Robinson Crusoe'nun yeniden yazımı olarak J. M. Coetzee'nin Foe adlı romanı: Kanon ve anlatı katmanları
Is this your thesis?
This record came from a bulk archive import. If it’s yours, link it to your profile.
Abstract (TR)
Bu çalışma, Nobel ödüllü Güney Afrikalı yazar John Maxwell Coetzee'nin sömürgecilik sonrası dönem romanı Foe'nun (1986), Robinson Crusoe'nun yeniden yazımı bir roman olması durumunu iki yönden inceler. Birincisi Foe'nun Robinson Crusoe'nun Batı'nın temel edebi eserlerinden birisi olma statüsünü kullanarak nasıl temel eserler arasına girmeye öykündüğünü, ve bunu sömürgecilik sonrası dönemin bir romanı olma özelliği dolayısıyla, yok sayılan ve sessiz bırakılan insanlara bir varolma olasılığı sağlamak üzere yaptığı gösterilir. İkinci olarak da romanın anlatıcısı olmak için birbiriyle yarışan birden fazla ses olduğu ve bunların romanda kullanılma amaçları gösterilmiştir.
Author
Tamer Karabakır
Institution
How to Cite
Tamer Karabakır (Yüksek Lisans Tezi). Robinson Crusoe'nun yeniden yazımı olarak J. M. Coetzee'nin Foe adlı romanı: Kanon ve anlatı katmanları, 2018, Tekirdağ Namık Kemal University.
License
Tüm Hakları Saklıdır
This work is shared under the specified license terms.
More theses from Tekirdağ Namık Kemal University
- Arı poleni ile zenginleştirilmiş dondurmanın bazı fiziksel, kimyasal ve duyusal özelliklerinin belirlenmesi(2022)
- Küçük hücreli dışı metastatik akciğer kanserli hastalarda hematolojik parametre değişkenlerinin prognoz üzerine etkisinin değerlendirilmesi(2016)
- Kombine spinal epidural anestezi ile total diz protezi operasyonu olacak hastaların preoperatif bilgilendirilmesinin hasta anksiyetesi üzerine etkisinin araştırılması(2017)
- Ultrasonik pakimetri, speküler mikroskopi ve optik koherans tomografi ile ölçülen merkezi kornea kalınlık verilerinin karşılaştırılması(2017)
- Biaksiyel küçük kesi tekniği kullanılarak yapılan eliptik ve torsiyonel fakoemülsifikasyon yöntemlerinin karşılaştırılması(2017)
- Miyofasiyal ağrı sendromu ile vitamin D ilişkisi, D vitamini eksikliğinin yaşamsal parametreler üzerindeki etkisi(2017)