niteliğini yükseltmek gibi bir amaçla beraber yürütülmemiştir. Bu dönemde yetiştirilmek istenen insan tipi, Sultan II. Abdülhamid'e sadakat, vb. özellikleri güçlendirilmeye çalışılan `İslamcılık' siyasetine bağlı bir insan tipidir. Eğitim etkinliklerinin temel amacı, `devlet ve millet için eğitim'dir. İlköğretimde sisteme bağlı, uyumlu iyi-çalışkan vatandaşlar, ortaöğretimde taşra teşkilatında görevlendirilecek memurları yetiştirme rolü üstlenilmiştir. Yükseköğretimde ise amaç, sistemi yönetecek elit sınıfı yetiştirmektir.II. Meşrutiyet dönemi, Türk Eğitim Tarihi bakımından önemli bir devredir. Çünkü bu dönem Türkiye tarihinde eğitim üzerinde en çok yazıların yazıldığı, eğitim sorunlarıyla en çok ilgilenilen ve deneyimler kazanılan bir dönem olmuştur. Gerek Batıdan gelen süreli yayınlar, gerekse Avrupa'ya giden öğrenci ve araştırmacılar, çağdaş pedagojiyi Türkiye'de en iyi şekilde yansıtmaya çalışmışlardır. Balkan Savaşları ve felaketleri ile beraber ?Osmanlılık? tan vazgeçilerek ?Türkçülük? idealine yönelinmiş, öğrenciler bu doğrultuda yetiştirilmiştir. Ne yazık ki II. Meşrutiyet dönemi, eğitimde büyük girişimler dönemi olamamıştır.Tanzimat'tan sonra devlette yeni eğitim kurumları tesis edilmiştir. İlköğretimde ders programı ve müfredatı ıslah edilen, sıbyan mektepleri ve orta öğretimde rüşdiye, idâdiye ve sultâniye, yüksek öğretimde Dârulfünûn, yeni okullardır. II. Abdülhamid'i eğitim alanında gerçekleştirdiği reformlarla ilgili olarak nasıl değerlendirdikleri hususları incelenmiştir. Gayrimüslimlere ait olan ve Osmanlı İmparatorluğu döneminde faaliyetlerine başlayan eğitim kurumları, Osmanlı Devletinin zayıflamaya başlamasıyla denetimden uzak çoğalmaya ve siyasi çalışmalar içerisinde olmaya başlamışlardır. Ancak o dönem için bu okulları denetim altına almak isteyen Osmanlı Devleti çıkardığı yasalara ve bu yasaların uygulanması için gösterdiği çabaya rağmen çeşitli nedenlerle başarılı olamamıştır.Tezde öncelikle Kal'a-ı Sultaniye Sancağı'nın kısa tarihçesi ve idari yapısı, çalışmanın amacı, yöntemi, önemi, sınırlılıklar ve varsayımlar verilmiştir. Devamında Çanakkale sancağı ve kazalarındaki okullar, öğrenci sayıları, öğretmenler ve okutulan derslerden yola çıkılarak Çanakkale'deki eğitim durumu ve eğitim kurumları hakkında bilgi verilmiştir. Yeni kurulan okullarının teşkilat ve idare yapısı, öğretmen ve öğrenci keyfiyeti, eğitim ? öğretimin niteliği, bina, ders araç ? gereç özellikleri üçüncü bölümün konusu olmuştur.Tezde Çanakkale ve ilçelerindeki sıbyan, medrese, ibtidai, rüşdiye ve idadi mektepleriyle gayrimüslim ve yabancıların açmış oldukları okullar ele alınmıştır. Ayrıca kütüphaneler de incelenmiştir. Kal'a-ı Sultaniye Sancağı'ndaki 1839-1915 yılları arasında Cezair Bahr-i Sefid ve Edirne Vilayeti Salnâmeleri, Osmanlı Devlet Salnameleri ve Maarif Salnâmeleri ve arşiv belgeleri ışığında Çanakkale'de eğitimle ilgili istatistikî veriler, okul sayıları, öğrenci isimleri mekteplerin kuruluş yılları, tamirleri, öğretmen sayıları, tayinler de ele alınmıştır. En sonda alanda yapılması gereken çalışmalar hakkında bazı önerilerde bulunulmaktadır. Bu yönüyle çalışma Türk Eğitim Tarihi'ne yerel düzeyde katkı sağlaması bakımından önemlidir. Osmanlı modernleşmesinde büyük etkiye sahip yeni okullar Çanakkale'de önemli gelişmeler sağlamıştır. Yapılan tüm reformlar, Osmanlı Devleti'nin yıkılma sürecine engel olamamış ancak Türkiye Cumhuriyeti'nin aydın geleceğinin ortaya çıkmasını da engelleyememiştir.Anahtar Kelimeler: Çanakkale, Eğitim, Salnâme, sıbyan, rüşdiye, idadi, medrese, gayrimüslim.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli yöntemlerle ilgili karşılaştıkları sorunlar
Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin Tarih Konularının Öğretiminde Kullandıkları Öğrenci Merkezli Yöntemlerle İlgili Karşılaştıkları Sorunlarİlköğretimde Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde 2005 yılından itibaren uygulanmaya başlayan öğretim programları ve ders kitapları öğrenci merkezli yöntemlerin uygulanmasını hedeflemektedir. Bu dersler bireyin toplumsal var oluşunu gerçekleştirmesine yardımcı olacak ve yaşam boyu sürecek bir eğitim planı şeklinde yapılandırılmıştır. Değişimle birlikte çağın gerektirdiği bilgi ve donanıma sahip, sosyal yaşamda etkin, sorumluluklarını bilen vatandaşlar yetiştirmek amaçlanmaktadır. Ayrıca öğrencilerin kendi örf ve âdetleri çerçevesinde kültürel yönden gelişmesi, sağlıklı ve mutlu bir birey olarak yetişmesi de ulaşılmak istenen hedefler arasında yer almaktadır.Bu araştırmada ilköğretim sosyal bilgiler öğretmenlerinin tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli yöntemlerle ilgili karşılaştıkları sorunlar incelemektedir. Araştırma deseni olarak nitel araştırma desenlerinden ?durum çalışması deseni? ve durum çalışması desenlerinden ?iç içe geçmiş çoklu durum deseni? kullanılmıştır. Araştırma, 2010?2011 öğretim yılında Çanakkale il merkezi, ilçeleri ve köylerinde bulunan 14 devlet okulunda görev yapan 18 Sosyal Bilgiler öğretmeni ile gerçekleştirilmiştir. Veri toplama tekniği olarak ?görüşme? ve ?gözlem? teknikleri kullanılmıştır.Araştırmanın amacı ilköğretim ikinci kademede görev yapan sosyal bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde yer alan tarih konularının öğretiminde kullandıkları öğrenci merkezli öğretim yöntemleri uygularken karşılaştıkları zorlukları ve sorunları incelemektir.Araştırma bulguları ilköğretim ikinci kademe sosyal bilgiler öğretmenlerin Sosyal Bilgiler ve T.C. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde tarih konularını öğretirken daha çok geleneksel yöntemleri kullandıklarını göstermektedir. Öğretmenlere öğrenci merkezli yöntem ve teknikleri uygulamaları önerilse de, öğretmenler derslerinde çeşitli nedenlerden dolayı öğretmen merkezli yaklaşımlara daha fazla yer vermektedirler. Bu nedenler arasında sınıf mevcutlarının kalabalık olması, okul imkânlarının yetersiz olması, programdaki konulara ayrılan sürenin kısıtlı olması gibi maddeler yer almaktadır. Sosyal bilgiler öğretmenleri yöntem ve teknikleri kullanırken de ders kitaplarının gerekli bilgi ve görsel materyali barındırmaması, öğrencilerin beceri, ilgi ve motivasyon eksikliği gibi sorunlarla karşı karşıya gelmektedirler. Ayrıca öğretmenlerin yöntem ve teknikleri uygularken çok fazla problemle karşılaşması yöntem ve tekniklerin etkili bir şekilde uygulanmasını zorlaştırdığı araştırmanın bulguları arasındadır.Anahtar Kelimeler: Öğretim Yöntemleri, İlköğretim, Öğrenci Merkezli Öğrenme, Sosyal Bilgiler Öğretimi, Tarih Öğretimi.
Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarında materyal kullanımı (1931-2008)
Bilim ve teknolojinin baş döndürücü bir şekilde ilerlediği günümüzde, eğitim ve öğretimde de görsel teknolojilere dayalı yeni açılımlar yapılmasını ve ders kitaplarının modernize edilmesini etkilemektedir. Dolayısıyla yeni tarih ders kitaplarımızda bunlardan etkilenmektedir. Bu çalışmada ülkemizde 1931-2008 yılları arasında okutulan Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarında materyallerin nasıl kullanıldığı ve materyal kullanımının ders kitaplarına nasıl yansıdığı incelenmiştir. Birinci bölümde problemin durumu, amacı ve önemi üzerinde durularak, tarih öğretiminde materyal geliştirme ve kullanımı anlatılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde araştırmanın modeli ve yöntemi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise ele alınan ders kitapları materyal kullanımın bakımında incelenmiştir.Çalışmanın sonucunda ise 1931-2008 yılları arasında okutulan Ortaöğretim Türkiye Cumhuriyeti İnkılap Tarihi ve Atatürkçülük ders kitaplarında materyal kullanımı ve destekleyici unsurlar çok fazla değişiklik göstermediği gözlemlenmiştir. İncelenen ders kitaplarındaki materyal kullanımları ve destekleyici unsurları benzerlik göstermektedir.Anahtar Sözcükler: Tarih Öğretimi, Ders Kitabı, Materyal Kullanımı, Tarih Eğitimi
Extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems
In this study it is aimed at determining the extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems. It is aimed at presenting language and explanation correlations while making extraordinary harmonizations and how these extraordinary harmonizations are being benefited in essay and poem language at the result of analysis of Asaf Halet Çelebi's poems.In this study, especially life story of the poet has been taken into account. Then information has been given about the works of the poet. All works of Çelebi including copyright/translation have taken place in the frame of lightning the culture in his poems.As Asaf Halet Çelebi is a poet who tried to form his policy during his life and is a poet talked about on these subjects, a special section has been given to his art understanding.In the section of harmonization and extraordinary harmonization section, information has been given on these terms, approaches of harmonizations of linguistics and semantics have taken place and the subject has been taken in the frame of language and explanation.In the fifth part of our study, extraordinary harmonizations in Asaf Halet Çelebi's poems have been examined. Extraordinary harmonizations taking place in the poems have been examined in two sections as extraordinary harmonizations at the level of sentence and extraordinary harmonizations at the level of sentence group.Asaf Halet Çelebi's poems used in the thesis after the reference section have been added at the end of the study.Key Words: Asaf Halet Çelebi, extraordinary harmonization, poem.
Öğrencilerin dil ve anlatım dersine yönelik tutumlarının akademik başarılarıyla ilişkisi (Çankaya ilçesi örneği)
Bu araştırmada, ortaöğretim 10. sınıf öğrencilerinin Dil ve Anlatım dersine yönelik tutumlarının Dil ve Anlatım dersi akademik başarısına etkisi incelenmiştir. Araştırmanın temel amacı cinsiyet, sosyo-ekonomik durum, anne-babanın eğitim durumları, meslekleri ve kitap okuma sıklıklarıyla, öğrencinin kitap okuma sıklığının tutumları etkileyip etkilemediğini inceleyip, Dil ve Anlatım dersine yönelik tutumla akademik başarı arasında ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Araştırmanın örneklemini Ankara ili Çankaya ilçesinde bulunan basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle seçilmiş 5 orta öğretim kurumunun 10. sınıfında öğrenim gören 550 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Dil ve Anlatım Dersine Yönelik Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Veriler analiz edilirken SPSS 15.0 istatistik programı kullanılmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin Dil ve Anlatım dersine yönelik tutumları ile cinsiyetleri, sosyo-ekonomik durumları, anne- babanın eğitim durumları, meslekleri, kitap okuma sıklıkları, öğrencinin kitap okuma sıklığı arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Öğrencilerin dil ve anlatım dersine yönelik tutumları ile akademik başarıları arasında pozitif doğrusal yönlü bir ilişki vardır.Anahtar Kelimeler: Türk Dili Eğitimi, Tutum, Akademik Başarı.
Tarih öğretiminde NLP (sinir dili programlama-neuro linguistic programing) eğitimi tekniklerinin kullanımının öğrenci başarısına etkisi
Araştırmanın amacı; 10. Sınıf öğrencilerinin tarih dersinde, NLP eğitimi tekniğinin kullanımının öğrenci başarısına etkisini tespit etmektir.Araştırma problemine yanıt bulmak için deneme modellerinden "Ön Test-Son Test Kontrol Gruplu Model" ile veriler toplanmıştır. Deney grubundan 24 ve kontrol grubundan 23 öğrenci olmak üzere toplam 47 öğrenciye ulaşılmıştır. Bu öğrencilere anlatılan konu ile ilgili 20 soruluk bir test uygulanmış ve alınan verilerin çözümlenmesinde SPSS paket programı kullanılarak, sonuçlar istatistiksel verilere dönüştürülmüştür.İlk olarak deney ve kontrol grubu öğrencilerinin, uygulamalar öncesi denkliğini belirlemek amacı ile iki grubun ön test puanları "t" testi ile karşılaştırılmış ve ön test puanları arasında anlamlı fark olmadığı gözlenmiştir. Grupların uygulama öncesi denk olduğu görülmüştür.Deney grubu öğrencilerine tarih öğretiminde NLP eğitimi ve tekniklerini içeren uygulama yapılmış, kontrol grubu öğrencilerine ise, geleneksel öğretim metotlarını içeren bir uygulama yapılmıştır. Deney grubundaki öğrencilerin uygulamalar sonrasında, kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı olduğu gözlenmiştir.Sonuç olarak tarih öğretiminde, performansı arttırmanın bir yolu olan NLP eğitimi ve tekniklerinin kullan iminin, öğrenciler üzerinde daha etkili olduğu ve öğrenci başarısını arttırdığı görülmüştür
Animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve mekân algılarına etkisi
Bu araştırma, 9. sınıf tarih dersinde "İlk Türk-İslam Devletleri" ünitesi "Karahanlılar", "Gazneliler" ve "Büyük Selçuklu Devleti" konularına ilişkin animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin öğrencilerin akademik başarılarına ve mekân algılarına etkisini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışma, tarih öğretiminde ders planlama eksikliğine vurgu yaparak, bir model doğrultusunda tarih öğretiminin şekillendirilmesinin önemli olduğunu fark ettirmek; öğretimde teknolojik gelişmeleri göz önüne alarak bilgisayar destekli ders materyallerinin tarih dersi için ilgiyi arttırıcı ve öğrenmeyi çok yönlü sağlayıcı özelliklerine dikkat çekmek; mekân algısının tarih dersi açısından önemini açıklayarak ve tarih öğretiminde harita kullanımının önemli ancak yetersiz olduğunu belirterek animasyon destekli haritalarla tarih öğretiminin sağlayabileceği katkıları ortaya koyma yönüyle öneme sahiptir.Araştırma tarih öğretiminde hem animasyon uygulamasının bilimsel bir çalışmada kullanılması hem de harita kullanımına ilişkin etkinlikleri içermesi açısından önemli akademik ve öğretimsel boşluğu doldurmakta ve alanda bir ilki gerçekleştirmektedir. Araştırma bünyesinde bir materyal tasarımı bulundurmakta ve bu öğretim materyalinin iki farklı deneysel süreçle sınanmasına ilişkin bulgular yer almaktadır.Araştırmanın konusunun, sınıf düzeyinin, uygulama içeriğinin belirlenmesinde ve materyal tasarımında 2009-2010 eğitim-öğretim yılında Ankara ve Çanakkale merkez ilçeye bağlı 15 lisede görev yapan 51 tarih öğretmeniyle yapılan mülakat çalışmasından yararlanılmıştır. Bu çalışma, tezin temel dayanaklarını oluşturmuş, araştırma bu temel üzerinden vücut bulmuştur. Çalışmada kullanılan animasyonlar, iki yıllık disiplinli ve yorucu bir çalışmanın ürünüdür.Dört alt amacın sorgulandığı çalışmanın birinci deneysel sürecinde, animasyon destekli yöntem ile klasik yöntem karşılaştırılırken; ikinci deneysel süreçte animasyon destekli yöntem ile eğitim yazılımlı yöntem karşılaştırması yapılmıştır. Hem nicel hem de nitel özellikler taşıyan araştırmanın nicel kısmını oluşturan deneysel uygulamaları 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Ankara ili Çankaya ilçesine bağlı iki lisede yapılmıştır. Birinci deneyde deney grubunda 59, kontrol grubunda 60; ikinci deneyde deney grubunda 18, kontrol grubunda 20 olmak üzere toplam 157 katılımcıyla çalışılmıştır. Araştırmanın bu bölümünde ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın deneysel sürecinin tamamlanıp, ölçümlerin yapılmasının ardından sürece yönelik katılımcı değerlendirmelerini içeren kısa kompozisyon yazımı gerçekleştirilmiş ve nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi ile 74 katılımcının yazdığı kompozisyonlar incelenerek, kategorilere ayrılmış ve bulgular yorumlanmıştır. Çalışmada "akademik başarı" ve "mekân algısı"na ilişkin bilgi ve becerileri ölçen ve araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testinden faydalanılmıştır. Uygulama süreci iki gözlemci tarafından araştırmacının hazırladığı gözlem formu doğrultusunda izlenmiş ve çalışmanın uygulama güvenirliği saptanmıştır. Araştırmanın nicel verileri SPSS 18.0 paket programı ile analiz edilmiştir.Birinci deneyde animasyon destekli yöntem ile klasik yöntem karşılaştırmasında; animasyonlu tarih öğretiminin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle klasik yöntem uygulanan kontrol grubu öğrencileri arasında ve tekrarlı ölçümlerle elde edilen bulgulara göre akademik başarı puanları, mekânı algılama puanları ve bilgi puanları yönünden deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.İkinci deneyde animasyon destekli yöntem ile eğitim yazılımlı yöntem karşılaştırmasında; animasyon destekli tarih öğretiminin uygulandığı deney grubu öğrencileriyle eğitim yazılımlı yöntemin uygulandığı kontrol grubu öğrencileri arasında ve tekrarlı ölçümlerle elde edilen bulgulara göre akademik başarı puanları, mekân algısı puanları ve bilgi puanları yönünden deney grubu lehine anlamlı farklılık bulunmuştur.Animasyon destekli öğretim yoluyla tarih öğrenen öğrenciler; uygulanan öğretim sürecini zevkli, ilgi çekici, kalıcı, hızlı öğretici, haritalarla çalışmayı teşvik edici ve mekân algısını geliştirici olarak değerlendirmişlerdir. Öğrenciler, öğretim materyalini ise kalıcılığı arttırıcı, dikkat çekici, eğlenceli, hayal etmeyi kolaylaştıran, somut ve öğretici bir ürün olarak değerlendirmişlerdir.Araştırmayla Gagne'nin öğretim modeline uygun olarak tasarlanan animasyon destekli haritalar yoluyla tarih öğretiminin öğrencilerde bilginin kalıcılığını sağladığı, akademik başarıyı yükselttiği, mekân algısını arttırdığı ve haritalarla tarih öğrenmeyi zevkli hale getirdiği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Tarih eğitimi, tarih öğretimi, animasyon, haritalar, akademik başarı, mekân algısı.
Türkiye ile Avrupa Birliği ilişkilerinin tarihsel gelişimi ve bugünkü durumu
Bu çalışmada yarım yüzyılı kapsayan Türkiye ve AB siyasi ilişkilerinin kapsamlı analiziyle, geçmişte AB ile olan siyasi ilişkilerin Türkiye açısından ne türden sonuçlar doğurduğu ortaya konmaya çalışılmaktadır. Böylece bu araştırmanın en temel hedefi, Türkiye ve AB ilişkilerinin güzergâha bağlı tarihsel açıklamasını yapabilmektir. Tarihsel sosyolojik yaklaşım temelinde gerçekleştirilen bu araştırma, benzerlerinden farklı olarak AB-Türkiye ilişkilerini kesintisiz bir süreç olarak ele almakta, sırasıyla AET öncesi, AET dönemi ve AB dönemi ilişkiler ekseninde analiz etmektedir. Araştırmada verilerin toplanması ve diplomatik süreçlerin yorumlanmasında temel hukuki belgelerin ve AB kurumlarının yayınladıkları raporların incelemesi yoluna gidilmiştir. Araştırmanın sorusuna cevap bulmak amacıyla Ankara Antlaşması, Katma Protokol, AB Zirve Kararları, Avrupa Parlamentosu Kararları, Düzenli Türkiye İlerleme Raporları, Katılım Ortaklığı Belgesi, Müzakere Çerçeve Belgesi gibi temel hukuki belgeler incelenmiştir. Ayrıca konuyla ilgili yayımlanan yerli ve yabancı kaynaklar ile AB konusunda uzmanlaşan gazetecilerin köşe yazıları ve gazete haberleri de kanıt olarak kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, 1959 yılında AET?ye ilk üyelik başvurusundan günümüze uzanan tarihsel kesitte hem AB'nin kendi içinde hem de uluslararası sistemdeki büyük değişikliklere rağmen, Türkiye'nin ekonomik kalkınma ve Batılılaşma yoluyla AB'ye tam üyelik gayesinin hiç değişmediği ve süreklilik gösterdiği görülmektedir. 2005 yılında başlatılan katılım müzakereleri ile gelinen son noktada ise öne sürülen engellerin tarihsel süreç içerisinde kökleştiği; din, kültür, kimlik, nüfus, demokrasi, insan hakları, etnik sorunlar, kalkınmışlık düzeyi ve Kıbrıs sorunu gibi tartışmalı konuların yakın tarihte Türkiye'yi daha da zorlu bir sürece soktuğu görülmüştür. Son tahlilde, Türkiye'nin AB üyeliği sürecinine olumlu ve olumsuz olarak bakan siyasi görüşler çerçevesinde içinde bulunulan durum değerlendirilerek, AB elitlerinin ve hükümetler arası pazarlıkların büyük ölçüde derinleştirdiği tartışmaların sonucunda Türkiye'nin alternatif güzergâhlarda yoluna devam edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Coğrafya dersinde oryantiring uygulamasına yönelik öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı, coğrafya dersinde oryantiring uygulamasına yönelik öğrenci görüşlerini belirlemektir. Coğrafya dersi konuları ile ilişkili olan oryantiringin coğrafya dersinde bir öğretim yöntemi olarak kullanılması ele alınmıştır. Bu yöntemin öğrenci görüşlerinde etkili olabilecek değişkenleri incelenmiş, ayrıca öğrencilerin coğrafya dersinde oryantiring uygulamasına yönelik önerileri de belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmada verilerin toplanması kısmında öğrencilerin görüşlerini en iyi şekilde ortaya koyabileceği düşünülen tarama yöntemi kullanılmıştır. Öğrencilerin coğrafya dersinde oryantiring uygulamasına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla coğrafya dersi ile oryantiring arasındaki ilişkiyi kurabilecek bir anket geliştirilmiş ve uzman görüşü alınarak son hali verilmiştir. Araştırmaya katılan öğrencilere önce oryantiring eğitimi verilmiş, uygulama yaptırılmış ve ardından anket, oryantiring yapan öğrencilere uygulanmıştır. Yapılan literatür taramasında ortaöğretim düzeyinde bu tür bir çalışmanın olmadığı görülmüştür. Bu çalışmanın alanında ilk olması ve bundan sonraki çalışmalara örnek teşkil edecek olması araştırmanın önemini arttırmaktadır. Araştırmanın sonucunda, coğrafya derslerinde oryantiring uygulamasına yönelik öğrenci görüşlerinin olumlu olduğu belirlenmiştir. Görüşler üzerinde etkisinin olabileceği düşünülen değişkenlerin anlamlı farklar oluşturup oluşturmadığı, araştırma verilerinin SPSS programında kullanılmaya uygun çıkmaması nedeniyle belirlenememiştir. Ayrıca coğrafya dersinde oryantiringin bir öğretim yöntemi olarak kullanılması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Oryantiring, coğrafya eğitimi, harita okuma.
Coğrafya derslerinde durumlu öğrenme (Yerleşik öğrenme) modelinin uygulanabilirliği yönelik öğretmen görüşleri
Bu araştırma, coğrafya öğretmenlerinin sınıf içerisinde durumlu öğrenme modelinin uygulanabilirliğine yönelik görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Son zamanlarda aktif öğrenme modellerinden biri olan durumlu öğrenme modeli hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Durumlu öğrenme modeli, öğrencilerin içerisinde yaşadıkları kültürlerin ve yaşantılarından oluşan ön bilgilerin öğrenme sürecini etkilediği düşünülmektedir. Öğrenme sürecinin etkin ve kalıcı hale gelebilmesi için yeni bilgilerin durumlar içerisinde öğrenciye sunulması gerektiğini vurgulamaktadır. Betimsel nitelikli bir araştırmadır. Nitel araştırma yöntemlerinden odak grup görüşmesi uygulanmıştır. Odak grup görüşmesine, 2012-2013 eğitim-öğretim yılında Ankara ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı?na bağlı Ankara Ted koleji, Gazi koleji ve Anadolu lisesinde görev yapan coğrafya öğretmenleri katılmıştır. Görüşmeler, Gazi Üniversitesi eğitim fakültesi coğrafya öğretmenliği bölümünün toplantı odasında gerçekleşmiştir. Nitel veri toplama ve analizi teknikleri kullanılmıştır. Görüşmede sorular açık uçlu sorular olup ses kayıt cihazı ve not tutularak toplanan veriler çözümlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, katılımcı coğrafya öğretmenlerinin durumlu öğrenme modelini derslerinde uyguladıkları dair görüşleri tespit edilmiştir. Durumlu öğrenme modeline ilişkin teknik ve etkinlikleri derslerinde sık sık uyguladıklarını sadece birkaç uygulamayı yapamadıkları belirlenmiştir.
Ortaöğretimde tarih derslerinin öğrencilerin akıl yürütmelerine etkisi: Aksaray ili örneği
Araştırmada, ortaöğretimde tarih derslerinin öğrencilerin akıl yürütmelerine etkisi belirlenmeye çalışılmış, öğretmen ve ders kitabı boyutları da ele alınmıştır. Araştırma betimsel araştırma modelinde tasarlanmıştır. Nitel veri toplama teknikleri kullanılmıştır. Araştırmada ders kitabı boyutu için içerik analizi uygulanmıştır. Öğretmenlerden görüşme yoluyla bilgi alınmıştır. Öğrencilere tarihsel materyallere ilişkin akıl yürütmelerini sağlamak için öncüllerin verilerek sonucun istendiği ve sonucun verilerek öncüllerin istendiği iki form hazırlanmıştır. Bu formlar eğitim-öğretim yılı başında ve sonunda öğrencilere uygulanmış ve bu formlardaki öğrenci yorumları analiz edilmiştir. Bu doğrultuda Aksaray Anadolu Öğretmen Lisesi, Aksaray Anadolu Lisesi ve Aksaray Ticaret Meslek Lisesi?nde bulunan 9. sınıf öğrencilerinden elde edilen toplamda 262 veri formu değerlendirilmiş ve altı tarih öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmada öğrencilerin tarihsel materyallere ilişkin yürüttükleri akıl yürütmelerin nitelikleri ile ders kitabında sunulan ve öğretmenlerin vurguladıklarını söyledikleri akıl yürütmelerin niteliklerinin tutarlı olup olmadığına bakılmıştır. Ders kitaplarının sunduğu materyal ve buna dayalı akıl yürütmelerin öğrenci akıl yürütmelerine göre daha üst seviyede olduğu saptanmıştır. Ayrıca öğretmenlerin kullandıklarını/kullanmadıklarını söyledikleri akıl yürütmeler ile öğrencilerin akıl yürütmelerinin tutarlı olduğu belirlenmiştir. Okul türleri açısından bakıldığında giriş sınavında daha yüksek puanla giriş yapabilenokulların öğrencilerinin daha iyi akıl yürütme yapabildikleri görülmüştür. Cinsiyet açısından ise öncüllerin istendiği formlarda kızlar lehine, sonucun istendiği formlarda erkekler lehine bir farklılık belirlenmiştir..
Liselerde coğrafya eğitiminin milli kimlik bilincine etkisinin öğrenci görüşlerine göre değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, liselerde coğrafya eğitiminin milli kimlik bilincine etkisini öğrenci görüşlerine göre ortaya koymaktır. Araştırmaya katılan öğrencilerin coğrafya dersinin milli kimlik bilinci oluşturmadaki rolüne ilişkin görüşleri incelenmiş, öğrencilerin öğrenim gördükleri okul türü, öğrenim gördükleri alan ve cinsiyet değişkenlerine göre görüş farklılıkları ortaya konulmuştur.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2012-2013 eğitim öğretim yılında Konya il merkezinde farklı türlerdeki 6 lisede ve farklı alanlarda öğrenim görmekte olan 481 ortaöğretim 12. Sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öğrenci görüşlerini tespit etmek amacıyla araştırmacı tarafından geliştirilen 29 soruluk bir anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programı kullanılarak analiz edilmiştir. Gruplar arasındaki farklılıkların ortaya konulmasında parametrik olmayan istatistik yöntemlerinden Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğrenci görüşlerinde, öğrenim görülen okul türü, öğrenim görülen alan ve cinsiyet değişkenlerinde istatistiksel açıdan anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Öğrencilerin coğrafya dersini görme süreleri ile milli kimlik bilinci ve coğrafya derslerinin milli kimlik bilinci oluşturmadaki rolüne ilişkin olumlu görüşleri arasında paralellik olduğu tespit edilmiştir. Öğrenci görüşlerinden yola çıkarak coğrafya dersinin milli kimlik bilinci oluşturmada önemli bir rolü olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Milli Kimlik Bilinci
Coğrafya öğretiminde kavramsal değişim yaklaşımının akademik başarıya etkisi
Bu araştırma, Orta öğretim 10.sınıf öğrencilerinin, Çevre ve Toplum öğrenme alanında yer alan konulardaki kavramları anlama düzeylerinin ve kavram yanılgılarının belirlenmesi ve kavramsal değişim yaklaşımı ile giderilmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Ankara il merkezinde yer alan Altındağ ilçesinde bulunan meslek ve teknik bir lisenin 10. Sınıflarında öğrenim gören iki şubedeki öğrencilerden oluşturmuştur. Araştırmada, deneysel yöntem kullanılmıştır. Araştırmaya dahil edilen sınıflardan biri kontrol (n=24) diğeri deney grubu olarak (n=24) atanmıştır. Deney grubunda çevre ve toplum öğrenme alanının öğretiminde, kavramsal değişim yaklaşımına uygun olarak kavramsal değişim metinleri ve kavram haritaları kullanılırken, kontrol grubunda ise programa dayalı diğer yapılandırmacı yaklaşım yöntemleri kullanılarak ders işlenmiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla Başarı Testi uygulanmış, ayrıca öğretmenlerle mülakat ve sınıf içi gözlemler yapılmıştır. Deney ve kontrol grubu öğrencilerinin ön test ve son test puanlarının analizinde tek yönlü varyans analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda, ön testte, kavram anlama başarısı açısından, deney ve kontrol grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farkın olmadığı, son testte ise deney grubunun lehine anlamlı bir farkın olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonucunda, çevre ve toplum öğrenme alanın öğretiminde, kavramsal değişim yaklaşımına dayalı öğretim yöntemleri ve materyallerin kullanılan diğer yöntemlere göre daha etkili olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın sonunda araştırmacılara, öğretmenlere ve program geliştirme uzmanlarına bazı önerilerde bulunulmuştur.
Martin Heidegger'in varoluşçu hermeneutiği
Bu çalışmanın amacı, Dasein hermeneutik bağlamında Martin Heidegger'in varoluşçu hermeneutiğini, fenomenolojisi ve ontolojisi ile ilişkili olarak ortaya koymaktır.Çalışmanın birinci bölümünde, Heidegger'in hermeneutik gelenek içindeki yerini göstermek için hermeneutiğin tarihi ve diğer hermeneutik teorisyenlerin görüşleri kısaca açıklanmıştır.İkinci bölümde Heidegger'in varoluşçu hermeneutiğinin temeli olarak Varlığın Anlamı Nedir? sorusunun yapısı ve bu soruya verilecek yanıtın yöntemi olarak hermeneutik fenomenoloji, transandantal fenomenolojiden hareketle detaylı olarak ortaya konulmuştur.Çalışmanın son bölümünde ise Dasein hermeneutik detaylı olarak ele alınmıştır.Bu amaçla, Varlığın anlamı sorusunun merkezinde yer alan varolan olarak Dasein'ın yapısı, onun ruh durumları ve zamansallığı ortaya konulmuştur. Son olarak ise anlama problemiyle ilgili olarak Heidegger'in yeni bakış açısı üzerinde durulmuş ve dil ile Varlığın anlaşılması arasındaki ilişki açıklanmıştır.
Tarih öğretiminde arşiv belgeleriyle hazırlanan internet destekli öğretim materyaline ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, birinci elden kaynaklar kullanılarak hazırlanmış internet destekli öğretim materyalinin tarih öğretiminde nasıl uygulanabileceği ile hazırlanan bu ortamın öğretmen görüşleri doğrultusunda değerlendirilmesini yapmaktır. Bu araştırmada, karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Karma yöntem araştırması, araştırmacının nicel ve nitel araştırma tekniklerini tek bir çalışma içerisinde birleştirdiği araştırma olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler sonuçta bir araya getirilmiştir. Araştırmada hazırlanan internet destekli öğretim materyalinde, tarih öğretimine yönelik etkinlikler sunulmuştur. Sınıflarında bu etkinlikleri uygulayan 54 tarih öğretmenine anket uygulanarak öğretmenlerin internete yönelik tutumları tek faktörlü varyans analiziyle (one way ANOVA) değerlendirilmiştir. Ayrıca aynı anket içerisinde kullanılan
9. sınıf coğrafya dersi 'yer'in oluşumu, yapısı ve iç kuvvetler' konusunda geliştirilen etkinliklerin öğrencilerin akademik başarısına etkisi
Bu çalışmada, ortaöğretim 9. sınıf coğrafya derslerinde etkinliklerin öğrencilerin akademik başarılarına etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın uygulaması, 2011-2012 öğretim yılının ikinci döneminde Ankara Halide Edip Lisesi'nde deney ve kontrol grupları olmak üzere toplam 99 lise 1. sınıf öğrencisinden oluşan örneklem üzerinde yapılmıştır. Deney grubunda öğretim materyali olarak geliştirilen etkinliklerin kullanıldığı öğrenme ortamları oluşturularak, kontrol grubunda ise öğretmenin bu uygulama dışında kendi tercihine bağlı olarak seçtiği yöntemlerle ders işlenmiştir. Araştırma yöntemi olarak kontrol gruplu ön test-son test deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin akademik başarılarındaki değişimi ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen "40 soruluk Akademik Başarı Testi" kullanılmıştır. Çalışmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde, deney ve kontrol gruplarının test puanlarının karşılaştırılmasında, yüzde, frekans, aritmetik ortalama ile "tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve "tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA ( two -way Anova for repeated measures)" teknikleri uygulanmıştır. Araştırmanın bulgularına göre yapılandırmacı yaklaşımla geliştirilen etkinliklerin kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Yapılandırmacı öğretim yaklaşımı, coğrafya öğretimi, etkinlik.
Yapılandırmacı yaklaşım 5E Modeli'nin 10.sınıf coğrafya dersinde (çevre ve toplum öğrenme alanı) akademik başarı ve tutuma etkisi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim 10. sınıf coğrafya dersi ?Çevre ve Toplum? öğrenme alanının kapsamına giren konuların öğretiminde yapılandırmacı yaklaşım 5E modeline göre hazırlanmış etkinliklere dayalı öğrenme ortamlarının öğrencinin akademik başarısı ve coğrafya dersine yönelik tutumları üzerine etkilerini incelemektir.Araştırma yöntemi olarak kontrol gruplu ön test- son test deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırmada, öğrencilerin akademik başarılarındaki değişimi ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen ?40 soruluk Akademik Başarı Testi,? coğrafya dersine yönelik tutumlarını ölçmek için ise Demirkaya (2003)'dan yararlanarak, Coşkun (2004)'un geliştirdiği likert türü ?Coğrafya Dersi Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Çalışmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde ve deney ve kontrol gruplarının ön test puanlarının karşılaştırılmasında,frekans, yüzde ve aritmetik ortalama kullanılmış, ayrıca tek faktör üzerinde tekrarlı ölçümler için iki faktörlü Anova ( two-wayAnovaforrepeatedmeasures) teknikleri uygulanmıştır.Bu araştırmanın örneklemini 2010-2011 eğitim öğretim yılının 2. yarıyılında Bursa Yıldırım Merkez İmam Hatip Lisesi 10. sınıf öğrencilerinden bir deney birde kontrol grubu oluşturmaktadır. Toplam 72 kız öğrenci üzerinde bu araştırma yapılmıştır. Deney grubunda 5E modeline dayalı, kontrol grubunda ise öğretmenin tercihine bağlı 5E modeli dışındaki öğrenme ortamları oluşturularak ders işlenmiştir.Araştırmanın bulgularına göre Yapılandırmacı yaklaşım 5E modelinin kullanıldığı deney grubu öğrencilerinin akademik başarıları ve coğrafya dersine yönelik tutumları kontrol grubundaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir.Anahtar kelimeler: Yapılandırmacı yaklaşım, 5E öğrenme modeli, coğrafya öğretimi, doğal afetler, akademik başarı, tutum.
Tasarruf bilinci oluşturmada coğrafya eğitiminin yeri ve önemi
Bu araştırmanın temel amacı, tasarruf bilincine sahip bireylerin yetiştirilmesinde coğrafya eğitiminin yerini ve önemini ortaya koyarak coğrafya biliminin gelişimine katkı sağlamaktır. Belirlenen amaç ekseninde elde edilen sonuçların değerlendirilmesi ile hem doğal ve beşeri kaynakların sürdürülebilirliğine yönelik adımlar atılabilecek, hem de alınacak önlemler ve yapılacak düzenlemeler ile ülke ekonomisine büyük katkılar sağlanmasında önayak olacaktır.Araştırmanın amacına ulaşabilmek için 2009-2010 Eğitim Öğretim yılında Ordu İli merkez ilçesinde Ortaöğretim 9. ve 12. sınıfta öğrenim gören 498 öğrenciye anket uygulanmıştır.Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmış; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri kullanılmıştır. Elde edilen bulgularda cinsiyet ve sınıf değişkenine göre anlamlı bir fark olup olmadığını belirlemek amacıyla t-testi uygulanmıştır. Araştırmanın anlamlılık düzeyi 0.05 olarak kabul edilmiştir.Araştırma sonucu elde edilen verilere göre; öğrencilerin tasarruf bilinci oluşturmasında aile ve eğitim en önemli etkenlerdir. Ortaöğretim kademesinde yer alan dersler arasında tasarruf bilinci oluşturmada en etkili olan ders coğrafyadır. Öğrenciler tasarruf konularını öğrenebilecekleri ve öğrendikleri en uygun dersi coğrafya olarak belirtmişlerdir. Tasarruf bilinci düzeyi bakımından 9. sınıf öğrencileri ile 12. sınıf öğrencileri arasında 12. sınıf öğrencilerin lehine; sözel bölüm öğrencileri ile sayısal bölüm öğrencileri arasında sözel bölüm öğrencilerin lehine anlamlı fark ortaya çıkmıştır. Bu sonuçlar ise öğrencilerin aldıkları coğrafya eğitimi arttıkça tasarruf bilincine sahip olma düzeylerinin de arttığını ortaya koymuştur. Ayrıca, gelir seviyesi arttıkça tasarruf bilincinin azaldığı ve kız ile erkek öğrenciler arasında tasarruf bilinci bakımından anlamlı bir fark olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Eğitimi, Tasarruf Bilinci, Sürdürülebilirlik.
Coğrafya öğretmen adaylarının mesleki yeterliklerine yönelik hazır bulunuşluk düzeyleri
Bu araştırmada coğrafya öğretmen adaylarının mesleki yeterliklerine yönelik hazır bulunuşluk düzeyleri ve bunun çeşitli değişkenlerle olan ilişkisi ortaya konulmuştur.Araştırma 2010-2011 eğitim öğretim yılı bahar döneminde 4 farklı üniversitede 4. ve 5.sınıf toplam 252 coğrafya öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Araştırmada veri toplamak amacı ile araştırmacı tarafından geliştirilen coğrafya öğretmen adaylarının mesleki yeterliklerine yönelik hazır bulunuşluk düzeyleri ölçeği kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen verilerin analizinde, bağımsız değişkenlerin bağımlı değişken durumundaki faktörlere bağlı olarak ikili karşılaştırmalarında t-testi ve/veya Mann Whitney U testi, grup karşılaştırmaları için tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve/veya Kruskal Wallis H testi kullanılmıştır. Gruplar arası fark bulunduğunda ise farkın kaynağını bulmak için, Scheffe ve/veya Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Veriler arasındaki ilişki düzeyi ise Pearson Korelasyon test tekniği ile belirlenmiştir.Araştırma sonucunda, coğrafya öğretmen adaylarının mesleki yeterliklerine yönelik hazır bulunuşluk düzeylerinin yeterli seviyede olduğu belirlenmiştir. Bunun yanı sıra hazır bulunuşluk düzeylerinin, cinsiyet, öğrenim gördükleri üniversite, sınıf, okul mezuniyet alanı, yaşanılan yerleşim birimi, arazi çalışmalarına katılım durumu gibi değişkenlere göre anlamlı farklılıklar olduğu, mezun olunan okul türü, bölüm tercih sıralaması, iş kaygısı, öğretmenlik yapmayı düşünme ve sosyal kültürel faaliyetlere katılım durumu gibi değişkenlerin mesleki yeterliklerine göre hazır bulunuşluk düzeylerini etkilemediği sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular ışığında öğretmen adaylarının hazır bulunuşluk düzeylerinin geliştirilmesine ve ileride yapılacak bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
Coğrafya eğitiminde yer temelli öğretim yaklaşımına ilişkin öğretmen görüşleri
Araştırma, ulusal eğitim literatüründe daha önce yer almamış yer temelli öğretim yaklaşımı hakkında kuramsal bir alt yapı oluşturmak, Coğrafya Dersi Öğretim Programını yer temelli öğretim yaklaşımı boyutuyla irdelemek ve coğrafya öğretmenlerinin yer temelli öğretim yaklaşımına ilişkin görüşlerini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Bu nedenle araştırma alanında ilk olma özelliği taşımaktadır. Betimsel tarama modelindeki araştırmanın evrenini, Ankara ili merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan coğrafya öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örnekleminde ise 2010-2011 eğitim-öğretim yılında, bu ortaöğretim kurumlarında görev yapan 258 coğrafya öğretmeni yer almıştır.Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen ?Coğrafya Eğitiminde Yer Temelli Öğretim Yaklaşımına İlişkin Öğretmen Görüşleri Ölçeği? kullanılarak elde edilmiştir. Veriler SPSS paket programı kullanılarak, yüzde, frekans, aritmetik ortalama, standart sapma, karşılaştırmaların yapılmasında t-testi ve tek yönlü varyans (ANOVA) ile çözümlenmiştir. Grup ortalamaları arasındaki farkın test edilmesinde 0.05 anlamlılık düzeyi esas alınmıştır.Araştırma sonucunda Coğrafya Dersi Öğretim Programının yer temelli öğretim yaklaşımının amaçlarına uygun bir şekilde geliştirildiği belirlenmiştir. Programın uygulanması boyutunda, coğrafya öğretmenlerinin yerel coğrafi şartlar ile coğrafya eğitimini ilişkilendirmede sınıf içi aktiviteleri daha sık kullandıkları, sınıf dışına yönelik aktiviteleri bazen ya da nadiren kullandıkları tespit edilmiştir. Öğretmenlerin özellikle sınıf dışı aktiviteleri mali yetersizlikler, zaman sıkıntısı, toplum ve aile desteğinin yetersizliği engelleri ile sık sık karşılaşmaları nedeniyle uygulayamadıkları belirlenmiştir. Öğretmenler yer temelli öğretimin, öğrencilerin yaşadıkları yerdeki doğal ve kültürel kaynakların önemini öğrenmelerinde, yakın çevrelerindeki sorunların farkına varmalarında ve yer ile insan arasında ilişkiyi kavranmalarında yüksek düzeyde etkili bir yaklaşım olduğunu belirtmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Yer, Yer Temelli Öğretim, Coğrafya Eğitimi, Coğrafya Dersi Öğretim Programı, Coğrafya Öğretmenleri
Türkiye dışı Türk edebiyatları ile dünya edebiyatlarının Cumhuriyetten günümüze ortaöğretim programları ve ders kitaplarındaki yeri
Doküman incelemesine dayalı yapılan bu araştırmada, Türkiye dışı Türk edebiyatları ile dünya edebiyatlarının Cumhuriyet'ten bugüne ortaöğretim programları ve ders kitaplarındaki yeri incelenmiştir.?nceleme sırasında, Türkiye dışındaki uygulamalara genel olarak değinildikten sonra, ilgili Türk dili ve edebiyatı programları ve bu programlara göre hazırlanmış ders kitapları ele alınmıştır.1340 (1924) öğretim programından başlanarak tarih sırasına göre 1927, 1929, 1934, 1938, 1942, 1946, 1949-50, 1952, 1954, 1955, 1956, 1957, 1976, 1991, 1992, 1995 ve 2005 öğretim programına kadar 18 program ele alınmıştır. Bu programlarda söz konusu edilen Türkiye dışı Türk edebiyatları ile dünya edebiyatları bilgilerinin her biri kendi başlığı altında irdelenmiştir.Yine bu programlara göre yazılan ve liselerde okutulan ?Edebiyat?, ?Edebî Yeniliğimiz?, ?Edebiyat Tarihi Dersleri?, ?Türk Edebiyatı Tarihi?, ?Türk Dili ve Edebiyatı?, ?Türk Edebiyatı?, ?Fransız Edebiyatı Antolojisi?, ?Metinli Batı Edebiyatı? ve ?Dil ve Anlatım? gibi ders kitapları taranarak Türkiye dışı Türk edebiyatları ile dünya edebiyatları şair ve yazarlarının isimleri ve metinleri tespit edilmiştir.Programlara göre yazılmış ders kitaplarına alınan Türkiye dışı Türk edebiyatları ve dünya edebiyatları metinlerinden bazıları rast gele yöntemine göre seçilerek programlara uygunluğu bakımından incelenmiştir.Sonuç bölümünde, öğretim programlarının her birinde ve bu programlara göre hazırlanmış Türk dili ve edebiyatı ders kitaplarında yer alan Türkiye dışı Türk edebiyatı ve dünya edebiyatının ?air ve yazarları iki ayrı sayı ve yüzdelikler tablosunda verilmiştir.Gelişmiş ülkelerin programlarında diğer ülkelerin edebiyatlarına pek yer verilmezken ülkemizde bu oranın % 50'ye ulaştığı programlar olmuştur. Ancak genel olarak, Cumhuriyet'ten günümüze Türkiye dışı ve dünya edebiyatları, programlarda (% 9+% 20) % 29 ve ders kitaplarında da (% 7+% 33) % 40 oranlarında yer bulmuştur. Burada dikkati çeken, Türkiye dışı Türk edebiyatlarına, dünya edebiyatlarına göre çok az yer verilmesidir. Bütün bunlar, tablo 4 ve 5'te ayrıntılı olarak program ve ders kitaplarına göre verilmiştir.Öneriler bölümünde ele alınıp incelenen verilerin değerlendirilmesi sonucunda gerekli görülen önerilere iki ayrı başlık altında yer verilmiştir.Kaynakça bölümünde, I. dereceden kaynak olarak sadece ortaöğretim ders programlarının yayımlandığı kaynaklar ve taranan edebiyat ders kitapları; II. dereceden kaynak olarak da konuyla ilgili diğer eser ve çalışmalar yazılmıştır.Ekler kısmında ise, Türkiye dışı Türk edebiyatı ve dünya edebiyatı şair ve yazarları programlar ve ders kitapları için ayrı ayrı alfabetik listeler hâlinde, ilgili çeşitli programlardan ve taranan ders kitaplarından örnekler sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Türkiye dışı Türk edebiyatı, dünya edebiyatı, ortaöğretim eğitim programı, ders kitabı.
Gençlik romanlarının okuma becerisine etkisi ve değerler aktarımı bakımından incelenmesi
Bu araştırma, gençlik romanlarının okunmasının okuma tutumuna, okuma stratejisi kullanımına, okuma hızına, okuduğunu anlamaya; değerlere verilen ağırlığa etkisini tespit etmek ve deneysel süreçte okuma malzemesi olarak kullanılan gençlik romanlarında aktarılan değerleri belirlemek amacıyla gerçekleştirmiştir.Çalışmada ön test-son test deney ve kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Veriler, nicel araştırma teknikleri kullanılarak toplanmış ve incelenmiştir. Bunun yanı sıra nitel araştırma tekniklerinden betimsel analiz de öğrenci ve öğretmenlerin yarı yapılandırılmış görüşme formlarına verdikleri cevapları analiz etmek ve okutulan gençlik romanlarını değerler bakımından incelemek için kullanılmıştır.Araştırma, 2010-2011 eğitim-öğretim yılının birinci döneminde, Kırşehir ili merkezinde yürütülmüştür. Deney grubu olarak Prof. Dr. İlhan Kılıçözlü Fen Lisesinden iki (17), (16); kontrol grubu olarak Kırşehir Anadolu Öğretmen Lisesinden bir onuncu sınıf (17), SBS puanları dikkate alınarak atanmıştır. Deney ve kontrol gruplarına ön test olarak okuma tutum ölçeği (OTÖ), Okuma Stratejisi Kullanımını Belirleme Ölçeği (OSKBÖ), İnsani Değerler Ölçeği (İDÖ), değerlere verilen önemi ve ağırlığı belirmeye dair formlar; öğrencilerin okuma hızlarını belirlemek için farklı tür metinler; ayrıca bu metinlere ilişkin başarı testleri uygulanmıştır. Deney gruplarına, 13 haftalık bir zaman diliminde 10 gençlik romanı okutulmuştur. Deneysel sürecin tamamlanmasının ardından aynı ölçekler, ön testte kullanılan metinlere eş değer metinler ve bu metinlere ilişkin başarı testleri son test olarak uygulanmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde SPSS 15 ve Lisrel 8.80 yazılımları kullanılmıştır.Araştırma sonucunda deney gruplarının okumaya olan tutumlarının, okuma hızlarının ve okuduklarını anlama düzeylerinin olumlu ve anlamlı yönde arttığı belirlenmiştir. Ayrıca deney gruplarının değerlere verdiği önem sırasında ve ağırlıkta da değişmeler gözlenmiştir. Öbür taraftan okuma stratejilerinin kullanımında deney grupları lehine bir fark elde edilse de bu fark, anlamlı değildir ve deneysel sürecin deneklerin İnsani Değerler Ölçeğinden elde ettiği puanlarda da belirgin bir farka neden olmadığı belirlenmiştir.Bununla birlikte deneysel süreçte kullanılan gençlik romanları, Sosyal Bilgiler Dersi Öğretimi Programında ortaya konulmuş değerler sınıflaması esas alınarak incelenmiştir. Romanlarda sevgi, dürüstlük, aile birliğine önem verme, bilimsellik ve hoşgörü değerlerinin işlenme sıklığının daha fazla olduğu; bağımsızlık, vatanseverlik, duyarlılık, barış, misafirperverlik ve estetik gibi değerlere daha az yer verildiği tespit edilmiştir.
Ortaöğretim öğrencilerinin yazılı anlatımlarında paragraf düzeyinde bağdaşıklık ve tutarlılık
Bu araştırmada ortaöğretim 9. ve 10. sınıfta öğrenim gören 524 öğrencinin yazılı anlatımları paragraf düzeyinde bağdaşıklık, tutarlılık ve düşünceyi geliştirme teknikleri bakımından değerlendirilmiştir. Bağdaşıklık, anlamın metnin birimleri arasında taşınmasını sağlayan dil bilgisel bağıntıları kapsamaktadır. Tutarlılık, konu akışındaki bütünlüktür. Düşünceyi geliştirme teknikleri ise paragrafta yer alan düşüncenin açılmasına, genişletilmesine hizmet eden tekniklerdir.Araştırmada, öğrencilerden kendilerine verilen 10 konudan birini seçerek bir kompozisyon yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin yazdıkları kompozisyonların değerlendirilmesinde?Bağdaşıklık Düzeyi Değerlendirme Ölçeği?, ?Düşünceyi Geliştirme Teknikleri Değerlendirme Ölçeği?, ?Paragraf Tutarlılığı Değerlendirme Ölçeği? isimli ölçekler kullanılmıştır.Çalışmanın bulgularına göre paragraf düzeyinde bağdaşıklık araçlarının kullanım sıklıkları yüzde olarak şu şekildedir: kelime bağdaşıklığı ( % 51,26), bağlama ögeleri ( % 20,22), eksiltili anlatım ( %17,40), gönderim ( % 10,58), değiştirim(0,46).Öğrenciler metindeki birimler arasındaki işlev kurma görevlerine göre ise bağdaşıklık araçlarını şu sıklıklarda kullanmışlardır: cümle içinde (%% 31,60), cümleler arasında ( % 47,32), paragraf içinde ( % 15, 00), paragraflar arasında ( % 6, 06).Çalışmada öğrencilerin paragraf düzeyindeki anlatımlarında bağdaşıklık araçlarının kullanımı ile ilgili önemli sorunlar yaşadıkları belirlenmiştir. Bu sorunları şu şekilde özetlemek mümkündür: a) şahıs zamirinin karşılığının net bir biçimde belli olmaması, b) İşaret zamirinin insanlar için kullanılması, c) İşaret sıfatının karşılığının belli olmaması, d) İşaret sıfatının gereksiz yere kullanılması, e) İşaret zamirinin gereksiz yere kullanılması, f) Yanlış işaret zamiri kullanma, g) Gönderimle ilgili sözlü anlatım özelliklerinin paragrafta yer alması, şahıs zamirinin çok sık tekrar edilmesi f) Sözlü anlatımda sıkça kullanılan ?Bence? ?Bana Göre? ifadelerinin paragraflarda da sıkça yer alması h) Öznenin söylenmemesinden dolayı gönderim ögesinin karşılaştırılması, ı) Şahıs zamiri kullanılması gereken yerde işaret zamiri kullanılması, i) Gönderim ögesi ve karşılığının tekil-çoğul uyumsuzluğu oluşturacak biçimde kullanılması.Araştırma bulgularına göre ortaöğretim öğrencileri, paragraflarda tutarlılığı oluşturma bakımından önemli sorunlar yaşamaktadırlar. Paragraf ünitesini, derslerinde görmeyen 9. sınıf öğrencileri ile derslerinde görmüş olan 10. sınıf öğrencileri arasında yapılan karşılaştırmada, 10. sınıf öğrencilerinin paragrafa etkili giriş yapabilme bakımından ve düşünce organizasyonunu kurabilme bakımından 9. sınıf öğrencilerinden anlamlı derecede başarılı olduğu görülmekte iken paragrafı etkili bir sonuçla bitirebilme, ana fikir oluşturabilme, paragrafta ana düşünce-yardımcı düşünce uyumunu kurabilme bakımından 9 ve 10. sınıf öğrencilerinin aralarında anlamlı derecede bir başarı farkı görülmemiştir. Öğrencilerin yazdıkları paragraflarda tutarlılıkla ilgili yaşadıkları sorunlar şu şekilde özetlenebilir: a) Paragrafa etkili bir şekilde giriş yapamama, b) paragrafı etkili bir şekilde sonlandıramama, c) paragrafta düşünce organizasyonunu kuramama, ana fikri oluşturamama, d) ana fikri uygun yardımcı fikirlerle destekleyememe, e) Birbiriyle ilgisiz dağınık düşüncelerin yer aldığı paragraf denemeyecek cümleler dizisine yer verme, f) Paragraf yapılması gereken yerde paragraf yapma, g) Paragraf yapılmaması gereken yerde paragraf yapma h) Düşüncenin tam olarak ifade edilemediği ve tamamlanmadığı çok kısa paragraflara yer verme, ı) Metni paragraflara bölememe nedeniyle tüm metnin tek paragraf içerisinde verilmesi, i) Paragrafta ağırlığın veya ölçünün olmaması. Çok önemli bilgilerin çok kısa geçilmesi veya detaylandırılamaması ancak çok önemsiz bilgilerin çok uzun anlatılması, j) Paragrafta yapı bilgisi eksikliği nedeniyle paragrafın bölümlerinin (ana düşünce-tartışma-sonuç) oluşturulamaması.9. ve 10. sınıf öğrencileri, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerini sırasıyla şu sıklıklarda kullanmışlardır: örneklendirme (% 23, 84), soru sorma ( % 22,91), tanımlama (15,23), karşılaştırma (% 14,83), zıtlık (10,01), tanık gösterme- alıntı yapma (7,54), benzetme (4,37), sayısal verilerden yararlanma (% 1,05).Öğrenciler, paragraflarında düşünceyi geliştirme tekniklerinin kullanımında bazı problemler yaşamaktadır. Bu problemler şu şekildedir: a) Soru sorma tekniğini uygun olmayan yerde kullanma, b) Soruların sık ve gereksiz biçimde kullanılması, c) Paragrafa doğrudan örnekle başlanması), d) Okuyucuyu savunulan düşünceye zihinsel olarak hazırlamadan örnek kullanma, e) Verilen örneklerin paragraf içinde konuşma diliyle verilmesi, paragrafta anlatımın akışını bozan unsur görünümünde olması, f) Sözün kime ait olduğunu tam olarak bilmeden yanlış kaynak göstererek alıntı yapma, g) Paragrafta belirtilen sayısal verilerin güvenilir olmaması, h) Nitelikli tanımların yapılamaması.
1923-1950 yılları arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Türk eğitim tarihindeki yeri üzerine bir araştırma
Araştırma, Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumların Cumhuriyetin ilânından 1950 yılına kadar olan süreçte değişik boyutlarıyla değerlendirilerek Türk eğitim tarihindeki yerinin belirlenmesi amacını taşımaktadır.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma konusu ile ilgili bilgi edinmek amacıyla literatür incelemesi yapılmış, araştırmanın amaçlarını cevaplamaya yarayacak veriler değerlendirilmiştir. Söz konusu kaynaklar, Gazi Eğitim Enstitüsü Arşivi, İstanbul Üniversitesi Arşivi, Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arşivi, Talim ve Terbiye Yayımlar Dairesi Arşivi, Başbakanlık Devlet Arşivi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi, Millî Kütüphane ve Üniversite Kütüphanelerinden elde edilmiş, birbiriyle karşılaştırılarak çözümlenip değerlendirilmiştir.Bu araştırmanın çalışma evrenini, 1923-1950 tarihleri arasında Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren Yüksek Öğretmen Okulları, Eğitim Enstitüleri ve Edebiyat Fakülteleri oluşturmaktadır. 1923-1950 yılları arasında branş öğretmeni yetiştiren üç eğitim enstitüsü bulunmaktadır. Bunlar, Ankara-Gazi, İstanbul-Çapa, Balıkesir-Necatibey Eğitim Enstitüleridir. Gazi Eğitim Enstitüsü program ve yönetmeliklerinin uygulandığı bu enstitülerde açıldıkları tarihten 1950 yılına kadar Türkçe / Edebiyat adı altında ayrı bir bölüm bulunmaması nedeniyle bu araştırmada Gazi Eğitim Enstitüsü incelenmiştir. Yine araştırmanın kapsamına 1923-1950 yılları arasında edebiyat öğretmeni yetiştiren ve üniversite ile Millî Eğitim Bakanlığının ortak kurumu olan İstanbul Yüksek Öğretmen Okulu alınmıştır. Ayrıca öğretmen yetiştirmeye hizmet etmiş iki önemli kurum olan İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi araştırmada ele alınmaktadır.Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarına, varsayımlara, konu ile ilgili araştırmalara ve tanımlara yer verilmiştir.Kavramsal çerçevede, Türkiye'de öğretmen yetiştirme sistemine genel bir bakış yapılarak Osmanlı ve Cumhuriyet Döneminde öğretmen yetiştirme sistemi değerlendirilmiştir.Bulgu ve yorumlarda 1923-1950 yılları arası Türkçe ve edebiyat öğretmeni yetiştiren kurumlar olan Yüksek Öğretmen Okulu, Gazi Eğitim Enstitüsü, İstanbul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi tarihî gelişimleri, yapı ve işleyişleri, programları, verdikleri eğitim, öğretim elemanları, öğrenci kayıt ve kabul şartları, ders geçme ve mezuniyet şartları, mezunları ve yetiştirdikleri öğretmenler açısından değerlendirilmiştir.Sonuç bölümünde kurumların değerlendirmesi yapılarak, Türk Eğitim Tarihindeki yer ve önemleri üzerinde durulmuş ve konu ile ilgili çeşitli önerilerde bulunulmuştur.
Meslek liseleri ile genel liselerin dokuzuncu sınıf dil ve anlatım dersi ses bilgisi ve telaffuz ünitesi hedeflerine ulaşma düzeylerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı meslek liseleri ve genel liselerin dokuzuncu sınıf dil ve anlatım dersi içerisinde ses bilgisi ve telaffuz ünitesi hedeflerine ulaşmada farklılık olup olmadığını belirlemektir.Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evreni Karaman il merkezindeki meslek liseleri ile genel liselerdir. Örneklemi ise 2011- 2012 eğitim- öğretim yılında farklı sosyo-kültürel çevreden ve tesadüfî yöntemle seçilmiş meslek liseleri ile genel liselerdeki 240 dokuzuncu sınıf öğrencisidir.Meslek liseleri ve genel liselerde ilgili hedeflere ulaşma düzeyini belirlemek, bunun demografik özelliklerle ilişkisini ortaya koymak, öğretmenlerin bu konudaki görüşlerine yer vermek amacıyla farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Ses bilgisi ve telaffuz ünitesinde toplam dokuz hedef davranış bulunmaktadır. Bunlardan bilişsel alandaki hedeflere ulaşma düzeyini tespit için boşluk doldurma, eşleştirme ve çoktan seçmeli soruların olduğu bir test, duyuşsal alandaki hedefler için Likert tipi ölçek kullanılmıştır. Psiko-motor alandaki hedeflere ulaşma düzeyini tespit için 60 öğrenciye metin okutulup bunların ses kayıtları alınmıştır. Demografik özellikleri tespit etmek amacıyla kişisel bilgi formu, dil ve anlatım dersi ile ilgili öğretmen görüşlerini belirlemek için ise anket kullanılmıştır. Toplanan veriler Microsoft Office Excel ve SPSS 16.0 for Windows Evaluation versiyonu kullanılarak çözümlenmiştir.Araştırma sonucunda ilgili hedeflerden ?Türkçedeki seslerin özelliklerini açıklar, ses olaylarının oluşumunu açıklar, yazı ile telaffuz ilişkisini gösterir? davranışlarına ulaşma bakımından genel liselerin, meslek liselerinden daha başarılı olduğu tespit edilmiştir. ?Vurgu ile ilgili kuralları uygular? davranışı için ise meslek liselerinin genel liselerden teorik bilgi açısından daha başarılı olduğu; genel liselerin de uygulamada meslek liselerinden iyi durumda olduğu görülmüştür.İlgili hedeflere ulaşma düzeyi ile demografik özellikler arasında fark olup olmadığı araştırılmış, her iki okul türünde ?cinsiyet?, ?kardeş sayısı? ve ?kaynak kullanımı? değişkenleri açısından fark olduğu saptanmıştır.Meslek lisesi öğrencilerinin dil ve anlatım dersine karşı tutumları genel lise öğrencilerininkine göre daha olumlu düzeydedir. Ancak tutum ile hedeflere ulaşma arasında negatif ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir.Araştırmaya katılan öğretmenlerin birçoğu öğrencilerin derse hazırlıksız geldikleri, ilköğretimden itibaren bilgi eksiklerinin olduğu, dersten sonra gerekli tekrarları yapmadıkları, derse dikkatlerini vermekte zorlandıkları, konuları ilgi çekici bulmadıkları, bunları günlük hayatta kullanmayacaklarını düşünmeleri konusunda ortak fikirdedir. Öğrencilerin bu dersteki konuları gereksiz bulmadıkları yönünde de ortak bir fikir söz konusudur. Ders materyalleri ve öğretim programı konusunda öğretmenlerin büyük çoğunluğu yetersiz olunduğunu bildirmiştir. Ayrıca öğretmenler, sınıflardaki öğrenci sayısının fazla olmadığını düşünmektedirler.Anahtar Kelimeler: dil ve anlatım, ses bilgisi, meslek lisesi, genel lise.
Tarih eğitiminde savaş ve barış: Ortaöğretim öğrencilerinin savaş ve barış konularıyla ilgili bilgilerinin ve tutumlarının çeşitli değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaöğretim öğrencilerinin ?savaş ve barış? konularıyla ilgili bilgilerini ve tutumlarını değerlendirmektir. Bu amaçla 2011-2012 eğitim ve öğretim yılında Ankara ilinin Altındağ, Çankaya, Mamak ve Yeni Mahalle ilçelerinde bulunan liselerde uygulama yapılmıştır. Araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin bir arada kullanılmasına imkân sağlayan mixed (karma) yöntem kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan ölçekleri oluşturmak için ilk olarak konuyla ilgili litaratür taraması yapılmıştır. Türkiye'de ve yurt dışında konu ile ilgili uygulamalı araştırmalarda kullanılan ölçekler tespit edilmiştir. İkinci adım olarak ise ortaöğretim öğrencilerine savaş ve barış hakkında kompozisyon yazdırılarak öğrencilerin konu ile ilgili düşünceleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Literatür taraması, öğrencilerin kompozisyonları ve çeşitli araştırmalarda kullanılan ölçeklerden yararlanılarak savaş ve barışa karşı tutum ölçeği ile ilgili maddeler yazılmıştır. Uzman görüşü alındıktan sonra 303 ortaöğretim öğrencisi ile ön uygulama yapılmıştır. Yapılan güvenirlik analizinden sonra tutum ölçeğine son şekli verilmiştir. Araştırmanın nitel bölümünde ise öğrenci görüşleri görüşme yöntemiyle toplanmıştır.Çalışmanın nicel bölümü 3026 ortaöğretim öğrencisiyle gerçekleştirilmiştir. Bu bölümde öğrencilerin savaş ve barış konuları ile ilgili tutumları tespit edilmeye çalışılmıştır. Savaş ve barış tutum ölçeği 40 maddeden oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS 15,0 paket programıyla değerlendirilmiştir. Araştırmanın nicel bölümünde elde edilen verileri değerlendirebilmek amacıyla T testi ve varyans analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın nitel bölümünde ise farklı okul türlerinde öğrenim gören 70 öğrenciyle görüşme yapılmıştır. Yedi okul türünden 10 öğrenci görüşmeye katılmıştır. Nitel bölümde öğrencilerin savaş ve barış konularıyla ilgili bilgilerini ve tutumlarını öğrenmek amacı ile yarı yapılandırılmış görüşme ölçeği kullanılmıştır. Görüşme ölçeği ile elde edilen veriler kodlama sistemine göre sınıflandırılmıştır. Görüşme ölçeği ve kodlama sistemi İlse Hakvoort tarafından geliştirilmiştir. Bu ölçeğin kullanılması için araştırmacıdan gerekli izin alınmıştır.Araştırmadan elde edilen nicel ve nitel sonuçlar ortaya konularak yorumlanmıştır. Araştırmanın nicel ve nitel sonuçları ayrı ayrı ifade edilmiştir. Nicel bölümde bağımsız değişkenlere göre anlamlı farklılık olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca öğrencilerin tutum ölçeği ile ilgili maddelere verdikleri cevapların ortalama puanları da ortaya konmuştur. Araştırmanın nitel bölümünde ise öğrencilerin görüşme sorularına verdikleri cevapların hangi kategorilerde toplandığına dair yüzdelik oranlar tespit edilmiştir. Öğrencilerin görüşme sorularına verdikleri cevaplardan örnekler verilmiştir. Bu bölümde öğrencilerin yakın tarihte olan savaşlara ilişkin bilgileri de değerlendirilmiştir. Öğrencilerin günümüzde yaşanan hangi savaşlardan haberdar oldukları tespit edilmiştir. Öğrenciler günümüzde yaşanan savaşların en önemli nedeninin Orta Doğuda bulunan petrole dayandığını düşünmektedirler. Öğrenciler, Orta Doğu'da yaşanan savaşların diğer bir nedeninin demokrasinin yetersizliği olduğunu söylemişlerdir.Araştırmacının sonuçlarından hareketle gelecekte konu ile ilgili araştırma yapacak bilim insanlarına önerilerde bulunulmuştur. Yine araştırmanın sonuçları değerlendirilerek tarih öğretmenlerine yönelik önerilere yer verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Savaş ve Barış, Savaş ve Barış Tutum Ölçeği, Görüşme Ölçeği, Tarih Eğitimi
Mesnevilerin edebiyat eğitiminde değer aktarım aracı olarak kullanılması
Bu çalışmada, Türk edebiyatının önemli kaynaklarından sayılan mesnevilerdeki temel değerler ?ahlakî ve estetik? değerler başlığı altında tespit edilmiştir. Tespit edilen bu değerlerin Milli eğitim müfredatında kazandırılması hedeflenen insani değerlerle olan ilişkisi incelenmiştir. Bununla birlikte sanat eğitimi, estetik eğitimi, edebiyat eğitiminin tanımı, edebiyat eğitiminin önemine değinilmiş; mesnevilerdeki genel ahlaki, estetik değerler bulunup, bu değerlerle edebiyat eğitiminde hedeflenen kazanımlar karşılaştırılmıştır.Araştırmanın ilk bölümünde; problem durumuna bağlı olarak araştırmanın amacı, önemi, sınırlılıkları, varsayımlar, tanımlar belirlenmiş ve ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Kuramsal temelde, değer kavramı, tanımı, özellikleri, sınıflandırılması, işlevleri ve öğretimi; edebiyat eğitiminde metinlerle değer aktarımı; Millî eğitimin, öğretim programlarının ve ortaöğretimin genel amaçlarında değerlerin yeri belirtilmiştir.Araştırmada, betimsel araştırma yöntemlerinden genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 14. yy mesnevileri; araştırmanın örneklemini ise 14.yy da farklı türden oluşturulmuş mesnevilerden seçtiğimiz anlatılar oluşturmuştur. Mesnevilerde işlenen değerler ayrı ayrı belirlendikten sonra, tespit edilen bu değerler ayrı başlıklar halinde değerlendirilip yorumlanmıştır. Elde edilen değerlerin, Milli eğitim kazanımlarına uygun olarak mesneviler yoluyla aktarılabileceği tespit edilmiştir.Bulgularda; mesnevilerde doğruluk, adalet, alçakgönüllü olma, iyilik, sabır, vefa vb. değerlerin öne çıktığı gözlemlenmiş; bu değerlerin milli eğitim müfredatında: ? Türk milletinin millî, manevî ve kültürel değerlerini benimseyen?? maddelerinde geçen Türk milletine ait değerleri benimsetme gibi amaçlarının, mesnevilerin içinde yer alan değerlerle örtüştüğü tespit edilerek bu değerlerin mesneviler yoluyla öğretilebileceği kanaatine varılmıştır.
Ortaöğretim 12. sınıf dil ve anlatım öğretim programında yer alan "sanat metinleri"nin öğretiminin belirlenen kazanımlara ulaşmadaki etkililiği üzerine öğretmen ve öğrenci görüşleri
Bu araştırmanın amacı 12. Sınıf Dil ve Anlatım Öğretim Programı'nda yer alan ?Sanat Metinleri?nin öğretiminin belirlenen kazanımlara ulaşmadaki etkililiğine dair öğretmen ve öğrenci görüşlerini eleştirel bir bakışla tespit etmektir.Çalışmamız betimsel amaçlı bir alan araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini 2011-2012 öğretim yılında Ankara ili Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde bulunan üç merkez ilçedeki ortaöğretim okullarında görevli Türk Dili ve Edebiyatı öğretmenleri ile 12. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. ?Uygun Örnekleme? yöntemine göre seçilmiş sekiz ortaöğretim okulunda görev yapmakta olan 100 Türk dili ve edebiyatı öğretmeni ve 500 on ikinci sınıf öğrencisi çalışmamızın örneklemini oluşturmaktadır.Araştırmanın veri toplama aracı olarak Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenlerine uygulanmak üzere dört anket formu ve on ikinci sınıf öğrencilerine uygulanmak üzere bir anket formu oluşturulmuştur. Uygulanan anketler SPSS 15.0 paket programında ?= .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınarak analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda elde edilen bulgu ve yorumlardan hareketle ulaşılan sonuçlar ifade edilmiş ve konuyla ilgili öneriler dile getirilmiştir. Buna göre sanat metinlerinin öğretiminin ?orta düzeyin üzerinde? etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretimin etkililiğini ise en çok öğrenciden kaynaklanan sorunlar olumsuz etkilemektedir.Anahtar Kelimeler: Dil ve Anlatım Öğretim Programı, sanat metinleri, sanat metinlerinin öğretimi, öğretimin etkililiği, öğretmen görüşleri, öğrenci görüşleri
Modern çözümleme yöntemlerinin şiir çözümleme becerisine etkisi ve şiir öğretiminde kullanılabilirliği
Bu araştırmanın amacı, modern çözümleme yöntemlerinin, öğrencilerin şiir çözümleme becerisine etkisini ve şiir öğretiminde kullanılabilirliğini incelemektir. Bunun yanı sıra modern çözümleme yöntemleri ile şiir çözümlemenin, öğrencilerin, şiire karşı tutum, estetik duyarlılık, eleştirel düşünme, problem çözme ve yaratıcı düşünme becerileri üzerinde, uygulamalar öncesi ve sonrasında anlamlı bir farklılığın olup olmadığını araştırmaktır.Bu araştırmada, ön test ve son teste dayalı deneysel desen ile karma yöntem araştırması kullanılmıştır. Karma yöntem araştırması, araştırmacının nicel ve nitel araştırma tekniklerini tek bir çalışma içerisinde birleştirdiği araştırma olarak tanımlanmaktadır. Buna göre nicel ve nitel veriler ayrı ayrı toplanmış, analiz edilmiş ve elde edilen veriler, sonuçta bir araya getirilmiştir.Araştırma, 2011-2012 eğitim-öğretim döneminde Ahi Evran Üniversitesi Türkçe Eğitimi Bölümü 2. sınıf öğrencileri (N=71) ile yürütülmüştür. Araştırmacı, 12 haftalık süreçte, Deney grubunda modern çözümleme yöntemleriyle, Kontrol grubunda ise geleneksel yöntem dediğimiz yazar merkezli inceleme yöntemiyle şiir çözümlemeleri yapmıştır. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerin, şiire karşı tutumları, şiir çözümleme becerileri, estetik duyarlılıkları, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerini belirlemek amacıyla farklı veri toplama araçları kullanılmıştır. Bunlar Şiir Tutum Ölçeği, Şiir Çözümleme Becerisi Ölçeği, Estetik Duyarlılık Ölçeği, Eleştirel Düşünme Becerisi Ölçeği, Yaratıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Problem Çözme Becerisi Ölçeğidir. Ayrıca süreç boyunca öğrencilerin çözümledikleri şiirleri değerlendirmek amacıyla Şiir Değerlendirme Ölçeği kullanılmıştır. Üniversitelerde görev yapan öğretim üyelerinin şiir öğretimi ve şiirle ilgili kuram ve yaklaşımlarla ilgili görüşlerini almak için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılmıştır.Bulgular, hem modern çözümleme yöntemlerinin hem de geleneksel yöntemin, öğrencilerin şiire karşı tutum, şiir çözümleme becerisi, estetik duyarlılık, eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme ve problem çözme becerileri üzerinde olumlu etkiye sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bunun dışında öğrencilerin uygulama öncesinde şiir çözümleme becerilerinin yetersiz düzeyde olduğu, uygulama sonrasında ise olumlu yönde bir değişimin gerçekleştiği görülmektedir. Deney ve Kontrol gruplarının şiir çözümleme becerileri karşılaştırıldığında ise özellikle son dönem şiirlerinin çözümlenmesinde, Deney grubu lehine anlamlı bir farklılığın olduğu saptanmıştır.Öğretim üyelerinin, şiir öğretimi ve şiirle ilgili kuram ve yaklaşımlar hakkındaki görüşleri incelendiğinde şiirle ilgili kuram ve yaklaşımların, şiir öğretiminde kullanılması gerektiği yönünde görüş bildirdikleri görülmektedir. Şiirle ilgili kuram ve yaklaşımların, şiir öğretiminde kullanılmasının, öğrencilere şiirden zevk alma, şiirin anlam dünyasına girme ve farklı bakış açıları geliştirme gibi özelliklerin kazandırılması adına önemli olduğu bu görüşlerin arasındadır. Bunun yanı sıra kullanılacak yöntemin, metnin niteliği ya da dönemin özelliklerine göre seçilmesi gerektiği, bazı öğretim üyeleri tarafından özellikle bir koşul olarak aranmaktadır.
Millî Mücadele Döneminin işlenmesinde ?Ateşten Gömlek? romanının kullanılması
Türk tarihinde 20. yüzyıl Osmanlı Devleti'nin yıkılırken Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulduğu olağanüstü bir dönemdir. İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersi bu dönem konularını kapsamakta ve ilköğretimden üniversiteye kadar bütün eğitim kademelerinde zorunlu ders olarak okutulmaktadır. 20. yüzyılın günümüzü etkileyen özelliğine rağmen inkılâp tarihi öğretimindeki sıkıntılar tarih öğretimindeki genel sıkıntılardan bağımsız değildir. Bu sıkıntıların başında da tarih derslerinin genellikle siyasî olayları merkeze alması ve düz anlatım metoduyla işlenmesi gelmektedir.Tarihi daha iyi öğretmek için kullanılması gereken araçlardan birisi de tarihî hikâye ve romanlardır. Tarihe yardımcı bilimlerin başında gelen edebiyatın insanların duygu ve düşüncelerine tercüman olması, edebî eserleri tarih eğitiminde yararlanılması gereken araçlardan biri haline getirmektedir. Tarihî hikâye ve romanlar, tarihi zihinlerde canlandırmakta, tarihe farklı bir pencere açarak tarihe ve edebiyata ilgiyi arttırmaktadır. Bu bakımdan tarihî hikâye ve romanların İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük derslerinde de kullanılması öğrencilerin tarihi anlama ve tarihe karşı olumlu tutum geliştirmesine katkı sağlamaktadır.Bu çalışma, İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin Millî Mücadele döneminde tarihî romanların kulanılmasına yönelik öğrenci görüşlerini tespit etmeye yönelik bir çalışmadır. Çalışma, nitel araştırma tekniklerinin kullanıldığı betimsel bir araştırmadır. Trabzon Fen ve Akçaabat Anadolu Öğretmen liselerinin 11. sınıf öğrencilerinden toplam 100 öğrenci Halide Edip Adıvar'ın ?Ateşten Gömlek? adlı eserini okumuş, ardından da öğrencilerin bu kitap hakkındaki görüşleri ile kitabın İnkılâp Tarihi ve Atatürkçülük dersinin ilgili konularının öğrenilmesine katkısı hakkındaki düşünceleri açık uçlu 11 soru ile 4 seçenek içeren 20 soruluk likert tipi bir anket formuyla toplanmıştır.Çalışma sonucunda, ilgili tarihî romanın öğrencilerin söz konusu dönemde geçen tarihî olayları daha iyi kavramalarına ve zihinlerinde canlandırmalarına yardımcı olduğu ve daha canlı ve kalıcı bir şekilde konuyu öğrendikleri anlaşılmıştır. Ayrıca öğrencilerin kelime dağarcıklarının geliştiği ve tarih derslerine farklı açılardan yaklaşabileceklerini fark ettikleri tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında tarihî romanların inkılâp tarihi derslerinde kullanılmasının yararlı olacağı sonucuna varılmıştır.
Türkiye'de coğrafya eğitimi: Öğretim programı, öğretmen eğitimi ve ders kitapları boyutu
Araştırmanın amacı, 1923-2008 yılları arasında Türkiye'de Coğrafya Eğitiminde, ?öğretim programı, öğretmen eğitimi ve ders kitapları? konularında uygulanan politika ve uygulamaları belirlemek, bu politika ve uygulamaların nicel ve nitel yönden yeterliliğini ortaya koymaktır.Araştırmanın birinci bölümünde; problem durumu, amacı, önemi, varsayımları, sınırlılıkları ve araştırmada verilen çeşitli kavramların tanımları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ortaöğretim coğrafya öğretim programı geliştirme çalışmalarına, öğretim programı değişikliklerine bağlı olarak yazılan ve geliştirilen coğrafya ders kitapları ile öğretim materyallerine, coğrafya öğretmenlerinin hizmet öncesi ve hizmet içi eğitimlerle kapasitelerini geliştirme bileşenlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde araştırmanın modeli, veri toplama araçları, verilerin toplanması ve verilerin analizi ile ilgili bilgilere yer verilmiştir. Dördüncü bölümde araştırmadan elde edilen verilerin değerlendirilmesi sonucu ortaya çıkan bulgular ve bunların yorumları sunulmuştur. Beşinci bölümde ise analizlerle ulaşılan sonuçlara ve önerilere yer verilmiştir.Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşundan 2008 yılına kadar geçen süreçte coğrafya bilimine ilişkin olarak öğretim programı, öğretmen eğitimi ve ders kitapları boyutunda ulaşılabilen kaynaklardaki çalışmalar dokümantasyon analizi yöntemine göre taranmıştır. Elde edilen bulgular ve yorumlara bağlı olarak ulaşılan sonuçların çözümüne yönelik olarak öneriler geliştirilmiştir.
Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrası Azerbaycan'daki liselerde dil ve edebiyat öğretimi
Bu araştırmanın amacı, Sovyet Döneminde ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretiminin nasıl yapıldığının ve öğretimde ne gibi benzerlik ve farkların olduğunun ortaya konulmasıdır.Araştırmanın modelini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretimi alanında yapılmış çalışmalar ve Türkiye'de bu alanla ilgili araştırmalar oluşturmaktadır.Araştırmanın evrenini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrası Azerbaycan'daki liselerde kullanılan Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı ders programları ve ders kitapları oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini, Sovyet Dönemi ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki liselerde kullanılan Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı ders kitapları arasından rastlantısal örneklem yoluyla belirlenen Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı lise ders kitapları oluşturmaktadır.Çalışmanın ilk aşamasında veriler Türkiye Türkçesine aktarılmış, daha sonra Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı dersi lise programları ve ders kitapları incelenerek Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı dersinin saatleri, öğretilen metinler, kullanılan yöntemler tespit edilmiştir.Araştırmada SSCB hâkimiyetinden önce, SSCB Döneminde ve bağımsızlık sonrasında Azerbaycan'daki eğitim-öğretime yönelik görüşler hakkında genel bilgi verilmiş, liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatı öğretiminin gelişim tarihinden, Azerbaycanlı eğitimcilerin eğitim-öğretime yönelik çalışmalarından, Azerbaycan Türkçesinde yazdıkları ders kitaplarından, liselerde Azerbaycan Türkçesi ve Edebiyatının öğretim yöntemlerinden, ders programlarından ve ders kitaplarından bahsedilmiştir.Anahtar Kelimeler: Azerbaycan Türkçesi, edebiyat öğretimi, SSCB Dönemi, ortaöğretim/lise eğitim programı, ders kitabı.
Ortaöğretim öğrencileri ve öğretmenlerinin Türk edebiyatı dersine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi: Taşköprü örneği
?Ortaöğretim Öğrencileri ve Öğretmenlerinin Türk Edebiyatı Dersine Yönelik Tutumlarının Değerlendirilmesi? adlı bu çalışmada Kastamonu ili Taşköprü ilçesindeki ortaöğretim kurumları öğretmen ve öğrencilerinin Türk edebiyatı dersine olan ilgi düzeylerinin belirlenmesi ve bu ilgilerinin bazı tanımlayıcı özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığının belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada modern istatistikî yöntemler kullanılarak sonucun tespit edilmesine çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini Kastamonu (Türkiye) ili Taşköprü ilçesindeki ortaöğretim kurumları oluşturmaktadır. Araştırma grubu Taşköprü Lisesi, Taşköprü Anadolu Lisesi, Taşköprü Sağlık Meslek Lisesi, Mustafa Sıtkı Erkek Anadolu Teknik Lisesi, Taşköprü İmam-Hatip Lisesi, Sevim Tokatlı Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Taşköprü Anadolu Öğretmen Lisesi'nde bulunan 122 öğretmen ve 1728 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın örneklemi 1207 öğrenci ve 75 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada veriler öğretmenler ve öğrenciler için ayrı ayrı hazırlanmış iki bölümden oluşan anket yöntemiyle toplanmıştır. Anketlerin birinci bölümünde katılımcıların yaş, cinsiyet vb. gibi tanımlayıcı özelliklerinin belirlenmesine yönelik sorular yer alırken, ikinci bölümde Türk edebiyatı dersine yönelik tutumlarını belirlemeye yönelik tutum ölçeği yer almıştır. Toplanan veriler SPSS 17.0 (StatisticPackageForSocialScience) istatistik programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Araştırma, tarama modelinde gerçekleştirilmiştir.Giriş bölümünde problem, çalışmanın amacı, önemi ve sınırlılıklarına, varsayımlara, yer verilmiştir. Kavramsal çerçevede edebiyatın tanımından, edebiyatın ve Türk edebiyatı dersinin işlevlerinden, tutum kavramından ve tutumların yapısından bahsedilmiştir. Konu ile ilgili araştırmalara yer verilmiştir. Yöntem bölümünde çalışmada kullanılan araştırma modeline yer verilmiş, katılımcı listesi gösterilmiş, veri toplama tekniklerine ve verilerin çözümlenmesine yer verilmiştir. Bulgu ve yorumlarda verilerin çözümlenmesi sonucu ortaya çıkan değerler ve bu değerler doğrultusunda ortaöğretim öğrencilerinin Türk edebiyatı dersine olumlu tutum geliştirmeleri için neler yapılabileceği konusunda fikirler öne sürülmüştür.Anahtar kelimeler: Türk edebiyatı, Türk edebiyatı dersi, Türk edebiyatı dersine yönelik tutum, tutum, öğretim programı, analiz, Kastamonu, anket.
Yaygın tarih eğitimi aracı olarak duvar takvimleri üretim süreci, içerik analizi ve kullanım biçimleri
Bu araştırma, yaygın tarih eğitimi aracı olarak, duvar takvimlerinin üretiminde hangi aşamaların takip edildiğini, takvimlerin içeriklerinde hangi konulara yer verildiğini ve duvar takvimlerinin kullanım biçimlerini saptamak amacı ile yapılmıştırAraştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış olup, araştırmanın evrenini Saatli Maarif Takvimi, Semerkant Takvimi, Diyanet Takvimi, Fazilet Takvimi ve Türkiye Takvimi oluşturmaktadır. Takvim üreticileri ile mülakatlar yapılıp, takvim üretimine yönelik bilgiler alınmıştır. Duvar takvimlerinde yer alan tarih konularını belirlemek amacıyla her takvimin içerik analizi yapılmıştır. Takvim kullanıcılarına yönelik anket uygulaması için Balikesir ili Edremit ilçesinden 15 ve Çankırı ili Merkez ilçesinden 15 kişi olmak üzere toplamda 30 kişi rastgele seçilmiştir.Araştırma sonucunda duvar takvimlerinin üretiminin aşamalar halinde gerçekleştirildiği ve yayımının yapıldığı, fakat takvimlerde kullanılan ifade, kavram ve tarihlerde bazı yanlışlıklar bulunduğu görülmüştür. 2010, 2011 ve 2012 takvimlerinin içerik analizleri sonucunda takvimlerde yer alan tarih bilgilerinin çoğunlukla birbirinin aynı olduğu fakat her takvimin farklı alanlarda ayrıntılara değindiği bulguları elde edilmiştir. Takvim kullanımına yönelik anket uygulaması sonucunda ise duvar takvimi kullananların, takvimin sunduğu bilgilerden faydalandıkları sonucuna varılmıştır.Bu araştırmayla Duvar takvimlerinin yaygın eğitim aracı olarak önemi vurgulanmış ve bulgular doğrultusunda etkinliklerinin geliştirilmesi için çeşitli önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Yaygın Tarih Eğitimi, Duvar Takvimi
Öğrencilerin 9.sınıf coğrafya konularına yönelik hazır bulunuşluk düzeyleri
Bu araştırmanın amacı, öğrencilerin 9.sınıf Coğrafya dersi konularına yönelik hazır bulunuşluk düzeylerini belirlemektir.Öğrencilerin Coğrafya dersi konularına hazır bulunuşlukları ile kişisel değişkenlerden cinsiyet, Coğrafya konularına ilgi, Coğrafya dersini başarma inançları ve Coğrafya öğrenmenin gerekliliği arasında anlamlı bir ilişki olup olmadığını ortaya koymaktır.Öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerini ölçmek için araştırmacı tarafından başarı testi geliştirilmiştir. Bunun için öncelikle ilköğretim 4, 5, 6, 7 ve 8. sınıf kazanımları incelenerek, bu kazanımlardan 9. sınıf öğrenmeleri için ön koşul olanlar belirlenmiştir. Belirlenen kazanımlara paralel test maddeleri yazılmış, yazılan test maddelerinin kapsam geçerliliği için, uzman görüşüne başvurulmuştur. Test maddelerindeki düzeltmelerden sonra yapılan ön uygulama sonucunda maddeler analiz edilerek, madde güçlük ve ayırt edicilik indeksleri belirlenmiştir.Çalışma, Muğla merkezde bulunan beş ortaöğretim okulunun 9. sınıflarından, rastlantısal yöntemle seçilen, 520 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir.Elde edilen veriler SPSS 19.0 (Statistical Package for Social Sciences) paket programında analiz edilmiştir. Analiz kapsamında, sıklık tabloları, betimleyici istatistikler, pasta ve çubuk grafikler, Kolmogorov Smirnov normallik testi, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testinden faydalanılmıştır.Araştırma sonucunda öğrencilerin 9. Sınıf Coğrafya dersi konularına yönelik hazır bulunuşluklarının yeterli düzeyde olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin hazır bulunuşluk düzeylerinin cinsiyete göre farklılaşmadığı, Coğrafya dersine ilgi, Coğrafya dersini öğrenme gerekliliği ve Coğrafya dersini başarma inancına göre istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Coğrafya Dersi, Dokuzuncu Sınıf, Hazır Bulunuşluk Düzeyi